Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Gıdacılar Kafe > Gıdacılar Kafe
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 20-2010   #1
S Moderator
 
nurten kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-11-2009
Yaş: 38
Mesajlar: 287
Tecrübe Puanı: 100
Tecrübe Puanı: 100
Tecrübe Derecesi : nurten kahraman will become famous soon enoughnurten kahraman will become famous soon enough
nurten kahraman will become famous soon enoughnurten kahraman will become famous soon enough
Lightbulb kriz ve biz

KRİZ VE BİZ -I-

Son zamanlarda “kriz” denince aklımıza ekonomik kriz geliyor. Oysa pek çok kriz türü var; hastalıklar birer krizdir, çocuklarımızın düşük notlarla dolu karneler getirmeleri bir krizdir, gözlüğünü bulamayan bir müdürün öfkeli arayışları küçük çapta bir krizdir (Eğer gözlük bulunamazsa bu krizin hangi boyutlara ulaşacağını bilemeyen elemanlar diken üstünde dururlar).

Büyük ya da küçük her krize hak ettiği önemi vermek ve abartmamak gerekir. Bir krizi küçümsemek (örneğin “bana bir şey olmaz” tavrına girmek) de yanlıştır, abartmak (“bu kriz bizi mahvedecek” düşüncesine kapılmak) da yanlıştır.; orta yola girmekte yarar vardır. Hemen her konuda olduğu gibi bir halk söylemimiz var: Deveye, “İnişi mi seversin yokuşu mu?” diye sormuşlar, “Düz yol yok mu?” diye cevaplamış. Krizler karşısında da, düz yollar, düzgün yollar bulmak öncelikle kişinin kendi görevidir.

Genelde belli düzeyde özgüvenimiz varsa, sıkıntı veren durumları kontrol edebilme konusunda inanç ve beceri geliştirebilmişsek, krizler karşısında sağlam durmamız kolaylaşır. Kriz öncesinde yapılması gerenlerden birisi, kişinin kendisini zorluklarla mücadeleye psikolojik açıdan hazırlamasıdır. Söz konusu psikolojik hazırlıklardan bir tanesi, krizlerle ilgili olarak karamsar tanımlamalar yapmak yerine, iyimser, denemeci, ucu açık tanımlar yapmaktır. Örnek: Eskiden ülkemizde halk arasında veremin yaygın olarak kullanılan iki adı daha vardı; Verem hastalığına bazıları “ince hastalık” adını verirdi, bazıları ise “çaresiz hastalık (derdi deva napezir)” derdi. O dönemlerde *****ilin vb. ilaçlar yoktu ancak titiz bir beslenmeyle, bakımla ve temiz havayla hastaların kendilerini toparlamaları mümkündü. Ancak, iyi bakım kadar önemli bir şey vardı; bu da hastanın hastalığını algılama şekli ve onunla baş edip edemeyeceği konusundaki inancıydı.


Eğer hasta hastalığını “verem” ya da “ince hastalık” olarak adlandırırsa bu durum iyi bir başlangıç sayılabilir. (Zarif ve zayıf insanların daha çok vereme tutuldukları görüşünden hareketle vereme “ince hastalık” adı verilmişti.) Kişinin hastalığını, “çaresiz hastalık” olarak tanımlaması ise mağlubiyeti başından kabullenildiği bir başlangıç sayılır. Çünkü çaresiz bir hastalığa yakalandığınızı düşünüyorsanız mücadele etmeniz gereksizdir. Sonuçta şunu söyleyebiliriz: Bir krizi (bir hastalığı) nasıl tanımladığımız, o krizden çıkıp çıkamayacağımızın birinci göstergesidir. Krizlerde tanımlama ilk adımdır. İlk adım iyimser ise sonucun iyi olma ihtimali artar.

Gece yatak odanızın lambasını söndürdüğünüzde, ilk saniyelerde odanızın zifiri karanlık olduğu, hiçbir şeyin görünmediğini fark edersiniz. Sadece yarım dakika beklerseniz odanızın hafifçe aydınlandığını, kapının, dolabın siluetinin ortaya çıktığını görürsünüz. Ta uzaklardan çok hafif bir ışık gelmiştir odanıza. Yaşamın perde aralığında daima bir ışık vardır; yeter ki perdenizi tam kapatmayın...


üstün dökmen
__________________
fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdigi denizden vazgeçmezmiş...
nurten kahraman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kriz gıda sektörünü “Teğet geçmedi” Oktay SARI Avrupa Birliği Sürecinde Gıda İle Alakalı Haberler Başlıkları 0 06-2009 03:24 AM



Şu anda saat : 03:31 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.