Sponsorlu Bağlantılar

Diyet Günlüğü Tutun

Diyet Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli kategorisinde açılmış olan Diyet Günlüğü Tutun konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 18-2008   #1
Gıda Mühendisi
 
Muhittin YILMAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-04-2008
Yaş: 39
Mesajlar: 1.070
Tecrübe Puanı: 100
Muhittin YILMAZ will become famous soon enoughMuhittin YILMAZ will become famous soon enough


Standart Diyet Günlüğü Tutun

Sponsorlu Bağlantılar
Muhittin YILMAZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap

Alt 18-2008   #2
Gıda Mühendisi
 
Muhittin YILMAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-04-2008
Yaş: 39
Mesajlar: 1.070
Tecrübe Puanı: 100
Muhittin YILMAZ will become famous soon enoughMuhittin YILMAZ will become famous soon enough


Standart

Sponsorlu Bağlantılar
Zayıflama
Fiziksel görünüm her çağda ve her yaşta önemini korumuş. Tıp literatüründe bir hastalık olan şişmanlık psikolojik, sosyal, kalıtsal ve beslenme şekliyle geleneksel çok boyutlu bir sorun. Aslında şişmanlık, beslenme alışkanlığındaki bir tür bozukluk olarak yorumlanmalı. Tedavisi ve önlenmesi pekala mümkün. Öncelikle siz kilolarınızın neden kaynaklandığını, hangi düşmanla savaşacağınızı bilmelisiniz. Sorunu ancak bu şekilde çözüp savaştan galip çıkabilirsiniz. Neden çok yiyorsunuz? Düşündüğünüzde açlık dışında da sebepler bulacaksınız. Yorgunluk, sıkıntı, moral bozukluğu, depresyon, stres, yanlış beslenme, geçirdiğiniz ameliyat ve doğumlar, hormonal ve genetik sorunlardan kaynaklandığı için olabilir mi? Zayıflamanın bir diğer tanımının, gerektiği gibi dengeli beslenme olduğunu unutmamalısınız ve bunu yaşamınız boyunca alışkanlık haline getirmelisiniz.

Fazla kilolar cilt altı yağ dokusunda ki yağ hücrelerinin hem hacim hem de sayı olarak artmasıyla ortaya çıkıyor. Bir kişiye şişman diyebilmek için, normal kilosunun yüzde onbeşi kadar daha kilolu olması gerekiyor. Normal kilonun yüzde 20 fazlası ise “aşırı şişman”ı gösteriyor. Çeşitli yöntemlerle fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz. Uygulayacağınız farklı diyetlere göre yapmanız gerekenler de değişiyor; bir diyet sistemine göre kalori hesabı yaparak boğazınıza hakim olmak zorundasınız, bir diğerine göre, gönlünüzce yiyerek kilo verebilirsiniz. Ama gerçek olan şu ki; diyet beyinde başlıyor. Buna karar verecek olan kesinlikle sizsiniz, etrafınız değil. Zayıflamaya karar verdikten sonra bunu ne için yaptığınız önemli. Sağlığınız için mi? Estetik için mi? Kararınızı verdikten sonra mutlaka ama mutlaka bir doktor ve diyetisyene başvurmalısınız. Çünkü, her beden tipi özel. Bu yüzden herkesin farklı türde bir diyet yapması gerekiyor.

Kilo alma nedenleri:
Lezzet ağırlıklı beslenmenin ön plana çıkması; kırmızı et ve şarküteri alkol, fazla yağlı, rafine gıdaların tüketilmesi; zaman darlığından dolayı pratik gıdalara yönelinmesi, teknolojik gelişmeler, bedensel hareketlerin oldukça azalması, ****bolizmada gereksiz zorlamalar oluşturan vitamin ve doping kullanılması, sinir sisteminin, kendini ağız yoluyla tatmini arzulaması, stres, stres sonucu düşen kan şekerini artırmak için şekerli gıdalara yönelinmesi, düzensiz beslenme, iyi çiğnememe, acele ve ayakta yemek yemek,

Fazla Kilolarla Gelen Hastalıklar
Şişmanlık, özellikle ileri yaşlarda pek çok hastalığın temelini oluşturduğu gibi çok ciddi bir dengesizlik yaratır vücutta.Yüksek tansiyon, şeker, kalp, dolaşım bozuklukları, nefes darlığı, eklem ve kas rahatsızlıklarıyla sosyal ve psikolojik sorunlar hep fazla kiloyla bağlantılıdır. Vücut sisteminin tüm hücrelere kan pompalaması, gıda, oksijen göndermesi ve temizlemesi gerekir. Oysa her fazla kilo bedene ekstra yük getirir ve gittikçe bir yetersizlik başlar. Bu yüzden bir çok doktor şişmanlığın temel bir rahatsızlık olduğunu düşünür.

Ilık Su İçin
Kokusuz, renksiz ve kendine has tadıyla su, milyonlardır hayatımızda ki önemini koruyor. “su gibi aziz olun” dedirtecek kadar baş tacı edilen bu sihirli sıvı vücudumuz için vazgeçilmezlerin başında geliyor. Organizmanın yüzde 60’ını su oluşturuyor.Bunun 2,5 litresi her gün idrar, ter ve solunum yollarıyla tükeniyor. Dolayısıyla vücudun ihtiyacı olan su miktarının 1/3’ünü besinlerden, geri kalanını ise sıvı içeceklerden karşılamalıyız. Bunun da başında su geliyor. Bir günde ortalama 1,5 – 2 litre su içilmeli. Suyun zayıflatıcı özelliğini ise unutmamalı. Ancak ılık veya sıcak içildiği sürece. Çünkü su soğudukça hücre içine girme özelliği azalır ve ****bolizmayı hızlandırma özelliği düşer. Sıcak su ise hem hücre zarından içeri rahatlıkla girer hem de yağları eritir. Suyun ısısı arttıkça sahip olduğu kinetik enerji artar ve bu da ****bolizmayı hızlandırır.

Bitkisel Çaylar
Organizmayı temizlemek, dolaşımı hızlandırmak, yağları eritmek ve enzimleri harekete geçirmek için bitkilere de ihtiyacımız var. Doğrusunu seçmek ve kullanmayı öğrenmek şartıyla. Bitkiler, zayıflama diyetlerinin destekleyicisidirler. Bitki örtüsü açısından zengin bir ülkede yaşadığımızı unutmayın. Aktarlardan veya herbalistlerden dilediğiniz bitkileri bulabilirsiniz. Yaşamınızı bitkisel çaylarla renklendirerek sağlıklı ve zayıf kalabilirsiniz. En ideali rezene ve adaçayıdır.

Mutlaka Yürüyün
Yapacağınız diyeti herhangi bir egzersizle de destekleyebilirsiniz. Ama ideali en ideali yürüyüş yapma. Üstelik en kolay egzersizde yürüyüş. İstediğiniz her yerde, her zaman yürüyebilirsiniz... Yürümek, duraklamadan, aynı tempoda, aynı adımlarla ilerlemek demek. Yürüyüşten en üst düzeyde yararlanabilmek için bir program dahilinde uygulamalısınız. Saptayacağınız günlerde, aynı saatte yürümeye gayret edin. Vücut biyoritiminizin yüksek olduğu, yani sizin için en uygun ve en enerjik olduğu zamanı seçmelisiniz. Yürüyüş, her şeyden önce kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bu yeni alışkanlığınızdan ilk kazançlı çıkacak olan kalp ve damar sisteminiz olur. Beyin dokularınız daha çok oksijene kavuşur ve daha sağlıklı düşünürsünüz. Vücudunuzdaki kaslar çalışır, kan dolaşımı harekete geçer, böylece vücudunuzdaki yağlar kasa dönüşmeye başlar. Yağlar kasa dönüşmeye başlayarak forma girersiniz. Fazla kilolardan da yavaş yavaş kurtulursunuz. Düzenli yürüyüş sonunda vücudunuz dayanıklılık kazanır. Yürüyüşün daha pek çok yararları var:menopoza bağlı olarak kırılganlaşan kemiklerin yoğunluğunu korur, tansiyonu düşürür, yorgunluğa karşı direncinizi artırır, stresi ortadan kaldırarak gerilimi giderir, rahat uyumanıza yardımcı olur, vücut kaslarını dinlendirip gevşetmesinin yanı sıra kuvvetlendirerek, enerjik olmanızı sağlar.

Yürüyüş yaparken en ideali spor bir ayakkabı giymeniz; ayağınızın tabanını destekleyen adımların vücudunuzda oluşturacağı darbeleri azaltan ve esnek tabanlı bir ayakkabı seçmelisiniz. Yürüyüş sırasında göğüsleriniz ve omuzlarınız ileride, karın içeride ve dik olmalısınız. Gereğinden fazla ileri hamle yaparak yürümeyin. Adım aralıklarınızın eşit olmasına dikkat edin. Dirseklerinizi çok fazla geniş bir açıyla tutmayın, birbirine yakın olmasına dikkat edin. Yürüyüşe yavaş yavaş başladıktan sonra hızınızı artırın ama bunu asla abartmayın. Vücudunuzun sesini dinleyin; eğer çok yorulduysanız biraz yavaşlayın. Hızlı nefes alıp verdiğiniz halde bu sizi rahatsız etmiyorsa, hızınızı kesmeye gerek yok demektir. Unutmayın, daha uzun yürümek için koşarcasına hızlanmasına gerek yok; on dakikalık tempolu bir yürüyüş beş dakikalık çok hızlı bir yürüyüşten daha yararlıdır.
Muhittin YILMAZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
diyet


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Şu anda saat : 12:55 PM.