Sponsorlu Bağlantılar

Çikolata İle İlgili Her şey

Kakao ve Çikolata Teknolojisi kategorisinde açılmış olan Çikolata İle İlgili Her şey konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30-2010   #11
Senior Member
 
neslihan koşar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-10-2009
Yaş: 28
Mesajlar: 100
Tecrübe Puanı: 10
neslihan koşar is on a distinguished road


Standart

Sponsorlu Bağlantılar
bence suan yedigimiz çikolata sandıgımız hiç bir şey çikolata deil buna adım kadar eminim her türlü iddaya warım çünkü gercek çikolata tadına warılamaz bir haz yaratır ben bir çikolatacı olarak bunu sölüyorum çünkü gercekten öle
__________________
SUSMAK İNSANI ELE WERMEYEN SADIK BİR ARKADAŞTIR
neslihan koşar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 30-2010   #12
Moderator
 
Üyelik tarihi: 14-04-2008
Nerden: Akşehir/KONYA
Mesajlar: 545
Tecrübe Puanı: 0
AlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to all


Standart

Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı:
neslihan koşar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bence suan yedigimiz çikolata sandıgımız hiç bir şey çikolata deil buna adım kadar eminim her türlü iddaya warım çünkü gercek çikolata tadına warılamaz bir haz yaratır ben bir çikolatacı olarak bunu sölüyorum çünkü gercekten öle

Neslihan hanım benim gönderdiğim çikolata konusundaki mesaja bakarmısınız.Oradaki çikolataların güzelliğini görüyorsunuz Yani siz bunlara çikolata değil mi diyorsunuz
AlgaReN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 05-2010   #13
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 04-03-2010
Mesajlar: 3
Tecrübe Puanı: 0
armira is on a distinguished road


Standart

satmıyolar be orda staj yaptım
armira isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 22-2010   #14
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 21-03-2010
Mesajlar: 3
Tecrübe Puanı: 0
ferdi is on a distinguished road


Standart cikolata hakkında bilgiler

tolga.turan@pehlivanoglu************.tr[QUOTE=ferdi gökçe.....Kakao Çekirdeği Ekimi
Kakaonun ana üreticisi Afrika kıtasıdır; her yıl milyonlarca küçük çiftliklerde dünyanın kakao mahsulünün
%70'i hasat edilir. Fildişi Sahili ve Gana önde gelen ülkelerdir. Sırasıyla %40 ve %15 katkıda bulunurlar. Kakao özgün olarak Latin Amerika'nın yağmur ormanlarında yetişmesine rağmen dünyada en çok mahsul günümüzde Afrika ve Asya'dan sağlanmaktadır. O zaman kakao Pasifik Okyanusu'nu nasıl geçmiştir?
Afrika'da kakao ekiminin başlangıcı 18inci yüzyılın sonuna rastlar, fakat ilk başlarda pek başarılı olmamıştır. Mükemmel kalitesi bulunan fakat haşarata karşı çok hassas olan özgün Criollo türü kakao Afrika toprağında kök salamıyordu. Aradan geçen yıllardan sonrasında daha dayanıklı ama kalitesi daha düşük olan bir kakao türü olan Forastero ortaya çıktı ve bu tür Sao Tome ve Fernando Po adalarında ekilmeye başlandı.
Bu başlangıç ve ümit veren ilk mahsuller, sanayileşme çağında kakaoya dünya çapında artan bir talep ile çakıştı.
Aynı zamanda, politik istikrarsızlık ve mahsullere zarar veren hastalıklar Latin Amerika'daki kakao üretimini tehdit eder bir duruma gelmişti. Tacirler kakaonun tarımının geliştirilebileceği yeni bölgeler aramaya başladılar. Bu sıralarda kakao ekimi ilk defa olarak ekvator bölgeleri olan Sri Lanka ve Java'ya (Endonezya'ya) ihraç ediliyordu.
Günümüzde Latin Amerika halen önemli bir kakao tedarikçisi olmakla birlikte en yüksek miktarda üretim Afrika (Fildişi Sahili ve Gana) ile Asya'ya (Endonezya'ya) kaymıştır.

