Sponsorlu Bağlantılar

Ambalaj konusuna verilen önem

Gıda Ambalajlama kategorisinde açılmış olan Ambalaj konusuna verilen önem konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 29-2009   #1
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 18
Oktay SARI will become famous soon enough


Arrow Ambalaj konusuna verilen önem

Sponsorlu Bağlantılar
Batı Avrupa’da gıdaların %3’ü tüketicilere ulaşmadan bozuluyor. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran %50’lere çıkıyor. Bu atıkların önlenmesini sağlayan en önemli argüman ise ambalaj.

Ambalaj konusuna verilen önem yeni bir olgu değil, ancak son birkaç yılda büyük ölçüde arttı. Özellikle Avrupa’da medya tarafından alevlendirilen “sürdürülebilir” ambalaj tüketici algısı, firmaların işlerini zorlaştırıyor. Daha da kötüsü, bu yanlış algı, yanlış yönlendirilmiş yasal baskıları da getirebiliyor.

Temel sorun, genellikle ambalajın, medya ve tüketiciler tarafından “tek başına” bir ürün olarak görülmesi. Bu nedenle çoğunlukla ambalajın, ürünün koruması, dağıtılması ve sergilenmesindeki temel rolünü görmezden geliyorlar. Oysa ambalaj olmadan gıdalar çürür, ürünler kırılır ve dağıtım tehlikeli hale gelir. Dolayısıyla tüm tedarik zinciri verimsiz hale gelir.

Evet, ambalaj gerekli, ama bu nadiren dikkate alınıyor. Gözlerden kaçan bu husus, yanlış bilgilendirme ve kurallardaki karmaşıklığın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Temelinde ise “Sürdürülebilir” ambalajın ne anlama geldiği konusunda ortak bir anlayışın bulunmaması yatıyor. Sonuç olarak üreticiler ve firmalar, tüketicilerin, kural koyucuların ve diğer paydaşların çelişen talepleriyle uğraşmak zorunda kalıyorlar. Bu durum zaman alıcı ve pahalı olduğu gibi firmalarla toplum arasında bir sürtüşme kaynağı oluyor.

Firmalar bu basınca farklı şekillerde tepki veriyorlar. Ama bu farklı tepkiler koordineli ve uyumlu olmadıklarında, tedarik zincirinin bozulmasına ve sürdürülebilir kalkınma için ambalajın katkısının engellenmesine neden olabiliyor. İşte bu nedenle ECR Avrupa (Efficient Consumer Response Europe- Etkin Tüketici Yanıtı Avrupa) ve EUROPEN (Avrupa Ambalaj ve Çevre Örgütü) konuyu gerçekçi, akılcı ve tarafsız bir şekilde ele alacak ve ambalajlı ürünler değer zincirinin tamamını temsil edecek bir ekip oluşturdu. Bu iki kuruluşun oluşturduğu ekip çalışmaları doğrultusunda, Avrupa’da kurumsal karar vericiler için sürdürülebilir kalkınmada ambalajın rolü hakkındaki görüşleri içeren bir kaynak rapor yayınladılar. AB’de ambalaj stratejisi konusunda açık ve net bir kılavuza ihtiyaç olduğu düşüncesinden hareketle hazırlanan 48 sayfalık rapor, “Sürdürülebilirlik Gündeminde Ambalaj” ismini taşıyor.

Rapor, “Hammaddelerin kaynağından tüketicilere kadar uzanan tedarik zincirinde ambalaja bağımlı olduğu” gerçeğine vurgu yapıyor. Raporun önsözünde, “Ambalaj değer zinciri içinde ve dışındaki genel uzman görüşleriyle desteklenen bu kılavuz, bir firmanın geniş sürdürülebilirlik stratejisine ambalaj konusunu nasıl entegre edeceğine dair net öneriler sunuyor” denilmekte.

