Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Gıdacılar Kafe > Gıdacılar Kafe
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 11-2009   #1
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Post Yanlış Olarak Bilinen Şehir Efsanelerinin Doğrusunu Öğrenebilirsiniz.

Efsaneleri ayrı ayrı açtım herkes bilgilerine göre istediğini değerlendirebilsin diye.
Gıda Güvenliği Derneği sitesinden alıntıdır.

*** İşte Coca-Cola'nın gizli sırrı : Coca-Cola sırrını açıkladı

Aldatıcı e-posta
Geçenlerde e-mail adresime bir sunum geldi. İlk önce paylaşmak istemedim ama içim de rahat etmedi. Doğruluğundan emin değilim. Ama mahkeme kararından bahsediyor ve tarih veriyor. Gösterdiği delilleri ve anlatılanları bir de siz öğrenin istedim. Yorum size ait. İster inanın, ister inanmayın.

Türkiye'de hatta, dünyada ilk kez *15 Eylül 2006* günü Coca-Cola'ya karşı,
içeriğini açıklaması için Antalya Tüketici Mahkemesinde dava açıldı...

Açılan davada, merkezi Atlanta'da olan ve *1886* yılında Eczacı Dr. John S.Pemberton tarafından faaliyete geçen Coca-Cola, 120 yıllık geçmişi ile *"dünyanın hiçbir yerinde hiç kimseye açıklamam"* dediği sırını açıklayacak mıydı? 19 Mart 2007 tarihinde açılan davanın 3. duruşması yapıldı.

Sıkı durun şimdi. Bu *"dünyanın hiçbir yerinde hiç kimseye açıklamam"* denilen gizli sır açıklandı ama Türkiye'deki ve dünyadaki çoğu basın-yayın organları çok fazla ciddiye
almadı."O büyük bir kuruluş, uğraşılmaz" anlayışı, davanın nedenlerini mercek altına alınmasına engel oldu.

Ne de olsa Coca-Cola'nın büyük oranda reklam bütçesi vardı.

İstedikleri her türden *değerler* ile oyun oynayacaklar. Ayıbı kendileri yapacak, fakat siz yalnızca tüketici olacaksınız. Sesinizi çıkartmayacaksınız. Soru sormayacaksınız.

İşte Coca-Cola'nın gizli sırrı.

Coca-Cola özütü diye gizli tutulan formül aslında bir böcek çeşidinin (Cochineal) ezilmesi ile elde edilen sıvıdır.

Cochineal; Kanarya adalarında ve Meksika'da yaşayan bir böcektir. Doğal ortamında çoğaldığı gibi kültürel olarak da yetiştirilmektedir.

Kaktüs bitkisine kene gibi yapışarak hayatını sürdürür.
Doğrusu
Türkiye'de piyasaya sunulan içeceklerin bileşiminde sadece Türk Gıda Kodeksinde izin verilen maddeler kullanılmaktadır. Kolalı içeceklerde renk vermek amacıyla karamel kullanılır, cochineal kullanılmamaktadır.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR

Konu Oktay SARI tarafından (11-2009 Saat 02:18 AM ) değiştirilmiştir..
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2009   #2
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

*** Cola'lı içeceklerde meyan kökü var
Aldatıcı e-posta

23 yil bil'fiil bir cola fabrikasinda çalisan birisinin ilginç iddiasi; malumunuz kola denilen ürünün en temel hammaddesi meyan köküdür, ve meyan kökü ile beslenen canlilar arasinda fare de bulunmaktadir. Büyük şirketler tonlarca üretim yaptıkları için meyan köklerini kepçelerle toplamaktadırlar ve tonlarca topladıkları için de fareleri ayıklamaya uğrasmamakta daha dogrusu uğraşamamaktadırlar. Bu yüzden de meyan köklerini içindekilerle beraber preslemekte sadece kalan deri, ayak, bacak parçalarini elekten geçirerek ayıklamaktadırlar.
Meyan kökünün suyunun yaninda farenin kani, mide özsuyu vs. gibi sıvılar da karısmakta renk siyah oldugu için estetik açıdan bir sorun olmamaktadır. tabi kola üretimi yapan sirketin kimyasal yöntemlerle bu özütü sağlığa zararsız hale getirme ihtimali de var... Bu olayi anlatan kisi çalistigi 23 yil boyunca bi bardak bile kola içmemis.
Doğrusu
Paylaşlan haber tamamen asılsızdır çünkü Türkiye'de Tarım Bakanlığı izniyle üretilen tüm meşrubatlarda (kolalı meşrubatlar dahil) bu iddiada bahsedilen üretim koşullarının yaşanması mümkün değildir. Bir ürünü satın alırken ilgili Bakanlık izinlerine sahip olmasına ve etiketinde yer alan kalite güvence ibarelerine dikkat edilmesini tavsiye ederiz.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2009   #3
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

***Cola´nın Faydaları (Trajikomik)

Aldatıcı e-posta
Coca cola'ye sadece içmek için mi alıyorsunuz. O halde bu yazıyı okuduktan sonra kararınız değişecektir. Kolayı başka alanlarda da kullanabiliyoruz. Ama sakın kolayı fazla tüketmeyin. Biliyorsunuz koladaki asit çok fazla ve insanın iç organlarına uzun vadede çok büyük zararlar veriyor. Susadıysan su iç!!

Eski madeni paraları kola kabında bekletirsek zamanla rengi açılır.

