Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Avrupa Birliği Sürecinde Gıda İle Alakalı Haberler > Avrupa Birliği Sürecinde Gıda İle Alakalı Haberler Başlıkları
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 14-2008   #1
Gıda Mühendisi
 
Muhittin YILMAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-04-2008
Yaş: 40
Mesajlar: 1.070
Tecrübe Puanı: 100
Tecrübe Puanı: 101
Tecrübe Derecesi : Muhittin YILMAZ will become famous soon enoughMuhittin YILMAZ will become famous soon enough
Muhittin YILMAZ will become famous soon enoughMuhittin YILMAZ will become famous soon enough
Standart Gıda Güvenliği ve AB uyum Süreci

Gıda güvenliği, AB'ye uyum sürecinde ne kadar önem taşıyor?
Nermin Kahraman, Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu
Bilindiği gibi yakın zamanlarda karşılaşılan bazı önemli olaylar - örneğin BSE, Şap, dioksin gibi gıda krizleri* Komisyonun kontrol aktivitelerinin değişmesini sağlamış ve gıda güvenliğini Komisyon gündeminin en üst sıralarına oturtmuştur. Komisyonun amacı, kullanılabilir tüm kaynaklarını, çok güçlü ve verimli bir şekilde Birlik düzeyinde gıda güvenliğini sağlama konusundaki önceliklere odaklamaktır. Gıda güvenliğinin insan sağlığını doğrudan ilgilendirmesi ve tüketicilerin bu konuda her geçen gün daha çok bilinçlenmesi ile bu önem gün geçtikçe daha da artmaktadır.
Burada öncelikle, AB'nin gıda güvenliğine bütünleşmiş bir yaklaşımı olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu yaklaşımla amaç, AB içerisinde kolay anlaşılabilir tarladan sofraya önlemleri ve yeterli düzeyde izleme ile en üst seviyede gıda güvenliği, hayvan sağlığı, hayvan refahı ve bitki sağlığını, aynı zamanda iç pazarın etkili işleyişini sağlamaktır. Bunu uygulamak ise, elbette mevzuatın geliştirilmesi ile birlikte diğer bazı eylemleri gerektirir.
Gıda güvenliği, AB'nin genişleme sürecinin önemli elementlerinden biri olmuş ve AB başından beri tüketiciler için risk oluşturabilecek, kendi standartlarının altında herhangi bir durumu kabul etmeyeceğini açıkça belirtmiştir. Yeni üyeler ile birlikte aday ülkeler de, AB'nin gıda güvenliği mevzuatına uyumun önemini anlamışlardır. Gıda güvenliği mevzuatının tam olarak uyumlaştırılmış olması ve gerekli idari yapıların ve prosedürlerin güçlendirilmesi, reformların yapılması hayati önem taşımaktadır.
Türkiye' de de gıda güvenliği tıpkı AB' de olduğu gibi gündemin en üst sıralarında yer almaktadır; AB'ye uyum sürecinde gündemi en çok meşgul eden konulardan birisi olarak önemini korumakta ve en üst düzeyde gıda güvenliğinin sağlanması için çalışmalar da devam etmektedir. Gerek mevzuat uyumu, gerekse hazırlanan mevzuatın gereken şekilde uygulanması için Bakanlık yoğun çaba göstermektedir.
2004'deki son genişlemenin ardından, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu diğer aday ülkeler ile müzakere süreci bilindiği gibi 31 değil 35 başlıkta gerçekleştirilecek. Konunun önemine dayanarak, 'gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikaları' 12. müzakere başlığı olarak ayrı bir başlık halinde ele alınıyor. Bilindiği gibi, gıda ile ilgili uyum daha önce birinci başlık olan , malların serbest dolaşımı' kapsamında ve gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı konuları da 7. başlık olan 'tarım' altında ele alınmaktaydı.
Muhittin YILMAZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 14-2008   #2
Gıda Mühendisi
 
Muhittin YILMAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-04-2008
Yaş: 40
Mesajlar: 1.070
Tecrübe Puanı: 100
Tecrübe Puanı: 101
Tecrübe Derecesi : Muhittin YILMAZ will become famous soon enoughMuhittin YILMAZ will become famous soon enough
Muhittin YILMAZ will become famous soon enoughMuhittin YILMAZ will become famous soon enough
Standart

Gıda güvenliği konusunda uyum için gerekli mevzuat özet olarak neleri içeriyor? En öne çıkan konular hangileri?