Kılavuz ambalajın sektörümüzdeki bazen yanlış anlaşılan ve henüz tam olarak anlaşılamamış olan temel rolünü inceliyor. Çeşitli sürdürülebilirlik göstergelerini dikkate almanın önemini vurgulayarak bir ürünün yaşam döngüsü etkisini hesaplamak için kullanılan yaklaşımları ve araçları araştırıyor. Bu sayımızda, AB’de de hala tartışılan ve ülkemizdeki ambalaj tartışmalarına da ışık tutacağına inandığımız ECR Europe ve EUROPEN ortak çalışmasından hareketle “sürdürülebilirlik tartışmalarında ambalajın rolünü” inceledik.

Ambalaj ürün ilişkisi

1987’den bu yana sürdürülebilir kalkınma, üç öğesi ya da ayağı olan bir aktivite olarak ele alınıyor: çevre koruma, sosyal eşitlik ve ekonomik refah. Ambalaj bunların üçünü de kapsıyor. Rapor; “Ambalaj olmadan kaynak ve ürün israfı çok daha kötü duruma gelir, sağlık riskleri önemli ölçüde artar ve ekonomi çok daha az etkili olur” tespitine yer veriyor.

Ambalajın değeri, ürünler ile olan ilişkisinde yatıyor. Ambalajın çevresel etkisini ölçmek için kullanılan metodolojilerin çoğu tek bir kritere dayanıyor ve bu yaklaşım ambalajın çevreye en büyük yararını gözden kaçırıyor: Atıkların önlenmesindeki rolü. Buna en güzel örnek ise son araştırmaların sonuçlarına göre Batı Avrupa’da gıdaların %3’ü tüketicilere ulaşmadan bozulması. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran %50’lere çıkıyor. Ambalaj ise bu atıkların önlenmesine çok önemli bir katkı sağlıyor.

Firmaların ayak izlerini nasıl iyileştireceklerini bilmeleri iklim değişiklikleriyle mücadelede hayati önem taşıyor ancak her şeyin tek bir önleme indirgenmemesi gerekiyor. En uygun ambalaj, istenen işlevi yerine getiren ve yaşam döngüsünde ürünlerin toplam etkilerini en aza indiren ambalajdır.

Ambalajın uygun hale getirilmesi yatırım gerektiriyor. Uygun ambalaj atıkları, kaynak tüketimini önleyerek herkes için sürdürülebilir iyileştirme sağlayacağından yatırım ve maliyet açısından zaman içinde olumlu geri dönüşü oluyor. Ancak bir firmanın sürdürülebilirlik stratejisi yalnızca ambalaj üzerineyse, bu doğru bir strateji değil. Üstelik ambalajı tek başına ele almak regülasyon çerçevesini de olumsuz etkileyebiliyor. Bu yaklaşımla firmaları maliyetli, verimsiz ve sonuçta daha az sürdürülebilir stratejileri izlemeye yönlendiren mevzuatlar oluşturma riski de var.

Ambalajın rolü

Ambalajın birçok işlevi içerisinde en temel rolü, ürünleri tüketicilere en mükemmel koşullarda ulaştırılması. İyi ambalaj bu işlevi gerçekleştirmek için doğru türde materyali kullanıyor. Ambalajın az kullanılması durumunda ürün kayıpları artıyor, üstelik ürün kayıplarının maliyeti ambalaj için kullanılacak materyalden sağlanacak tasarrufu aşıyor. Ambalajın azaltılması, sistemdeki toplam israfı arttırıyor. İyi tasarlanmış bir ambalaj, ürünün gereksinimlerini karşılarken aynı zamanda da hem ürünün hem de ambalajının ekonomik ve çevresel olumsuz etkilerini en aza indiriyor.

