Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Gıdacılar Kafe > Gıdacılar Kafe
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 02-2010   #1
S Moderator
 
nurten kahraman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-11-2009
Yaş: 38
Mesajlar: 287
Tecrübe Puanı: 100
Tecrübe Puanı: 100
Tecrübe Derecesi : nurten kahraman will become famous soon enoughnurten kahraman will become famous soon enough
nurten kahraman will become famous soon enoughnurten kahraman will become famous soon enough
Standart potrununuza deliye çeviren 45 şey

1.Ofise aşk yuvasıymış gibi davranmak
İşyerinde karşı cinsle kuracağınız ilişkiler sorun yaratabilir:Partnerler birbirlerinin dikkatini dağıtabilir ve diğerlerini çok rahatsız edecek uygunsuz davranışlar da bulunabilir. Ofis arkadaşları arasında kötü biten ilişkiler de herkes için sorun yaratır. Ofiste yaşanacak ilişkiler,buna izin verilip verilmediğine bağlıdır.Eğer birlikte çalıştığınız biriyle gerçekten bir ilişki yaşıyorsanız,tedbirli davranın.Sık ziyaretlerde bulunmayın,diğerleriyle dost kalın ve ortaklık yerde aşk gösterileri hale dönüşebilir. Cinsel taciz suçlamaları gündeme gelebilir.

2.Azarlandığınız ya da gergin olduğunuz bir anda içecek otomatını yumruklamak
Patronlar kontrolsüz duyguları hem kendisi hem diğer çalışanlar için potansiyel bir tehlike olarak görür.Bu durum yazılı uyarıdan uzaklaştırmaya görevden almaya,hatta dava açılmasına yol açabilir.Elde bir sorun olduğunu kabul ederek başlayın ve stresinizden diğer çalışanlara zarar vermeden kurtulmanın yollarına dönük adımlar atın.Meslek bir dergiyi inceleyip sektörünüzde neler olup bittiğine bakmak doktora gidip check-up yaptırmak işler kızışma başladığında dışarı çıkıp sadece yürümek ve kişisel sorunları ofis dışında halletmek gibi..

3.İş seyahatinde aptallık yapmak
İş seyahatlerinizde nereye gittiğinize bağlı olmaksızın işyeriniz de sizinle birlikte gelir.Binadan dışarı çıkmış olmanız önemli değildir.Hala şirketiniz adına faaliyet gösteriyorsunuz.Özellikle de yorgun ya da sarhoş olduğunuz anlarda sonradan gerçekten pişman olacağınız bir şey söylememek ya da yapmamak için sürekli tetikte olmalısınız.

4.Bir mızmız, ağlak ve geçmeyen boyun ağrısı unvanlarını kazanmak
Ofisteki insanları sizin için ne düşündüğü gerçekten önemlidir İşyeri ekibinin doğru bir üyesi olmalısınız. Ve patronunuz sizinle her gün temas etmiyorsa bile, başkalarının sizin hakkınızda söylediklerine inandığına bahse girebiliriz.Yukarıdaki sıfatları hak edin ya da etmeyin,daima hayatınızı kontrol edin ve sorunlarınızın çözümü için bağırıp çağırmak yerine gerçekten bir şeyler yapın.Dürüst olun ve abartmayın,daha fazla kendine yeterli hale gelin,sorunu içinize atın ve kendiniz ilgilenin.Kendi sıkıntılarınıza unutmak için başkalarına yarımcı olun ya da Professional yardım alın.
5.İşte kişisel inançlarınızı tartışmak
İşyerinde kişisel inançlarınız hakkında konuşarak gerçekten yıkıcı olabilirsiniz.Bu daima güçlü duyguları tetikler.Hararet yükselir ve insanlar yapmaları gereken işlerden uzaklaşır.Artı,aşağılanma tehlikesi de her zaman mevcuttur.Kişisel inançlarınızın başarıya giden yolunuzu tıkamaması için,gerçekçi olan(herkes sizin düşüncelerinizi paylaşmayabilir,buna zorunda değildir).

6.Belden aşağı fıkralar anlatmak ve küfretmek
Bu tür davranış sadece kaba değil,aynı zamanda kaygı vericidir.Cinsel taciz suçlamalarına yol açabilir.İlave olarak,bu kadar ileri gitmese bile bir sürü insanı gücendirerek ofiste kutuplaşmaya yol açabilir.Bu sorunları önlemek için,davetsiz dinleyicilere karşı dikkatli olun,söylediklerinize her zaman dikkat edin,hassas insanlar küfürlü konuşmalardan gerçekten incinir.Eğer küfürlü konuşuyorsanız,bunu neden yaptığınızı düşünün.

