Sponsorlu Bağlantılar

mineral olma özellikleri

Gıda Kimyası kategorisinde açılmış olan mineral olma özellikleri konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 16-2008   #1
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart mineral olma özellikleri

Sponsorlu Bağlantılar
MİNERAL VE MİNERAL OLMA ÖZELLİKLERİ
1)Tabiat ürünü olarak oluşmuş olması gerekir.(Fabrikalarda veya imalathanelerde elde edilen cisimler mineral kapsamına girmezler.)
2)Homojen olmaları gerekir ve büyük bir parçadan kopartılan küçük bir parça o büyük parçanın tüm özelliklerini göstermesi gerekir. Yani renk, sertlik, yoğunluk gibi özellikleri küçüğünün de göstermesi gerekir.
Bu küçük parça mikron boyutunda da olabilir.
3)Mineraller çoğunlukla katıdırlar ve belli bir kristal sisteminde bulunurlar. Çok az bir kısmı sıvı olarak bulunur. (Civa gibi: fakat civanın katı olarak elde edildiği mineraller de vardır.) (Zinober minerali gibi:HgS)
4)Her mineralin belirli bir kimyasal formülü vardır. Örneğin Zinober (HgS) bileşimine sahip bir mineraldir örnekler: Kalkopirit = CuFeS3 (Bir bakır minerali) Korund = AI2O3 Rutil = TiO2 Magnetit =Fe3O4 Jips - CaSO4x2H20
5)Genellikle inorganikler seyrek olarak organik olanları as vardır. Organik olana örnek : Asfalt, kehribar
Bu beş maddeyi kapsayan cisimlere mineral denir. Buna göre kalsit (GaCO?) ve Galenit (PbS) birer mineraldirler. Bu minerallerden galenit'in bileşiminde bulunan kurşun ise bir ****ldir. Bir mineralden ****l çıkarmak eğer ekonomik ise o minerale,, maden denir. Yalnız bütün mineraller maaen değildir. Element halinde bulunan madenler de vardır Pb, Fe, Cu, S, Elmas. ..gibi
Kayaçlar minerallerden farklı olarak çeşitli minerallerin bir ?.raya.gpJmpsinripn nii|şnr|ar._YprkajTMjnnrta geniş bölgelerde bulunan ve herkes tarafından bilinendir granitkay3sınLİnceley.ecek.olursak_.by_kayacm birbirinderTfarkli "4 mineralden meydana geldiğini görürüz…
Granit (Kayac) : Kuvars + Potasyum Feldispat (ortoklas) +- Plajicklas (Albit) + Hornblejnd
Dolayısıyla kayaçlar bıTkaç mineralden fiFkh olarak heterojen cisjm|erdjr.^_Kayacjar bjrkaç rnmeralin bir araya gelmesiyle ölornğq gibi tek bir mineralin. Bir araya getirmesiyle ae_olusabiiir_ (Kayaa-heterojendir) Böyle ksysçiara" Mo'nomine'rallj kâyaçlar denir. Örnek: Proksenit (Proksenden biraraya gelmiştir.) ÖrrıekıHcırnblend biraraya gelerek hornblendit kayacım oluşturur,
B i rd en_jizja^ mineraj İD _bir araya gelerek oluşturduğu kayaçlara Polimineral denir. Mineraller çoğunlukla tabiatta Riyaların birleşımind'e bulunurlarsa da seyrek" olarak bir rriaae'n yatağrbluşturabiie'cek bağımsız yataklar şeklinde de bulunabilirler. Kayaçları inceleyen bilim dalına Petrografi denir.
MİNERAL TANITIM METOTLARI
Bir minerali tanıyabilmemiz için o mineralin tüm özelliklerini (kimyasal ve fiziksel) çok iyi bilmemiz gerekir. Bunun için o mineralle çok fazla uğraşmamız gerekir. Mineral biliminin tanıdığı mineral sayısı yaklaşık 2000 civarındadır. Bunların ancak yarısı kesin olarak bilinebilir. Böyle az sayıda minerali öğrenmek koiay gibi görünse de birçok mineral gerek renklerini, gerek sertliklerini ve gerekse aiçer özelliklerinin birbirlerine benzer olmaları bunları tanımamızı güçleştirir.
Menerallerin şekline, rengine, parlaklığına ve donukluğuna, senliğine, dilinimine, kimyasal bileşimine, özgül ağırlığına başlıca mineral özellikleri denir, iki mineralin aynı kimyasal bileşime sahip olması bu iki mineralin aynı tür mineral olduğunu göstermez.
Örnek©Kalsit'in kimyasal bileşimi CaCO3
Aragonitin "" CaC03
Elmas'ın " " C X
Grafifin " " C S kristalleri farklıdır.
Örnak Kayatuzu (Halit):NaC! Küp şeklinde
Fiorit : CaF2 :Küp şeklinde
Dolayısıyla minerallerin aynı çeşit mineral olabilmesi içip öncelikle kimyasal bileşimleriyle birlikte kristal sistemlerin de aynı olması gerekir. En önemli olan bu iki özellikten başka s_ertlikler, parlaklık ve diğer feikselrkirn'/3şal_öz^lükleıdej. Trunerallerin ı tanınmasında önemli rol oynarlar. Mineraller doğrudan ı doğruya ı jÖzİe'(makroskopik olarak) veya bir alet vardımıyla (mikroskopik olarak) incelenebilir.
Mineroloji bize önce minerallerin geometrik şekillerini, iç yapılarını (atom dizilişlerini iyon bağlarım) fiziksel ve kimyasal~özelliRlerıni ve bunların" aralarında bulunan bağlılık ve yasaları öğretir^ Minerallerin hangi maddelerden
yapıldığını. jTiınfitailerin oluşum sırasını ve kökenlerini, minerallerin bir'arava gelme düzenini (Parajenez)ve cevher" iiekav'açia^iakimineral topluluğunun oluşum şartları incelenir. BütürTbu durumlar minerolojiyi doğrudan doğruya jeöloüve, fizik "ve1<imya-M.ir"'eane bağlar. Bununla olflikte_mineröloji minerali hammadde ülinaiâl (10iay_li»ı_yla ekaııuınik" bakımdan büvük önemleri olduklarından ne işe yaradıklarını, nereıerde kullanıldıklarını kısaca aydınlatır.
BlInTaTT-üOıeTTgTR!erTSonra aralarınjaJglunanTD^lTlrğ^gc^ grupland'ırır ve tek Tek tanıtır.

MİNERALLERİN NEMİ
Birçok mineraller hammadde olmaları dolayısıyla ekonomik bakımdan büyült önem ve değere sahiptirleıvBu önem değer minerallerin bulunduğu yerde en azından belli bir miktarda olmasıyla ilgilidir. Ayrıca bu önemin aynı yerde birkaç mineralin bulunması arttırır. Mineraller insanların her türlü işlerinde, araç ve gereçlerinde malzeme ve çeşitli maddeler olarak da heryerde ve herşeyde kullanılırlar. Mineraller bugünkü teknoloji ve endüstrinin temelini oluştururlar. Kurşun kalemde mineraldir. (Grafit).
Yer altı zenginliği olmaları dolayısıyla insanlara geniş iş ve çalışma alanları açarak büyük faaliyetlere ve gelişmelere yol açarlar. Ülke ve dünya ekonomisinin kalkınmasına yararlar, örneğin Fe çok eski çağlarda olduğu gibi bugünkü teknoloji çağında da en önemli minerallerdendir. Bilindiği gibi demir ****li bileşimlerinde bulunan minerallerden elde edilir.
Bunlar Magnetit ıFe^Of,, Limonit:Fe2O3xH2O Hematit: Fe2O3 , Siderit:FeCO3 Bu demir mineralleri demir fırınlarında eritilmesinden bütün endüstri için çok önemli dökme demir ve çelikler elde edilir. Bakır, Çinko, Kurşun, Nikel ve kobalt ****lleri de bunları bileşimlerinde bulunduran minerallerden elde edilirler. Bunlar renkli ****l olarak endüstride özellikle elektrik ve makine endüstrisinde kullanılır.
KrojjL-OTpJibjdejT^/aj^^ oldukça az bulunan ****ller de minarellerden elde edilirler. Bu ****ller özellikle savaş endüstrisinde çok kullanılan minerallerdir. Bugün Uranyum savaş alanında çok önemli bir yere sahiptir. Kalsiyumlu, fosforlu ve hidrojenli mineraller özellikle ziraatte gübre olarak çok geniş bir kullanım alanına
sahiptirler. Kimya sanayinde Kükürt, kükürtlü minerallerden Pirit (FeS2) (demU sülfür), cıva, bor, kalsiyum ve magnezyum hammadde olarak kullanılırlar. Ateşe ve asitlere dayanıklı mJReraHeFJn yapılmasında Kuvars, Grafit
Asbest gibi minerallerden yararlanılır. Tıpta radyoaktifii minerallerden yararlanılır. (Uranyum, Toryum gibi elementler tıpta) Optik aletlerin yapımında Kuvars, Mika, Jips, Turmalin. Kalsit ve Rorit mineralleri kullanılmaktadır. Bir kısım mineraller süs eşyası olarak büyük camilerde ve kiliselerde kullanılmıştır.
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 16-2008   #2
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

