Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Gıdacılar Kafe > Gıdacılar Kafe
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 07-2009   #1
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 42
Mesajlar: 1.128
Tecrübe Puanı: 82
Tecrübe Puanı: 5802
Tecrübe Derecesi : Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute
Standart anne sütü oligosakkaritleri

ANNE SÜTÜ OLİGOSAKKARİTLERİ VE BEBEK BESLENMESİ ÜZERİNE OLAN ETKİLERİ
*Dyt Seray Kabaran, **Prof. Dr. Gülden Köksal

Anne sütü üstün içeriği ve özellikleri ile yenidoğan bir bebeğin tüm besin öğesi gereksinimini, 6 ay boyunca tek başına karşılayabilen en uygun besindir. Anne sütü bebeğin normal büyüme ve gelişmesine yetecek miktarda enerji, sıvı, protein, mineral ve vitaminler içermektedir. Ayrıca bebeğin henüz tam olarak gelişmemiş sindirim sistemine en uygun ve en kolay sindirilebilen, biyoyararlılığı yüksek bir besindir.

Anne sütü, besleyici özelliklerine ek olarak bebeğin sağlığını koruyucu çok sayıda yararlı etkilere sahiptir. Anne sütünün sindirim sistemi, immun sistem, nöral gelişimin yanında kronik hastalıklardan koruma ve alerji insidansını azaltma gibi özellikleri bulunmaktadır. Ayrıca sosyal, psikolojik ve ekonomik yönden de anne sütünün önemli etkileri vardır.

Anne sütü ile beslenme, immun sistem gelişimine yardımcı olan immunolojik bileşiklerin anne sütü ile bebeğe geçişini sağlamaktadır. Anne sütünün bakteri, virüs ve protozonlara karşı antimikrobiyal aktivitesi bebeklerde enfeksiyonların görülme sıklığını azaltmakta, bebeği patojen mikroorganizmalara karşı korumaktadır. Anne sütü bileşenleri patojenlerin çoğalmasını önleyici maddeler, protein ve enzimlerle, Vibrio kolera, E. coli, Stafilokoklar, Hemophilus influenza ve Helicobakter pylori gibi bakterileri, rota virüs, hepatit C, sitomegalovirus (CMV) ve HIV gibi virüsleri baskılayıcı özellikte olmaktadır. Anne sütü antimikrobiyal aktivitesi gastrointestinal sistem, üst solunum sistemi, üriner sistem enfeksiyonlarını azaltmakta, anne sütü ile beslenen bebeklerde diyare ve orta kulak iltihabına daha ender rastlanmaktadır.

Enfeksiyonlardan koruyucu etkiler anne sütünde bulunan antienfektif, hormonal, enzimatik, biyoaktif, besinsel aktiviteye bağlı olmaktadır. Anne sütü en önemli koruyucu özelliklerini antibakterial özelliklere sahip olan IgA, laktoferrin ve lizozimlerle sağlamaktadır. T ve B hücreler, anti-inflamatuar sitokinler, komplemanlar, musin, nötrofiller, makrofajlar, lenfositler, glikokonjuganlar ve anne sütünde bulunan diğer immun ajanların da bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde etkileri bulunmaktadır. Bunlara ek olarak anne sütünde bulunan oligosakkaritler anti-inflamatuar ve anti-enfektif özelliklere sahiptirler.(2,5,8)

Anne sütünün enfeksiyonlardan koruyucu özelliği çeşitli etkilerle değişmesine karşın özellikle anne sütü oligosakkaritlerinin bağırsak florasının gelişimi destekleyici etkisi bulunmaktadır. Ayrıca, anne sütü ile beslenen bebeklerde patojenik bakteriler, virüsler, toksinler ve protozoonların sindirim, solunum, üriner sistem kanallarında bulunan epitel hücre yüzeylerine tutunması da oligosakkaritler tarafından engellemektedir. Bu etkilerle anne sütü antianfektif özellikler sağlayarak bağışıklık sistemi gelişimini desteklemektedir. Anne sütü oligosakkaritlerinin diğer önemli etkisi de sialik asit ile beyin gelişimine olan etkilerinden kaynaklanmaktadır.(9,10,11,12)

*Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Mezunu
Hacettepe Üniversitesi Diyetetik ABD Yüksek Lisans Öğrencisi
**Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Diyetetik ABD Başkanı

Anne sütü oligosakkaritleri(ASO);
Hücre yüzeylerinde reseptör analoğu olarak mukozaya patojenlerin ve toksinlerin tutunmasını engellemektedir.(5,9,10)
Kolondaki bifidojenik bakterilerin büyümesini arttıran prebiyotik özelliklere sahiptir böylece patojenlerin çoğalmasını engellemektedir. (11,12,13)
Bağışıklık sistemini düzenlenleyici etkilere sahiptir.(4,13,14)
Sialik asit içerikleri ile beyin gelişimi ve öğrenme yeteneği üzerinde önemli işlevlere sahiptir.(15,16)

Anne Sütü Oligosakkaritlerinin Yapıları:

Oligosakkaritler 3-10 monosakkaridin birbirine bağlanması ile oluşan kompleks karbonhidratlardır.(16) Bazı oligosakkaritler serbest halde bulunurken, bazıları glikoproteinlere (laktoferrin, κ-casein, sIgA) veya laktoza bağlı halde bulunmaktadır.(15)