Tarihçe
Çikolataya çoğu zaman "tanrıların gıdası" adı verilir. Tabii ki bunun nedeni çikolatanın eşsiz tadı ve insana verdiği keyiften başka bir şey değiştir! Bu deyimin kökeni, kakaoyu ilk eken ve onu çikolata olarak ilk tüketen Kolombiya öncesi uygarlıkların dinlerine dayanıyor olabilir.
Aztekler tüylü tanrı ve Toltec kralı olan Quetzalcoatl'a tapıyorlardı; Quetzalcoatl kakaoyu insanlığa bir hediye olarak yeryüzüne indirmişti. Yüksek rahip Tezcatlipoca ile olan anlaşmazlığından sonra Quetzalcoatl topraklarından çıkarılmıştı. Quetzalcoatl üstü açık bir sala binerek denizlere açıldı. Yüzyıllar süren uzun yıllar boyunca Aztekler Quetzalcoatl'ın 1519 yılında ülkesine döneceğine inandılar... Bu yıl aynı zamanda İspanyol istilacısı Cortes ve adamlarının yenidünyadaki Meksika'ya ayak bastıkları aynı yıldı ve karaya çıktıkları yer de Quetzalcoatl'ın denize kaçtığı aynı yerdi. Aztek imparatoru Montezuma'nın, Cortes'i geri dönüş yapan Quetzalcoatl sanmasına şaşırmamak gerekir. Quetzalcoatl'a kakao sundukları için, aynı şeyi biraz şaşıran ve biraz da düş kırıklığına uğrayan Cortes'e yaptılar; Cortes düş kırıklığı yaşıyordu çünkü onun hediye beklentisi altındı. Fakat çok kısa zamanda Cortes kakaonun ekonomik değerini ve Aztekler bakımından kültürel önemini kavradı. Yenidünyadan eski dünyaya verilen bir hediye olarak başladı ama etkisi çok büyük oldu!
Mayalılar siyah bir suratı ve uzun bir burnu olan kakao tanrısı Ek Chuak'a tapıyorlardı. Hatta Maya tarihinde olağan olarak kakao çekirdekleri ile dolu vazolar, ileri gelen kişilerin cenaze törenlerinde onlara değerli hediye olarak sunulmaktaydı.
Kakaonun ilk ekimini yapanlar, önce Mayalar sonra da Aztekler oldu ve ona "cacau" adını verdiler. "Xocoatl" denen ve koyu, acı ve baharatlı içeceğin içinde bulunan en önemli madde kakao idi. Tad ve karışım olarak günümüzde bildiğimiz çikolatadan çok farklıydı ve cenaze törenleri ile kutlamalar gibi özel günler için hazırlanırdı.
Antropologlar bundan 4000 yıl önce Honduras’taki Ulua vadisinde yaşayan toplumlar için kakaonun zaten önemli bir ekonomik ve sosyal rolü olduğunu keşfettiler.
Maya ve Aztek kültürlerinde kakao sadece "Xocoatl" içinde bulunan en değerli madde değil, aynı zamanda da bir takas aracı idi. Hatta İspanyol istilacılar bakımından kakaoyu önem veren etken onun ekonomik değeriydi. Kakao ve kakao çekirdeğini kullanarak Azteklerden kabak (4 çekirdek), köle (100 çekirdek) ve diğer ihtiyaçlarını satın alabiliyorlardı. Aztekler kakaoyu temel alan bir sistem geliştirmişlerdi; buna göre 400 kakao çekirdeği 1 zontle yapıyor, 20 zontle ise bir xiquipil ediyordu.
İlk kakao çiftlikleri 1550 yılları civarında İspanyol sömürgeciler tarafından Meksika'da ekilmeye başlandı. Acı meşrubatın tadını oradaki Avrupalıların damak tadına uyumlu hale getirmek için Oaxaca'da yaşayan bir grup rahibe tarifeye şeker kamışından elde edilmiş şeker, anason ve tarçın eklemeye başladılar. Bundan sonra çikolatanın çekiciliği Orta ve Latin Amerika'daki tüm sömürge nüfuzuna yayılmaya başladı.
Cortes'in yoldaşlarından biri olan Bernard Diaz del Castillo çikolata için "Çikolatayı tüketmenin verdiği haz insanın tüm gün boyunca seyahat etmesine olanak veriyor. Yorgunluğu uzak tutuyor ve insanın yemek yeme ya da içmesini gerektirmiyor" dedi.
Bilim adamları, doktorlar ve antropologlar tarafından 17nci yüzyılda söylenen benzer şeyler kakao ve çikolataya inanılmaz sağlık yararları atfediyorlardı. Bunlar bilimsel kanıtlar yerine daha çok kişisel deneyimlere dayanıyordu. Bunlar Avrupa'daki ruhban sınıfının çikolata için söyledikleri "günaha teşvik" ve "tutku ve ahlaki çöküşe çağrı yapan gıda" gibi sözlere tezat oluşturuyordu!
Önce sadece İspanya olmak üzere çikolatanın Avrupa'ya girişi 16ncı ve 17nci yüzyıllarda oldu. Çikolata tüketimi yalnızca aristokrasi ve kraliyet sarayına bağlı ruhban sınıfına has olan bir ayrıcalıkdı. Çikolatanın toplumun geniş bir kesimine yayılması, çikolata üretiminin sanayileşmesinin ciddi olarak başladığı 20nci yüzyılın başlarından evvel mümkün olmayacaktı. