Sponsorlu Bağlantılar

allerjenler

Gıda Zehirlenmeleri kategorisinde açılmış olan allerjenler konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 14-2008   #1
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart allerjenler

Sponsorlu Bağlantılar
Allerji Kelimesi Yunanca “allos” (diğer) ve “ergon” (iş) kelimelerinden gelmekte olup, pek çok insanda hastalık etkisi yaratmayan maddelere karşı duyarlı insanların bağışıklık sistemlerinin verdiği reaksiyonlardır. Gıda ve diğer maddeler (toz, polen v.b.) için kullanılan alerji terimi yeni olmamakla birlikte, “allerji” kelimesi ilk kez 1906 yılında Von Pirquet ve Schick tarafından insanların tetanoz antitoksin enfeksiyonuna karşı verdiği reaksiyonu tanımlamak için kullanılmıştır. (Scowen ve Medhurst, 1985)

Alerji bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Bazı maddelere duyarlı insanlarda hastalık etkisi yaratan proteinler içeren gıda maddelerine ve gıda katkılarına GIDA ALERJENLERİ denilmektedir. Alerjen tabiatındaki gıdalar ile vücudun askerleri olan antikorlar karşılaşınca ortaya bir çok kimyasal maddeler salınmaktadır. Örneğin histamin bunlardan biri olup bazı alerjik reaksiyonlarında sebebidir. Kişinin gıdalara karşı alerjik reaksiyonlarında sebebidir. Kişinin gıdalara karşı alerjik olup olmaması bazı faktörlerce belirlenmektedir. (Alerjinin ailesel geçmişi, yaş, yeme alışkanlıkları ve kişinin geçirdiği bazı enfeksiyon hastalıkları gibi) (Anon. 2003a).

A.B.D Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)’nın Rehber Dokümanına göre, alerji yapan proteinlere sahip gıdaların %90’ını aşağıdaki 8 gıda grubu oluşturmaktadır. (The Big 8 = Büyük 8)

1. Süt
2. Yumurta
3. Yer Fıstığı
4. Sert Kabuklu meyveler
5. Balık
6. Kabuklu Deniz hayvanları
7. Soya
8. Buğday



Alerjik reaksiyona neden olan diğer gıda maddeleri haşhaş tohumu, ayçiçeği tohumu, susam tohumu, baklagiller ve kereviz olarak sayılabilir. Alerjik reaksiyonlara neden olduğu bilinen yaklaşık 170 farklı gıda türü mevcut olup yeni teknolojilerle üretilen gıdaların diyete girmesiyle listenin daha da büyüyebileceği belirtilmektedir. (Anon. 2002a)

Gıda Alerjisinin özellikle bebekleri ve küçük yaştaki çocukları etkilerken fındık, fıstık ve balık alerjisinin yetişkin yaşta da devam edebileceğini belirten uzmanlar, her 20 bebekten birinde gıda alerjisinin görülebileceğini belirtiyor.

Yapılan çalışmalar bebeklerde gıda allerjenine rastlanma oranının %5, yetişkinlerde ise %1’den daha az olduğunu göstermektedir.(Nortlee ve Taylor, 1195). Bu alerjik insanların büyük bir bölümü sadece bir veya iki allerjene karşı duyarlıdır. Allerjen olan gıdaların tamamı alerjik reaksiyonlardan sorumlu değildir. Başlıca bebeklerde ve yetişkinlerde alerjiye neden olan gıdalar tablo 1’de listelenmiştir.
Tablo 1 Alerjiye Neden Olan Başlıca Gıdalar (IFST, 1999)

BEBEK YETİŞKİN
İnek sütü Buğday
Yumurta Yumurta
Yer Fıstığı Sert kabuklu meyve
Soya Balık
Buğday Kabuklu Deniz Hayvanları
Sert kabuklu meyve Yer fıstığı
Soya








2. ALERJİ MEKANİZMASI

Gıda yaşam için elzemdir. Genellikle hemen tüm kültürlerde 3 ana öğün ve arada atıştırılan bir çok ek gıda günlük mönüyü oluşturur. Batılı ülkelerde ortalama bir insan yaşamı boyunca yaklaşık 2 – 3 ton kadar gıda tüketir. Bu yüzden gıda alerjisi gibi gıdalarda oluşacak rahatsızlıklarında sık görülmesi sürpriz olmamalıdır. Bugün bir çok gazete, dergi, radyo, televizyon programı, kitap ve web siteleri gıda alerjisi başlığını işlemektedir.

Tıbbın babasını olan Hipokrat 2000 yıl önce gıda ile oluşan reaksiyonları tanılamıştır. 1. ve 2. yy’da Yunan bilginleri inek sütü ile oluşan reaksiyonlardan bahsetmişlerdir. Yumurta ile oluşan ilk anafilaktik reaksiyon Marcello Donati tarafından 16. yy’da, Balık ile oluşan Anafilaksi ise Philipp Sach tarafından 17. yy’da tanımlanmıştır. 20. yy’ın başlarında klinisyenler ek zaması olan çocuklarda rashların gıda alerjisi ile ekzaserbe olduğunu rapor etmişlerdir. Bunlarla birlikte Loveless’in 1950 de yaptığı plasebo kontrollü gıda uyarı çalışmalarına kadar, tanı hastalık hikayesi ile konuluyordu. 1976’da May’in gıda alerjisi tanısı için önerdiği çift kör, plasebo kontrolü oral gıda testi şu anda gıda ile oluşan alerjik hastalıkların tanısında altın standart olmuştur.

Nomenklatürde birlik sağlamak amacıyla gıda yada gıda katkıları ile oluşan reaksiyonlar European Academy of Allergy and Clinical İmmunology tarafından mekanizmaya balı olarak sınıflandırılmıştır.
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 14-2008   #2
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

Sponsorlu Bağlantılar
2.1. Gıda Duyarlı Tipleri
Gıdalarla etkileşim sonucu oluşan istenmeyen reaksiyonlar geniş anlamada GIDA DUYARLILIĞI olarak tanımlanmaktadır. Gıda duyarlılığı; birincil ve ikincil olmak üzere iki gruba ayrılmıştır:
2.1.1.1. Bağışıklık Sistemi ile ilgili olmayan Gıda Duyarlılıkları

Bağışıklık sistemi ile ilgili olmayan gıda duyarlılıkları, mat abolik rahatsızlıklar, gıda idiyosinkrasileri ve anafilaktoyid reaksiyonlar olmak üzere 3 grupta toplanabilmektedir.

met abolik Rahatsızlıklar: Bağışıklık sistemindeki duyarlılık sonucu oluşmayan met abolik rahatsızlıklar genellikle kalıtsaldır. Bu tip duyarlılıklara örnek olarak;

• Süt şekeri laktozun sindirimi için gerekli olan laktoz enziminin eksikliği sonucu süt ve süt içeren gıdalar tüketildiğinde kusma, gaz, ishal gibi rahatsızlıların ortaya çıkması
• Sakaroz intoleransı
• Fenilalanine karşı hassasiyet (fenil ketonurya)
• Bakla (viciafaba) bitkisinin tanelerine karşı oluşan favizm verilebilir.

Gıda İdiyosinkrasileri: Bağışıklık sistemiyle bağlantılı olmayan ve oluşum mekanizması bilinmeyen reaksiyonlardır. Çok hafif semptomların yanında ciddi semptomlarla da kendilerini gösterebilirler. Bazı idiyosinkrasiler bilimsel olarak kanıtlanmış olmakla birlikte gıda renklendiricileriyle hiperaktivite arasındaki ilişkide olduğu gibi bazıları henüz kanıtlanamamıştır. Bu tip reaksiyonlara örnek olrak;
• Sülfit, tartrazin, MSG, BHA, BHT, benzoatların tetiklediği astım sendromu
• MSG (Mono Sodyum glutamat)’nın neden olduğu Çin restoranı sendromu
• BHA, BHT, benzoat, tartrazin, paraben ve aspartamın neden kronik ürtiker
• Çikolata, peynir ve aspartamın neden olduğu migren
• Gıda boyaları ve şekerin neden olduğu davranış bozuklukları

Anafilaktoyid Reaksiyonları: Vücudun gıdalara karşı verdiği ve alerji benzeri belirtiler içeren reaksiyonlardır. Bağışıklık sistemi reaksiyonları kadar sık gözlenebilir. Çilek, kabuklu deniz hayvanları ve çikolatanın bu tarz reaksiyonlara neden olabileceği belirlenmiştir.

Diğer alerji benzeri intoksikasyonlar histamin zehirlenmesi veya skombroyid balık zehirlenmesi olarak nitelendirilir, çünkü zehirlenmeye genellikle skombroyid türündeki bozulmuş balıklar neden olur. Balıkta bozulmaya neden olan bakteriler histaminin histidine dönüşümüne neden olur ve fazla miktardaki histidinde alerji benzeri reaksiyonların oluşumuna yol açar.

2.1.2. Bağışık sistemi ile ilgili olan Gıda Duyarlılıkları

Gıda intoleronslarına göre daha seyrek görülmekle birlikte gıda alerjileri daha ciddi hatta öldürücü semptomlar göstermektedirler. Temel olarak 2 çeşit gıda alerjisi vardır.

1. Çölyak hastalığı: Çölyak hastalığı kalıtsal bir rahatsızlıktır. Çölyak hastaları buğday ve diğer hububatlarda bulunan ve “buğday proteini” olarak bilinen glutene karşı duyarlıdırlar. Bu hastalarda söz konusu hububat gruplarının tüketimi sonucu ince bağırsaktaki emici epitel hücreler zarar görmekte ve böylece sindirim ve emilimden sorumlu epitel hücre sayısı, dolaysıyla da mukozal enzim miktarı azalmaktadır. İnce bağırsaktaki bu hasarlar ishal, şişkinlik, kilo kaybı, anemi, kemik ağrıları, kronik, yorgunluk, kas krampları ve çocuklarda büyüme geriliklerine neden olamktadırlar.
2. Gerçek Gıda Alerjisi: Maddeye duyarlı bir insanın gıdada ki özel protein bileşenine maruz kalması sonucu oluşan alerjik reaksiyonlardır. Vücut alerjen maddeyi tanımayıp ona karşı antikorlar üretmekte, alerjeni içeren gıdayı almaya devam ettikçe vücut histamin ve diğer güçlü biyokimyasalları salgılamaktadır. Gerçek gıda alerjileri diğerlerine kadar yaygın değildir, yetişkinlerde %2, çocuk ve bebeklerde %4-8 oranlarında raslanmaktadır.

2.1.2.1. İnek Sütü Alerjisi

İnek sütü dünya üzerinde en çok tüketilen besin maddesidir. İmmünolojik tolerans mekanizmaları immatür olan bebek ve küçük çocuklar arasında en sık besin alerjisi olma özelliği taşır.

Belirtileri hayatın ilk aylarında (genellikle ilk 6 ayda; ishal, kusma, kanlı dışkılama, huzursuzluk, ağlama şeklinde) kendi gösterir. İnek sütü yüksek derecede alerjik proteinler içermektedir. Bu proteinler ısıya dayanıklı olduğundan yapılan ve alerjik etkileri kaynatıldıktan sonra da devam eder. İnek sütüne alerjisi olan çocukların diyetinden inek sütü çıkarılıp, bunun yerine keçi sütü veya soya içeren gıdalar verilebilir.

Alerjik çocuklar için en iyi gıda hiç şüphesiz anne sütüdür. Bazen bu çocuklar anne sütüne karşı da reaksiyon gösterebilir. Ancak bunun en sık rastlanan sebebi, annenin o esnada inek sütü içmesi ve çocuğa kendi sütü ile bu yabancı proteinleri vermesidir. Yani çocuk aslında anne sütüne değil annesinin sütüne karışmış inek sütü proteinlerine karşı reaksiyon vermektedir.

2.1.2.2. Yumurta Alerjisi

Çocuklarda besin alerjilerinin en sık rastlanan sebeplerinden biri de yumurta akıdır. Yumurta akına karşı alerji sarısına oranla daha fazla görülmektedir. Bazı çocuklar bir yaşından sonra sadece yumurtanın sarısını yiyebilir.