Lavabo, tuvalet vb. yerlere kola dökün. Koladaki asit pislikleri alıp götürecektir.
Doğrusu
Çivi veya bozuk para kısa bir süre için örneğin meyve suları, şarap, kimi gazlı içecekler veya sirke gibi gıda asidi içeren bazı içeceklerin içerisinde bırakılsa, bu ürünlerin gıda asitleri (örneğin sitrik asit, fosforik asit, tartarik asit, v.s.) içermesi dolayısıyla parlatma etkisi ortaya çıkabilir. Bu gıda maddelerindeki asit miktarı midede bulunan asit miktarının çok altındadır.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2009   #4
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

*** Katkı Maddeleri İnsan sağlığını etkileyecek derecede zararlı maddeler içeriyor

Aldatıcı e-posta
Tuketicinin Dikkatine,

Hacettepe Universitesi Arastirma Sonuclari Esas Alinarak Hazirlanmistir.

Piyasada satilan gida maddeleri icinde bulunan katki maddeleri memleketimizde insan sagligini etkileyecek derecede zararli maddeler ihtiva etmektedir; butun bunlara ragmen ne yazik ki basin ve medya araciligi ile insanlarimiza ilan edilmemektedir. Zira cagimizda gida sektoru buyuk bir trost'tur. Hic bir yayin organinda Coca Cola'nin zararli oldugunu okuyamazsiniz. Ancak biz tuketiciler aile fertlerimizi, cevremizdeki arkadaslarimizi haberdar ederek onlari bilincli kilmamiz lazimdir. Siz cocugunuzun kanserojen madde iceren gida almasini istermisiniz?Peki, niye evinize ketcap aliyorsunuz. Size asagida sunacagimiz tablo alacaginiz gidalardaki katkilarla ilgili bir bilgi vermektir. Bu yazimizi cogaltip yakinlariniza dagitabilirsiniz.
• ZARARSIZ KATKILAR
E-100 Kurkumin E-103 (katalogta yer almiyor) E-104 Kinolin sarisi E-111 (katalogta yer almiyor) E-121 (katalogta yer almiyor) E-122 Azorubin, Karmoisin E-126 (katalogta yer almiyor) E-130 (katalogta yer almiyor) E-132 Indigotin (indigo karmin) E-140 Klorofil E-151 Brilliant Black BN, Black PN E-152 (katalogta yer almiyor) E-160 Beta karoten E-161 Kantaksantin E-162 Pancar koku kirmizisi, betanin E-163 Antosiyaninler E-170 Kalsiyum karbonat E-174 Gumus E-175 Altin E-180 Litholrubin BK E-181 (katalogta yer almiyor) E-200 Sorbik asit E-201 (katalogta yer almiyor) E-202 Poyasyum sorbat E-203 Kalsiyum sorbat E-236 (katalogta yer almiyor) E-237 (katalogta yer almiyor) E-238 (katalogta yer almiyor) E-260 Asetik asit E-261 Potasyum asetat (potasyum diasetat) E-262 Sodyum asetat (sodyum diasetat) E-263 Kalsiyum asetat (kalsiyum diasetat) E-270 Laktik asit E-280 Propiyonik asit E-281 Sodyum propiyonat E-282 Kalsiyum propiyonat E-290 (katalogta yer almiyor) E-300 Askorbik asit E-301 Sodyum askorbat E-302 (katalogta yer almiyor) E-304 L-askorbil palmitat E-305 (katalogta yer almiyor) E-306 Tokoferolce zenginlestirilmis ekstrakt E-307 DL-alfa tokoferol E-308 gamma-tokoferol E-309 delta-tokoferol E-322 Lesitin E-325 Sodyum laktat E-326 Potasyum laktat E-327 Kalsiyum laktat E-331 Monosodyum sitrat E-332 Monopotasyum sitrat E-333 Kalsiyum sitrat E-334 L (+)- tartarik asit E-336 Potasyum bitartarat E-337 Sodyum potasyum tartarat E-382 (katalogta yer almiyor) E-400 Aljinik asit E-401 Sodyum aljinat E-402 Potasyum aljinat E-403 Amonyum aljinat E-404 Kalsiyum aljinat E-405 Propan-1,2-diol aljinat E-406 Agar agar E-408 (katalogta yer almiyor) E-410 Keci boynuzu (Locust bean) zamki E-411 (katalogta yer almiyor) E-420 Sorbitol E-421 Mannitol E-422 Gliserol E-440 Pektin E-471 Mono ve digliseridler E-472 Mono ve digliseritlerin asit esterleri E-473 Yag asitlerinin sukroz esterleri E-474 Sukrogliseridler E-475 Yag asitlerinin poligliserol esterleri E-480 (katalogta yer almiyor)
• SUPHELI KATKILAR
E-125 (katalogta yer almiyor) E-141 Klorofil bakir kompleksi E-150 Karamel E-153 Bitkisel karbon E-171 Titanyum dioksit E-172 Demir oksit E-173 ****lik aliminyum E-240 (katalogta yer almiyor) E-241 (katalogta yer almiyor) E-477 Yag asitlerinin propan-1,2-diol esterleri E-605 (katalogta yer almiyor) E-22 (katalogta yer almiyor) E-221 Sodyum sulfit E-222 Sodyum bisulfit E-223 Sodyum ****bisulfit E-224 Potasyum ****bisulfit E-338 Ortofosforik asit E-339 Sodyum fosfat E-340 Monopotasyum fosfat, monopotasyum ortafosfat E-341 Monokalsiyum fosfat E-407 Kareggenan (mide ve bagirsak rahatsizliklari) E-460 Seluloz E-461 Metil seluloz E-466 Sodyum karboksimetil seluloz