Sponsorlu Bağlantılar
KRlSTALO'GRAFİ.. (MİNERAL .ŞEKİLLERİ)
Mineraller özelliklerine aöre kristallenmis ve amorf maddeler olarak ikiye ayrılırlar. Bazı maddelerin özelliklen maddenin Dutun vonjerınae aynı olur.Örneğinı TabaattaJazjaca_pulunar. bir minejg[_olcmjOpal mineralinin ısı yayma özelliği her noktasında aynıdır. Bunu şu şeklide bjısit bir deney 7apaja.k_ania.yabilinz.. OpalderTy^pilmışJn£ip-vna üzerine p'âlmufyiu'Süfap'TflZdirıirrıış bir toplu iğne ucuy[a__bu bilmumuna bir noktadan değdirırsek balmurnynur^dajre şeklınae eridiğini görürüz. Erimenin daire şekjinge oluşu Opalin _ısıj/ıyına.j)zeü!ğınjn her noktada aynı olduğunu gösterir, i,^fflliK'<anynnla>fe gora iaegişrneyejgjaDj/Te maddelere İzotrop maddeler özelliklerine de Izotropl denir
"abiatta az bulunan böyle maddelere karşılık özelliklen yönlere göre değişen birçok mineraller vardjL.Bjjnlan da şu şeJuîde~bir İKİ mınneraı uzerınae goreDiıınz. Mavi ve uzunca bir mineral gjan_Dısten mineralinin sertlik özeljiğini incelediğimizde yönlere göre değiştiğini^gojjjaız. Bu mineralin uzun ekseni yönünde bir çelik çakı ucu J|e_çizmek. istediğimizde kûlavca.azi&üirlz ~Bu yöndeki sertligi^akJasik^ civarındadır. _Yani Florjjjn sertligins-eşittir. ^Eâer bu çizme ışıemıni mineralin eni yönünde gevam ettirirsek^ çizilmenin yavaş yavaş gücleştiğini tam enine dik olarak ise çizilmediğini görürüz^ Eni yönündeki sertliği yaklaşık Kuvarsın sertliğine yani 7 civarındadır.
Bir başka örnek olarak kordiyerit mineralini gösterebiliriz Bu mineralden küçük küp şeklinde kristaller yaptığımızda bu kristallerin birbirine dik üç farklı yönde, farklı renkler gösterdiğini görürüz. Bir yönde mavimsi, diğer yönde sarımsı. üçüncü yönünde ise menekşe renklidir. Mineralin bu şekilde farklı renkler gösterebilmesi mineralin ışığı emme veya absorbe etme özelliğinin farklı olduğunu gösterir. Yönlere göre özettikleri bu şekilde değişen minerale de Anizotrop mineraller özelliklerine de Anizotropi adı verilir.
Anizotrop cisimler oluşurken düzgün olarak büyüyebilirlerse düzgün yüzey çok köşeli ve kenarlı şekillerde olurlar.
Böyle şekillere Kristal adı verilir.








Bu krisîallenmiş maddeler daima ideal kristal şekillerinde bulunmazlar. Onlar göze görünmeyen iç
çok'faktörlerin etkisi_altında kalarak çeşitli şekillerde bulunurlar ^krisfol ojduöu ancak mikroskopta gj)jjjlebilen_boyle
"maddelerin yığıntılarına. Kristal apregatı (topluluğu) denir Kuvars ve Kalsit çoğunlukla kristaller sekimde Jips ^ 5elâTıeiı Dj£jprQra| "'^n P^ıdermiTise çoğunlukla kristaı agregatr olarSK ouıunurıar.'Anlatılanlardan anlaşılacağı TJZere mineraller homojen ve anızotrop cisimlerdir. Homojenlik Kristalin her noktasında fiziksel ve kimyasal bakımdan farksız olduğunu gösterir. Kristalin ikinci bir özelliği olan anızotropluk ise belli özelliklerin yönlere göre değiştiğini yanı yönlere bağlı olduğunu gösterir. Izotrop cisimlerin büyüme süresince büyüme kuvvetleride yönlere göre değişmediğinden ve her yönde aynı olduğundan bir engele rastlamadan büyüyebilirlerse bu mineraller yuvarlak, küre gibi şekillerde olurlar. Yani içerisinde bulunduğu kabın şeklini alırlar. Böyle minerallere Amorf (şekilsiz) mineraller denir. Örneğin tabiatta fazlaca bulunmalarına karşılık izotrop maddeler daha az bulunur.Kristallenmış maddelerin sabit olmalarına karşılık amorf maddeler sabit değildir. Yani bu şekildeki mineraller zamanla kristallenmiş mineral durumuna geçebilirler.
.BİR KRİSTALİN (MİNERALİN) OLUŞUMU'
Eriyiklerde, sıvılarda ve gazlaraa bulunan bir madde katı duruma geçerken kristaller oluşur, örneğin havadaki / su buharı ısısının düşmesiyle birlikte kar kristallerine dönüşür. Çoğunlukla kristaller bir veya birkaç maddenin bıraraya
gelmesiyle oluşurlar. Bir eriyikte (veya buharda) krıstallenme olayının olabilmesi için o eriyik veya buharın doymuşluk sınırını aşarak üst doymuşluk sınırına gelmiş olması gerekir. Üst doymuşluk sınırına gelen eriyikteki iyonlar birbirlerine yaklaşmış olduklarından pozitif yüklü olanlar negatif yüklü olanlarla birleşerek ilk kristalcik meydana gelmiş ciur. Bu kristalciğin çevresinde bulunan eriyik maddesini kısmen bu kristalciğe vermiş olduğundan kristalcik çevresindeki bu alana kristallerime alanı denir.
Pirit (FeS2) küp şeklinde kristallenmiştir.)
Zamanla küp etrafındaki (+) ve (-) ler yok olacaktır. Bu alana kristallenme alanı denir, (iyonların bulunmadığı alan) eriyiğin bu1 kristallenme alanından başka yerlerinde üst doymuşluk sınırı varsa veya eriyiğin buharlaşması ve soğuması ile üst doymuşluk durumu bir daha oluşabilse bu üst doymuş durumundaki eriyik kristalciğe doğru hareket
edecek, kristalcik çevresindeki üst doymuşluk durumunu kaybeden sıvı ise kristalcik çevresinden uzaklaşacaktır. Bu olaya Difüzyon olayı denir, işte bu olay mineralin büyümesini sağlayacaktır. Bir mineralin kristal olabiimesı için
saaece düzgün yüzeyli olması yeterli değildir, iç yapısının da düzenli olması gerekir. Kristalde bulunan özellikler bir bütün kristalde olduğu gibi bunun bir parçasında aa gözlenebilir. Örneğin büyük bir kayatuzu kristalinin çok küçük
parçaları da büyük kristaldeki gibi düz yüzeylerle sınırlandırılmıştır. Bu olay kristalin dış yapısı ve iç yapısı araşınca bir bağlılık olouğunu gösterir, ilk oluşan kristalcik büyürken şartlar uygun olursa maddeler oluşan yüzeyler üzerine
düzgün ve kat kat yapılacağından kristalcik aynı seklini korur. j^Bj^urne^te olan bir krista[inMıbulunduqu eriyikteki şartların aeğismesi ile şekiller de değişmek zorundadır. Örneğin
o'egTşeDiiır' ÜS'yT&fe'oırj/uzey ^'j^lj);^^yerine anormal' 6ir"
'°6 Carp'ık sekil denir "' ' ' "~* —— •