Bu alerjinin önemi; kızamık veya kabakulak aşılarının tavuk embriyosunda hazırlanması nedeniyle, eğer bilinmeden aşılanma yapılırsa hayatı tehdit edici alerjik reaksiyonların başlayabilmesindendir. Çünkü hayvan proteinlerine karşı alerjilerde çok sık çapraz reaksiyonlar görülmektedir. Hayvan proteinlerine alerji, çocuklar büyüdükçe kendiliğinden azalıp, kaybolabilir.

2.1.2.3. Balık Alerjisi

Alerjik kısım balığın adalelerinde yani etindedir. Bazı kişiler bütün balıklara alerjikken bazıları sadece belli balıklara karşı alerjiktir. Bu kişiler ender olarak mektup pullarını yaladıklarında bazı alerjik yakınmalar ortaya çıkabilir.Çünkü pulların arkalarındaki zamklar balık kemiklerinden yapılmaktadır.

2.1.2.4. Kabuklu Deniz Hayvanlarına Alerji
Bunlara alerji sadece bir türe karşı olabileceği gibi hepsine birden de olabilir.

2.1.2.5.Sebze ve Meyve Alerjisi
En belli başlıları; elma ve armut, sert çekirdekli meyveler (kiraz, vişne, kayısı, şeftali v.s.), ceviz, fındık, badem, ıspanak, domates, maydanoz, kereviz ve bezelyedir.

Meyve ve sebzelere alerjisi olanların çoğunluğu polen alerjik kişilerdir.

Örneğin; kuzey Avrupa’da yaygın olan Huş ağacı polenine alerjik olanların yarısında elma alerjisi bulunur. Çimen polenine alerjik olanların belli bir bölümünde de maydanoz alerjisi vardır. Huş ağacı ülkemizde pek yaygın olmadığı için bunun polenlerine karşı alerji, genelde Kuzey Avrupa da çalışan işçilerimizde görülmektedir. Meyve ve sebze proteinleri termolabil olup ısıtıldıklarında bozulurlar, alerjik kişiler tarafından da yenebilirler.





2.1.3. Mide – Bağırsaktaki Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları

2.1.3.1. IGE Aracılı Reaksiyonlar

Erken mide – bağırsak aşırı duyarlılık reaksiyonları IGE aracılıdır ve daha çok akciğerleri ve deriyi de etkilemektedir.
Eski çalışmalarda IGE’ye bağlı olarak “ besin aşırı duyarlılığı” radyolojik olarak gösterilmiştir. Bir çalışma da besin alerjisi olan 4 hastaya Baryum – besin karışımı verilmiştir. Bu karışımların yarattığı etkiler radyografik olarak incelemişlerdir. Gastrit, bağırsakta aşırı hareket ve kalın bağırsakta spazm görülmüştür.
Flouroscopic bir çalışma sonucu alerjisi olan 12 çocuğa baryum sülfatlı allerjen içeren ve allerjensiz olan besinler uygulamış ve karşılaştırma yapılmıştır. Mide hareketlerinde azalma, mide çıkışında spazm ve bağırsaklardan aşırı hareketlenme gözlenmiştir.
Deri testi veya RAST birçok allerjen besinlere pozitif yanıt vermektedir (%95). Bulantı, karın ağrısı, kusma ve ishal gibi bulgular yemek yendikten iki saat sonra ortaya çıkar. Çocuklarda kusma çok spesifik bir bulgu değildir; iştahsızlık, kilo almama ve karın ağrısı gibi bulgular daha değerlidir.
Reaksiyonlar genelde dudaklarda, dilde, boğazda, görülmektedir. Bu bulgular genelde kısa sürer ve çoğunlukla kavun, karpuz ve muz yenmesinden sonra oluşur. Huş ağacı alerjisi olanlarda patates, havuç, kereviz, ceviz ve kivi yedikten sonra oluşabilir. Bunun nedeni Huş Ağacı poleni ile bu sebze ve meyvelerdeki alerjik proteinler arasındaki çapraz reaktivitedir.
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 14-2008   #3
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

2.1.3.2. IGE ve NON-IGE Aracılı Miks Reaksiyonlar
Alerjik eozinofilik özefajit, gastrit ya da gastroenterit, yemek borusu, mide ve bağırsak duvarında eozinofil (alerji hücresi) infiltrasyonu ile karakterizedir.
Alerjik eozinofilik özefajit genelde çocukluk ve gelişme çağında süregen reflü (mideden yemek borusuna gıda ve mide içeriklerinin geri kaçması), tekrarlayan bulantı, iştahsızlık, karın ağrısı, yutma güçlüğü, irritasyon uyku problemi ile karşımıza çıkar. Alerjik eozinofilik gastroenterit herhangi bir yaşta meydana gelip yemek borusu iltihabı ve gastrit bulguları yaratabilir. Kilo kaybı ve gelişme geriliği görülür.

2.1.3.3. IEG’den Bağımsız Reaksiyonlar
Diyete bağlı protein enterokolit sendromu genelde bebekliğin ilk aylarında irritasyon, kusma, ishal gibi bulgularla karakterizedir. Kusma genelde gıda alımından 1-3 saat sonra belirlemekte, kanlı ishal, kansızlık, karın ağrısı, gelişme geriliği görülür. Bu bulgular, genelde inek sütü veya soya proteini içeren besinlerle olabilmektedir; ama genelde anne sütü ile olmaktadır.
Celiac (Çölyak) hastalığı, protein kaybettiren bir enteropatidir. Süregen ishal, gaz, karın ağrısı, kilo kaybına neden olan bir hastalıktır. Celiac hastaları, kronik olarak gluten içerikli gıda alımı ile T hücreli lenfoma gibi kanserlerin gelişimi için risk taşırlar. Bu vakalarda diyetten gliadinin uzaklaştırılması bulguların ve hastalığın iyileşmesi ile sonuçlanır.

2.1.4. Deride Oluşan Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları
2.1.4.1. IEG Aracılı Reaksiyonlar
Besin alerjisi olan hastalarda akut ürtiker ve anjio ödem en çok görülen bulgulardır. Bulgular çok ani gelişebilir. Sorumlu besinler genelde şunlardır: Balık, kabuklu deniz ürünleri, fıstık fındık; çocuk yaştakilerde ise yumurta, süt, fıstık ve fındık. Ancak meyveler ve sebzeler bu grup içerisine girmeye başlamıştır.
Kronik ürtikerse gıda alerjisi olanlarda çok nadiren oluşur. 554 tane gıda alerjisi olan vakanın sadece %1.4’ünde kronik ürtiker ve anjio ödem bulunmuştur.
2.1.4.2. IGE ve NON-IGE Aracılı Miks Reaksiyonlar
Atopik dermatit, bir ek zaman türüdür ve genelde erken çocuk yaşta başlar. Kaşıntı, tekrarlayan lezyonlar, astım ve alerjik rinit en önemli bulgularıdır. Alerjen sp. IGE , bu hastalığın patogenezinde rol oynar. Langerhans hücreleri deride artış gösterir ve yüzeylerinde alerjen sp. IGE bulunur. Atopik dermatiti ve gıda alerjisi olan çocuklarda yapılan oral gıda uyarı testi sonucunda serum histamin seviyesi belirgin artar, eozinofil aktivasyonu oluşur.
2.1.4.3. IGE Aracılı olmayan Reaksiyonlar
Gluten duyarlı enteropati hastalarının bazılarınında çok kaşıntılı eritemli cilt lezyonları olan dermatitis herpetiformis görülür. Atopik dermatit ile karıştırılır. Kol ve bacankların dış yüzeyinde kalçalarda süregen, kaşıntılı, simetrik deriden kabarık içi sıvı dolu kırmızı lezyonlar vardır.
2.1.5. Solunumsal Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonlar
2.1.5.1. IGE Aracılı reaksiyonlar
Gıda uyarı testi ile hem üst solunum hem de alt solunum yolu reaksiyonları oluşturulabilir. Bu reaksiyonlar genelde deri ve mide – bağırsak bulguları ile birliktedir. RAST ile gıda sp. IGE gösterilebilir. 480 adet gıda reaksiyonları veren vakanın değerlendirildiği bir çalışmada çift kör plasebo kontrollü yöntemle %16 vakada solunumsal bulgu saptanmıştır.
Bulgular gıdanın alınımından 15 – 90 dakika sonra oluşmaktadır. Burunda ve göz etrafın da kaşıntı en erken bulgular olup bunun ardından hapşırma ve burun akması oluşur.
Respiratuar reaksiyonlara yol açan gıdalar, balık, kabuklar, yumurta, nohuttur.

2.1.5.2. IGE aracılı olmayan Reaksiyonlar
Heiner sendromu çok nadir görülen, gıda ile ortaya çıkan, pnömoni, akciğer infiltrasyonları, hemosideroz (dokulara demir çökmesi), mide kanaması ve demir eksikliği kansızlığı ile karakterli bir hastalıktır. Genelde inek sütü ile oluşur. Gelişme geriliği oluşur. İnek sütüne reaktif antikorlar saptanmış olup hastalığın immünolojik mekanizması tam olarak bilinmemektedir.

3. GIDA ALLERJENLERİNİN ÖZELLİKLERİ
Gıda allerjenleri mide – bağırsak zarından emilebilecek kadar küçük, bağışıklık sisteminde tanınabilecek kadar büyüktürler. Enzimler kullanılarak gıdaların allerjenik özellikleri indirgenebilmektedir. Düşük allerjeniteye sahip buğday unu aktinas, kollagenaz ve transglutaminaz kullanılarak elde edilmiştir. Meyve ve sebzelerdeki allerjenler ise ısıl işlemle elemine edilebilmektedir. Taze meyve ve sebzeye alerjisi olanlar pişmiş veya konserve ürüne tolerans gösterebilmektedir. Yer fıstığında bulunan allerjen madde CARK (Concanavain A – Reactive Glycoprotein) 100 0C ısıtıldığında bile allerjenitesini korumaktadır. İnek sütü allerjenleri de aynı şekilde yüksek dereceli ısıl işlemler pastorizasyon, evaparasyon ve kurutma gibi işlemlere dayanıklıdır. Isıl işlemler dışında enzimler de gıdaların allerjen etkisini azaltmakta kullanılmaktadır. Aktinas, kolegenaz ve trans glutaminaz ile işleme tabi tutularak çözünür buğday proteinli buğday unu eldesi, proteolitik enzimlerle işlenen pirinç ve hidrolize edilmiş bebek fomülleri bu şekilde elde edilen hipoallerjenik gıdalara örnek olarak verilebilir.

4. GIDA ALLERJENLERİNİN ÖNEMİ
Son yıllarda gıdaların piyasadan geri toplanma nedenleri arasında, ürünlerin etiketinde belirtilmeyen allerjen maddelerin bulunması önemli bir yer tutmaktadır. Tedarikçiler ve üreticiler, allerjen denetimi üzerinde yoğunlaşmakta, kullandıkları maddelerin kaynağını açığa çıkarmaya ihtiyaç duymaktadır. Hijyen uzmanları ise allerjen gıda kalıntılarının ekipmanlardan ne şkeilde ayrılabileceği konusunda çalışmaktadır.
Gerçek bir gıda allerjesi, bağışıklık sisteminin anormal tepki vermesi olarak tanımlanabilir. Gıda alerjisi, birçok kişi tarafından güvenli olarak tüketilen belirli gıdalarda doğal olarak bulunan proteinlere karşı duyarlı kişilerde özel IGE antikorunun üretilmesi ile ortaya çıkar. Gıdalara genel olarak bakıldığında 8 gıda veya gıda grubunun bütün gıda allerjenlerinin %90’ından fazlasını oluşturduğu görünmektedir. Bu gıdalar süt, yumurta, balık, kabuklu su ürünleri, yer fıstığı, ceviz ve antep fıstığı, fındık dahil sert kabuklu gıdalar ve buğdaydır. Ancak bunlar dışında herhangi bir gıda da seyrek de olsa alerjik vakalara neden olabilir.
Alerjik reaksiyonlarda deride; döküntü, kabarma, solunum sisteminde; nefes alma güçlüğü, dudaklarda, ağızda, dil ve boğazdan şişme, dolaşım sisteminde; kan basıncında düşme, hafif baş ağrısı, bilinç kaybı, bayılma, sindirim sisteminde; karın ağrısı, kusma ve ishal görülebilir. Bazı kişilerde belirtilen gıda alınır alınmaz, bazılarında da alerjik gıda yendikten sonra 2 saat içinde görülebilir.