D-glukoz (Glc), D-galaktoz (Gal), N-asetilglukozamin (GlcNAc), L-fukoz (Fuc) ve sialik acit (NeuAc) oligosakkarit monomerleridir. Çekirdek(core) oligosakkarit molekülü, galaktoz ve N-asetilglukozaminlerin beta-glikosidik bağlar (β1-3 ve β1-6 β1-4 bağları) ile laktoza bağlanması sonucu oluşmaktadır. Meme bezlerinde glikosiltransferaz enzimleri; galaktozil, N-asetilglukozaminil, fukozil ve sialil transferazlar tarafından galaktoz, fukoz, N-asetil-glukozaminler, sialik asit gibi monosakkarit ünitelerinin farklı pozisyonlarda çekirdek yapıya eklenmesi ile de çeşitli oligosakkaritler oluşmaktadır.(8,13,18,19,20)

Çekirdek(core) oligosakkaritler: Glc, Gal ve GlcNac tarafından oluşup daha karmaşık oligosakkaritlerin sentezini sağlamaktadırlar.
Fukozil-oligosakkaritler: Çekirdek oligosakkaritlere bir veya daha fazla fukoz eklenmesi ile oluşmaktadırlar.
Sialil-oligosakkaritler: Çekirdek oligosakkaritlere bir veya daha fazla (N-asetil nöraminik asit) NANA eklenmesi ile oluşmaktadırlar.
Sialilefukozile-oligosakkaritler: Hem fukoz hem NANA içermektedirler.(19,21)

Oligosakkaritler kimyasal özelliklerine göre ise nötral ve asidik oligosakkaritler olmak üzere 2 gruba ayrılmaktadırlar. Nötral oligosakkaritler yüksüz olup, asidik oligosakkaritler negatif yüklüdürler. Fukoz nötral oligosakkaritleri, sialik asit ise asidik oligosakkaritleri oluşturmaktadır.(9,21)


Tablo 1: Anne ve İnek Sütünde Bulunan Oligosakkaritler ve Miktarları (20,21)

Oligosakkaritler Kısaltmaları Anne Sütü (g/L) İnek Sütü(g/L)
Laktoz Lac 55-70 40-70
2’-Fukozil-laktoz 2’-Fuc-lac
3-Fukozil-laktoz 3-Fuc-lac
3’-Sialil-laktoz-3-fukozil-laktoz 3’NeuAc-3-Fuc-lac
Difukozil-laktoz Fuc2-lac
Lakto-N-tetroz LNT 0.5-1.5 eser
Lakto-N-neo-tetroz (tip2) neo-LNT
Lakto-N-fokapentoz I LNFP I 1.2-1.7 -
Lakto-N-fokapentoz II LNFP II 0.3-1.0 -
Lakto-N-fokapentoz III LNFP III 0.01-0.2 -
Lakto-N-fokapentoz V LNFP V
Lakto-N-difuko-heksoz I LNDFH I 0.1-0.2 -
Sialilα(2-3)laktoz NeuAcα (2-3)lac 0.1-0.3
Sialilα(2-6)laktoz NeuAcα (2-6)lac 0.3-0.5 0.03-0.06
Sialil-lakto-N-tetroz a NeuAc-LNT a 0.03-0.2 eser
Sialil-lakto-N-tetroz b NeuAc-LNT b
Sialil-lakto-N-tetroz-c NeuAc-LNT c 0.1-0.6 eser
Sialil-fukozil-lakto-N-tetroz I NeuAc-fuc-LNT I
Salil-fukozil-lakto-N-tetroz II NeuAc-fuc-LNT II
Disialil-lakto-N-tetroz NeuAc2LNT 0.2-0.6 eser


Tablo 1’de görüldüğü gibi anne sütü oligosakkaritleri içinde en fazla bulunan çekirdek oligosakkarit LNT (0.5-1.5 g/L), fukozil oligosakkarit LNFPI (1.2-1.7 g/L) olarak belirlenmiştir.(21)

Anne Sütü Oligosakkaritleri (ASO):

Oligosakkaritler anne sütünde laktoz ve yağlardan sonra en çok bulunan, anne sütünün 3. temel bileşenidirler. [Olgun anne sütü -> 60-75 kcal/100 ml enerji, 0.8-1.0 g/100ml protein, 6.5-7.2g/100ml laktoz, 3-5g/100ml yağ, 1.2-1.4g/100ml oligosakkarit içermektedir.] Oligosakkaritlerin kolostrumdaki miktarı 20-22g/L olup, bu miktar 2 hafta boyunca düşmekte ve olgun sütte 12-14g/L oligosakkarit bulunmaktadır. İnek sütündendeki oligosakkarit miktarı ise 1g/L’den azdır. (3,7,17,22)

Anne sütünde bulunan oligosakkaritlerin miktar ve bileşimi gestasyon süresi, laktasyon süresi ve sütün miktarı, bireysel ve genetik özelliklerden etkilenmektedir. Bu nedenle anne sütünün oligosakkarit içeriğinin 7-12g/L arasında değiştiğini belirten çalışmalar bulunmaktadır. Anne sütü oligosakkaritleri meme bezlerindeki epitel hücrelerde glikosiltransferazlar ile sentezlenmektedir. Bu nedenle anne sütü oligosakkaritlerinin bireysel değişimi glikosiltransferaz miktarına bağlı olmaktadır çünkü glikosiltransferaz miktarı Lewis kan grubuna bağlı olup genetik özelliklerden etkilenmektedir.(9,10,11,13,24)


Tablo 2. Anne Sütü Nötral Oligosakkaritlerinin ilk 3 günlük değişimi(24)