Tüketiciler için gıdalarının en önemli bileşeni güvenliktir. Yakın zamanlarda karşılaşılan gıda krizlerinin, halkın gıda endüstrisine ve ilgili otoritelerin güvenli gıdanın sağlanması çabalarına karşı güvenlerini sarsması nedeniyle, AB Komisyonu gıda güvenliğini en önemli öncelikleri arasında belirlemiş ve 12 Ocak 2000de Beyaz Kitap'ı yayımlanmıştır. Bu şekilde, daha aktif yeni bir gıda politikası için plan belirlenmiştir, İnsan sağlığının ve tüketicilerin en üst düzeyde korunmasını amaçlayan bu plan, mevzuatın daha kolay anlaşılan şeffaf kurallarla modernleştirilmesini, tarladan sofraya kontrollerinin güçlendirilmesini ve bilimsel öneri sisteminin etkisini artırmayı içermektedir. Gıda güvenliği yaklaşımının ayrıntılı ve bütünleşmiş olması gerekliliği Beyaz Kitap'ın rehberlik prensibidir. Bu bütünleşmiş yaklaşım, tarladan sofraya - yem üretimi, birincil üretim, gıda işleme, depolama, taşıma ve perakende satış dahil olmak üzere - gıda zincirinin tüm aşamalarını kapsamaktadır.
Beyaz Kitap'ın ardından, 28 Ocak 2002'de Avrupa Parlamentosu ve Konseyi, 178/2002/EC sayılı Gıda Yasasının genel prensipleri ve gereksinimlerini içeren tüzüğü kabul etti. Genel Gıda Yasasının ana amacı, gıda mevzuatının gelişmesinde daha kolay anlaşılır bir yaklaşım sağlamak. Aynı zamanda, karşılıklı tanıma ile iç pazar fonksiyonel iken, uyumlaştırılmış spesifik kuralları olmayan alanlar için genel bir çerçeve sağlamak. Ayrıca, gıda j yem üretim ve dağıtımının tüm aşamalarına ait tanımlar, prensipler ve yükümlülükleri belirlemek. 178/2002/EC'nin getirdiği en önemli gelişme ise AB Gıda Otoritesinin kuruluşunu resmen onaylamasıdır.
Tüzükte, AB Gıda Otoritesinin, Komisyonun diğer tüm kurumlarından bağımsız; gıda güvenliği üzerinde doğrudan veya dolaylı etkisi olan tüm konularda tavsiye verici; gıda ve yem güvenliği, bilgi ve risk iletişimi konularında bilimsel kaynak olması öngörülmüş. Gıda Otoritesi, gıda güvenliği konusunda muhtemel riskler üzerine tavsiye verirken, risk yönetimi sorumlulukları AB' nin diğer kurumlarınca (AB Komisyonu, AB Parlamentosu, Konsey ve Üye Ülkeler) yürütülüyor. Gıda Otoritesinin tavsiyelerini dikkate almak, mevzuat önermek ve kabul etmek, gerektiğinde düzenleyici ve kontrol önlemlerini almak AB kurumlarının görevi sayılıyor. Gıda Otoritesi, ilk üretim safhasından hayvan yeminin güvenliğine, tüketicilere gıdanın sağlanmasına kadar gıda üretiminin tüm aşamalarından sorumlu tutuluyor. Gıda Otoritesi, bilgi toplayarak, gıda zincirinde meydana gelebilecek potansiyel riskleri belirleyip değerlendirmek üzere yeni bilimsel gelişmeleri analiz eder sayılıyor; hayvan sağlığı ve refahı ile bitki sağlığı da dahil olmak üzere gıdanın güvenli olmasında doğrudan veya dolaylı olarak etkisi bulunabilecek konularda bilimsel değerlendirme yapıyor. Gıda Otoritesi ayrıca, AB'nin beslenme ile ilgili mevzuatı da dahil, gıda ve yem dışı GMO'larla ilgili bilimsel tavsiyeler de veriyor. Kendi sorumluluk alanına giren konularda halk ile direkt temas kurabiliyor. Ayrıca, 97/579/EC Komisyon Kararı ile kurulmuş olan tüm bilimsel komiteler de Gıda Otoritesine transfer edilmiştir.
Nisan 2004'de Avrupa Parlamentosu ve Konseyi tarafından kabul edilen yeni hijyen kuralları, 1 Ocak 2006 itibariyle tüm üye ülkelerde yürürlüğe girdi.
Bu mevzuat ile gıda güvenliğinde birincil sorumluluk gıda üreticilerine ve işletmecilerine verildi. Gıda güvenliği, birincil üretim dahil olmak üzere tüm gıda zincirinde sağlanmalı ve genel uygulama HACCP ilkelerine bağlı olarak yapılmalı. Temel genel hijyen gereklilikleri uygulanmalı ve bunlar gıda kategorileri için daha ileri düzeyde spesifik olarak belirtilmeli. Gıda işletmecilerine, hijyen veya HACPP prensiplerinin gıda zincirinin tüm aşamalarında yeni kurallara uyumlarını sağlamak için 'iyi uygulama rehberleri' hazırlanmalı. Ayrıca, yüksek dağlar, uzak adalar gibi uzak alanlardan sağlanan gıdalar ile geleneksel üretim ve metotlarla üretilen gıdalar için daha esnek bir yaklaşım getirildi. Ancak Özel kullanım için birincil üretim ve özel tüketim için evde hazırlanan gıdalar, Birlik kuralları ile düzenlenmiş değildir.