• SUPHELI KATKILAR
E-200 Sorbik asit (Vitamin B12'yi yok ediyor) E-230 Bifenil difenil E-231 Ortofenil fenol E-232 Sodyum ortofenil fenol E-233 Tiabendazol (Cilt hastaliklari) E-250 Sodyum nitrit E-251 Sodyum nitrat E-329 Butillendirilmis hidroksi anisol E-321 Butillendirilmis hidroksi toluen (kalp damar hastaliklari)
• TEHLIKELI KATKILAR
E-102 Tartrazin E-11 (katalogta yer almiyor) E-120 Karmin, Karminik asit, Kosinal E-311 Oktil gallat E-312 Dodesil gallat (norolojik hastaliklar) E-330 Sitrik asit (en tehlikeli kanserojen katki maddesi olup ne yazik ki bir cok hazir gidada kullaniliyor)
• KANSEROJEN KATKILAR
E-102 Tartrazin E-110 Sunset yellow FCF Orange yellow E-123 Amarant E-124 Ponso 4R, Kosinal red A E-131 Patent blue V E-142 Green S E-210 Benzoik asit E-211 Sodyum benzoat E-213 Kalsiyum benzoat E-214 Etil-p-hidroksibenzoat E-215 Sodyum etil-p-hidroksibenzoat E-216 Propil-p-hidroksibenzoat E-217 Sodyum propil-p-hidroksibenzoat (ornegin E-211 sodyum benzoat ketcap'ta bulunmaktadir. Biz size bazi markalarda hangi katki maddelerinin oldugunu asagidaki cetvelde gostermeye calisacagiz)
• COK TEHLIKELI OLANLAR
E-110 Sunset yellow FCF Orange yellow E-123 Amarant (Bunlar ABD ve Rusya'da yasaklanmistir. Fakat bizde draje, renkli cikolatalarda kullanilmaktadir. Ayrica kaymakli biskuvilerde ve pudindlerde ve jole'lerde bulunmaktadir.)
ULKER LUKS GOFRET => E-330, SOSIS VE SALAM => E-250, FANTA PORTAKAL => E-300, CINOMEL => E-300, ETI PUFFY => E-320, MEYSU KAYISI => E-330, ULKER HAYLAYF => E-223, KNORR ISKEMBE => E-320, KNORR DOMATES => E-330, ULKER SOKOKREM => E-322, KONSERVE VE TURSULAR => E-330, MEYSU => E-330, 7-up => E-330, SCHWEPPS => E-330, KRISTAL KOLA => E-330, JELIBON => E-330, TAMEK YAPRAK SARMA => E-330, PIYALE HAZIR CORBA => E-330, OLIPS => E-330, ALBENI => E-223 v.s. olup, Butun cola'li iceceklerde kullanilan maddeler supheli ve incelenmeye izin verilmektedir.
Doğrusu
Öncelikle söz konusu metnin yazdigi gibi, Hacettepe Üniversitesi Muhendislik Fakultesi Gida Muhendisligi Bolumunde yurutulen arastırmalarla hic bir ilgisi bulunmamaktadir. Ayrıca yaplan sorusturma sonuclarına gore Hacettepe Universitesindeki diger fakulteler, yuksek okullar, bolumler, anabilim dallari ve bilim dallarında da bu metni olusturacak arastirma sonuclarına rastlanmadığı gibi metni oluşturduğu iddia edilen Doç.Dr.Mustafa Türkmen'in kurum ile de herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır. Hacettepe Universitesi gibi iki saygin kurulusun adlarinin verilmesi sadece bu iddianin kuvvetlendirilmesi ve tuketicinin ikna olmasi icindir.
E kodları hakkında insanlar yeterli veya detaylı bilgiye sahip olmadıkları için olumsuz bir yaklaşım içinde bulunabilmektedir. Gıda katkı maddeleri için kullanılan E kodları tüm dünyada bir bütünlük sağlamak için ortaya çıkmıştır.
Her gıda katkı maddesinin kendine ait bir E kodu bulunmaktadır. E kodu alan katkı maddesi, düzenleyici makamca kullanılmasına izin verilmeden önce bilimsel olarak detaylı bir şekilde incelenmiş ve insani tüketim için kesinlikle güvenli olduğu kanıtlanmış demektir. E kodu o maddenin onaylandığının ve güvenli olarak kabul edildiğinin kanıtıdır. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), bu onayları veren kuruluşların başında gelmektedir.
Dolayısı ile izin verilen gıdalarda, izin verilen miktarlarda kullanılan katkı maddelerinin sağlık üzerinde olumsuz bir sonuç doğurması mümkün değildir. Tarım Bakanlığından onaylı ürünlerde hangi katkı maddesinin ne miktarda kullanılacağı belirlidir ve dolayısıyla güvenlidir. Tarım Bakanlığından onaylı, ambalajlı ürünleri tüketmenizi öneriyoruz.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2009   #5
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

*** Pastörize süt yerine sokak sütü kullanın

Aldatıcı e-posta
Dikkatinize;
•Sütün pastörizasyonu bazı hastalık patojen bakterileri ortadan kaldırırken faydalı bakterileri (probiyotikleri) de yok etmektedir.
••Homojenize edilmiş sütler (Kutu sütleri) ise çok daha büyük bir sorundur. Çünkü homojenizasyon sırasında süte 2 ton civarında bir basınç uygulanmakta ve süt proteinlerinin moleküler yapısı büyük ölçüde değişmektedir.
••Molekül yapısı değişmiş proteinler immün sistemi aşırı uyararak çocuğun ileriki yaşamında Tip I diabet ve mültipl skleroz gibi otoimmün (kendi dokularını tahrip edici) hastalıklara yol açmaktadırlar.

Süt ve süt ürünleri

•Sütten çok mayalanmış süt ürünleri (tam yağlı yoğurt, tam Kaymak bağlamayan, ekşimeyen ya da kesmeyen süt ya da yoğurt doğal değildir.
•yağlı peynir) tercih edilmeli.
••Kefirle mayalanmış süt çok yararlı.

Hangi süt tüketilmeli?

•Mümkünse günlük mandra sütü tüketilmelidir.
••Güveniyorsanız (!) sokak sütçüsünden de süt alabilirsiniz.
••Şehirdeki en iyi olabilecek seçenek günlük pastörize şişe sütleridir.
•Uzun ömürlü homojenize kutu sütlerini kesinlikle kullanmayınız.
•Süt ya da yoğurt ekşimesin ya da kesilmesin diye içlerine antibiyotikler konulmakta ve süt içindeki probiyotiklerin tümüne yakını kaybolmaktadır.
••Sadece ekşiyen ve/veya kesilen süt ve yoğurtları yiyiniz (bulursanız!!!)
Doğrusu
Pastörize içme sütünün kullanılmasında hiçbir sakınca bulunmamaktadır. Pastörize sütlerde, hiçbir katkı maddesi bulunmaz, süt yalnızca pastörizasyon ısıl işleme tabi tutularak mikroplarından arındırılmaktadır. Pastörizasyon çiğ sütte bulunan patojenik (hastalık yapıcı) mikroorganizmalardan kaynaklanabilecek muhtemel sağlık risklerini minimize etmek amacıyla; sütün başlangıçtaki fiziksel, kimyasal ve organoleptik özelliklerinde minimum değişikliğe sebep olacak şekilde optimize edilmiş sıcaklık ve sürede uygulanan bir ısıl işlem tekniğidir.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2009   #6
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

*** Danone çocukları gerizekalı yapıyor

Aldatıcı e-posta
İlginize;

Danone markasını Türkiye'de bilmeyen yok. Sabancı holding ortaklığı ile ve sağladığı güven ile Danone Türkiye'ye girmiş oldu. Bu gün sabancı ile ortaklıklarının bitmiş olmasına rağmen çoğu insan sabancı holding ile ortak olduğunu zannederek bu ürünleri almakta. Peki,Fransızlara ait olan Danone Türkiye'de neden bu kadar çok çocuklar üzerine ürün çıkartmakta ve ucuza satmakta hiç düşündünüz mü? Aklınıza bir marka düşmanı hatta yabancı düşmanı Profesör yazmış bu mesajı şeklinde bir fikir gelebilir. Söz konusu olayın geleceğimiz üzerinde oynanan çirkin bir oyun olduğunu laboratuar sonuçlarını aldığım zaman ortaya çıktı.

Sizde eğer bilimle özellikle fen bilimleri ile ilgileniyorsanız söz konusu üründen alın ve bir fen laboratuarında içerik testi yaptırın (ücreti en fazla 40$) sonra bu sonucu bir nörologla paylaşın bakın neler olacak. Gelişim ve düşünme üzerinde etkili hormanal dengelerin, özellikle muhakeme kabiliyetinin nasıl engellendiğini bir nörolog anlatsın size o zaman benim gibi tatmin olursunuz. Danonenin Türkiye için üretilen ürünlerinin içerisine çocukların zihinsel ve bedensel gelişimini etkileyecek madde olduğu ne yazık ki bir gerçek ve şu an Daninolar sadece 2 ve 12 yaş arası çocuklara yedirilmekte. Yani tam gelişim zamanında.

Gelecek nesillerimizin zeki olmasını engellemek için şimdiden yoğun çaba içerisinde oldukları anlaşılıyor ve tüm pazarlama şirketleri şuan Danone ile anlaşmalı. Kapı kapı dolaşıp piyasa fiyatının altında ürünlerini satmaktadırlar. Ayrıca şirketlere ve dağıtım elemanlarına çok iyi ücret ödenerek daha fazla surum yapılmakta, daha fazla insana ulaşmaktadırlar.

Lütfen Danone ürünlerini kullanmayalım ve bu konuda bizler duyarlı olabiliriz. Ama bu yetmiyor. Marka düşkünü bir gençlik olduğu sürece bu firmaların Türkiye'de ekmeklerine yağ sürülecektir. Lütfen uyanalım ve uyaralım.

Prof. Dr. Turan Karadeniz
Doğrusu
T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından Türk Gıda Kodeksine göre üretim izini verilerek sertifikalandırılmış tüm gıda ürünleri ve içerikleri güvenilirdir ve bu ürünlerin güvenli içerikleri, üretim yeri denetlemeleri ve satış yerlerinden alınan ürün numunelerinin analizleri ile düzenli olarak kontrol edilmektedir. Bir internet forum sitesinde yer alan tamamen hayal ürünü ve asılsız bir yazı ile başlayan karalama kampanyası, firmayı çocukların gelişimini olumsuz etkileyen ürünler ürettiği iddiasıyla zan altında bırakmayı hedeflemiştir. Bu süreçte, bu asılsız yazılara, Sayın Prof. Dr. Turan Karadeniz'in imzası ve bağlı bulunduğu üniversite ismi, kendi bilgisi ve onayı olmadan eklenmiştir. Saygın bir akademik kurumun ismi ve saygın bir bilim adamının imzası, izinsiz ve habersiz bir şekilde kullanılarak, tamamen hayal ürünü bir mesaj oluşturulmuş ve elektronik posta zincirleri ile yayılması sağlanmıştır.
Diğer taraftan kamuoyunun aydınlatılması amacıyla firmanın talebi üzerine T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı söz konusu ürünler ile ilgili analizleri gerçekleştirerek mevzuata uygun üretim yapıldığını açıklamıştır.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2009   #7
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

*** MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var

Aldatıcı e-posta
MONO SODYUM GLUTAMAT

Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor. Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda üreticilerinin bir çoğu MSG'yi karlı olduğu için kullanıyorlar.

MSG ZARARLI MI ?
Buna okuduktan sonra siz karar verin.

Bu madde Nörotoksin.
Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve
buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SARA (Epilepsi) Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite. Büyüme hormonu baskılanması.
Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet. Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar.

Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki
bebek de aynı tahribatlara maruz kalıyor. Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği CİPS'lerde çok kullanılmakta.
Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, DONDURMALAR,
renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var. Şimdi diyeceksiniz ki,
Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar? Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri insaf, merhamet gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek,çok daha büyümektir.
Bu mamuller, al benisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur. Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız. Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta. Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.

Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg. patatesi 1 ytl.ye alabilirsiniz. Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır. Yani 1 kg. Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında
bile değiliz. Olumsuz etkileri de cabası. Ya bu mamulleri üretenler !....
Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik
ve doğaldır.

Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,
burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı?
Ben henüz rastlamadım.

Gelelim genel sağlık boyutuna;
Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
bağlı yaşamaya mahkûm edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12'sineçıkması ve benzerleri. Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar. Hastalıkları üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler. Bu da
madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan, sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi.

Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı?
Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.
Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında
yetersiz kaldığından, yeni nesiller tehlikenin farkında değildirler...
Doğrusu
Mono Sodyum GlutamatL-Glutamik asit ve amonyum, kalsiyum, monosodyum ve potasyum tuzları, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) bağlı Gıda Katkı Maddeleri Ortak Uzmanlar Komitesi (JECFA) tarafından 1988 yılında değerlendirilmiştir. Komisyon, bu değerlendirme sonucunda özellikle bağırsak ve karaciğer dikkate alınarak yapılan analiz sonuçlarında olumsuz artışlar meydana geldiğini fakat bu durumun ancak aşırı yüksek miktarların (30 mg/kg vücut ağırlığı) uygulanması sonucu ortaya çıktığını belirtmiştir. Monosodyum glutamat (MSG) alımı sonucunda glutamatın plasenta zarını geçmediği görülmüştür. Bebeklerin glutamatı yetişkinler gibi ****bolize ettiği tespit edilmiştir.
Geleneksel toksisite çalışmaları MSG'nin çeşitli gıdalarla alımının herhangi spesifik toksik veya kanserojenik bir etkisinin olmadığını ve üreme ve teratoloji çalışmalarında herhangi olumsuz bir sonuca sebep olmadığını göstermiştir. İnsanlarla yapılan çalışmalarda MSG'nin "Çin Restaurantı Sendromu" veya diğer bazı özel rahatsızlıklarla doğrudan bir ilişkisinin saptanamaması nedeniyle JECFA tarafından glutamik asit ve tuzları için "Günlük kabul edilebilir düzey (ADI) belirlenmemiştir" ibaresinin konmasına karar verilmiştir. Bebekler için de ilave olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.
1991 yılında Avrupa Birliği'nin Bilimsel Gıda Komitesi (SCF) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda da benzer veriler elde edilmiştir. Amerikan Deneysel Biyoloji Derneği (FASEB) ve Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından 1996 yılında yapılan değerlendirmelerde ise MSG'ye karşı hassas olan bir grubun (örn. astımlı hastaların) olabileceği göz ardı edilmeksizin JECFA ve SCF tarafından yapılan değerlendirmeler desteklenmiştir.
Sonuç olarak, doğrudan bir ilişki tespit edilememekle birlikte MSG'nin bazı hassas gruplarda allerjik reaksiyonlara sebep olabileceği çeşitli çalışmalarda ifade edilmiştir. Bu çalışmalarda, MSG'nin alındığı miktara ve kişinin sağlık özelliklerine bağlı olarak kusma, baş ağrısı, kasılma ve güçsüzlük gibi kısa süreli etkilerin görülebildiği öne sürülmektedir. Diğer taraftan, uzun vadeli klinik çalışmalar ve laboratuvar çalışmaları MSG'nin güvenli bir katkı maddesi olduğunu ortaya koymaktadır. Serbest haldeki glutamatın bazı gıdaların doğal bileşeni olması ve ayrıca katkı maddesi olarak MSG'nin kullanıldığı dozların toplam diyetteki yükü belirgin şekilde arttırmaması da bu fikri desteklemektedir.MSG, Amerika, Avrupa Birliği ve Türk Gıda mevzuatlarına göre kullanımı yasal olan bir gıda katkı maddesidir. Avrupa Birliği mevzuatının gıda katkıları, renklendiriciler ve tatlandırıcılar konusunu düzenleyen 95/2/EC kodlu direktifi, izin verilen limitler içindeki kullanımına yasal güvence sağlar.
En son 22.05.2008 tarihinde güncellenen Türk Gıda Kodeksi "Renklendiriciler ve Tatlandırıcılar Dışındaki Gıda Katkı Maddeleri Tebliği"ne göre tüm gıda maddelerinde glutamik asit veya tuzlarının kullanım limiti 10 g/kg, çeşni maddelerinde ise QS (Belirlenmemiş miktar, Quantum Satis) olarak verilmektedir. Amerika'da ise serbest toplam glutamat miktarı yüksek olan gıdalarda bu değerin etiket üzerinde belirtilmesi ön görülmüştür.Tüm katkı maddeleri için olduğu gibi MSG için de doz kritik olan husustur. Normal koşullarda fayda sağlamak amacıyla gıdaya ilave edilen çeşitli maddeler bazı durumlarda olumsuz etkilere de sebep olabilmektedir. Bu durum genellikle katkı maddesinin fazla veya yanlış kullanımı, üretimin veya depolamanın yanlış bir basamağı sırasında ilavesi veya katkı maddesinin saflığının ya da kalitesinin düşük olması nedenleri ile ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, katkı maddelerinin, ara basamak ürünlerinin ve son ürünün kalite ve güvenilirlik açısından düzgün şekilde kontrollerinin yapıldığı bilinen, Tarım Bakanlığı tarafından onay almış, denetlemelere tabi tutulan ürünlerin tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Ancak bu şekilde, diğer tüm konularda olduğu gibi katkı maddelerinin uygunlamasında da gerekli kontrollerin yapıldığına güvenmek mümkün olacaktır. Aksi takdirde kontrolsüz şekilde tatbik edilen herhangi bir başka madde de sağlık üzerinde olumsuz etkilere sebep olabilecektir. Burada dikkate alınması gereken husus, her hangi bir maddenin güvenliğinden bahsederken bunun çevre koşullarından, beraberinde tüketilen diğer maddelerle olan etkileşiminden, miktarından ve maruz kalma süresinden bağımsız düşünülemeyeceğidir.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2009   #8
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