7.Kişisel tutarlılığa sahip olamamak
Gerçek tutarlılık,yaptıklarınız hakkında yalan söylememektir.Sizden bir iş istendiğinde bunu yapın ve yaptıklarınız hakkında yalan söylemeyin.Eğer tutarlılığınız sorgulanırsa, adınızı temize çıkarmanız gerçekten zor olabilir.

PATRONLAR COK FAZLA KÖTÜ ALIŞKANLIĞI OLAN ÇALISANLARDAN BIKMIŞ DURUMDADIR

8.İşinizle ilgili blogculuk yapmak
İşinizi kaybetmek istemiyorsanız, kişisel günlüğünüze ya da web sitelerine işiniz hakkında yazı yazmayın.Er ya da geç patronunuz duyacaktır ve siz de cezalandırılacaksınız.İnternette şirketiniz yada birlikte çalıştığınız insanlar hakkında konuşmak gerçekten çok kötü bir fikir, çünkü siz yazdıklarınız erişilmez olduğunuz düşünseniz bile er geç ortaya çıkacaktır.Ve özgür çalışma hakkının arkasına sığınanlar için söylemek gerekirse, şirket de daha yüksek sesle sizle kendi adını koruma hakkını tartışacaktır ve şirketini adını korumak için -eleman kovmak da dahil-her şeyi yapmaya hakkı olduğunu söyleyecektir.

9.Zayıf sözlü ve yazılı ifade yeteneğine sahip olmak
Yazılı ve sözlü ifade gücü giderek artan ölçüde, insanların rekabet üstünlükleri bakımından önem kazanmaktadır. Günümüzde işlerin artan hızı, patronların, işini yaparken gözetim gerektirmeyen insan arayışını artırmıştır. Ve yazılı ve sözlü ifade yeteneğini iyi kullanan insanların sayısı da çok değildir. Yazınızı geliştirmek için okuyun(cümle oluşumunu anlamak, düzgün telaffuz ve benzeri için), argo kullanmayın, doğru isimleri kullanın, yazdığınızı yeniden okuyun ve kısa ve özlü olun.

10.Teşekkür notları yazmayı becerememek
Güzel bir el yazısıyla yazılmış bir teşekkür notu size iyi bir imaj ve ad sağlar. Kötü yazılmış notlarda tersine, adınızı o derece karalar. Bazı ip uçları: E-posta yollamak da işi görür ama hiçbir şey güzel el yazısıyla yazılmış bir notun yerini tutamaz.Aynı zamanda notun samimi ve basit olmasına dikkat edin.

11.E-posta gafları yapmak
Bazı insanlar E-postalara telefon konuşması muamelesi yapıyor ve bu yazışmalar korkunç , derecede gayrı resmi bir hale getiriliyor.Bununla ilgili sorun e-postanın kaydedilmesi ve sonsuz sayıda insana yollanabilir olması;böylece de sonsuza kadar kalıcı olabilmesidir. Yazdığımız e-postayı yollamadan önce dikkatlice düşünün. Eğer çok önemli değilse yollamak uygun olmayabilir ve elbette listenizdeki herkese yollanması gerekmektedir.

12.Zekice konuşmayı becerememek
İşyerinde iyi konuşma konusundaki yeteneksizlik, kariyerlere zarar veren bir sorun haline geliyor. Sınırlı bir sözcük haznesi, yukarıdan gelen bilgi ve fikirleri anlamanızı engeller ki i bunlar bazen, hızlı işleyen iş yerlerinde ölümcül sonuçlara yol açabilir. Aynı zamanda, iyi konuşamadığınız sürece, diğerlerinin söylediklerinize bilgisi hızla kaybolacaktır Kendinizi bu bakımdan geliştirmek için, kişisel gelişime odaklanın, iyi konuşabildiğiniz insanlarla vakit geçirin, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak pratiklere bas vurun, konuşurken acele etmeyin ve argodan kaçının.