Çalışmalar oligosakkaritlerin ilk 5 gün boyunca yükselip daha sonra 3 aya kadar düştüğünü göstermektedir. Miller ve ark.(14) yaptığı çalışmaya göre ASO miktarı 4.gün 20.9±4.81g/L olup 120. gün 12.9±3.3g/L’ye düşmektedir. 1-13 hafta arasında sialik asit %71, N-asetilglukozamin %56 ve fukoz %35 azalmaktadır.(25)

2’-FL ve LDFT kolostrumda 1. gün, 2-3. günlere göre anlamlı derecede yüksektir. LNT ise 3 gün boyunca anlamlı derecede yükselmektedir.(tablo 2)(24)

Fukozil oligosakkaritler ilk ay %20 azalmakta, ilk aydan sonra değişmemektedir. Çekirdek oligosakkaritler ilk aydan sonra yükselmeye başlarken, sialil oligosakkaritler ilk aydan itibaren azalmaktadırlar. Birçok oligosakkaridin başlangıç değerinin yüksek olması ve toplam oligosakkarit miktarının giderek azalması ilk günden itibaren anne sütü ile beslenme ve oligsakkaritlerden daha fazla miktarlarda yararlanabilmenin önemini göstermektedir. (tablo 3)(22)


Tablo 3. Anne Sütü Oligosakkaritlerinin 4-90 gün arasındaki değişimi(22)


Anne Sütü Oligosakkaritlerinin Özellikleri ve Sağlık Üzerine Etkileri:

Anne sütü oligosakkaritleri bebeğin sağlığını koruyucu çok sayıda işleve sahiptir. Oligosakkaritler ince bağırsaklarda sindirime dirençli olup anne sütünde çözünen posa özelliğine sahiptirler. Sindirime dirençli yapıları ile bebekleri patojenlerden koruyucu ligandlar olarak görev almakta ve yenidoğanı özellikle bağırsak enfeksiyonlarından korumaktadırlar. İnce bağırsaklarda sindirime dirençli olmaları oligosakkaritlerin işlevleri için kritik noktadır. Sindirilmeyen oligosakkaritler mikroflora tarafından enerji ve karbon kaynağı olarak kullanılmaktadır ve bifidojenik floranın büyümesini sağlamaktadır. (10,11,13,15)

Oligosakkaritler beta-glikosidik bağların etkisi ile laktaz, sakkaraz-izomaltaz, maltaz-glikoamilaz, amilaz gibi enzimlere dirençlidirler ve ince bağırsaklarda sindirilmeyerek kolona geçmektedirler. Oligosakkaritlerin parçalanabilmesi için fukosidaz, sialidaz ve N-asetilglukosaminidaz enzimlerinin süt içerisinde yada bebeğin sindirim kanalında bulunması gerekmektedir. Anne sütü çeşitli enzimleri içermesine karşın bu enzimleri az miktarda içermektedir. Bu nedenle anne sütünde bulunan oligosakkaritler, (sailik asit hariç) anne sütünde ve bağırsaklarda bulunan glikosidik enzimlerle sindirilememektedirler. Epitel hücrelerde bulunan lizozomal sialidazlar ise sialik asidi açığa çıkarmaktadır. Hayvanlarla yapılan çalışmalarda, ince bağırsaklardaki sialidaz aktivitesinin emziklilik döneminde en fazla olduğu ve sütteki sialik asit içeriğine göre değiştiği belirlenmiştir.(10,11,15,26)

Kolondaki bakteriler; fukosidaz ve sialidazlar çeşitli enzimler açığa çıkarmaktadır. Bu nedenle süt oligosakaritleri kolonda parçalanmaktadır. Sadece az bir miktar oligosakkaridin bakteriyal hidrolizden kaçması beklenmektedir. Çalışmalarda süt oligosakkaritlerinin yaklaşık %5’inin bebeklerin feçesinde bulunduğu saptamıştır. Feçeste bulunan bu miktar oligosakkaritlerin posa görevi olduğunu kanıtlamaktadır. Ayrıca oligosakkaritler kolonda bakteriyal fermentasyon sonucu kısa zincirli yağ asitleri oluşmaktadır.(asetat, propionat, bütirat) ve bu yağ asitleri kolonositler için enerji sağlamakta, su ve sodyum geri emilimini kolaylaştırmaktadırlar. Buna ek olarak laktik asidin üretilmesi ile bifidobakteriler bağırsak pH’ını düşürmektedir. Asit pH bazı patojen mikroorganizmaların örneğin Shigella türleri, E.coli, Streptococcus faecalis ve Clostridium türlerinin çoğalmasını engellemektedir. Bifidojenik flora besin öğelerinin, minerallerin emilimini kolaylaştırmakta ve patojenik bakterilerden ve bağırsak enfeksiyonlarından korunmayı sağlamaktadır böylece bağışıklık sisteminin gelişimine de yardımcı olmaktadır. Ayrıca bazı vitaminlerin sentezini sağlamaktadırlar. (10,11,13)

Anne sütü ile beslenen bebeklerde günlük aldıkları oligosakkaritlerin %1’inin de idrarla atıldığı belirlenmiştir, mama ile beslenenlerde ise idrarla atım çok düşüktür. İdrarla atılan oligosakkaritlerin bulunması az da olsa bir miktarının ince bağırsaklarda emildiğini ve günlük alınan oligosakkaritlerin %1’inin sistemik dolaşıma katıldığını göstermektedir. Üriner kanalda oligosakkaritlerin bulunmasının anne sütü ile beslenen bebeklerin üriner sistem enfeksiyonlarından koruyabileceğini düşündürmektedir.(13,15,27,28)

Oligosakkaritlerin prebiyotik etkileri:

Probiyotikler bağırsak flora dengesinin düzenlenmesini sağlayan, sindirim kanalı boyunca canlı kalabilen mikroorganizmalardır. Diyette yer alan sindirime dirençli karbonhidratlar kolona ulaşarak bu yararlı bakterilerin büyümelerini ve aktivitelerini arttırmakta ve prebiyotikler olarak isimlendirilmektedirler.(9,14)

Bağırsaklardaki mikrobiyal çoğalma doğumdan itibaren başlamaktadır. Doğumda steril olan yenidoğanın gastrointestinal kanalı, çeşitli bakteri türlerinden zengin çevresel dış etkilere maruz kalmaktadır. Yaşamın ilk günlerinde bağırsak florasının bileşimi de çevresel etkilerle değişmektedir. Örneğin normal doğum ile doğan bebekler ilk olarak anneye ait vajinal ve fekal bakterilerle karşılaşmaktadırlar.(29)

Bağırsak florasının önemli fizyolojik görevleri bulunmaktadır. Bağırsak florasının gelişimi beslenme durumu ve türünden de önemli miktarda etkilenmektedir. 1926 yılında Schonfeld(18) tarafından anne sütünün bifidojenik etkilere sahip olduğu belirlenmiştir. Bifidojenik etkiler anne sütünde bulunan oligosakkaritler, laktoferrin, nükleotidler gibi bileşenlere bağlı olabilmektedir. Laktoferrin ve nükleotidlerin bifidobakterilerin çoğalmasından çok patojen bakterilerin çoğalmasını engelleyerek bağırsak florasını olumlu yönde destekledikleri belirtilmektedir. Gyorgy ve ark.(29) anne sütünde bulunan oligosakkaritlerin prebiyotik etkileri olduğunu saptamışlardır. Oligosakkaritlerin prebiyotik etkileri birçok çalışma ile desteklenmiştir. Kuhn tarafından 1958 yılında özellikle anne sütünde bulunan N-asetil-glukozaminlerin prebiyotik özellikleri oluşturduğunu ve bifidus bakterilerinin büyümesini sağladıkları saptanmıştır. (9,10)

Anne sütünde bulunan oligosakkaritler prebiyotik özellikleri ile bağırsak florasında probiyotiklerin(bifidobakteriler ve lactobasillerin) büyümesini sağlamaları, oligosakkaritlerin bağırsaklarda tamamen sindirilmeyerek kolona ulaşmalarından kaynaklanmaktadır. Anne sütü içeriği ile yenidoğan bir bebek için doğal bir prebiyotik kaynağı olması patojenlerin üremesinin engellenmesinde ve bağırsak florasının dengelenmesinde anne sütünün yararlı etkileri olduğunu göstermektedir. Anne sütü ile beslenen yenidoğan bebeklerin bağırsak florasının %90’ı bifidobakteriler ve laktobasillerden oluşurken, mama ile beslenenlerde intestinal florada bifidobakteriler ve laktobasiller %40-60 oranında bulunmaktadır. Bu nedenle de clostridium, enterokokus, stafilokokus, bakteriodazlar gibi patojenik bakterilerin oranı daha fazla olmaktadır.(9,10,12,14,29)
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 07-2009   #2
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 42
Mesajlar: 1.128
Tecrübe Puanı: 82
Tecrübe Puanı: 5802
Tecrübe Derecesi : Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute
Standart

Anne Sütü Oligosakkaritlerinin Enfeksiyonlar Üzerindeki Etkisi ve Bağışıklık Sistemini Düzenlenleyici Etkileri:

Enfeksiyon patojenlerin (bakteriler, virüsler, protozonlar, mantarlar) hedef hücrelere tutunması ile başlamaktadır çünkü patojenlerin mukoza hücrelerine tutunması mikroorganizmaların kolonizasyonuna ve böylece enfeksiyona neden olmaktadır.(6,15,30)

Prebiyotik etkilerine ek olarak anne sütünde bulunan oligosakkaritler epitel hücre yüzeylerinde çözünen reseptör analogları olarak görev almakta ve patojenlerin epitel hücre yüzeylerine tutunmasını engelleyerek immun hücrelerle etkileşim içinde olmaktadırlar. Oligosakkaritler, mikroorganizmaların epitel hücrelere tutunmasını; reseptör analoğu etkileri ile, bakteri bağlayan epitel ligandlarla yarışa girerek engellemektedirler.(9,15,18)

Laboratuvar ortamında(in vitro, in vivo) anne sütü oligosakkaritlerinin Campylobacter jejuni ve Vibrio cholerae gibi bakterilerin patojen etkilerini, Escherichia coli toksinlerinin diyareye neden olan etkilerini, E. coli ve Streptococcus pneumoniae’nin hücrelere yapışmasını engellediği belirlenmiştir. Helicobacter jejuni, Shigella, Salmonella gibi bakteriler, çevresel patojenler de sütte bulunan oligosakkaritler tarafından bağlanmakta ve yenidoğan bebeği enfeksiyonlara karşı korunmaktadır. Sialil oligosakkaritler E. Coli türleri için reseptördür, menejit ve sepsise neden olan E.coli türlerini bağlayıcı aktiviteye sahiptirler. Ayrıca Helicobakter pylori, influenza virüsleri, mycoplasma pnömoni’nin zararlı etkileri de sialil oligosakkaritler tarafından engellenmektedir. C. Jejuni, V. Cholerae ve E coli toksinlerinin hücrelere tutunması ise fukoziloligosakkaritler ile engellenmektedir. Streptococcus pneumonia’ya karşı nötr oligosakkaritler, Salmonella fyris’e karşı asit ve nötr düşük moleküler ağırlığa sahip oligosakkaritler, V. Koleraya karşı ise nötr yüksek moleküler ağırlığa sahip oligosakkaritler etki etmektedir.(7,17,18,21) (tablo 2)