5. ALLERJEN BELİRLEME TESTLERİ
Allerjen belirlemede hastanın yaşı, alınan besin miktarı, bağırsak mukozasının yapısı besinin çiğ yada pişmiş olması, sindirimi etkileyen ilaçlar gibi pek çok faktörün rol oynaması nedeniyle gıda allerjenlerinin belirlenmesi oldukça zordur.
5.1.Vitro Testler
IGE antibodileri için yaygın olarak kullanılan test RAST (radyoallerjosorbent) uygulamasıdır. Bu test radyo izotopları kullanır ve özel laboratuar aletleri ve uzman teknisyenler gerektirir. IGE antibodileri için uygulanan diğer testler; PRIST (kağıt radyo immunoabsorbent) ve ELİSA (enzim – bağlı immunosorbent) testleridir. Bu yöntemlerde radyo izotop kullanılmaz ve diğer yöntemlere göre daha az duyarlıdır. Bu 3 yöntemde pahalıdır.


5.1.1. RAST Analizi
Gıda allerjenlerini belirleyen, laboratuar ortamında gerçekleştirilen ve sadece hastanın çok az bir serum örneğiyle yürütülebilen bir analiz yöntemidir. Gıda ekstraktına bağlanan IGE antibodilerinin, radiolabeled anti-IGE ile reaksiyonun gözlenmesine dayanır.
5.1.2. Elisa Analizi :
Alerjik gıdalardaki proteinlerin veya belirli gıda alerjilerinin belirlenmesinde kullanılabilir. Testler incelenen gıdadaki bir veya daha çok proteine karşı hayvanlarda gelişen belirli antibodilerin kullanımına dayanır.
5.2. Vivo Testleri
5.2.1. Deri Testleri:
Hastanın ön kol derisine allerjen olduğu düşünülen gıdanın seyreltilmiş ekstrakti deri iğneyle çizilerek verilir. Deri pozitif uyarı (3mm) verinceye kadar gıda ekstraktının konsantrasyonu artırılır. Ekstrakt hazırlamak için taze gıdalar tuzlu suda ekstrakte edilir. Meyvelerin analizinde ise meyve suyu kullanılır. Eğer 20dk. İçinde deride bir değişiklik oluşursa, bu IGE tarafından oluşan bir alerjik reaksiyonu gösterir. 4-8 saat sonra gözlenen reaksiyonsa, gecikmiş veya hücre-merkezli bir reaksiyonun belirtisidir.
Deri testlerinin sonuçlarının inanırlık düzeyi düşüktür. Çünkü allerjen temas ettiği yüzeyde bir tepki oluşturmayabilir.
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 14-2008   #4
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

5.2.2. Gıda Diyeti
Alerjiye neden olduğu düşünülen gıda hastanın diyetinden uzaklaştırılır ve hastaya en az bir haftalık ilaçsız ve allerji riski düşük gıdalardan oluşan bir besleme uygulanır. Bir veya iki hafta sonra alerjik olduğu düşünülen gıdadan küçük bir miktar veya hasta tarafından fark edilmeyen ve allerjen içeren gıdanın yerleştirildiği kapsül hastanın diyetine eklenir. Eğer allerji semptomları görülürse gıda allerjeni tanımlanmış demektir (Scowen, 1985).
Alerjiye neden olabilecek gıda hastaya genellikle hastanın ve doktorun da içeriğini bilmediği kapsüller halinde verilir. Hastanın kapsüldeki gıdaya verdiği tepkiler gözlemlenir. Ancak bazı hastalarda anafilaktik şoklar oluşabileceği için kapsüldeki gıdanın dozajının iyi ayarlanması önemlidir.

5.3 Yeni Gıdalara Uygulanan Testler
Gen mühendisliğiyle elde edilen yeni gıdaların sağlık açısından güvenirliliğinin belirlenmesi için alerji testini de içeren bir takım analizlerden geçmesi gerekir. Ancak bu tarz testlerin yapılması çok kolay değildir. Çünkü pek çok gen donar kaynağı çok az bilinen allerjen gıdalardır. Ayrıca yeni gıdalarla birlikte toplumların daha önceden hiç karşılaşmadıkları proteinlerle etkileşimi sonucu yeni gıda allerjenleri ortaya çıkmaktadır. Örneğin kivi meyvesinin Avrupa ve ABD’de ticarileşmesi yüzyıl kadar önceye dayanmakla birlikte bu bölgelerde kivi alerjisine rastlama sıklığı son 10 yılda artış göstermiştir.
Gen mühendisliği çalışmaları sonucu geliştirilen yeni gıdalarda allerjen proteinler olup olmadığını belirlemek için RAST ve ELISA analizlerinin yanı sıra immunoblotting ile uygulanan elektro – farez de kullanılmaktadır. Gıda ekstraktındaki proteinler sodyum dodesil sülfat pdiakrilamid jel elektroforez, doğal PAGE veya 2 boyutlu elektrofarez kullanılarak ayrıştırılırlar. Bu proteinler nitroselüloz ince zarlara konulur ve IGE taşıyan insan serumu ile inkübe edilirler. IGE ile reaksiyondan sonra autoradyografiyle görülebilirler. İmmuroblotting kullanılan elektroforez her şeyden önce ellerjik proteinlerin gıda ve diğer kaynaklardan ayrılması ve tanınması için kullanılmaktadır; örnek olarak soya, yer fıstığı ve bademdeki bir çok allerjenin belirlenmesi verilebilir.

6. ALLERJİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Gıda allerjenlerinin başlıca tedavisi allerjenin diyetten çıkarılmasıdır. Eğer kişinin pek çok gıdaya alerjisi varsa veya buğday ve inek sütü gibi temel gıda maddelerinden birine karşı alerjikse, bu durumda birçok gıda maddesini içeriğinde bulunan bu gıdaların hastanın diyetinden uzaklaştırılması zor olabilir. Hasta bir gıdaya karşı alerjikse reaksiyon gıdanın bütün içerdiği maddelere karşı değil, belli bir fraksiyona karşıdır. (Yumurtanın Beyazı gibi) Allerji tedavi yöntemleri şunlardır.
a) Eliminasyon Diyeti
Amaç allerji semptomlarına neden olabilecek gıdaları diyetten çıkarmaktır. Bu diyet döneminde genelde alınabilecek gıdalar kuzu eti, pirinç, pirinçli kahvaltı öğünleri, glutensiz ekmek, taze sebze ve meyveler, su, taze meyve suyu ve zeytin yağıdır. Diyetin dışında bırakılacak yiyecekler balık, tavuk, kuzu eti dışındaki etler, glutenli buğday ürünleri, yumurta, süt ve süt ürünleri, çilek ve fındıktır. Eğer hasta iki hafta veya daha sonra iyileşme başlarsa diyete yeni bir gıda eklenir ve bu işlem kişide allerji semptomları görülen gıda bulunana kadar devam eder. Bundan sonraki diyette belirlenen gıda kullanılmaz. Farmokolojik tedavide kullanılan ilaçlar ve etkin olduğu alanlar şunlardır;
1. Antihistominler; alerjik reaksiyon sırasında ortama bırakılan histamini nötralize eder ve bronşospazmın azalmasında etkin bir rol oynar. Pek çoğunun uyku getirici ve kaşıntıyı azaltıcı etkisi vardır.
2. kortikosteroidler; vücuttaki kabartıların oluşumunu azaltır. Kan damarlarını daraltır ve savunma sisteminin tepkilerini azaltır. Steroidlerin deri tarafından çok fazla emilimi bölgesel deri değişikliğine neden olabilir ve çocuklarda gelişim eksikliğine neden olan adrenalgland’in çalışmasını etkileyebilir.
3. Disodyum Kromoglikat; ağızdaki hücreleri stabilize eder. Bu ilaç aynı zamanda yemek borusunun geçirgenliğini azaltabilir ve antijenin absorbsiyonunu önleyebilir. Başlangıç dozu genellikle günde 100 mg’dır. Toz halindeki ilaç sıcak suda eritilir ve yutmadan önce ağızda çalkalanır. Böylece gıda allerjenlerinin ağızdaki mukoz tabakası tarafından absorbsiyonu önlenmiş olur.
4. Bronşodilatörler; astım semptomlarını hafifletebilir. Bu tür ilaçlar ancak alerjik gıdayla etkileşiminden sonra alındığı takdirde, alerjik reaksiyonları önlemede rol oynayabilirler.
b) Duyarsızlaştırma
Duyarsızlaştırmada amaç; hastayı belli bir allerjene karşı duyarsız hale getirmektir. Başarısız sonuçlar nedeniyle bu uygulama genellikle yetersiz olarak nitelendirilir. Aşı olarak nitelendirilebilecek saf ve az miktarda allerjen vücuda enjekte edilir ve IGE antibodilerinin üretimi sağlanır. Bu yöntemin vücuttaki belirli IGE antibodilerini azalttığı ya da durduğu düşünülür. Ancak uygulama basamakları açık değildir.
c) Profilaktik Tedavi
Yapılan pek çok araştırma sonucunda gerekliliği tam kanıtlanamamış olmakla birlikte, özellikle anne babası alerjik olan bebeklerin en azından 6 ay anne sütüyle beslenmeleri önerilmektedir. Anne sütündeki IgA antibodilerinin profilaktik etkisi olduğu sanılmaktadır.
Gıda alerjilerinde bazen, ağızdan alınan disodyum kromaoglikatla birlikte eliminasyon diyeti de uygulandığı taktirde etkili sonuçlar alındığı gözlenmiştir. Benzer şekilde, daha önceden antihistamin alan inek sütüne alerjisi olan hastaların belli ölçüde sütü tolere edebildiği belirlenmiştir.
Immunoterapi genellikle böcek ve polen alerjilerinin tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak gıda alerjilerinde uygulanması çok tartışılmakta olup, bu konuda yararlı olduğuna dair henüz kesin bir veri bulunmamaktadır. Klasik immunoterapi yönteminde, hastaya saf allerjen ekstraktı verilir. Uygulanan dozaj, hastanın allerjene karşı koruma sistemi geliştirmesi veya bu allerjenleri tolere edebilmesine kadar devam eder. Fakat bazı kişilerde immunoterapiden önce tolere edilebilen allerjenlere karşı hassasiyet oluşur yada anafilaktik şoklar görülebilir. Bu yüzden gıda allerjenlerindeki kullanımı yaygın değildir.

7. ALLERJENLERİN ÖNLENMESİ
7.1. Allerjenlerin Gıdaya Girişinin Engellenmesi
Allerjen malzemenin gıdaya girişi 3 yolla olabilir.
1. İçerik malzemelerinin alımından önce veya sonra çapraz kontaminasyon
2. İstenmeyen yanlış formülasyonlar
3. Başka bir üründeki allerjenlerle çapraz kontaminasyon
Ürün içeriğinde bulunmayan allerjen bir maddenin formülasyona karışması, ürün hazırlanırken karışımdaki malzemelerin dikkatli kontrolüyle önlenebilir. Ayrıca hammaddenin işlenmesi ve depolanması, ortak kullanılan aletlerdeki kalıntılardan üretim sırasında bulaşma, havadan gelen toz gibi faktörler ürünün diğer ürünlerde bulunan allerjenlerle çapraz kontaminasyona neden olabilir. Bu tür bulaşmaları önlemek için allerjen içeren ve içermeyen ürünlerin hatlarını ayırmak en güvenilir yöntemdir. Eğer bu sistem uygulanmıyorsa, allerjen içeren ürünler hatta en son verilmeli ve üretim tamamlandıktan sonra gerekli temizlik yapılmalıdır.