13.İşe uygun olmayan şeyler giymek.
Şirketinizin standartlarına uygun olmayan şeyler giyinirseniz, dikkatleri dağıtan, gayri ciddi bir ortan yaratırsınız. Açıkça belirlenmiş giyim talimatları olmayan şirketlerde bile patronlar giyime önem verir, insanların ne giydiğine bakar.Ekibin en iyilerini müşterilerle toplantıya yollama zamanı geldiğinde de kötü giyinenler akla gelmez. Girişi güzel giyinmekten kaçının. Örneğin barlara giderken giyindiğiniz gibi… Üzerinde yazı olan tişörtler giymeyin. Teni çok açıkta bırakan şeyler giymeyin. Dövmeniz varsa gizleyin her gün traş olun. Temizliğin her zaman önemli olduğunu unutmayın.

14. Şirket partilerinde olgunluktan uzak davranmak
Şirket partileri de bir şirket etkinliğidir ve böyle kabul edilmelidir.İnsanların rahatça gevşeyeceği ve utandırıcı şeyler yaptığı böylece de patronun öfkesine yol açılacak yerler değil.Bu sağduyunun gereğidir ve zaman zaman çalışanlar hayata düşebilmektedir.İçkiyi sınırlı tutun.Sosyal davranın etrafa gezinin ve yeni insanlar tanıyın, flört etmekten kesinlikle kaçının.Fazla gürültücü insanlardan kaçının.Uygun giyinin.Son olarak da daima olumlu ifadeler takının.Ve partiyi erken terk etmeyin.

15. Tertipsiz olmak
Tertipsiz ve dağınık bir çalışan, muhtemelen verimli ve üretken çalışmamaktadır. Düzenli işçiler daha çabuk fark ve takdir edilir, daha hızlı terfi eder. Dağınık iş ortamı sizin çalıştığınızı ANLATMAZ; basitçe tertipsiz olduğunuzu söyler.Gereksiz eşyalardan kurtulun!
İşe yaramayan şeyleri atın ve dosyalanması gereken şeyleri dosyalayın.Her gün birkaç dakikanızı masanızı toplamaya ayırın ve 6 ayda birde adamakıllı bir temizlik yapın.

16. Kötü bir dinleyici olmak.
İşlerin çok hızlandığı ve çalışma arkadaşlığınızın sürekli ilginizi talep ettiği günümüz dünyasında iyi bir dinleyici olmak zor olabilir.Ama patronun ne söylediğini anlamanız gerçekten çok gereklidir.Eğer onu dinlemezseniz her şeyi berbat edersiniz.Burası çok açık ve basit.Söz kesmeyin.Eğer karşınızdakinin sözünü keserseniz, oda söylediklerini dinlemediğinizi düşünecektir.Başkalarının cümlelerini siz tamamlamayın; bu çok kaba bir davranıştır. Başka biri konuşurken diğer şeyleri boş verin.

17.Uykusuzluk
Kronik uykusuzluk belirtileri bedeni ve aklı kötü etkiler. Gündelik hayat daha stresli ve daha verimsiz olur, yoğunlaşmakta giderek artan ölçüde zorlanırız ve huysuz, unutkan ve hasta olmaya yatkın oluruz. Uyumakta zorlanıyorsanız, hayat tarzınızı değiştirmeniz (alkol, nikotin ve kahve gibi uyarıcılardan uzak durmak ve uyku ortamını daha rahat sıcak ve karanlık hale getirmek gibi) yerinde olacaktır. Ya da basitçe normalden daha fazla uyku ihtiyacı duyuyor olabilirsiniz.Burada önemli olan uyku sorunu ortaya çıktığında gerekli olan önlemleri almaktır.

18.Kişisel cep telefonunuzu çok kullanmanız.
Patronların çoğu ara sıra size cepten konuşurken gördüğünde çok önemsemez. Ama cebi çok kullanmanız, açıkça işte kişisel meselelerinizle ilgilendiğiniz anlamına gelir. İlave olarak, insanlar başkalarının özel konuşmalarını duymaktan rahatsız olur. Cep telefonunuzu kullanmakla ilgili bir zaman sınırı koyun. Kurallar oluşturun. Acil olmadıkça aramayın.