Mineraller fiziksel bakımdan çeşitli özellikler gösterirler. Renk, sertlik, dilinim, özgül ağırlık, parlaklık gibi özellikler minerallerin fiziksel özelliklerinden bazılarıdır. Bu özellikler minerallerin kimyasal bileşimlerine ve knstai iç yapılarına bağlı olduğundan her mineralde ayrı ayrıdır. 8u özellikler ile biz. mineralleri çok çabuk tayin edebiliriz. Bunun için mineralleri çok görmemiz ve onlarla çok ilgilenmemiz gerekir. Kimyasal metotlar ve x ışıman ile yapılan tayinler çok daha uzun süren işlemlerdir. Minerallerin fiziksel özellikleri yönlere göre değişmeyen özellikler (skaler özellikler) ve yönlere göre değişen özellikler (vektörel özellikler) olmak üzere ikiye ayrılır. Özgül ağırlık, özgül ısı gibi özellikler minerallerin skaler özelliklerindendir. Renk, sertlik, esneklik gibi özellikler ise vektörel özelliklerinden bazılarındandır.
•j MİNERALLERİN YÖNLERE GÖRE DEĞİŞMEYEN ÖZELLİKLERİ (SKALER ÖZELLİKLER): 7~-Qzqül Ağırlık:Bir cismin belli hacimdeki (1 cm') ağırlığının aynı hacimdeki 760 mm civa-bası nsiJjtında.ve.4^Cdeki saf_suyun agırlığma^granma denir^Ozgül ağırlığın birimi /oktur
Ejmasm özaül aaiflıCLLvaktaşjk 3.5 civarındadır. Bu şu aemektir; Bmasm belli hacimdeki ağjrljâinjn_suldaa 2,5. kat dahafazla ojduQunuu gösterir. _Özgül ağırlık; ısı ve basınca bağlı olup herbir homojen_cisim için farklı ..farklıdır. Ve değişmez biri sayıdır. Kimyasal bileşimleri aynı olup kristal sistemleri farkTT olan" 'minerallerin özgül ağırlıkları da fâTkİıdîr. Örneğin küp sisteminde krıstailenmış oiarMSimasın ozgSrağı'rlığı 375Tyirîe blleşirnT saf karbon olan ve^ hJKzcconai sistemde jşrjstajıenen Gramın özgül ağırlığı 2. 1'dir Bu şunu jfade etmektedir özgül ^ğırilkJlLajJderye değiÇ minerallerin ince yapılarına yanı atornıarırTdızıiış -yüzenlerine" oağiıaır. Minerallerin öz_g^l_ağTr'i]kiân_1Jle 23 arasınga değişir. Özgül ağıriığTen yüksek planlarlar olarak oulünan Irıljfyjrrı (Z176^22,5), 'Platin '(17-1 1 9), Altın (15J5-19.4) Civa fTgTs). Gümüş (10-12) arasındadır. "En hafif olanları ise organik mîneralfer olup (kehribar) yaklaşık l, l -T civarındadır. Özgül agırhoj 4 İlel3 arasında değişen mineraller madenleri oluştururlarJyladşnlerirLiçsri^ipde'bulunan van minerallerin özgül ağırlığı ise 2 ile 3,5 arasındadır. Bu özgüriğTnTOafkTa'rı madenlerin zenginlestirilmesinde kullanılan bir yöntemdir, özgül ağırlığı 2.9'dan daha fazla olan minerallere Ağır mineraller denir.
MİNERALLERİN YÖNLERE GÖRE DEĞİŞEN ÖZELLİKLERİ (VEKTÖREL ÖZELLİKLER):
Minerallerin dışarıdan gelen bir kuvvete karşı koydukları dirence (mukavemete) Kohezyon denir.Mineraller bu kohezyonlarıyla tutunurlar. Bir mineralin kohezyonu ne kadar yüksekse o mineralin şeklini değiştirmek veya parçalamak için gereken güç de o kadar büyük olması gerekir. Esneklik, sertlik, kırılma, aşınma ve dilinim minerallerin kohezyon özellikleridir 1)Esneklik 2)Sertlik 3)Dilinim 4)Renk 5)Çizgi rengi 6)Parlaklık 7)Kırılma sekli 8)Koku 9)Tat 10)Mıknatıslanma özelliği ll)Dokunma hissi.
DEsneklik (Elastikiyet): Bir cismin şeklini değiştirmek için uygulanan kuvvet ortadan kaldırıldığında cismin eski şeklini alabilmesi özelliğine esneklik denir. Bu esneklik belli sınırlar yani esneklik sınırları içerisindedir. Eğer bu sınır geçilirse mineraller kırılırlar. Amorf minerallerde esneklik ner yönde aynı olup krıstallenmış olanlarda yönlere göre değişir. Esneklik özelliği en iyi olarak mika grucu minerallerde görülür. (Biyotitısiyah mika; Muskovitbeyar mika; Lepıdolit. Zinvaldit, Fiogcpıt, Paragonıt mineraller mika grubunu oluşturur.) Bunlardaki esneklik Klorit, Talk.^Jips gibi daha iyi oiuo büküldüklerinde eski durumuna gelebilirler. Söyle minerallere En iyi esneklı mineraller denir Klorit ise büküldüğünde büküldüğü şekilde kalır böyle minerallere de Bükülebilen mineraller denir
Bazı mineraller ise büküldüğünde kırılabilir böyle minerallerede Kolay kırılabilen mineraller adı verilir.
Kohezyonu çok büyük olan minerallere çekişle vurulduğu zaman yavaş yavaş uzayabilir. Ve ince yapraklar durumuna geçebilirlerBunlar altın, gümüş ve bakır gibi uzayan minerallerdir. )Sertlİk: Bir cismin şeklini değiştirmemek için mineralin (cismin) dışardan gelen bir kuvvete karşı koyduğu dirence '•^s^Sertlik denir. Mineraline göre bu sertlik farklı olup bazı mineraller çok yumuşak, bazı mıneralaller ise serttir Minerallerin sertliğini tayin etmek için Friedrich MOHS (1777-1839)'un ortaya koyduğu sertlik dizisinden faydalanılır Bu dizide on tane mineral sınırlanmış olup birinci mineral en yumuşak, sonuncu mineral ise en sert olabilir. s MOHS Sertlik Dizisi:
1-Talk : Mg3 (Si4010)(OH)2
2-Jips : CaSO4x2H2O (Alçı taşı) s tırnakla çizilebilir. : CaCO3 (Krem beyazı renkte) a : CaF2 (Mor yada yeşildir.) : Ca5(PO4)3 -Cl (Klor apatit) ^.Totı Ca5(P04)3 -F (Flor apatit)
6-Ortoklas (Potasyum (K) Feldispat) :K$Si3Cv——> (Camı çizer)
7-Kuvars :SiO2
8-Topaz : Al (SİO4)(OH,F) }camı kuvvetle çizer
9-Korund : (Korendum) AI2O3 }Camı kuvvetle çizer
10-Elmas :C }camı keser
-Jips. tek yönlüdür
-Kalsit, soğuk hidroklorik asitle çözülür
-Feldispat, mat beyaz, kremsi renklidir. Üç yönlü dilinimi vardır
Sertlik dizisindeki bir mineralden çizilmeyen fakat ondan sonraki ile cızilebilen mineralin sertliğLuuJkL
arasmgaki sertliğe eşit QİutwOrneğin:Galenii Jips'i çizer, kalsit tarafından ise çizilir. Dolayısıyla Galenit minerallerinin 9Ü°~!ralıklı iki yöndeki sertliğinin belli bir fark göstermesi gerekir. Fakat bu fark burada kullandığımız metotlarla pek belli olmaz. Bazı kristlallerde ise hissediiebilır. Örneğin Jips kristali uzun veya dik ekseni yönünde tırnakla çiziiebildiği gibi ona dik olan diğer yönde o kadar kolay olmaz. Kristal agregatlarmın sertlikleri yapılarına ve bulunuş durumlarına bağlıdır. Çoğunlukla böyle minerallerin sertlikleri kristal halde bulunan minerallerin sertliklerinden daha düşük olur. A)Kristallerin sertliği kristalin içyapısuile atomlar ye Jyonlar arası bağlarla ilişkilidir. B)Atomiar arasındaki uzaklık artt|kcasert{il^ azalır. C)Bjleşimlerınde hidroksil (veya süi' bulüria'|i ıııiııeıallbüiı'i ütif dikleri daha dqşüktür_ Ffematıt :he^Ü3 sertliği:5,5-o limonit : Fe;O3.H2O sertliği :1-S 3)Minerallerİn Dilinİmİ:Birçok mineraller belli yüzeylerine paralel olarak çok kolay parçalara ayrılabilirler Bu
belli yüzeylerden başka diğer yüzeylerde ise bu şekilde ayrılmazlar. Böyle minerallerin değişik yönlerindeki kohezyon farkları çok büyüktür. Bu kohezyon farkının büyük olduğu yöne küçük bir darbe yapıldığında mineral birbirine parelel düz yüzeyli belli şekilli levhalara ayrılırlar. Bu olaya dilinim denir. Kristalden bu dilinim olayı dolayısıyla onaya çman şekiller daima minerallerin belli yüzeylerine veya yönüne paralel olurlar. Böyle yüzeylere de dilinim yüzeyi adı verilir. Anlatılanlardan anlaşılacağı üzere dilinim yüzeyleri yönünde kohezyon en büyük veya buna dik yönlerde ise en küçük kohezyon bulunur. Yani dilinim yüzeyleri üzerinde kristal atomları birbirlerine en yakın durumda bulunurlar. Minerallerin bazıları örneğin Mika grubu mineraller bir yönde (001) Bazis yüzey yönünde dilinime sahiptirler. Bir kısmı ise örneğin Ortoklas (Potasyum feldispat) (010,001) yönlerine paralel olmak üzere iki yönde dilinime sahiptir. Minerallerin birçoğu ise üç yönde dilinim gösterir. (100,010,001)
örneğin Galenit, Kayatuzu, Kalsit gibi mineraller üç yönde dilinime sahiptirler Mika, Jips gibi minerallerde en iyi dilinim görülüp bunlar en ince yaprakcıklara ayrılabilirler.
Dilinim yüzeyi kohezyon en büyük Proksen grubu Amibol grubu