7.2. Etiketlemenin Önemi
Gıda alerjenleri konusunda çalışan en önemli kuruluşlardan biri Gıda Alerjisi Anafilaksi Birliğine göre uygunsuz etiketleme gıda alerjisi olan insanları büyük risk altında bırakmaktadır. Ürünlerin etiketlenmesiyle gıdanın bileşiminde bulunan allerjenlerden duyarlı kişilerin korunması sağlanabilir. FDA tarafından Ocak 1993’de yapılan etiketlemeyle ilgili son değişiklikler şöyledir.
1) Onaylanan boya katkı maddeleri isimleriyle listelenecektir.
2) Hidrolize protein içeren gıdaların protein kaynağı belirtilecektir.
3) “Süt ürünü değildir” şeklinde etiketlenen ve kazein içeren gıdalarda kazeinin bir süt türevi olduğu ifade edilecektir.
4) 100 ppm veya daha yüksek oranlardaki sülfit içeriği etikette bildirilecektir.
5) Standart gıdalarda ürünün içerdiği malzemeler listelenecektir. Örneğin; yoğurt, ton balığı, ketçap
6) Koruyucu kaplama malzemesi içeren meyve ve sebzelerde “tazeliği korumak için gıda kalitesine uygun hayvan bazlı waks maddesiyle kaplanmıştır” ibaresi yer almalıdır.
Bu kurallardan muaf tutulanlar;
• Küçük işyerleri tarafından satılan gıdalar
• Restoranlarda satılan gıdalar
• Restoran gıdalara benzer hazır gıdalar
• Çok az miktarda besleyici madde içeren gıdalar
• Ek besinler
• Bebek formülleri
• Belli hastalıklarda hastanın besin ihtiyacını sağlayan tıbbi gıdalar
• Büyük miktarlarda toptan gönderilen gıdalar
• Geleneksel yöntemle işlenmiş balık ve av hayvanları
• Bağışlanmış gıdalar
7.3. Gıda Üreticileri
Gıda allerjenlerinden korunmada gıda üreticilerine düşen görevler;
• Formülasyonda gereksiz alerjik madde kullanımından kaçınılması
• Alerjik maddenin gıda etiketinde tüketicinin dikkatini çekecek şekilde ve ayrıntılı olarak belirtilmesi
• Ürünün içerdiği malzemeleri listeleyen ve tanıtan broşürlerin hazırlanması
• Tüketicileri üründe alerjik bir madde bulunduğu yada kontaminasyondan dolayı alerjik madde bulunabileceği konusunda uyarma
• Allerjenlerden kontamine olmuş ve hiçbir uyarı işareti taşımayan ürünlerin geri alım sisteminin kurulması
• Personel eğitimi

8. ALLERJİ ÖNLEME PLANI
Birçok gıda maddesi allerjenleri içerebilmekle birlikte alerjik maddelerin gıdalara bulaşma yoluyla geçmesi de olasıdır. Allerjen maddelerin gıdalara bulaşma yoluyla geçmesi;

• Hammadde kontaminasyonu
• Kazayla oluşan yanlış formülasyonlar
• Üretim programında değişiklik
• Yetersiz temizleme ve sanitasyon
• Üretim sırasındaki çapraz kontaminasyonlar
• Ekipman tasarımı
• Üretim, temizlik uygulamaları
• Etiketleme
• Üretim sonrası kontroller olarak belirtilebilir
Allerji önleme planı; malzeme temininden ürün çıkışına kadar ki tüm basamakların bir HACCP sistemi dahilinde kontrolünü içerir. Bu planın amacı; üretim hattındaki potansiyel kontaminasyon noktalarını belirlemek ve önlemek için gerekli sistemi oluşturmaktır.
1. Personel Eğitimi
Personelin bilinçlendirilmesi ve eğitimi diğer kontrol mekanizmalarında olduğu gibi allerjen yönetiminde de çok önemlidir. Bu konuda genel uygulamalar,
• El teması ve el yıkama alışkanlığı
• Kıyafet uygunluğu
• Temizlik işlemleri
• Atık kontrolü
• Çapraz kontaminasyon noktalarının takibi konularını içermelidir.
2. Ham Madde Kontrolü
Allerjen bilgileri ham madde tedarikçilerinden de talep edilmelidir. Tedarikçiler kontrol uygulamalarına dahil edilmeli ve denetçilerle olası kontaminasyon riskleri belirlemelidir.
Bazı paket materyalleri sızabilen, buğday bazlı ajanlar içerebildiğinden paketleme bölümü de allerjen programının parçası olmalıdır. Örneğin karton kutuların proses sırasında birbirine yapışmasını engellemek için buğday nişastası kullanılabilmektedir. Bu nedenle paketleme maddesi tedarikçilerinin bilinçlenmeleri ve bu uygulamaları haber vermeleri önemlidir.
Fırın ürünleri hazır karışımları, baharat karışımları ve doğal aramalarda çeşitli allerjenler veya gıda duyarlılığı yaratan sülfit veya tartrazin gibi maddeler içerebilmekte ve yine tedarikçilerden bu bilgilerin alınması gerekmektedir. Bu tip proses yardımcı maddeleri ve katkılar HACCP uygulamasının katkılar tehlike analizleri bölümünde allerjen katkılar olarak yer almalıdır.
3. Üretim Sırasındaki Kontroller
Allerjen kontaminasyonunu en aza indirmek için fabrikalarda İyi Üretim Teknikleri (GMP) ve HACCP gıda güvenliği sistemleri işleme konulmaktadır. Fabrikanın ve cihazların temizliği hiçbir kalıntı kalmayacak şekilde ayarlanmalı ve çapraz kontaminasyonu engellemek için mümkünse allerjen ürünler için aynı hatlar kurulmalıdır. Eğer tek hatta üretim yapılıyorsa allerjen içeren ürünlerin hatta en son verilmesi ve hemen arkasından temizliğin devreye sokulması kontaminasyon ihtimali azaltır ( Seylam, 2000)
Hammadde taşınması sırasında bantların üzerinin kapatılması, allerjen maddelerin fabrika havalandırma sisteminden uzak depolanması, bakımda kullanılan aletlerin cihazlara özel olması, allerjen içeren hammaddenin etiketlenmesi ve fabrika depolarında bariyerlerle ayrılması veya alt raflarda ayrı olarak depolanması gibi önlemler kontaminasyon risklerinin en aza indirilmesinde önemli işlemler olarak sayılabilir (Anon.2002a; seylam,2000)
Üretim sırasında allerjen risklerin belirlenmesi için üreticilerin uygun ve güvenilir bir kantitaf yöntemi düzenli olarak uygulaması da önemlidir.
• Ürün temas yüzeylerinin allerjen temizliğinden sonra görsel muayenesi yapılmalı ve belgelenmelidir.
• Temas yüzeylerinde temizlik işleminin yeterliliği düzenli olarak biyoluminesans testi, ELISA testi veya diğer uygun test metotlarıyla kontrol edilmelidir.
• Allerjen içeren hamur veya yapışkan kalıntıların temizliğinde “yaş temizleme” yöntemleri kullanılmalıdır. Islak veya yapışkan kalıntıların olmadığı durumlarda “kuru temizleme” yeterli olabilmektedir.
• Karıştırma kazanları ve pişirme ekipmanları da periyodik olarak bu testlerle denetlenmelidir.
4. Üretim Sonrası Kontroller-Etiketleme
Gıda ürünlerinin Gıda Standartları Kodlarına uygun olarak etiketlenmeleri, allerjenlere duyarlı bireylerin yedikleri maddeler konusunda açık ve detaylı bilgi alabilmelerini sağlamaktır. Bu nedenle etiketleme konusuna firmaların gerekli özeni göstermesi hayati önem taşımaktadır.
Etiket denetçileri, formülasyonun etikette yer alan “içindekiler” bölümüyle uyuşup uyuşmadığını kotrol etmek zorundadırlar. Formülasyon değişikliği yapılıp allerjen bir madde gıdaya eklendiğinde gerekli değişikliğin anında yapılması sağlanmalıdır (Anon.2003d).
Gıdayı oluşturan tüm maddelerin ve allerjenlerin açıklayıcı bir şekilde listelenmesi çok önemlidir. Örneğin, süt içeren birçok gıda maddesi vardır,ancak ürün “kalsiyum kazeniat” içerdiğinde tüketici bunun süt türevi olduğunu anlamayabilir. Böyle durumlarda parantez içinde kalsiyum kazeniatın bir süt ürünü, süt proteini veya süt türevi olduğu belirtilmelidir (Anon. 2002a).
Gıda Standart Kodları etiketlerde yer olması zorunlu maddeleri açıkça belirtirken bu maddelerin ne şekilde belirtilecekleri konusunda net yönergeler belirtmemiş şu hususlar genel olarak ifade edilmiştir;
• Hububatlar-eğer buğday, arpa, yulaf, çavdar veya ıslah türevleri kullanılmışsa, genel “hububat” yerine hububatın özel adı belirtilmelidir.
• Katı ve sıvı yağlar-genel “bitkisel yağ” yerine “fındık yağı, soya yağı, susam yağı” gibi özel isimler kullanılmalıdır.
• Balık-Kabuklu deniz ürünü varsa mutlaka özel ismi belirtilmelidir. Bazı balıklarda genel olarak “balık” yazılması yeterlidir.
• Sert kabuklu kuruyemişler-özel isimleri belirtilmelidir.
• Nişasta-buğday, arpa, yulaf, çavdar veya ıslah türevleri elde edilmişse kaynağı mutlaka belirtilmelidir.
Bu ürünlerin diğer türevleri veya diğer gıda allerjenlerinin nasıl belirtilmesi gerektiği konusunda bilgi mevcut değildir. Bununla birlikte, allerjen gıda isimlerinin, katkı maddelerinin yanında açıkça belirtilmesi doğrudur. Örneğin;
• “Maltodekstrin” yerine “buğday maltodestrini”
• “lesitin” yerine “soyalesitini”
Diğer bir yöntem olarak da; eğer buğday bazlı birçok katkı maddesi kullanılmış ise, “içindekiler” listesinin en başına “buğday ürünleri içerir” ibaresi konulabilir. (Anon. 2003d)
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 14-2008   #5
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