***Su Damacanaları Öldürüyor

Aldatıcı e-posta
Eğer damacananın altında üçgen geri dönüşüm logosu içinde 3 veya 7 rakamını görüyorsanız bu damacanalar sağlığınız açısından tehlike yaratıyor anlamına geliyor.

Bu geri dönüşüm işareti, damacananın yüksek oranda kimyasal madde içerdiğini gösteriyor. Özellikle de vücuda iki kat daha fazla zarar veren 'biesphenol A' nın yüksek olduğunu gösteriyor. BPA olarak da bilinen 'biesphenol A' kalp sağlığınızı bozuyor ve diabet riskini iki kat arttırıyor.

ABD'deki Peninsula Tıp Fakültesi'nde yapılan araştırmalar, BPA'ların karaciğer rahatsızlıklarıyla da bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.

İngiltere Gıda Standartları Enstitüsü'nün açıklamasına göre gün içinde almış olduğunuz BPA miktarının vücut ağırlığınızla dengeli bir uyum içinde olması gerekiyor. Sahip olduğunuz kilo başına günde 50 mikrogram kimyasal madde 'normal değer' olarak kabul ediliyor. Yani eğer vücut ağırlığınız 60 kilogram ise gün içinde alabileceğiniz en üst limitin 3000 mikrogram olması gerekiyor. Bu rakamın üstüne çıktığınız anda kalp, diabet ve karaciğer riskiniz iki kat artıyor.

Yüksek kolesterol, kan şekeri düzensizliği, yüksek kan basıncı, kanser ve nörolojik problemlerle de bağlantılı olduğu düşünülen BPA'nın vücuda zararı araştırılmaya devam ediliyor.

Amerika'da sağlıklı insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda altı yaş üstündeki her on kişiden dokuzunun risk taşıdığı ortaya çıktı. Çünkü gün içinde kullandığınız birçok plastik malzeme BPA içeriyor. BPA kimyasal maddesi bebek biberonundan plastik şişelere kadar yüzlerce plastik malzemede bulunuyor. Konserve kutuları ve hatta CD'ler de buna dahil.

Eğer suyunuzu damacana veya şişeler içinde alıyorsanız altındaki üçgen logonun içinde "1" rakamı olmasına dikkat edin. Bu rakam damcananın BPA içermediğini gösteriyor.
Doğrusu
Bisfenol A diğer kimyasallarla birlikte bazı plastik ve reçinelerin üretiminde uzunca yıllardan beri kullanılan bir kimyasal maddedir. Bisfenol A gıda ve içecek muhafazası amacıyla kapların, bidonların, biberonların, tabak ve bardak üretiminde kullanılan saydam ve sert Polikarbonatlarda kullanılır.

Bisfenol A maddesinin gıda ile temas halinde olan kap ve bidon gibi malzemelerde kullanımına Avrupa Birliğinde 2002/72/EC direktifi uyarınca izin verilmektedir. Bu maddenin kullanımına ABD ve Japonyada da izin verilmektedir

Gıda ile temas eden materyallerde bulunan bu maddenin çok küçük bir miktarı zamanla temas halinde olduğu gıdaya geçebilmektedir.. Bu miktar genellikle milyarda 5 kısımdan daha az olmaktadır ( < 5 ppb). Bisfenol A maddesinin olası endokrin disruptor etkisine karşı 200 den fazla bilimsel çalışma yapılmıştır. EFSA 2006 raporunda tüm bu çalışmaları inceleyerek Bisfenol A'nın izin verilen koşullar altında kullanımına izin vermiştir. Bisfenol A maddesinin Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi tarafından yapılan Ocak 2007 tarihli risk değerlendirme raporuna göre tolere edilebilir günlük alım miktarı 0.05 mg/ kg vücut ağırlığıdır. EFSA bebek ve çocukların çeşitli kaynaklardan alabileceği Bisfenol A miktarının tolere edilebilir günlük alım miktarının altında olduğu bilgisini vermiştir.

EFSA tarafından Temmuz 2008 tarihinde yayınlanan bir diğer panel raporunda ise Bisfenol A maddesinin insan vücudunda hormonal açıdan etkisiz maddelere biyolojik olarak dönüşebildiğini ortaya koymuştur. Bu bilgiye göre Bisfenol A maddesinin hem bebeklerde ,hem de yetişkinlerde vücuttan hızla zararsız hale gelip, atıldığı belirtilmektedir.

Hem EFSA, hem de FDA ‘in Bisfenol A'nın kullanılmamasına ilişkin bir uyarısı bulunmamaktadır. Ancak FDA hassas tüketicilere polikarbonat biberonların cam gibi alternatiflerinin olduğunu hatırlatıyor.