Asidik oligosakkaritler patojenik bakterilerin bağırsak epitel yüzeylerine tutunmasını engellemede önemli görevlere sahiptirler. Asidik oligosakkaritler örneğin selektinlerle etkileşim içerisinde olup immun sistem reaksiyonlarında, inflamasyonda yer almaktadır. Oligosakkaritler selektinlere karşı ligand görevleri ile lökositlerin endotel hücrelere bağlanmasını azaltmaktadırlar. Selektinlerle ektileşimleri ve lökositleri düzenlemeleri inflamasyonda görev aldıklarını ve bağışıklık sistemi üzerinde düzenleyici etkileri olduğunu göstermektedir. Böylece inflamatuar hastalıkların örneğin nekrozitan enterokolit anne sütü ile beslenen çocuklarda daha az görülmektedir. Ayrıca anne sütü oligosakkaritleri PNC (Platelet nötrofil kompleksi) formasyonunun düzenlenmesi üzerine olan etkileri ile doku yıkımı ve serbest radikal oluşumunu engellemektedirler. Bu etkilerle anne sütü anti-inflamatuar işlevlere sahiptir. Hücre içi çalışmalar T hücre aktivasyonu ve sitokin üretiminde anne sütü oligosakkartilerinin etkili olduğunu göstermektedir.(8,20,27,31,32)


Tablo 4: Anne Sütünde Doğal Olarak Bulunan Oligosakkaritler ve Mikroorganizmalara Karşı Reseptör Özellikleri(6,12,18,20)
Reseptör Oligosakkaritler Mikroorganizmalar
Mannoz İçeren Glikolipitler E.coli ( tip1 fimbriae)
Fucosylated Oligosakkaritler E.coli ( ısıya dayanıklı enterotoksin)
Fucosylated tetra ve pentasakkaritler
Fuc-alfa-1-2 fukosil oligosakkaritler E.coli
Campylobacter jejuni
Sialilα2-3 laktoz ve Glikoproteinler E.coli ( S-fimbriae)
Sialyl(α2-3) galactosides in mucins E.coli ( S-fimbriae)
Nötral oligosakkaritler (LNT, Neo LNT) Streptococcus Pneumoniae
Gal (β1-4)GlcNAc/ Gal (β1-3)GlcNAc Pseudomonas aeruginosa
Fucα 1-2 Gal epitopları Candida albicans
Sialil-laktoz Helicobacter pylori
Sialil-laktoz Streptococcus sanguis
Sialil-laktoz ve sialylated glycoproteinler H.pylori
Sialylated glycoproteinler (α2-3) Mycoplasma pneumoniae
Sialylated poli-N-asetillaktozamin M.pneumaniae
Sialylated poli-N-asetillaktozaminglikanlar Streptococcus suis
Sialilα2-6 laktoz Influenzavirus A
Sialilα2-3 laktoz Influenzavirus B
9-O-Ac of NeuAc (α2-3)R Influenzavirus C



Sialik Asit Kaynağı Olarak Anne Sütü Oligosakkaritlerinin Beyin Gelişimine Etkileri:

Oligosakkaritlerin beyin gelişiminde de önemli rolü bulunmaktadır. Doğum sonrası hızlı beyin gelişimi ile nöron ve myelinlerin hücre membranlarında bulunan glikolipidlere gereksinimi arttırmaktadır. Yenidoğan karaciğerinde myelinizasyon ve beyin gelişimi için gerekli olan bileşenlerin(sialik asidin) üretimi yetersizdir.(18)

Sialik asit 9 karbonlu bir şeker olup serbest halde bulunabildiği gibi oligosakkaritlere ve proteinlere bağlı olarak da bulunmaktadır. (Anne sütündeki sialik asidin %73’ü oligosakkaritlere bağlı olarak bulunmaktadır, %23.7’si proteinlere, %0.4’ü lipidlere bağlı %2.9’u ise serbest halde bulunmaktadır.(26)

Anne sütünde bulunan sialil oligosakkaritler beyin ve beyincikte bulunan gangliositlerin ve glikoproteinlerin artışını sağlayan sialik asit(N-asetilnörominik asit) kaynağı olarak görev almaktadırlar. Sinir hücresi iletiminde ve bellek üzerinde önemli görevlere sahiptirler.(9,15,26)

Beyindeki gangliositler; 3. trimester döneminde ve doğumun ilk günlerinde artmakta ve artışı ilk 8 ay boyunca devam etmektedir. Sıçanlarda N-asetilnöraminik asit eklenmesi beyin ve beyinciğe ait glikoproteinler ve gangliositlerdeki N-asetilnöraminik asit miktarını önemli derecede arttırmaktadır, böylece sıçanlarda gangliosit oluşumu artmaktadır. Gangliositlerin artması ile nöronlardan hücrelere uyarıların iletimi artmaktadır. Yapılan çalışmalar; hem iyi beslenmiş hem de malnutrisyonlu sıçanlarda, sialik asit desteğinin beyin gangliositlerindeki sialik asit miktarını yükselttiği ve buna bağlı olarak öğrenme yeteneğinin arttığını göstermektedir. Sialik asit ve sialil-laktoz yavru sıçanlarda %90 oranında emildiği ve 6 saat sonrasında %30’unun vucütta, %3-4’ünün beyinde tutulduğu belirlenmiştir.(13,33)