Mika, Jips gibi minerallerde görülen tek yönlü dilinim
iki yönde dilinim gösteren mineraller
Galenit ve kalsit minerafleride iyi dilinimli olup bunlar çok küçük şekillere ayrılabilirler. Birçok mineralllerde dilinimler gözle görülebildiği gibi birçoğunda ise ancak mikroskopta görülebilir. Dilinim kalitesinin belirlenmesi grafikte çok önemlidir.
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 16-2008   #3
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

a)Çok mükemmel dilinim: Mika, klorit, jips gibi minerallerde görülen dilinim çeşididir.
b)Mükemmel dilinim: Galenit, kayatuzu gibi minerallerde görülen dilinimdir. Bunlara çekiçle vurulduğu zaman çok küçük parçacıklara ayrılırlar (Dilinim düzlemleri boyunca ayrılmalıdır.)
c)İyi dilinim:Feldispat, amfibol, proksen gibi minerallerde görülen dilinimdir. Bu minerallerde dilinim düzlemlerinden daha çok düzensiz çatlaklar görülür.
d)Kötü .dilinim: Gözıe görmek hemen hemen imkansızdır. Ancak mikroskopta veya büyüteçte görülebilir. Kükürt Apatit gibi minerallerde görülür.
e)Çok kötü dilinim: Mikroskopta bile çok zor görülebilir. Altın, platin gibi mineralleri verebiliriz.
<. ^Minerallerin RenklerhMinerali tanımak için en önemli fiziksel özelliklerinden birisi de_minerallerin .renkleridir. Minerallerin üzerine gelen ışığın bir kTsmT'niThefaTtarafından emilirken (ab'sorbe"ednirken)"," bir kısmı da mineral tarafından yansıtılır. Bu emme ve yansıtma olaylarının dereceleri, her minerale göre farklı farklıdır.
a)Renksiz mineraller:Mineral ta'rafından absorbe edilen ışık gelen ışığa belli oranlı olursa mineral cam gibi renksiz ve saydânTötüT. Örneğin kuvars, elmas, kayatuzu. feldispat grubu minerallerin bir.kısmı bu şekilde görülür,
b)Renkli mineraller: Emilen ışık gelen ışığa belli oranlı olmazsa mineraller renkli olurlar. Kendine özgü renklenen ı(idiökromatlı) mineraller de denilen böyle minerallerin renkleri kendi maddelerine ve. kimyasal yapılarına bağlı cıduğundan'önemli karakteristik özelliklerinden sayılır. Renkli minerallere örnek olarak kükürtün sarı rengi, malakitin yeşil rengi, azuritin mavi rengi, zinoberin kırmızı renkleri gösterilir. Bazı minerallerin renkleri ışıktan solabilirler. örneğirTk'ırniızı renkli Realgar (AsS) minerali uzun süre ışık etkisinde kalarak sarı renkli Orpiment'e (AsS3) dönüşür.
c)Renklenen- Mineraller Renklen yabancı_pjgm_entlerin (renk _vejr_en__kirnyasal maddeler) veya izomorf bir cismin karışmasından ileri gelen mineralTere^AljokiDmatlı). mineraller_denir. Bu minerallerin rengi çoğunlukla mineralin yapısına giren bu yabancı maddelerin (yanı pigmentlerin) yaoıya girmesiyle veya kromoforlar nedeniyle oluşur. 3u renk veren maddeler organik veya inorganik olabilirler. Bunların miktarı önemli olmayıp mineral içerisindeki aağıirra dereceleri önemlidir. Aslında renksiz olan bu mineraller karışmış olan maddelerin etkisiyle çeşitli renklerde görülürler. Örneğin çınkosülfür (ZnS) bileşimindeki saf çınkoblend renksiz olursa da çoğunlukla izomorf (eşit) şeklinde karısmiş olan FeS nedeniyle koyu kahverenkte bulunur. Bu renklenen minerallerin renkleri sabit olmayıp değişebilir. Bunun ıç-n bu minerallerin renkleri renkli minerallerin renkleri gibi önemli değildir. Ancak mineral tayninde kullanılabilirler.
5)M'merallerin Çizgi Rengi: Renkli bir mineral ile beyazrankli_yüzeyj_pürüzlü_olan bir porseJeDJeyjbaai_cizımıek istendiğindejmiriRcaiin rgru, pign renkliı_bir_cjzsi,ejge_edilir. Bu çizgiye mineralin çizgi rengujenir. Mineralin çizgi rengi mineral renginden daima daha aç:k bir rer.K özelliği gösterir. Örneğin <ırmizT7enkîrreâlgarm çizgi rengi turuncu renklidir. Mavi renkli Azurıt'in çizgi rengi daha aç;K mavidir. Bazı mineraller için bu durum böyle olmayıp çizgi rengi mineral renginden tamamen farklıdır, örneğin sarı renkli pintin çizgi rengi siyah gri renkli galanitin çizgi rengi ise yine siyantır. Çizgi rengi özelliği ile birbirine benzeyen iki minerali ayırabiliriz, örneğin siyah renkli olan magnetitin çizgi rengi kahverengidir. Bazı minerallere tabiatta masif veya toz halinde rastlanılır. Çoğunlukla bu tür minerallerde renk az çok değişir. Örneğin bir demirhidroksit olan Limonit:Fe2O3.H2O masif halde iken siyah toz'halinde olduğu zaman ise sarımsı renklidir. <V\y,r> r&.W\ V-T\ cV^.^vı voTootp
6)Minerallerde Kırılma Yüzeyi: Bir mineralin çişitli yönlerindeki kohezycn farkları küçük olursa veya minerali parçalamak için kohezyonunun en az olduğu yerine çekiçle vurulursa mineral yassı ve düz yüzeyli dilinim yüzeyleri yerine düzgün olmayan yüzeylere ayrılır. Bu olaya Kırılma ortaya çıkan yüzeyede Kırılma yüzeyi denir. Bu kırılma yüzeyinin özellikleri minerallere göre farklı olur ve minerallerin tanınmasında kullanılır. Kırılma yüzeyleri midye kabuğu şekilde (Örneğin manyezit); düz (örneğin Opal); girintili çıkıntılı (örneğin kuvars); yassı (örneğin pandermit) gibi şekiller minerallerin kırılma yüzeyi şekilleridir. Bazı mineraller ise kırılma yüzeyi göstermeyip toprağımsı olarak dağılabilirler. Örneğin Kaolen ve limonit'i gösterebiliriz.
7)Minerallerin Parıltısı: Minerallerpanltıh ye donuk mineraller olarak ikiye ayrılırlar. Kaolen toprağımsı; Limonit/f donuk; galenit, çinkoblend (sfalerit)/gibî mineraller ise parıltılı minerallerdir. Mineral parıltısı başlıca mineralin yüzey özelliklerine, kırılma indisine ve ışık emme özelliğine bağlı olup özellikle yansıyan ışıkta göze çarpar. Mineral parıltıları bilinen ve benzeyen cisimlerin parıltılarına benzetilerek isimlendirilmiştir. Ve minerallerde altı çeşit parıltı bulunur. ,sy
a)****l parıltısı:lşık emme özelliği fazla olan ve saydam olmayan ****l ve birçok cevherin gösterdiği parıltıya ****l ^ parıltısı denir. Bu parıltı en kuvvetli parıltı olup özellikle ****llerin düz yüzeylerinde gönjlür
b)Eimas parıltısı: Elmasa has olan bu parıltı özellikle saydam olan minerallerde görülür.
c)Cam parıltısı: Saydam minerallerin çoğunda bulunan bu parıltı özellikle silis grubu minerallerde ve feldispat grubu minerallerin bir kısmında görülür. ^.~^v j vf^' V-^vsA
d)Yağ parıltısı: Yağlı bir yüzeyin göstermiş olduğu parıltıya benzer. Kayatuzu, bazı kuvars çeşitleri ve zirkon gibi mineraller yağ parıltısı gösteren minerallerdir.
e)Sedef parıltısı:Sedefe has olan bu parıltı mika ve jips gibi kolayca dilinimlere ayrılabilen saydam minerallerde görülür.
f)İpek parıltısı:Bu parıltı çeşidi daha çok ince, iğnemsi şekillerde bulunan minerallerde görülür.
8)Mineral!erin Mıknatıslanma Özelliği: Mineraller mıknatıslanma özelliği ile ikiye ayrılırlar.
- a)Paramanyetik Mineraller:Mıknatıs tarafından çekilen minerale paramanyetik mineraller denir. Bu mineraijer
-) bileşiminde demiri bol miktarda bulunduran minerallerdir.

b)Diamanyetik Mineraller: Mıknatıs tarafından itilen minerallere ise diamanyetik mineraller denir. Gümüş bizmut gibi mineraller mıknatıs tarafından itilen minerallerdir. Mıknatıslanma özelliğinden faydalanılarak demirli mineraller cemirsiz minerallerden kolayca ayrılabilirler. Ve bu yöntem pratikte özellikle cevher zenginleştirilmesinde kullanılan bir yöntemdir.

9)Minerallerin Koku Özelliği: Bazı mineraller kırıldıklarında belirgin, tanıtıcı bir koku oluştururlar Örneği, kükürt, arsenikli mineraller kokusuyla tanınabilen minerallerdir.
10)Mİnerallerde Dokunma Özelliğİ:Bir kısım mineraller özellikle toz haline getirildikten sonra dokunma ile kolayca tanınabilirler, örneğin talk ve serpantin mineralleri dokunma ile tanınabilirler, (serpantin yeşil ve sabun gib; kaygan , Talk yağlı)
11 .Minerallerde Tat Özelliqi:Bazı mineraller tadından tanınabilirler. Örneğin kayatuzu potasyum klorür olar (KCI) Silvin tadı ile tanınabilen minerallerdir.(Bor, Pandermit, Üleksit, Boraks)
Minerallerin Kimyasal Özellikleri: Mineraller tabiatta fizikokimyasal oluşumların bir ürünü olarak meydana gelirler Bunlar çoğunlukla kimyasal bileşimler şeklinde olup, seyrek olarak element durumunda bulunurlar.
Bileşiminde birden fazla element bulunan mineraller kimyasal metotlarla birbirlerine ayrılabilirler. Avrılan fru elementler yine kimyasal metotlar kullanılarak birleştirilebilirler. Bunlardan birincisine Analiz"[..incisfn'e ise sentez denir Bu
olaylar süresince minerallerin duyarlılıkları (sabitlikleri Vdeğişir ve kimyasal reaksiyonlar oluşur/kelteartlar içerisinde böyle reaksiyona uğrayan cisimlerin göstermiş oldukları"özellıklere kimyasal özellikler _<te herhangi bir mineralde bu.u?Ta7ı_eıememrgrı ortaya çTkaran analize KaliTaliR janaliz ve bunların ağırlık yüzdelerini gösteren analize de kantitatif analiz deniryYerkabuğunda bulunan mineraller ve onların bileşimi olan kayaçlar ve ilk kimyasal maaaeıen
de~elementlerden olunmuşlardır. Bir mineral sadece bir elementten veya birkaç elementin biraraya gelmesiyle oluşur Bugüne kadar bilinen ve özellikleri farklı olan 105 element var; ancak yerin içerisi tam olarak incelenemediğine göre
elementlerin sayısı da kesin olarak bilinemez yalnız yerin ortalama özgül ağırlığının 5.52 olması ve incelenebilen yerkabuğunun özgül ağırlığının da 2,8 olması yerin merkezine inildikçe özgül ağırlığı fazla olan elementlerin ve ağır
****llerin çoğaldığını gösterir. Yerkabuğunda bulunan elementler ve bunların yüzde ağırlıkları üzerindeki ilk biigiier;
bize 1933 yılındaki araştırmalarıyla Clarks bulmuştur.Bundan başka bu konu üzerinde Washington ve Goldschmild
birçok araştırmalar yapmışlardır. Bunlar yerin her tarafından ve yüzeyden başlayarak 16 km'lik derinliğe kadar oıan kısım gözönünde tutularak binlerce mineral ve kayaç
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 16-2008   #4
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

örnekleri alarak analiz yapmışlardır. Bu incelemelerin sonucunda yerin ortalama olarak yarısına yakınının oksijenin oluşturduğunu ve dörtte birinin oe silisyum olduğunu
ortaya koymuşlardır. . .
En fazla bulunan bu iki elementten sonra sırasıyla yüzdebirden fazla bulanan Al, Fe, Ca, Nc^K. Mg; bunlardan sonra daha az bulunan elementler gelir ve onbinde bir oranında olan Cu iie birlikte 25 element yerkabuğunun yaklaşık %98,010ini oluştururlar. Çok azı gözönünde tutulmazsa bu elementlerin çoğu yerkabuğunda bulunurlar. Bu bileşikler çoğunlukla oksijenli olan bileşiklerdir. Elementlerin oksijene karşı olan afıniteleri (birleşme eğilimleri) fazla olduğuncan ^oksijenli bileşiklere fazla rastlanılır. Onbinde altı gilpjjDİLffiandaJauJunarUsükürt ^
eğilimleri fazteolduğu için kükürtlü bileşjkjerejdejpldukça fazla rastlanılır. Örneğin demir sülfür Pirit.FeS2 Zinober HgS Realgar. AsS
POLİMORFI: Kimyasal bileşimleri aynı olup çeşitli kristal sistemlerinde oluşan minerallere tabiatta oldukça fazla stlanılır. Çeşitli şekillerde ortaya çıkan böyle kristal maddelerine Polimorf (Çok şekilliiik) denir, örneğin CaCOp
atefyuni Karbona.}^ İ şekİlrlP-kfİStette...^ Ririnr.isLKaLc:Ll nlajpk hp_k.-agonaU-c,gtern(.P V/P jkinrrci .aragonit.olarak
kristallenir. Bu iki şeklin kimyasal bileşimleri ve özellikleri aynı olup fiziksel özellikleri ise farklıdır.
l<"ilffit'in fnl. iyi rtilinjrrtP sflhin-nln.fi r. ı n n knrntlık -ınnnnit'in ftilinimi yr.le.iir Pnlimoffi-rt|qyı en İyi Olarak karbon
unsurunda görülür. Bilindiği gibi karbon grafit ve elmas olarak iki şekilde kristallenmiştir. Bunlardan grafit siyah renkli, saydam değil, oldukça yumuşak (yaklaşık sertliği 1) özgül ağırlığıda 2,28 dir. Elektriği iyi iletir. Ve~k"rîstaf sistemi hegzagonaldir. Bu şekilde fiziksel özelliklere sahip grafit'e karşılık elmas oldukça sert (10); özgül ağırlığı 3,5; çoğunlukla renksiz ve saydamdır. Elektriği iyi geçirmez ve küp sisteminde kristallenmiştir. Iki^ekMeJsüsîaienebilen böyle minerallere polimon^er^djğ^gibi Dimorf da denir. Üç şekilde kristallenebilen minerallere ise Trimorf denir. S Dimorfa örnek:C=Grafit (hegzogonal sistem)^"
C=Elmas (küp sistem),. Trimorfa örnek FeS2=Pirit (Küp sistem) SİO2=Kurvars (hegzagonaLsistemi)
FeS2=Markasit (Rombusal sistem) SiO2=Tridimit (Rombusal sistem)
CaCO3=Kalsit (Hegzagonal sistem) -' SiO2=Kristobalit (Tetrağonal sistem)
CaCO3=Aragonit (Rombusal sistem)
İZOMORF!:Kimyasal bileşimleri farklı olsa da aynı kristal sisteminde oluşan minerallere izomorf mineraller (aynı şekilli) olaya ise Izomorfi (aynı şekilliiik) denir, izomorf olayı gösteren mineraller birbirleriyle karışabilirler ve aynı sistemde kristallenen karbonat minerallerde görülür.
CaCO3=Kalsit -^ CaCO3=Aragonit (Rombusal sistem)
ZnCO3=Simitsonit v.
MgCO3=Manyezit /^ hegzagonal sistem
FeCO3=Siderit _J
Mineralojide çok önemli olan izomorfi olayı bütün kristal sistemlerinde görülür.

MİNERALLERİN OLUSUMUr Herhangi bir mineral kristal şekillen, fiziksel ve kimyasal özelliklen ile tanınabilirler. -Tabiatta bulanan mineraller çoğunlukla ayrı ayrı değil, birkaçı birarada oluşurlar. Oluşum süreci düşünülemeyecek kadar uzun olduğu gibi çok kısa sürede de olabilir. Minerallerin oluştuğu yerin pek çok faktörün rol oynadığı yerkabuğu olduğunu gözönünde bulundurmamız gerekir. Çok karışık olan minerallerin oluşumlarını cioğrudan doğruya gözlememiz mümkün değildir. Ancak tabiatta gözlenebilen ve mineral oluşumlarını gözleyen olaylar ve yapılan deneylerde mineral oluşumu oldukça aydınlatılmıştır. Mineral oluşumu konusuna Minerojenez denir. Yeryüzünde bulunan elementlerin birbirlerine göre olan yakınlık ve uzaklık özellikleri dolayısıyla belli elementler verin belli kısımlarmoa töplanmlstTcTBaşlıca litosferde bulunan elementlere Litofil_eTementler fkavaç seven) denir! Manto bölümünde^bulunan elementler bakırla birleşme eyilimınae olduklarından dolayı Kalkofil elementler fCu seven), çekirdekte löuiunan elementlere de demirle birleşme evıiimınde olduklarından dolayı Siderofil elementler (F^-seven) denlr7Qksijene karşı büyük yakınlığı olan başlıca Iftofil elementler şunlardır —— r Alkali ****ller: (Lİ.Na.K.Rb) Toorak alkaliler (Ba,Sr,Ca,Mg) O,Sİ,AI,Ti,Zr,Sn,U,W,V.S,P,H,F,CI,Br,l,C Başlıca sülfür oluşumuna eğilimi olan kalkofil elementler: Cu.Ag.Z^Cd.Hg.Ga.Ti.Pb
Siderofii elementler ise: JTİ.VjDr.Mn.Fe.Co.NI.Au.Pt.Mo.C
Elementler . litofil. kalkofil ve siderofil gruplarına ^benzetilerek başlıca atmosferde hulıınan gaz hajjnde H2,N2lO2.H20.COı2lHe,Ne,Ar,Kr,Xe,Rn elementler-grubuna Atmofil elementler ve başlıca biyolojik olaylar ile" çoğalan C,H2,O2,N2,P,S,I.Ca,K gibi elementlere oe Biyofil jlemenler denir. Litosferdeki mineral oluşumuna başlıca litofil elementler katılırlar Litosferin incelenenden bölümünaeki mineraller ve bunların yaklaşık yüzde oranları şöyledir. Kuvars :% 12
(Hornblend)Amfibol •*• (Ojit) Proksen: %16.8 Feldispat: %59,5 Mika grubu: %3, 3
Olivin + Feldispatoid -*• diğerleri: %7,9
Yerkabuğunda mineral ve kayacları oluşturan üç büyük tabi olaylar grubu vardır. Yeryüzünde bulunan bütün mınernl ve kayaçlar kendilerini oluşturan bu olaylara göre sınıflandırılırlar. Bu sınıflandırmaya Jenetik Sınıflama (kökenli) denir. Buna göre:
1)Mağmatik
2)Sedimanter (tortul çökelme)
3)****morfizma (Başkalaşım)
DMAĞMAT1K OLAYLAR SONUCUNDA OLUŞAN MİNERAL VE KAYAÇLAR: Magmalar yüksek sıcaKlık ve basıncaltında ^ulunan ve bileşimi çok kansık oıan aocal eriyiklerden başlıca erimiş silikatların yamsırâ Okâlîlcirı. ablfurlerTve miktarları %10'u bulan uçucu elemanları ıcenr. Sıcaklığın azalmasıyla oırıiKte -mineraller konsantrasyon (yoğunluk) miktarlarına uygun olarak sırasıyla kristalleşirler. Sunun sonucunda magma' bııeşırn baKirriinfla'n' JâifUi ulcln oommiere ayrılmaya başlar. Ozaül ağırlığı az olan mineraller krıstallenme jlgJ^irTik?'
????????????????????
3)Pnömatolitik Evre: 500°-374°C
4)Hidroterrnal E're: 374-... _

: Mağmasal kavacların esas kütle^imn_kattlaşmıg_giduğu evredir. Su evrenin gjysjjm


eaer. Özgül jaıriı'gi fazla olanlar. işe..mağrrıanın alt kısı_mrşrjna doaru nareKer
'
ısısı, fsıcaklığj) yaklaşık 1000 ile 700 derece arasında olmaktadır. Bu evrede sürekli ve süreksiz mineral serilerinin jümü oluşmaktadır. Evrenin sonıındp maQmgrjın._ büyük bir h-sr"1 ^<•a^ılagmıQ rinnımriadır — Katılaşmadan gertvs sjljsvurn, alüminyum 3ikaji[er /Na.K) '/e-kolay ııçuctj^ maddelerden yana zenginleşmiş olan kalıntı bir eriyik kalmıştır,-Bu d.ftnpmin hgçji^pmrında bileşiminde SİO2 bulunmayan mineraller kristalleşirler. Bunlar magnetit (Fe^O^, kromit (FeCr2O4), Silmenit (Fe,Ti)O3 gibi demir ve krom oksitler, pirit (FeS2) gibi demirsülfür kristallerin, dönemin sonuna doğru ise kayaç oluşturan mineraller kristallenmeye başlanır. Bunlar olivin, proksen (ojit), bazik plajoklaslar (labrador, bitovnit, anortit) gibi demir ve magnezyumu bol olan minerallerdir. Kristallenmenin bu safhalarında bu mineraller kristallenmelerine devam ederlerken bunlara siyah mikalar: biyotit, flogobit ve amfibol mineralleri (Hornblend) kristallenmeye başlarlar. -Ve kristallenmenin sonunda asit bileşimli feldispatlar asit feldispatlar (Ortoklas, mikroklin, a'bit v.s.) ve muskovit kristallenmeye katılırlar. Evrenin son ürünü olarak ise kuvars minerali kristallenir.
Granit:Feldispat (oaokias) -*• Piajoklas (albit)+ Kuvars + Hornblend t,- Biyotit . _ . .
3u eyrenjn sonunda_rraâman|n büyfık hir kı<;mı krj<;tajienmiştir._ Kristallenmeden kalan bölümde bglrniktarda gazlar bulunur.
Magmadan ilk oluşum sırasıyla l Plaıoklas grubu mineraller •Olivin . Anorjit (bazik plajoklas)
Prokseo (ojit)
Biyotit
Amfibol (Hornblend)
Asit feldispatlar ile Muskovıt
K'.'vars
Bitovnit
Labrador
Andezin -(orta plajoklas)
Oiigoklas (Asidik plajoklas)
Albit
2)P.EGMATITIK 'EVRE: J3u evrenin oluşum ısısı 500-600 derecedir. Magmadaki kristallenmenin devarr etmesivle kolay jjçucu maddelerden yana zengin kalıntı bir magma ayrıımaktadırBöyıe bir eriyik ya ana magma içerisinde_2e.nginleşmeKte va aa magma, katılaşmasıncan sonra Du Kayaçıarın zayıflık zonlanna girerek gamana-irinHpmğd^fi yatakları oluştururlar^ bu evrede uçucu maddelerin tenorlerı (miktarları! artmış olduğundan ucuc~ rnggdeler~bakiye (kalıntı) magmanın vızkozitesini azaltırlar ve ona büyük bir akıcılık verirler Bu durum magma [gerisindeki minerallerin kristallenmelerini kolaylaştırır. Böylece büyük çapta ve_cok büyük boyutlarda minerali meydana aenr. bu evrenin son döneminde o zamana kadar kristalienmeye _katj]rrıavan eiementlerbilesikie-ollusturmava veya daha önce oluşan mine^lhrin ^'"^ı yamianna gırrneye Dasıanar
3)PNÖMATOLITIK EVRE: Magmanın ana bölümünün katılaşmasından sonra geriye kalan. fakat .çok asitli olar son dönejndgk' JTL3ğmada -H--O H-.S (hidroten"_ sülfür), CI.FJB.CQ-? gibi kolav uçucular bakımından zenoinleser magma yine uçucu olan S n, W. M o gibi elementlerde magma içerisinae çok bulunurlar. ÇokjTareketlj ye_yQ.ksgk_ reaksiyon yeteneği olan DU elementlerin bir damar boyunca krıstallenmeierı mümkün değridirTÂncak^ bu uçucular nııiunnuranjnağmalar riaha akıcı ve sıvı bir durumda bulunduğundan çevresindeki kayaçiarın kırık ve çatlaklarına kolayca yerleşir ve oralarda cevher oluşumlarına neaerv olurlar. Aynı zamanda daha önce oralarda oluşjnüş oi^r Trüneralien oe etkileyerek başka mineral oluşumlarına aa neaen jol'urlar. Bu olaya j» Pnömatoliz ve _gjusar-mmarallşrerlp Pnömatojen mineraller denir. Kolav uçucuların van kavac iie reaksiyonundan oluşan mineraller dana önceden bu yan kavaç içerisinde bulunan minerallerin yerlerini hacimce aldıklarından bu olaya yeralma (****samotomos) denir. Bu onömatolız olayı süresince su buharı, flor ve klor gibi elementlerin rolleri önemlidir Buna örnek olarak kassjterit CSnO?) mineralinin oluşumunu gösterebiliriz. SnF.+2H-,O-»_4 HF SnO? Ayrıca bju kolay uçucular yem. -.mineral oluşumlarına neden oldukları gibi cana önce oluşmuş olan mineralleri ae etklleyereK "DU minerallerin ayrışmalarına neaen 'olurlar. Örneğin rıontieşme. topaziaşma. turmâiinıeş^îe~~" serpantinlgşme. senşitlp?me oıbı. Bu evrenin oluşum sıcaklıcı 500-37^ aereceoır.
4)HIDROTERMAL EVRE: Magmanın son denemınde pegmatit ve pnömatolit oluşumlardan sonra aerive kalan magma soğumuş duruma aelaiâinden buharlar yoğunlaşır Ve birçok mineral maddeleri özellikle alkali sülfitier; bulunduran ^ça* sulu oriyiklg"- ninşur K-jyvsıjı 3lk_5ii durumunda bulunan bu eriyiklere hidrotermar erîyikier^id! verilir. Su eriyiklerin oluşturduğu minerallere de hidrotermal mineraller aenır. Yer/üzünae bulunan Kirile V= çâtiâK" sısternlen ve derinlere kadar inen tektonik kırıklar bu eriyiklerin yukarıya çıkmalarına yardımcı olurlar. ****llerin, b~ ^kıonik sistemler ıçerifjinnp rokaimelerıyie hıgrotermal cevnerlesmeier oiuşur. au aairra! uulyuıarV tamamen cevhej^ minerallerinden olurmuş dcğüdir p^ıı hidroterma! eriyikler içerisinde <aııntı olarak ouıunan diğer maaaelenn kristallenmesiyle oluşan
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 16-2008   #5
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