Diğer taraftan, yapılan bazı bilimsel çalışmalar bu bileşiğin insan sağlığı için risk oluşturabileceğini ortaya koymaktadır. Bisfenol A'nın beyin ve üreme sistemleri üzerinde olumsuz etkileri olduğu çeşitli çalışmalarda iddia edilmektedir. Ayrıca, hayvan denemelerinde doğum öncesinde alınan Bisfenol A'nın göğüs kanserine yol açtığını tespit eden çalışmalar da mevcuttur. Yine bazı hayvan denemeleri sonucunda bu bileşiğin prostat kanserini de tetikleyebileceği ortaya konmuştur. Düşük dozda uzun süre Bisfenol A'ya maruz kalmanın tip 2 diyabet ve ****bolik sendroma sebep olan insülin rezistansına sebep olduğu da öne sürülen diğer bulgulardır. Bu çalışmalar halen devam ettirilmekte olup henüz kesin bir kanıta ulaşılmamıştır.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2009   #9
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

*** Coca-Cola analizinden alkol çıktı

Aldatıcı e-posta
Tüketiciler Birliği, gazlı içeceklerden sonra Coca-Cola ile ilgili yaptırdığı alkol analizinden de alkol çıktığını açıkladı. İşte basına açıklanan laboratuar raporundaki bilgiler:
Gazlı içeceklerden sonra Coca-Cola alkol analizi ile ilgili bir değerlendirme yapan Tüketiciler Birliği Kayseri şube başkanı Mahmut Şahin; ‘Gazozlardan sonra yaptığımız Coca-Cola alkol analizinde de alkol çıktı' dedi.Alkolsüz içeceklere ilişkin bir hukuki metinde, içecek içeriğinde alkol bulunmasına cevaz veren bu düzenleme dikkatimizi çekmiş ve konu ile ilgili olarak Tüketiciler Birliği tarafından bir çalışma başlatmıştık.
Gazozlarda alkol olduğunu tespit etmiş ve elde edilen sonuçları Tüketiciler Birliği olarak 11 Ekim 2006'da 'Gazozlarda alkol var' başlıklı basın açıklaması ile kamuoyuna duyurmuştuk. Bu basın toplantısından sonra tüketicilerden ‘kolalarda da var mı?' bunu neden açıklamıyorsunuz gibi tepki ve talepler aldık.Bunun üzerine en popüler olan Coca-Cola'da alkol olup olmadığının araştırılması konusunda Kayseri Tarım İl Müdürlüğü Gıda Kontrol Laboratuarına müracaat ettik.
Çalışma kapsamında piyasada satılan Coca-Cola markalı ürünün, etiketleri üzerinde yapılan incelemelerde, içeriğinde alkol bulunduğuna ilişkin bir bilginin olmadığı tespit edildi.Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Kayseri Tarım İl Müdürlüğü Gıda Kontrol Laboratuarına orijinal ambalajı içinde teslim edilen Coca-Cola şişesinde bulunan etil alkol analizi yaptırılmış ve şu sonuca ulaşılmıştır:
Coca-Cola'da 0.075 g/l etil alkol tespit edilmiştir.

‘Gazozlarda Alkol Var' açıklamamızdan sonra kamuoyunda yapılan tartışmalar sonucu 10 üreticiden sadece 3 tanesi, ‘ürünlerimizde alkol yok, var olan alkol, fermantasyon (mayalanma) sonucunda oluşan alkoldür' şeklinde görüş belirtmişlerdi. Yapılan açıklamalardan hiçbir bilim adamı ve tüketicinin tatmin olmadığı Tüketiciler Birliği'ne gelen telefon, e-posta ve mektuplardan anlaşılmaktadır.

Bu açıklamamızdan sonra birçok bilim adamı ve mühendis ise gazlı ve kolalı ürünlerde bulunan Etil Alkolün fermantasyon sonucu oluşmadığı; tiryaki tüketici oluşturmak, dolum sırasında akışkanlığı hızlandırmak ve aroma çözücü olarak kullanıldığını ifade ve ispat etmişlerdi. Üç temel nedenin yanında etil alkol dışındaki çözücülerin daha pahalı olması nedeniyle, üreticilerin etil alkolü tercih ettikleri tespit edilmiştir.Biz, içeriğinde alkol olduğun etiketinde yazmayan kolaları da içmiyoruz. İçenlere afiyet olsun'

Doğrusu
T.C. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı izni ve "Alkolsüz İçecekler" tebliği'ne göre üretim yapan işletmelerde üretim sırasında alkolsüz içeceklere herhangi bir alkol ilavesi yapılmamaktadır. Ancak gıda ve içeceklerin kimyasal içerikleri nedeniyle, herhangi bir maddenin tamamen bulunmaması diye bir iddia pratikte mümkün değildir. Her madde ile ilgili bir alt sınır kabul edilmekte ve bunun altındaki rakamlar bilimsel olarak kayda değer olmadığı için dikkate alınmamaktadır.
Gazlı içecekler bulunan ethanol da maddelerin doğal bileşeninden kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan doğal olarak meyve ve sebzelerde de bulunmaktadır.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2009   #10
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