Nöral hücre membranları diğer membranlardan yaklaşık 20 kat fazla sialik asit içermektedir. N-asetilnöraminik asit merkezi sinir sistemindeki nörotransmitterler için reseptör görevindedir. Sialik asit sinaptik bağların işlevsel ve yapısal gelişiminde rol oynamaktadır. Beyinde bulunan sialik asidin %40’ı sinaptozomal bölünmede rol almakta ve membranların negatif yüklerine katkıda bulunmaktadır. Birçok nörotransmitter ise pozitif yüklüdür ve sialik asit transmitter moleküllerini sinaptik membrana bağlayarak nörotransmitter iletimine yardımcı olmaktadır.(26)

Anne sütündeki oligosakkaritlerdeki N-asetil-nöraminik asit miktarı yaklaşık olarak 120 mg/L’dir. Laktasyonun ilk gününde bu miktarın 1400mg/L olduğu belirtilmektedir. Wang ve ark.(24) yaptıkları çalışmada toplam sialik asit miktarının, kolostrumda olgun süte göre yaklaşık 5 kat daha fazla olduğunu saptamışlardır ve sonraki 3 ayda yaklaşık %80 azaldığını belirlemişlerdir. İnek sütünde ise 3mg N-asetil-nöraminik asit bulunmaktadır.(33)

Anne sütü ile beslenen bebeklerin tükrüklerinde mama ile beslenenlere göre %50 daha fazla sialik asit bulunduğu saptanmıştır. Bu da anne sütünün sialik asit için önemli bir kaynak olduğunu göstermektedir. Sialil oligosakkaritlerin ve glikoproteinlerin miktarı doğumdan sonra birinci ayda anne sütü ile beslenen bebeklerde daha fazla olup beyin, diğer organlar ve dokuların gelişimine katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle de anne sütü ile beslenen çocukların daha yüksek IQ düzeyine sahip oldukları bilinmektedir.(13,33)

Preterm Bebeklerde Oligosakkaritlerin Önemi:

Preterm bebekler enfeksiyonlara karşı savunmasızdırlar. Anne sütünde bulunan oligosakkaritlerin immun sistem üzerine etkileri, anti-enfektif özellikleri, bağırsak florasının gelişimini sağlayan bifidojenik özellikleri preterm bebeklerin patojenlerden korunması için önem taşımaktadırlar. Ayrıca beyin büyümesi gebeliğin 26. haftasında en üst düzeye ulaşmaktadır ve doğumdan sonra ilk haftalarda hızlı büyümesi devam etmektedir. Bu nedenle preterm bebeklerde bilişsel gelişim sorunları oluşabilmektedir. İlk ay anne sütü ile beslenen preterm bebeklerin mama ile beslenmiş olanlara göre 7-8 yaşlarda IQ düzeyinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Anne sütünde bulunan Sialil oligosakkaritlerin bu etkilerden sorumlu olduğu düşünülmektedir. Preterm bebeklerin anne sütündeki nötral oligosakkaritler term bebeklerin anne sütü ile benzerdir, fakat asidik oligosakkaritler(örneğin sialik asit içerenler) preterm bebeklerin anne sütünde daha yüksektir. Preterm bebeklerin anne sütünde protein, nitrojen, immunoglobulinler, yağlar gibi sialik asit miktarının da %13-23 oranında daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu preterm bebeklerin anne sütü ile beslenmesi gerektiğine işaret eden en önemli nedenlerdendir.(13,26)

Mamalara Oligosakkaritlerin Eklenmesi:

Prebiyotikler kolondaki laktobasiller ve bifidobakterilerin büyümesini sağlayarak sağlık üzerinde yararlı etkilere sahip olmaktadırlar. Anne sütü ile beslenmeyen bebeklerin feçesinde eser miktarda oligosakkarit bulunmaktadır. Bu nedenle anne sütündeki oligosakkaritlerin prebiyotik özelliklerinin sağlanabilmesi için üretilen mamalarda galakto-oligosakkaritler(GOS), frukto-oligosakkaritler(FOS) ve inülin kullanılmakta ve kolondaki bifidobakterilerin ve laktobasillerin çoğalması desteklenmektedir.(14,29,34)

Mamalara eklenen prebiyotik oligosakkaritler anne sütündeki oligosakkaritlerle benzer kimyasal sınıflamaya alınsa da farklı yapısal ve işlevsel özelliklere sahiptirler. GOS anne sütündeki oligosakkaritler ile benzerlik göstermesine karşın anne sütünde FOS bulunmamaktadır. Klinik çalışmalar FOS ve GOS’lerin mamalara eklenmesinin bebeklerde bağırsak florasını geliştirdiğini göstermektedir. Feçeste bulunan bifidobakteri sayısı artmakta, patojen bakteriler azalmakta, kısa zincirli yağ asitlerinin açığa çıkması ile dışkı PH’sı değişmektedir. Prospektif çalışmalarda mamalara GOS ve FOS eklenmesinin diyare, üst solunum sistemi enfeksiyonları ve alerji insidansının azalttığı saptanmıştır. Çalışmalarda yaklaşık 8g/L 9:1 oranında GOS:FOS eklenmesi ile bifidobakterilerin arttığı belirlenmiştir.(9,14,16,29,35)

Fekal floradaki bifidobakteriler incelendiğinde, anne sütü ile beslenen grupta %92.7, galaktozil-laktoz içeren mamalar ile beslenenlerde %69.3, standart mamalarla beslenenlerde %61.1 oranında bifidobakteri bulunduğu saptanmıştır.(16)