ancak cevh'er olmayan mineraller de oluşur
Cevher mineralleri olarak Kalkopirit, Pirit gibi ağır ****l sülfürler: altın gümüş gibi ****ller oluşur. Cevher olmayan
mineraller niarat^ ise kuvars. Hoflt. Klofl'. eoıdot: kalsiyum ve magnezyum karbonatları ve barit minejallerLolusur ,

Hidrotermal evrenin ısı derecesi başangıçtayükssktir. Zamanla bu sıcaklık daha aşağı derecelere iner. Hidrotermal

oluşumlar ısı derecelerine göre. üçe ayrılıriarr a^374-25Q dero'-o acacmfj^ oluşan cevherlere katatermal cevherleşme
b)250-150 derece arasında oluşan cevherlere mezotermal cevherleşme
c) 150 dereceden daha aşağı olan eriyiklenn oluşturduğu cevherlere epıtermal cevherleşme adı verilir.

MİNERALLERİN VOLKANİK OLARAK^OLUSUMbARl Daha önce açıklanan olaylar ve mineral oluşumları 'derinliklerde yüksek basınç ile yüksek sıcaklık altında oluşuiflvlaâmadaki kolay gaz ve buhar durumuna geçebilen uçucu maddelerin yeryüzüne fümeroıler oıütijK çıkifj^ıyla, yükardakilerden farklı nlysıırnjar meydana g^iir Burada bas'ın_c~kâ"lkmış olculu gibi sıcaklık da aniden düşmüştür
Buralarda oluşan mineraller başlıca iki yailş oluşurlar. Birincisi L vol^ıfanirirî43" rıtf nn rnaddeler'n^ö'ğrûqârr cföğruya yoğunjaşrtıası ile.
birbirleri[e_yea
Volkanlarda bulunan Realgar (AsS) ./.mober (İHgS), Kükürt (S) gibi mineraller doğrudan doğruya gaz ve buharların bir yerlerde yoğunlaşmasıyla oluşurlar.Karşılıklı kimyasal reaksiyon sonucunda olan oluşumlarda özellikle su buharının
etkisi önemlidir. Bu oluşumlarda bazı ****l oksitler meydana gelir, örneğin hematit volkanik olarak şu şekilde oluşur.
_ JfeeCİ> 3H2O— ^-jFezOs + 6HCI
MİNERALLERİN ****MORFİZMA (BAŞKALAŞIM) SONUCU OLUŞUMLARI-
Daha önceden oluşmuş mağmatik ****morfik ve sedimanter kayaçlar çeşitli nedenlerden oluşumlarından farklı sıcaklık ve basınç koşullarının egemen olduğu yerkabuğunun derin kısımlarına geldikleri zaman duraysız bir duruma
girecekler ve yeni koşullar altında duraylı kalabilecek mineral oluşumlarına yol açacaklardır. Buradan hareketle ****morfizmanm tanımını şu şekilde yapabiliriz/\/letamoriîzma daha önceden oluşmuş olan mağmatik ****morfik_ve
Sedimanter kayaçiarın oluşumjan esnasında vaTolan kofullardan farklı kimyasal ve fiziksel koşullar nedeniyle kat dorumlarını koruyarak mineralojik olarak değrşikliğe uğramala/ına ****morfizma denir.
Felloit (met.kayacı) -* ****morfizma -> Gnays (Kuvars + K.Feldispat + Biyotit)
K[rectası->****morlİZjnar> Mermer
^etambrfizmadajetkili oian faktörler sıcaklık ve basınçtır.^
****morfızma bi?'baKima ****morfızmâva uûrayan kayaç oluşturan minerallerin yenidenkristallenmesidir.

Yeniden kristallenen bazı mineraller tane boyutunun büyümesiyle bazı minerallerde ise tamamen değişerek başka bir
minerale dönüşmesiyle oluşur. Örneğin kalsit, Kuvars ve Feldispat gibi minerallerde yeniden krıstallenme tane
büyümesi şekliyle ki Klorit, Dolamit ve başka karbonatlı minerallerde ve tamamen değişerek başka bir minerale
dönüşmesi şeklinde görülür.
MINERALLERİN'DEĞIŞMESIVEYENIDEN.OLUŞMASI:
Mineraller ve bunların karışımı olan kayaçlar çoğu zaman dış olaylara karşı hiç değişmeyen bir durumda görülürler.
Aslında bu durum böyle olmayıp oluşan her mineral kendilerini etkileyen bir takım faktörlerle karşı karşıya kalırlar bu .faktörlere karşı mineraller dayanıklılık (duraylılık) derecesine göre dayanır. Daha sonra ise değişmeye bozulmaya ve
dağılmaya başlar minerallerin duraylılık derecesi birbirinden çok farklıdır. Bazı mineraller çok dayanıklı olmaları dolayısıyla uzun süre değişmez ve temiz bir durumda kalırlar bazı mineraller ise oluşur oluşmaz hemen değişmeye
başlarlar