882/2004/EC sayılı gıda ve yem kanunu; hayvan sağlığı ve hayvan refahı kurallarının doğrulanması için resmi kontroller üzerine Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü, Nisan 2004' de kabul edildi ve hijyen paketi gibi 1 Ocak 2006 itibariyle yürürlüğe girdi. Ana ilke, kontrol sistemi için daha ileri bir uyum ve tarladan sofraya ilkesi kapsamında tüm gıda ve yem zincirinde uyulması gereken kuralları içeren açık bir AB çerçevesi oluşuyor. Gıda ve yem resmi kontrolleri, düzenli olarak risk tabanlı şekilde ve uygun sıklıkta yapılmalı. Sorumlu otorite, personeline düzenli eğitim sağlamakla yükümlü. Diğer önemli bir nokta ise; izleme, surveyans, doğrulama, denetim, numune alma, Birlik kuralları veya uluslar arası tanınan kurallar ve protokolle uygun olarak analiz gibi uygun kontrol metot ve tekniklerini oluşturmak, Birlik ve ulusal referans laboratuarları kurmak. Sorumlu otoriteler, tüzüğün etkin uygulanmasını sağlamak üzere tek bir 'çok yıllık ulusal kontrol planları' hazırlamak zorundalar.
Yapılan çalışmalarda bugün gelinen nokta nedir? Ne tür somut adımlar atıldı?
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı' nın, spesifik gıda mevzuatını uyumlaştırma anlamında epey yol kat etmiş olduğunu belirtebiliriz. Etiketleme, katkı maddeleri, ışınlanmış gıdalar gibi bir çok alanda, 2001 yılından beri uyum konusunda önemli bir ilerleme sağlanmış durumda. Zaten 2006 yılı İlerleme Raporu'nda da bu durum açıklanmıştı. 2004 yılında yeni Gıda Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle, gıda güvenliği ve kontrolü konusunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı' nın bu alandaki yetkilerini devralarak, tek yetkili otorite haline geldi. Ancak, yeni bir yapılanmaya gidilerek sistemin gereken en uygun şekilde işlerliğinin · sağlanması önemli. Bu konuda net bir gelişme yok henüz. Tarladan sofraya gıda güvenliğinden söz ederken elbette hayvan ve bitki sağlığı tarafını da gıda güvenliği ile bir arada düşünmek zorundayız. Bu konularda da, özellikle hayvan sağlığı yönünden, daha yapılması gereken çok şey var.
Bu süreçte yaşanan en büyük sorunlar neler sizce?
AB Gıda Kanunu ile uyumlaştırılmış Gıda Kanunu, Yem Kanunu, Veterinerlik Çerçeve Kanunu ve hijyen ve resmi kontrolleri içeren dörtlü kanun paketinin tamamlanması çalışmaları henüz tamamlanmış değil. Bu nedenle de, 2002' den beri yürütülmekte olan ve bir kısmı tamamlanan AB kaynaklı projelerde, taslakları hazırlanmış çok sayıda uygulama yönetmelikleri ve tebliğler, yasal dayanak eksikliği nedeniyle yürürlüğe konamıyor. Mevzuat uyumu ile her şey tamamlanmış olmuyor; mevzuatın doğru ve gereken şekilde uygulanması daha da önemli. Bunun için gereken yapıların oluşturulmasına ihtiyaç var. Bunu yaparken, öncelikli olarak mevzuat uyumunun tamamlanması ve uygulama için idari yapılanmanın, bu mevzuatın gerekliliklerini karşılayacak şekilde oluşturulması önemli. Bilindiği gibi, 2006 İlerleme Raporu'nda da kontrol sistemlerinin zayıf olduğu ve yasal dayanak ile idari yapıların AB mevzuatını uygulama konusunda eksik kaldığı eleştirisi yer aldı. Tabi en önemli sorunlardan biri de yetki karmaşası. Bu da, İlerleme Raporu'na, gıda kontrol sisteminde mevzuatın gereken şekilde uygulanabilmesi ve sistemde boşluklar oluşmaması amacıyla, merkezi otoritenin yetkilerinin açık ve net bir şekilde belirlenmesi ve aynı zamanda belediyelerle bakanlık arasında kontrol sisteminin etkinliğini negatif etkileyen hususların ortadan kaldırılması gerektiği şeklinde yansıdı..
Kaynak:Gıda Güvenliği Dergisi, Ocak-Şubat 2007
Muhittin YILMAZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
gida guvenligi, ab uyum surecinde, gidalarin korunma teknikleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Şu anda saat : 03:16 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.