19. İş yemeklerinde görgüsüz davranmak
Görgülü tavırlar doğal halinizle var olmalıdır. Böylece, bir iş yemeği söz konusu olduğunda, hangi çatalı kullanacağınızla değil, işle ilgilenebilirsiniz ve birlikte yemek yediğiniz insanları incitmezsiniz. Ofis dışında yemek yerken görgü kurallarını çalışın. Ne yiyeceğinizi önceden planlayın ağır yemeklerden kaçının. Diğerlerini gözetin, kibar olun ve önce misafirlerin sipariş vermesini bekleyin. Alkol alımınıza dikkat edin.Herkes servis yapılmadan yemeğe başlamayın.Küçük lokmalar alın.Dirseklerinizi masanın üzerine koymayın ya da masaya doğru eğilmeyin.

PATRONLAR BÜYÜK PROJELERİ OYUNU KÖTÜ OYNAYANLARA VE DİĞERLERİYLE UYUMLU OLMAYANLARA VERMEZ

20.Çalışma arkadaşlarını takdir etmemek
Herkes kimsenin bir işi tek başına yapamayacağını kabul etmelidir.Önemli bir projeyi tamamlamak için genellikle yüzlerce kişiden oluşan bir ekip gerekir.Açıkça ortada görünen şeflerden şirkete katkı yapıyor görünmeyen ‘çevre’ çalışanlara kadar.Onlara da insan gibi davranmalı ve şirkete katkılarını takdir etmeliyiz.Bu insanların yaptığı iş hakkında kendinizi eğitin ve birinci günden itibaren onları da sürece dahil edin.Yaşanan hayal kırıklıkları için onları suçlamayın.Ve onlara karşı sayılı olun, özellikle de şirkete uzun süredir çalışanlara…

21.Yetkilendirme konusunda başarısız olmak
Yetkilendirme işi başkasına da aynı konuda yardımcı olurken, maharet ve yeteneklerinizi en iyi geliştirerek yapabileceğiniz bir fırsattır. Beğenmediğiniz bir işi başkasının sırtına yüklemek DEĞİLDİR, ya da hiçbir açıklama yapmadan birisinin yardımını ya da takip desteğini istemek de değildir. Yetkilendirme için doğru insanı hedefleyin.

22. Hoşgörüsüz olmak
Çalışanlar yeteneğin çok farklı şekillerde ortaya çıktığını ve çeşitliliğe sahip ekiplerin her türlü üstünlüğe sahip olduğunu anlamalıdır. Şirketler giderek daha acımasız hale gelen rakiplerine karşı rekabet edebilmek için, sürekli yeni ve yaratıcı çözümler üretmeye bağımlı hale gelmiştir. Başkalarıyla aynı ortamdayken söylediklerinizin farkında olun. Ayrımcılıktan hoşlananları engelleyin.

23. Akıl veren birine saygısız davranmak.
Akıl hocaları, genç çalışanların gelişimi için onları kanatları altına alan, gönüllü ya da atanmış, kıdemli çalışanlardır. İnanılmaz ölçüde değerlidirler. Onlar olmadan, işyerinin dolambaçlı yollarında size yardım edecek birine sahip değilseniz, kariyeriniz duraklayabilir. Bu nedenle bu tür insanlara mümkün olan en büyük saygı gösterilmelidir.
Doğru akıl hocası seçin ve doğru amaçlar belirleyin. Karşılıklı bir fayda oluşturun ki, akıl hocanızda sizinle ilişkisinden faydalanabilsin.

24.Şirkette çalışanları tanımamak
Eğer çemberinizi genişletmezseniz, patronunuzun ve bölümünüzün işine yaramamak gibi gerçek bir risk alırsınız. Anlamlı bir etki yapabilmek için sınırlarınızı ve potansiyelinizi bilin.
Diğerleriyle azami ilişki kurabilmek için, onlara odaklanın. İlk temasta oluşabilecek meydan okumaların farkında olun, dikkatinizi verin ) karşınızdakinin adının hafızanızda yer etmesini sağlayacak bir izlenim edinin) ve iletişimi güçlendirin.(İlgili bütün telefon numaralarını alın)

25.Kasıtlı olarak kırıcı tepkiler vermek
Eğer patronunuz sizin diğerlerine karşı kaba ve ters davrandığınızı hissederse, artık bir sorun olarak görülüyorsunuz demektir. İnsanlara böyle davranmaya son vermediğiniz sürece, şirkette birçok şeyden mahrum edileceksiniz. Gerçekten söze başlamadan önce, ne söyleyeceğinizi bildiğinizden emin olun. Kişisel saldırılardan kaçının ve sadece işe ve ne yapılması gerektiğine odaklanın. Yargılamayın. Nihayet, gerçekçi olun ve görünüşe göre ve yeterli veri yokken tepki vermeyin.