Mamalarda bulunan sialik asit konsantrasyonu ise anne sütündeki miktarın %25’inden daha azdır ve %70’i proteinlere, %27.8’i oligosakkaritlere bağlı olarak bulunmaktadır. Anne sütünde bulunan sialik asit ise serbest oligosakkaritlere bağlı olarak bulunmaktadır. İnek sütü bazlı 60:40 whey:kazein oranına sahip mamalar da 20:80 orana sahip mamalardan 2 kat daha fazla sialik asit içermektedir. İnek sütü whey proteinleri, kazeine göre daha fazla sialik asit içermektedir.(15,26)

Sonuç olarak; anne sütü bebeğin sağlığını olumlu yönde etkileyen çeşitli özelliklerde oligosakkaritler içermektedir. Oligosakkaritler bağırsak florasındaki bifidojenik floranın büyümesini sağlamakta, patojenlerin epitel hücrelere tutunmasını engellemektedirler. Ayrıca oligosakkaritler selektinler için ligand görevleri ile inflamasyon olaylarını etkilemekte ve lökositlerin endotel hücrelere bağlanmasını azaltmaktadır. Bu etkiler bağışıklık sistemi üzerinde anne sütünün önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Prebiyotik etkileri ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri ile anne sütünde bulunan oligosakkaritler büyük önem taşımaktadırlar. (6,9,13,14,20)

Anne sütü oligosakkaritlerine bağlı olarak bulunan sialik asit bebeklerde merkezi sinir sistemi ve beyin gelişiminde önemli görevlere sahiptir. Beyinde sialik asit miktarının artması gangliositleri ve glikoproteinlerin miktarını arttırmaktadır. Sıçanlarda sialik asit (N-acetylneuraminic) desteğinin beyinde gangliositlerin yükselmesini sağlayarak öğrenme yeteneğini geliştirdiğini ve beyinin büyümesinde etkili olduğunu göstermektedir. Yetişkin sıçanlarda sialik asit desteğinin ise sialik asit düzeyini anlamlı derecede yükseltmediği belirlenmiştir, bu nedenle erken dönemde sialik asitten yararlanmak önem taşımaktadır. Ayrıca yenidoğan bebeklerin karaciğeri özellikle preterm bebeklerde tam olarak gelişmemiştir ve karaciğerde sialik asidin sentezi yetersizdir. Beynin hızlı büyüme ve gelişmesi nedeni ile sialik asidin diyette yer alması beyindeki miktarını da arttıracağından, öğrenme yeteneğinin gelişmesine yardımcı olmaktadır. Mamalarda bulunan sialik asit anne sütünde bulunan miktardan oldukça düşüktür. İnek sütünde de çok düşük miktarda oligosakkaritler ve sialik asit içeren glikoproteinler bulunmaktadır. (21,25,33)

Anne sütünü hayvansal kaynaklı sütlerden ayıran önemli özelliklerden biri de oligosakkarit içeriğinin yüksek olmasıdır, oligosakkaritlerin sayılan önemli görevleri de anne sütünün bebek için en ideal besin olduğunun altını çizmektedir.

Oligosakkaritlerin sağlık üzerindeki görevleri ile ilgili çok sayıda araştırma olmasına, birçok görev ve özelliklerinin belirlenmesine karşın anne sütünde halen saptanamayan oligosakkaritlerin bulunduğu ve oligosakkaritlerin yapıları ile biyolojik işlevleri arasında soru işaretleri bulunduğu söylenmekte bu nedenle anne sütünde bulunan oligosakkaritlerin ve oligosakkaritlerin çeşitli yapısal öğelerinin etkilerini kesin olarak tanımlayabilmek için araştırılmaların devam edilmesi gerektiği belirtilmektedir.(9,21)

Kaynaklar:
.Fisher JO, Birch LL, Wright HS, Picciano MF, Breast-feeding through the first year predicts maternal control in feeding and subsequent toddler energy intakes, J Am Diet Assoc. 2000 June ; 100(6): 641–646
Köksal G, Gökmen H, Çocuk Hastalıklarında Beslenme Tedavisi, Hatiboğlu Yayınları, sayfa 31-93, 2000
Nielsen SL, Larnkjear A, Michaelsen KF, Long Term Effects of Breastfeeding on the Infant and Mother, Advances in Experimental Medicine and Biology, vol. 569, page 16-23, 2005
Sjögren YM, Duchen K, Lindh F, Björksten B and Ekström ES, Neutral oligosaccharides in colostrum in relation to maternal allergy and allergy development in children up to 18 months of age Pediatr Allergy Immunol 2007: 18: 20–26
Chirico G, Marzollo R, Cortinovis S, Fonte C, and Gasparoni A, Antiinfective Properties of Human Milk Journal of Nutrition 138: 1801S–1806S, 2008
Nakhla T, Fu D, Zopf D, Nancy L. Brodsky H and Hurt H, Neutral oligosaccharide content of preterm human milk British Journal of Nutrition (1999), 82, 361–367
Newburg, David S, Are All Human Milks Created Equal? Variation in Human Milk Oligosaccharides, Journal of Pediatric Gastroenterology and Nutrition: Volume30(2) February 2000pp 131-133
Klein N, Schwertmann A, Peters M, Kunz C, and Strobe S, Immunomodulatory Effects Of Breast Milk Oligosaccharides, Advances in experimental medicine and biology 2000;478:251-9
Boehm G and Stahl B, Oligosaccharides from Milk, J. Nutr. 137: 847S–849S, 2007
Giovanni V. Coppa, Bruni S, Morelli L, Soldi S, and Gabrielli O, The First Prebiotics in Humans: Human Milk Oligosaccharides, J Clin Gastroenterol, Volume 38, Supp. 2, July 2004
Meike B Engfer, Stahl B, Finke B, Sawatzki G, and Daniel H, Human milk oligosaccharides are resistant to enzymatic hydrolysis in the upper gastrointestinal tract, Am J Clin Nutr 2000;71:1589–96.
Espinosa RM, Tamez1 M and Prieto P, Efforts to emulate human milk oligosaccharides, British Journal of Nutrition (2007), 98, Suppl. 1, S74–S79
Miller JB Human milk oligosaccharides: 130 reasons to breast-feed British Journal of Nutrition (1999), 82, 333–335
Kunz C, Rudloff S, Review: Health promoting aspects of milk oligosaccharides, International Dairy Journal 16 (2006) 1341–1346
McVeagh P, Brand Miller J, Human milk oligosaccharides: Only the breast Journal of Paediatrics and Child Health, Volume 33 Issue 4, Pages 281 – 286,1997
Boehm G, Stahl B, Jelinek J, Knol J, Miniello V, Guido E. Moro, Prebiotic carbohydrates in human milk and formulas, Acta Pædiatrica, 2005; 94(Suppl 449): 18–21
Heather J. Hosea Blewett, Michelle C. Cicalo, Carol D. Holland and Catherine J. Field The Immunological Components of Human Milk, Advances in Food and Nutrition Research Volume 54, 2008, Pages 45-80
Kunz C, Rudloff S, Baier W, Klein N, and Robel S, Oligosaccharides In Human Milk: Structural, Functional, and ****bolic Aspects, Annu. Rev. Nutr. 2000. 20:699–722
Köksal G. Anne Sütü: Gerçek Bir İşlevsel Besin, Katkı Ped Dergisi
Samur G, Anne Sütünün Oligosakkarit Bileşimi ve Miktarı ile Bebek Beslenmesindeki Önemi, Sendrom Tıp Dergisi,
Mehra R, Kelly P, Milk oligosaccharides: Structural and technological aspects, International Dairy Journal 16 (2006) 1334–1340
Coppa GV, Pierani P, Zampini L, Carloni I, Carlucci A and Gabrielli O, Oligosaccharides in human milk during different phases of lactation, Acta Pñdiatr Suppl 430: 89-94. 1999
Jenness R.,The composition of human milk, Semin Perinatol. 1979 Jul;3(3):225-39
Asakuma S, Urashima T, Akahori M, Obayashi H, Nakamura T, Kimura K, Watanabe Y, Arai I and Sanai Y, Variation of major neutral oligosaccharides levels in human colostrum, European Journal of Clinical Nutrition (2008) 62, 488–494
Brand Miller J, Miller JJ, McVeagh P, Bull S. The oligosaccharide composition of human milk: Temporal and individual variation. J. Pediatr. Gastroenterol. 1994; 19: 371-6.
Wang B, Brand-Miller J, McVeagh P, and Petocz P, Concentration and distribution of sialic acid in human milk and infant formulas, Am J Clin Nutr 2001;74:510–5.
Bode L, Rudloff S, Kunz C, Strobel S and Klein N, Human milk oligosaccharides reduce platelet-neutrophil complex formation leading to a decrease in neutrophil ß 2 integrin expression, Journal of Leukocyte Biology. 2004;76:820-826.
Rudloffl S, Pohlentz G, Diekmann L, Egge H and Kunz C, Urinary excretion of lactose and oligosaccharides in preterm infants fed human milk or infant formula, Acta Pzdiatr 85. 598-603. 1996<
Coppa GV, Zampini L, Galeazzi T, Gabrielli O, Prebiotics in human milk: a review, Digestive and Liver Disease 38 Suppl. 2 (2006) S291–S294
Clemens K, Silvia R, Physiology of Oligosaccharides In Lactating Women and Breast Fed Infants ,Adv Exp Med Biol. 2000;478:241-50
Schumacher G, Bendas G, Stahl B, and Beermann C, Human milk oligosaccharides affect P-selectin binding capacities:In vitro investigation, Nutrition 22 (2006) 620–627
El Sayed H. El Ashry and Mohamed RE., Synthesis and biological relevance of N-acetylglucosamine-containing Oligosaccharides, Aly Pure Appl. Chem., Vol. 79, No. 12, pp. 2229–2242, 2007
Susan E Carison, N-Acetylneuraminic acid concentrations in human milk oligosaccharides and glycoproteins during lactation, The American Journal of Clinical Nutrition 41: APRIL 1985, pp 720-726.
Wainwright L, Does the addition of prebiotics to infant formula have beneficial effects for the baby?, Journal of Neonatal Nursing (2006) 12, 130-137
Allie P, Scholtensc P, Raes M, Hensen K, Jongen H, Rummens JL, Boehm G, and Vandenplas Y, Effect of prebiotic galacto-oligosaccharide, long-chain fructooligosaccharide infant formula on serum cholesterol and triacylglycerol levels, Nutrition 23 (2007) 719–723
Kaynak: http://www.danoneenstitusu.org.tr
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sokak Sütü Hakkında... VSaBaH Sütteki Mikroorganizmalar 0 11-2009 10:51 PM
Anne Sütü 'Şiddet'i de Önlüyor AlgaReN Sütün Fiziko-Kimyasal Özellikleri 2 28-2009 04:07 PM
Arı Sütü AlgaReN Şeker ve Şekerli Ürünler Teknolojisi 1 27-2009 03:12 PM
Bebek mamasına "anne sütü" ambargosu laktoz Sütün Tanımı ve Bileşimi 0 06-2008 03:55 AM
Anne Sütü Gülsel ŞEN Kadın Dünyası 0 14-2008 01:20 PM



Şu anda saat : 06:35 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.