Ürünlerin çoğu üretim tesislerinden üç ambalaj düzeyi ile ayrılıyor (Ambalaj ve ambalaj atıklarına ilişkin 94/62/EC sayılı AB Direktifine göre.). Satış ambalajı, satış noktasında tüketicinin aldığı ambalaj olup, birincil ambalaj olarak geçiyor. Grup ambalajı (ya da ikincil ambalaj) satış noktasında kullanışlı bir birim oluşturacak şekilde belli sayıdaki satış birimlerini bir araya getiriyor. Grup ambalajının tipik olarak iki rolü var: Rafların doldurulması için pratik bir yol sağlaması ya da satış birimlerinin tek bir paket halinde satışa sunulması. Çıkarılması ürünün özelliklerini etkilemez ve genellikle satıcı tarafından kullanılır. Nakliye ambalajı (üçüncül ambalaj) ürünün zarar görmeden taşınması için tasarlanıyor ve birkaç satış ya da grup ambalajının nakliyesinde kullanılıyor. Bu üç ambalaj düzeyinde en iyi dengenin kurulması ise ambalaj tasarımının en kritik noktasını oluşturuyor.

Ambalaj ve sürdürülebilirlik

Ambalajın ürünlerin korumasındaki rolü, ürünün yaşam döngüsünün bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle asıl tartışılması gereken konu “sürdürülebilir ambalaj” değil, ambalajın sürdürülebilirlikteki rolüdür. Aslında, doğal olarak “sürdürülebilir ambalaj” diye bir şey yok; yalnızca bir ürünün üretiminin ve tüketiciye ulaştırılmasının daha sürdürülebilir bir yolu olabilir.

EUROPEN, “Sürdürülebilir Kalkınmaya Ambalajın Katkısı” vizyonunda ambalajın şu özellikleri taşıması gerektiğini belirtiyor: Çevreye etkisini azaltacak şekilde ürünle birlikte tasarlanmalı; Geri dönüşümlü materyallerden yapılmalı; Yaşam döngüsünde verimli olacak şekilde tasarlanmalı; Pazar performans ve maliyet kriterlerine uygun olmalı; Tüketici tercih ve beklentilerine uygun olmalı ve son olarak kullanıldıktan sonra verimli bir şekilde geri dönüştürülebilmeli. EUROPEN, bu şartlara uyulduğunda ambalajın sürdürülebilirliğe olumsuz etkilerinin en aza indirilirken faydalarının en üst düzeye çıkacağını belirtiyor.

Ambalaj, ürünleri koruyarak, atıkları önleyerek, iş verimliliğini artırarak ve tüketiciye ürünleri özelliklerini kaybetmeden ulaştırarak ekonomik, çevresel ve toplumsal sürdürülebilirliğe çok değerli bir katkı sağlıyor. Bu katkıyı, gelişmekte olan ülkelerde ambalaj kullanılmaması ya da yetersiz kullanılmasından dolayı ürünlerin tüketiciye ulaşmadan %30-50'sinin bozulması en iyi şekilde gösteriyor.

Ürünler onları korumak için kullanılan ambalaj sayesinde değerlerini kaybetmiyor. Dolayısıyla ambalaj kullanılmamasının çevreye olumsuz etkileri, ambalajlarınkinden çok daha fazla oluyor. Eğer gelişmekte olan ülkelerde gıda tedarik zincirindeki kayıplar azaltılabilirse, gıda kayıplarıyla ilgili enerji tüketimi de %50 azaltılacak, diğer taraftan gıdalara erişim miktarı arttırılabilecek.

Ambalaj zinciri

Pozitif bir fark yaratmak için ambalajın üretiminden geri dönüşümüne kadar zincirin tamamını kapsayan bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç var. Çünkü ambalaj yaşam döngüsü, hammadde tedarikinden geri kazanım ve bertaraf süreçlerine kadar birçok adım içeriyor. İyi tasarlanmış bir ambalaj, atıkların önlenmesini, kaynakların iyi kullanılmasını sağlayan ve yaşam döngüsünde daha fazla sürdürülebilir kalkınmaya katkısı olan bir sürdürülebilirlik aracı olarak ortaya çıkıyor.