26.Nahoş bir çalışma alanı oluşturmak
Patronunuz sizin rahatınızı düşünüyorsa da çalışma alanınızın şirketin mülkü olduğunu ve burayı profesyonel bir çalışma alanı haline getirmemenin, profesyonel sorumluluk eksikliğiyle aynı şey olduğunu unutmamalısınız.

27.Dedikodu yapmak
Dedikodu ister doğru ister yanlış olsun, tamamıyla zaman kaybıdır ve gerçek olmasa bile son derece iyi isim yapmış insanların mahvına sebep olabilir. Güveni yok eder, insanları birbirine yalan söylemeye iter ve tatsız hukuk davalarına kadar uzanabilir.

28.Özür dilememek ya da özrü kabul etmemek.
“Özür dilerim” basit bir sözcük bileşimidir ama işte karmaşık hale gelir. Bazıları kendilerini zayıf konuma düşüreceği korkusuyla ya da kibir yüzünden, özür dilemekten kaçınır. Diğerleri de özrü, kibirlenmeksizin kabul eder. Her iki tutum da, birlikte çalışabilme moralini ve yeteneğini etkiler.
Hiçbir şeyin üzerine gitmeyin. İçten içe ir özür dileyin ve sizden özür dilendiğinde de bunu incelikle kabul edin. Huzursuzlanmayın, özür dilerken karşınızdakinin gözlerine bakın. Özrü kişisel kılın, olup biteni tüm dünyanın öğrenmesi gerekmiyor.

PATRONLAR LİDERLİK ROLLERİNİ OLGUNLUKTAN UZAK VE SAĞDUYUDAN YOKSUN OLANLARA VERMEZ

29.İşyerinde ağlamak.
Nedeni ne olursa olsun, bu bir hatadır. Ağlamak “kontrolümü kaybettim” demekten başka bir şey değildir. Bağıra bağıra ağlayacağınızı hissettiğinizde, insanların yanından uzaklaşın. Doyasıya ağlamak bazen işe yarayabilir ama bunu insanlardan uzakta yapın.
Gözyaşlarınızı neyin tetiklediğini düşünün ve bunu ne zaman önlemeniz gerektiğini bilin. Güvenebileceğiniz birisinin desteğini alın. Gözyaşlarınızın birikmesine izin vermeden, duygularınızı sözlerle açığa vurun. Kendinize dikkat edin, strese girmemeye çalışın.

30.Kabadayılığa boyun eğmek
Patronlar, karşılaştığınız kabadayıların üstesinde kendinizin gelmesini bekler.Eğer bir kez kurtarılırsanız, bu muhtemelen tekrar gelecek demektir. Ayrıca böylesi durumları kendileri için liderlik rolüne yetenekli insanları gözleme fırsatı olarak değerlendirirler. Kendinize güvenli ve tetikte olun. Kabadayılar kolay hedef seçerler. Yalanlara ve sözlü aşağılamalara kulak asmayın. Korkularınızdan kurtulun ve kabadayıların karşısına dikilin. Saygı görme hakkınızı belirtin ve bunu onlardan talep edin. Sizi dinleyenlere onların yaptıklarını anlatın.
31.Hatalardan öğrenmeyi becerememek
Hepimiz hata yaparız, bizi sürüden ayıran şey, hataları nasıl ele aldığımızdır. Patronunuz hatanın sonrasına bakmaktadır ve sadece söz konusu hatayı düzeltme isteğinize değil, ondan ders alacak ve bir daha yapılmamasını sağlayacak stratejiyi geliştirip geliştirmediğinizle de ilgilenmektedir.
Sorumluluğu kabul edin ve hata için başkasını suçlamayın. Hataya karşı profesyonelce ve salahiyetli tepki gösterin. Gerekli değişiklikleri araştırın ve belirleyin, esnek olun. Son olarak isterikleşmeden ve klişeleşmeden, gülebiliyorsanız gülün.

32. Engellerin üstesinden gelememek
İşler tam olarak istendiği gibi gitmediği ve bir engelle karşılaşıldığı durumlarda hemen pes eden çalışanlar, patronları her zaman çileden çıkarır. Eğer bu tür bir insansanız, zincirdeki en zayıf halkasınız demektir.
Engellerin üstesinden gelmeyi öğrenmek için en kötü durum senaryosunu yazın (potansiyel tuzakları yazarak korkularınızla yüzleşin), engellerin üzerinden atlayın ve kavgaya istekli olun. Başarıyı hayal edin, gerçekçi olun ve coşku veren kitapları okuyun.

33.Kendine az güvenmek ya da aşırı güvenmek
Aşırı güven genellikle büyük sorunlara yol açar. Aşırı güvenli insanlar genellikle sahte kabadayılar olarak görülür ve hem güvenilmez, hem aptal, kaba ve basit olarak kabul edilirler.Kendine az güvenen çalışanlar da sıkıntı yaratır.Patronlar genellikle, bunlara bir işi yapabileceklerine dair ekstra enerji vermek için zaman harcamak zorunda kalır.
Çözümler; İşe gidin ve işlerle ilgili zaman çizelgeli planlar yapın.Meydan okumaları memnuniyetle kabul edin ve net, ulaşılabilir amaçla belirleyin. Hataların olabileceğini kabul edin ve bunların geçici sapmalar olduğunu kabul edin ve iç dengenizi yeniden kazanabilmek için kendinize taze bir bakış açısı geliştirin.

34.Not almayı ihmal etmek.
Patronlar, bir şeyi ilk seferde doğru anlamayan çalışanlara aynı şeyleri tekrarlamaktan hoşlanmaz. Una yol açmakla onların düşünce akışını kesintiye uğratırsınız. Artı, hafıza yanıltıcıdır.
Zaman hassasiyeti olan konularda not aldığınıza emin olun. Patron sizi odasına çağırdığında, toplantılara katıldığınızda, telefonda konuşurken ve şikayetler bildirilirken not alın. Önceden çalışarak daha iyi notlar alabilirsiniz; sorular sorun, kilit noktaları tekrarlayın ve daha düzenli olun.

35.Hak etmediğiniz bir tefi talep etmek
Birçok şirket kendisini, hak eden çalışanları ödüllendirmeye adamıştır. Çalışanlar, üstün olmanın, karşılığını nasıl bulduğunun gayet iyi bilincindedir ve üst düzey çalışanlar arasında yer alabilmek için neler yapmaları gerektiğini de bilir.
Terfi talebinde bulunurken, valiziniz dolu olsun.

36.Güncel olaylardan haberdar olmamak
Çalışanlar büyük resmi görebilme yeteneğine sahip olduklarını göstermek zorundadır; eğer bunun için gerekli bilgiden yoksunlarsa, patron, çalışanın öğrenme yeteneğinden şüphe duyacaktır. Aynı zamanda, olup bitenden habersiz olmanız hem sizi hem patronunuzu gücendiren durumlara yol açabilir.
Haberleri izleyin, her sabah başlıkları tarayın ama haftada bir kez, meseleleri daha derin ele alan bir haber yayını okuyun.

37. Kin tutmak
İşyerinde yaşanan küçük ya da büyük bir haksızlıkla ilgili kin tutuyorsanız, bunu içinizden atamazsınız. Bu olumsuz duygu kendinizi yüzde 100 işe vermenizi engeller.
Gerçek dünyadan kopmayın. Tarihi yeniden yazamaz ve olayların akışını değiştiremezsiniz. Sorumluluk sahibi olun. Birisine kızgın olduğunuzu düşünebilirsiniz ama bağlı bir nedenden kendinize de kızmış olabilirsiniz.

38. Sıkıcı konuşmalar ve sunum yapmak
Sizden bir sunum ya da konuşma yapmanızın istenmesi sadece onur veren bir şey değildir. İnsanların sizden, kendilerine bir şeyler öğretmenizi isteyecek kadar etkilenmiş olduğu anlamına gelir.
İşin sırrı, düzgün hazırlamak, dinleyicilerinizi anlamak ve sizden ne istediklerini bilmektir. Gündemi belirleyin ve gruba ne yapacağınızı açıklayın. Zamanı iyi yönetin.Cevapları kısa ve soruya dönük tutun.

İŞVERENE TAM DESTEĞİNİZİ VEREMEMENİZ, ZAMAN VE KAYNAK YATIRIMI İÇİN HAZIR OLMADIĞINIZI ANLATIR.