9. SONUÇ
Gıda üreticilerinin çözmesi gereken problemlerden biri gıda allerjenleridir. Çünkü bazı gıda proteinlerinin tüketilmesi gıdaya karşı alerjik olan kişilerde ölümle bile sonuçlanabilen ciddi reaksiyonlara neden olmaktadır.
Gıda alerjisinden sorumlu birkaç özel gıda vardır. Çocuklarda süt, yumurta, yer fıstığı, balık ve fındık; erişkinlerde ise yer fıstığı, fındık, balık ve kabuklu deniz hayvanları gibi Gıda allerjenlerinden korunmanın en iyi yolu alerjiye neden olan gıdadan üretimine kadar olan bütün basamaklardaki potansiyel alerji problemlerini belirleyip, önleme planları oluşturarak tüketiciye yardımcı olmaları gerekir.
Gıda üreticileri Alerjen önleme planı ve HACCP uygulamaları ile işletmelerinde potansiyel kontaminasyon noktalarını belirleyip, bunlara uygun izleme sistemleri ile önleme yöntemleri geliştirerek alerjen maddelerin ürüne geçişini en aza indirebilirler. Üretim sonrasında ise uygun ve açıklatıcı gıda etiketleri sayesinde duyarlı insanların gıda allerjenlerine maruz kalmaları büyük ölçüde engellenebilir.


















10. KAYNAKLAR
• Dünya Gıda Temmuz 2004 Sayı: 2004 – 7
• Dünya Gıda Eylül 2000 Sayı: 2000 – 09
• Anonymous,2003b.GıdaAlerjisi. [url]
• İnek Sütü Alerjisi.

• Alerjik Besinler.
• Gıda Alerjileri.
• Anonymous,2003a.GıdaAlerjisi. [url]
• Dünya Gıda Temmuz 2001 Sayı: 2001 – 07
• Dünya Gıda Eylül 2001 Sayı: 2001 – 09
• Dünya Gıda Haziran 2001 Sayı: 2001 - 06
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 30-2008   #6
Member
 
Üyelik tarihi: 12-04-2008
Mesajlar: 34
Tecrübe Puanı: 12
feyzan sakarya is on a distinguished road


Standart

Paylaşımınız için teşekkürler. Güzel ve faydalı bir paylaşım.
feyzan sakarya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 28-2009   #7
Junior Member
 
eaysegul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-11-2008
Mesajlar: 1
Tecrübe Puanı: 0
eaysegul is on a distinguished road


Standart

paylaşım için teşekkürler
__________________
Yokuşta akmayan ter, inişte gözyaşı olur...
eaysegul isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap