Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Gıdacılar Kafe > Gıdacılar Kafe
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 18-2008   #1
Moderator
 
Üyelik tarihi: 20-05-2008
Mesajlar: 390
Tecrübe Puanı: 34
Tecrübe Puanı: 1803
Tecrübe Derecesi : inci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant future
inci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant future
Standart Bir Aşk Hikayesi...

BİR AŞK HİKAYESİ

Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç?
Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini

Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir 'Aşk odu önce ma'şuka, andan âşıka düşer ' derler, malum Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın

Pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar Bir cezbedir bu Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltıyor

Çember daraldıkça pervanenin aşkı artıyor, şevki artıyor, coşkusu artıyor Coşkusu arttıkça da cesareti artıyor Aşk cesaret işidir, neticede Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe İlk lezzettir işte o acı Acı verir, yakar içini Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar Acı ve lezzet Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün İşte bu noktada, azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek

Azap kelimesi azp kelimesinden türüyor Azp lezzet demek Azabın ne olduğunu buna göre ölçün ve düşünün İşte kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar

Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar
Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür Artık pervane 'hakkal yakin' biliyordur vuslatı Bu fenadır Bu canını verdiği noktadır Mumun bundan haberi bile yoktur belki Olmasına da gerek yoktur Bu pervanenin aşkıdır çünkü

Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı Ama öbür taraftan mum da yanar Onun aşkı da, acısı da kendincedir Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker Ateşi su söndürür çünkü Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek


İSKENDER PALA
inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Şu anda saat : 03:29 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.