Örneğin Elmas, Grafit, korund (AI3O3), Kuvars (SiO2) gibi mineraller ayanıklı olup Feldispat, Hornblend. Ojit Olivin gibi mineraller ise dayanıklı değillerdir. Daha önce anlatılan ve çeşitli şekillerde oluşan mineraller sıcağın ve
soğuğun.suyun, rüzgarın, hayvarr ve bitkilerin etkisine uğrayarak değişirler ve yeni oluşumlara yol acarlar/Tabiatta^ i' bulunan suların akması donması ve yeniden çözülmesi gibi etkilerle mineraller ve kayarlar nevser çatlar [Parçalanır. ' Ve^jflTâTııriar bu şeKiicie^'ijfalanan r^ınst^sr^^^^^'^üMeb.trse büyüklüğüne ve 'özgül ağırlıklarına,, ogrîT ı birbirlerinden ayrılarak seifTyerlerde toplanırlar bjr AlTvıyon içerisinde toplanan mineral depolanmalarına pVeser denırT
\ Kuvars gıoı hârlr"TnTneYeiller bulundukları yerlerden uzaklara tasınarakToplanırlar., ————~
11 Platin. Altın, Magnetıt gıdı ağır mineraller ise hafif minerallerden dana genlerde kalarak ayrışmanın, bozuşmanın ^, olduğu yerlere yakın yerlerde birikirler. Kayaçların kimya yoluyla etkilenmesinde özellikle CO2'1İ sular önemlidir. Böyle
fî| sularaa klorürler, sülfatlar gibi kolay çözülen mineraller hemen eriyik durumuna geçtiği gibi Karbonatlar, Silikatlar gibi V zor çözülen minerallerde yavaş yavaş çözünmeye başlarlar.
i j Bu mineral eriyiklerinden belli şanlar ve reaksiyonlar altında yeni mineraller oluşur. Mineraller bileşimlerine su alarak \J aeğisır ve yeni mineraller olarak ortaya çıkarlar örneğin Kalsiyum sülfat olarak bilinen Anhidrit bileşimine 2 molekül
J H20 alarak Jips'e dönüşür. (CaS04x2H20)..„
(Fe20 hematit H2O alarak Fe203xH20 (Limonit)'e dönüşür
Kimyasal olayların etkisi altında birçok mineraller tamamen çözülmeyip kısmen çözünürler kısmen de kimyasal bakımdan etkilenmeden artık olarak kalırlar. Tabiatta çoğu kez rastlanan böyie kısmen çözünme ve kısmence \. mineralin artığı olarak kalma olayının önemi büyüktür.
3u durumlarda mineralin ilk önce Alkalileri çözünür ve eriyik durumuna geçerek uzaklaşırlar, iklim şartlarına göre silisyum da az veya çok ayrılır. Örneğin Alkali silikatlardan olan Feidispaıjar önce, alkalilerini uctaba sonra kısmen
silislerini kaybederler ve bileşimlerine su alarak bir kıl rpinpraıı olan Kanipn'P riripıışuT' ""
K.Feİdlspat (Ortoklas) (KAİSİ3O3 ->su alarak ->Kaolen bu olaya Kaolenleşme denir.
Anortıt:;CaAI2Sİ2Oa}"
Tropik ve nemli iklimlerde ise mineralin silisyumu daha fazla uzaklaşmış olduğundan bu durumda kaolen verme ümonıti veya Boksıt'i fazıa olan LaterıcTer (kırmızı toprak) oluşur.
/Magnezyumlu silikatlarını mağnezvumiaaaın^^ır kı^ıng^jnaav^zit minenşng^us^rken geri kalan kısmı yine, dffnyesine su aiarâfo "Serpanrin'p "dûnüsür _Orneğin Forsterit.. (Mg'S'İ^OtK MgCO^'e^donjlşür^bu ^oiaya Sergantinleşme adı veriliryKalsiyumlu ve Magnezyumla silikatların değişmesinden de kaısıt^ rnanyezıt ve "doTamitTer" . meyaana geıır tabiatta çok fazla bulunan çeşitli demir bileşimlerinin değişerek ve oksitlenerek su almalarından - limonitler meydana gelir. Örneğin demir sülfür bileşimi FeS2 (pirit) oksitlenerek önce FeS04'e dönüşür daha sonra yeniden oksitlenerek Fe2(S04)3'e ve sonunda su alarak (nitratlaşma) bir demir minerali olan Limonife dönüşür. Minerallerin oksitlendiği bu alana Oksidasyon alanı denir. Oksitlenme alanı yeryüzü ile yeraltı su seviyesi arasında bulunur.
Oksidasyon alanında oksidasyon yoluyla u,Cu,Ag,Zn,Ni.Fe,Co gibi
Yeryüzüelementler çoğalırlar oksidasyon alanının hemen altında bulunan ve : Oksidasyon alanı oksitlenme olayının bittiği alana sermentasyon lanı denir. Burada Kalkosin ; Cu02), Bornit, Arjantit ve başka gümüşlü mineraller saf altın gibi zengin y cevher ve mineraller saf altın gibi zengin cevher ve mineraller bulunur. Yer altı su seviyesi
MİNERALLERİN. TABI ATTA BUILDNlJ.$ü;VE^AnrAKEAtRl:
Minerallerin tabiatta bulunuşu yatağı ve. birbirleriyle olan ilişkisi minerallerin oluşumlarına bağlıdır.
doğnjdandoflruya oluşan minerallere Primerjnrıirıeralle^ denir\Pfjmer minerallerin çjşöismesi ve oluşan fruneraHere ise sekQjıd"er mineraller denı'r^ÖflvırfflŞmineraller doğrudan doğruya magmadan oluştukları, için Pdmer m.ıneıajjfifjtc! <SeTOntiıı?l^Kaojef^TaJKr!>Sırisit gibi mineraller^ise prirrıer minerallerin'
değîsmesindgn ?lll5tf'Jl!ar' irin^^'^prmıneyattfirri'Tiv ^Fveva birkaç mınerdllrr Bulunduğu vere mıneraı vaıaaı aenır. Mineral yataklarında çoğunlukla tek bir mineral değil birkaç mineral birlikte bulunurlar bu durum bunların bir arada
oluştuklarını gösterir.Bunlar primer olduğu gibi sekonder'de olabilirler. Prirner mineraller bulundukları yerlerdeki kavaçiarla aynı ^rrjgrıda oluşurlarsa buna sinjenetik oluşıınn^kayaclardan sonra meydana gelirlerse ouna aa Epîjenetik oluşum denir. Kimyasal fiziksel şartlarla birbirine Sağlı ve bir yatakta bulunan mineral toplufuğu
oluştururlar. Ve aynı zamanda oluşum sıralarımda gösterebilirler. Böyle minerallerin hepsine birden Parajenez denir.
Örneğin Barit, Galenitler, Pritler, Kaikopiritler aynı yatakta bulunabilirler.
Mineral yataklarının şekilleri minerallerin oluşumlarına göre farklıdır. Bunlar tabaka, damar, mercek kütle ve benzeri şeKillerce bulunurlar.

ÎMINERDLOJ! ÎLE İLGİLİ B AZI'KAVRAM LAK
PEDROGRAFhKayaçlart inceleyen bilim dalına denir.
KRİSTAL AGREGATI: Kristal sekimde bulunmayıpta kristal olduğu ancak mikroskopta belli olan böyle maddelerin yığıntılarına denir.
DİFÜZYON-.Eriyiğin bu kristallerime alanından baş kısmında üst doymuşluk sınırı varsa veya eriyiğin buharlaşması ve soğuması ile üst doymuşluk sınırı bir daha oluşabiise bu üst doymuş durumundaki eriyik kristalciğe doğru hareket edecek kristalcik çevresindeKi üst doymuşluk durumunu kaybeden sıvı ise kristalcik çevresinden uzaklaşacaktır. Bu olaya difüzyon denir.
KOHEZYON:Minerallerin dışardan gelen bir kuvvete karşı koydukları dirence denir. PARAMANYETİK MİN.-.Mıknatıs tarafından çekilen minerallere denir. . DİAMANYETİK MİN.:Mıknatıs tarafından itilen minerallere denir. (Gümüş bizmuz gibi)
•KALITATiK ANALİZ:Mineralde bulunan elementleri ortaya çıkartan anaiize denir.
KANTİTATİF ANALİZ:Bu elementlerin yüzdelerini belirten analize denir.
MİNEROJENEZ: Mineral oluşumu konusunu inceler.
JENETİK SINIFLANDIRMA:Yerkabuğunda mineral ve kayacları kökenine göre sınıflandırmaya denir. Bu
sınıflandırmayı oluşturan 3 tabi olay vardır bu olaylara göre sınıflandırılır.
PLASER:Özgül ağırlıklarına göre birbirinden ayrılarak belli yerlerde toplanırlar Bir aiivyon içerisinde toplanan mineral
depolarına denir.
SERPANTİNLEŞME:Mağnezyumlu silikatların magnezyumlarının bir kısmında manyezit oluşurken geri kalan kısmı
bünyesine su alarak serpantin'e dönüşür. Bu olaya serpantinleşme denir.
örnek: Forsterit (MgSi266)->MgCO3 'e dönüşür
OKSİTLENMEıÇeşitli demir bileşimlerine sahip mineraller oksitlenerek başka bir minerale dönüşür.
Örnek:FeS2(pirit) oksitlenerek FeSO4'e dönüşür.ve yeniden oksitlenerek Fe2(SOa)3'e ve sonunda su alarak Lımonit'e
dönüşür. Oksitlendiği bu alana oksidasyon alanı denir.Oksidasyon alanı yeryüzü ile yer altı su sevıyes;
arasındadır.bittiği alana ise sermantasyon denir.
SİNJENETİK:Prımer mineralleri bulundukları yerdeki kayaçlarla aynı zamanda oluştuklarında buna sinjenetik denir.
->Oluşumu kayaçlardan sonra meydana geliyorsa buna da EPİJENETİK denir.
Kısım 1 PARAJENEZ:Kimyasal ve fiziksel şartlarla bağlı mineraller bir mineral yatağı oluştururlar ve bunlar oluşum sıralarımda gösterebilirler.böyle minerallerin hepsine birden parajenez denir. Örnek; Baritler, Galanitler, Pritler, Kolkopiritler birarada olabilir.
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
mineral ozellik oksidasyon


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zeytin Çeşitlerinin Özellikleri Muhittin YILMAZ Zeytin ve Zeytinyağı Kalite Kriterleri 2 21-2012 06:19 PM
mineral maddeler Gülsel ŞEN Gıda Kimyası 1 20-2009 10:28 PM
Mineral Ayırıcı Gülsel ŞEN Gıda Kimyası 3 16-2008 06:39 PM
mineral maddeler Gülsel ŞEN Gıda Kimyası 0 13-2008 02:01 PM
Zeytin Morfolojik Özellikleri Muhittin YILMAZ Zeytin Üretimi 0 03-2008 01:41 PM


Şu anda saat : 05:45 AM.