Sürdürülebilirlik, temelinde gelecek nesiller için adil bir kaynak yönetimini öngörüyor. Artan dünya nüfusu kişi başına tüketimin de artması anlamına geliyor ve mevcut kaynakları zorluyor. Bu nedenle verimli kaynak yönetimi stratejileri daha fazla ve acil önem taşıyor. Ambalaj üretiminde verimsizlik, maliyetin ve çevreye olumsuz etkilerin artışına neden olan unsurların başında geliyor. Sürdürülebilir üretim ise maliyetleri düşürür (Enerji maliyeti vb.) ve ürünlerin çevreye etkilerini iyileştirir. Bu yüzden ambalaj üreticileri, sürekli olarak işlem maliyetlerini ve üretim süreçlerinin ayak izlerini azaltmaya yardımcı olacak çevresel yönetim sistemleri uyguluyorlar.

Ürünlerin ambalajlı olması ise operasyonel verimliliği arttırıyor. Süreci daha hızlı ve verimli hale getirirken ürün kayıplarını azaltıyor. Lojistik ve dağıtımda sürdürülebilirlik ise ürünlerin zarar görmesinin önlenmesi ve kamyonlar, trenler, deniz nakliye ve depolama tesisleri gibi kaynakların en iyi şekilde kullanılmasından geçiyor. Burada, ürünlerin zarar görmesini önleyen ve doğrudan sürdürülebilir tüketimle ilişkili olan ikincil ve üçüncül ambalajlar ön plana çıkıyor (Örneğin kamyonların maksimum hâkim kapasitelerinde taşıma yapabilmesi için ambalaj boyutları paletlere sığacak şekilde değiştirilmelidir).

Tüketim

Tüketim ve tüketicinin, genellikle pek fark edilmese de sürdürülebilirlik üzerindeki etkisi çok büyük. Örneğin, gelişmiş toplumlardaki daha küçük aileler halinde ve yalnız yaşama trendi, gıda pazarının hızla büyümesine ambalajlı ürünlerin daha küçük porsiyonlarda satılmasına yol açıyor. Küçük porsiyon, küçük ambalaj ve birim başına daha az ambalaj tüketimi demektir. Ürün israfı ve atığının çoğalması, çevreye etkinin artması anlamına geldiğinden, tüketicilerin daha büyük ambalajlar almaya teşvik edilmesi doğru bir uygulama olarak görülmüyor. Firmalar açısından, sürdürülebilirlik perspektifinden ambalajın en iyi duruma getirilmesi için gerekli araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin maliyeti fazla olacak, dolayısıyla bu durum ürünün fiyatına olumsuz olarak yansıyacaktır. Ancak en iyi duruma getirme süreci pek çok durumda daha az tüketim ve kaynakların daha az kullanılması anlamına geldiğinden, ekonomik ve çevresel olumsuz etkileri azaltacaktır. Endüstri; çevre dostu en iyi uygulamaların ötesine geçmeye, üst düzeyde sorumluluk almaya başladı. Giderek çok daha fazla firma, markalarını koruma ve geliştirme, tedarik zincirini yönetme, sürdürülebilirlik vaatlerini yerine getirme ve tüketiciyi perakende rafına çekme konusunda çok sıkı çalışıyor. Sonuç olarak; kısa vadeli ve geçici 'sürdürülebilirlik' önlemlerinden kaçınmak, uzun vadeli ve dengeli çözümler üretmek gerekiyor. Ancak endüstrinin bu konuda başarılı olması için de ortak tedbirlerle desteklenen ortak mesajların kabul edilmesi gerekiyor...
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
ambalajin rolu, ambalaj zinciri, ambalaj ve surdurulebilirlik, ambalaj urun iliskisi, ambalaj, ecr avrupa


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ambalaj Tasarımı Oktay SARI AMBALAJ TASARIMI 2 03-2013 12:19 AM
Markalaşmaya Verdiğimiz Önem Muhittin YILMAZ MARKA TESCİL 0 16-2009 02:59 PM
Ambalaj Nedir Oktay SARI AMBALAJ TASARIMI 0 19-2009 03:48 PM
Ambalaj ve nanoteknoloji Oktay SARI Gıda Ambalajlama 0 06-2009 02:43 AM
Ambalaj Makineleri Muhittin YILMAZ Ambalaj Çeşit ve Özellikleri 0 08-2008 07:47 PM


Şu anda saat : 05:03 AM.