39.Seminerlerde zaman harcamak
Patronlar, çalışanlar bir şeyler öğrensin diye onları seminere yollar, seminerin kendisinden değilse bile diğer katılımcılardan bir şeyler öğrenmelerini bekler. Eğer düzensizseniz ve dikkatiniz başka şeylere dağılıyorsa, patronunuzun size yaptığı yatırımı boşa harcıyorsunuz demektir.
Önceden planlı olun ve size en uygun oturum saatlerini seçin. Gerekli hazırlıkları yapmış olarak gidin. Genel olarak da seminer boyunca tertipli olun.

40.Şirketin sponsorluk yaptığı etkinlikleri atlamak.
Şirketin çabalarını destekleyen birisi olarak görünmek hem patron hem patronun patronu nezdindeki duruşunuzu güçlendirir. Artı, bu tür etkinlikler ilişki ağınızı genişletmek için benzersiz fırsatlardır. Dolayısıyla bu tür etkinlikler kesinlikle kaçırılmamalıdır.
Karşılaştığınız herkesle konuşmaya ve ilişki kurmaya hazırlıklı olun. Bu insanları dinleyin ve onlardan yeni bir şeyler öğrenin.

41.Şirketin amaçlarını görmezden gelmek
Şirketin amaçlarını dikkate almayan bir tutum içinde olanların başı beladadır.Bu tür bir tutum işyerinde zehirli bir hastalık haline gelir ve patron da bu hastalığın kaynağını kesinlikle yok etmek isteyecektir. Bu amaçlara odaklı kalmak için, patronun kafasının içindeymiş gibi düşünün ve amaçlarını anlayın. Daha iyi bir şey yapın; bir prosesi geliştirecek ya da daha verimli işlemesini sağlayacak bir yol bulun.

42.Toplantıları ekmek
Toplantılar son derece değerli öğrenim kaynaklarıdır. Size, kendinizi (tabii ki ince bir tarzda) gösterme fırsatının yanı sıra, meslektaşlarınızı ve patronlarınızı dinleme, öğrenme ve izleme şansı verir.
Hazırlıklı olun. Cep telefonu ya da çağrı cihazı götürmeyin, götürmüş olsanız bile kapatın.Her seferinde farklı birinin yanında oturun. Saate bakıp durmayın, toplantıya odaklanın.Katılmaya çalışın, utangaç davranmayın ve geç kalmayın.

43.Görev alanınızın ötesine geçmemek
Görev alanınızın ötesine adım atmak, bugünlerde her zamankinden daha önemlidir! Şirketler korkunç bir rekabet baskısı altındadır ve bu nedenle de hangi yeteneklere sahip olduğunu ve konumları, işleri, rolleri ne olursa olsun bu yetenekleri şirketin geneli için nasıl kullanacağını bilen çalışanlara her zamankinden daha çok yaslanmaktadır.
İşinize daha fazla değer eklemek için, bir amigo gibi davranın, destekçi ve onaylayıcı olun. Eğer bir şeyin yapılması gerektiğini düşünüyorsanız harekete geçin, kendinizi eğitin. Korkusuz olun ve meydan okumaları göğüslemek istediğinizi herkese gösterin.

44.Yeni çalışma arkadaşlarını savsaklamak
Eğer ofisteki yeni çocuk mevcut hızla mümkün olduğu kadar çabuk erişemezse, şirket dahil bunun bedelini herkes ödeyecektir. Yardımcı olmanın bazı yolları ona bilmesi, görmesi ve yapması gereken şeyleri göstermek, yazılı kısa bilgiler vermek, yemekhane vb yerleri göstererek kendisini aşina hissetmesini sağlamaktır.Benimseyici olun, onu öğle yemeğine veya bir kahve içmeye davet edin, akıl hocası olun.



45.Değişimle kavga etmek
Stres, durumun kendisi değildir, sizin duruma gösterdiğiniz tepkiden kaynaklanır. Değişimle başa çıkabilenler elbette bir işveren için en değerli olanlardır.
Daha derine bakın ve gerçekten değişim hakkında ne hissettiğinizi görün. Başkalarını suçlamaktan kaçının. Zihninizi açın ve asla hoşlanmayacağınız ya da hoş görmeyeceğiniz şeyler bile olsa, yeniliklere açık olun. (alıntıdır)
__________________
fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdigi denizden vazgeçmezmiş...
nurten kahraman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Şu anda saat : 04:26 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.