*** Turkuaz Su İçmeyin!!!

Aldatıcı e-posta
Bu yazı Y.Doç.Dr. Cemalettin CAMCI tarafından hazırlanmıştır
Dün gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım, görevliye şöyle sordum:
- 1,5 lt. su var mı? Ama Turkuaz/Damla dışında lütfenTurkuaz çıktığından beri bu şekilde su alıyordum artik.
- Abi, ben o sudan satmıyorum. İnan ki gelen müşterilerden onda dokuzu senin söylediğin şeyi söylüyor.
- Peki, neden halen satıyorlar?' diye sordum.
- Abi, Turkuaz/Damla suyu, marketlere bedava veriliyor, satarsan kara geçiyorsun, satmazsan öylece duruyor. Ama ben satmıyorum, çünkü alan yok.Ayrıca CocaCola satanın Turkuaz/Damla da satma zorunluluğu var, hatta Başka su sattırmamaya çalışıyorlar.
- Uzun söze gerek yok; hiç kimse almazsa, hiç kimseye satamazlar...Lütfen okuyun, okutun! Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum.
Türkiye'de bazı şişeli içme suları doğal kaynak suyu değil.
Doğal kaynak sularında devlete para ödemeniz gerekiyor, artı bu tesislerin yatırım maliyeti çok yüksek.
Dolayısıyla CocaCola ne yaptı, kaynak suyu araştırmalarının maliyetlerini çok yüksek bulduğu için Bursa/Kestel ovasındaki CocaCola fabrikasında derin kuyu pompalarıyla ovanın suyunu çekerek bunu da termostan geçirip filtre ederek hem CocaCola meşrubatını hem de Türkuaz/Damla'yı şişelemeye başladı.
Türkuaz/Damla'nın etiketinin üst ve altındaki Kahverengi şeritlere dikkat edin:'Sofra İçeceği' yazar. Devlet, CocaCola'nin uyanıklığını kanuna uydurmak ve uyanıklığa yapılacak itirazları bertaraf etmek için böyle bir kural çıkardı!Binlerce dönümlük tarım arazisinin bulunduğu ve CocaCola hariç hiçbir İsletmeye 'derin kuyu pompası' çakma izni verilmeyen Kestel ovasında, yeraltından çekilen su, filtre edilip daha sonra içine bazı mineraller katıldıktan sonra Türkiye'nin en ücra kasabalarına bile satılıyor ve lıkır lıkır içiliyor.Bazı yazlık kasaba ve köylerde neredeyse Turkuaz/Damla harici içme suyu bulamazsınız çünkü dağıtım ağı çok güçlü.
Bayilere baskı bile olduğu yolunda duyumlar aldım. Turkuaz/Damla içmeye Devam edecekseniz, unutmayın, yapay bir su içiyorsunuz.Duyarlı bir vatandaş olarak konuya dikkatinizi çekerim. Her tarafı doğal kaynak sularıyla dolu memlekette, millete kuyu suyunu zorla ve de üstüne para alarak içiriyorlar.İçmeyin arkadaşlar!
Gönderenin Notu:
Kola'nın Ülkesi'nin 1960 lı yıllarda, özellikle ilkokul Öğrencilerine ücretsiz süt tozu, balık yağı ve peynir yardımı yaptığını,bu tarihlerden sonra Anadolu tarihinde ilk kez çocuk felci vakalarının görüldüğünü ve de sonraları Çocuk felci aşısının 'rutin aşılar' arasına sokulduğunu, bu aşıların bizlere büyük paralarla satıldığını HATIRLAYIN VE UNUTMAYIN..
Küba gibi bir ülkenin 'İnsan sağlığıyla ticaret olmaz' diyerek, (ABD de bile patent aldığı) kanser aşısını, yoksul ülkelere ilacı, isteyen ülkelere de patentini ücretsiz verdiği, buna karşın tüm AB / ABD / İSRAİL'in yapay hastalıklarla hazinemizi ve sağlığımızı emdiklerini BİLİN VE UNUTMAYIN..Ücretsiz' adını bile söylemeyen bu malum firmalar, 'Ücretsiz su veriyorlarsa'bunun nedenini DÜŞÜNÜN VE BULUN!!
Yazan
Y.Doç. Dr. Cemalettin CAMCIFırat Üniversitesi Genel Cerrahi Elazığ-Türkiye
Lütfen bu mail'i gönderebildiğiniz kadar çok kişiye gönderin.

Doğrusu
İşletmeler öncelikle su üretimi yapabilmeleri ve tüketiciye sunabilmeleri için Devlet Su İşleri (DSİ) ve T.C. Sağlık Bakanlığı'ndan gerekli izinler ve ruhsatlarını alarak üretim yapabilirler.
Üretimi sırasında, tüm mikro organizmalar, iyonlar ve kirlilik oluşturabilecek diğer maddeler sudan arındırılmaktadır. Yeraltı suları çok derinlere indikleri veya bir engelle karşılaştıkları için kaynak suyu olarak yeryüzüne çıkamazlar. Bu kategorideki suları kalite standartlarında yeraltından çıkarıp işleyebilmek için özel teknolojiler kullanılmaktadır.
Ayrıca yapmış olduğumuz araştırmaya istinaden şehir efasanesinde adı geçen Doç.Dr. Cemallettin Camcı'nın konu ile ilgisi bulunmamaktadır.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Katkı Maddeleri ile Yapılan Yanlış Haberler Muhittin YILMAZ Avrupa Birliği Sürecinde Gıda İle Alakalı Haberler Başlıkları 108 22-2018 03:51 AM
meyvelerin reçel olarak muhafazası Gülsel ŞEN Şeker ve Şekerli Ürünler Teknolojisi 2 14-2010 10:09 PM
Mail Yanlış Yere Giderse Muhittin YILMAZ Gıdacılar Kafe 2 22-2008 09:47 AM
Probiyotik Olarak Kullanılan Mikroorganizmalar Gülsel ŞEN Sütteki Mikroorganizmalar 0 06-2008 01:07 PM
Yanlış Zayıflama Yöntemleri Muhittin YILMAZ Diyette Doğru Bilinen Yanlışlar 0 06-2008 06:53 PM



Şu anda saat : 07:57 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.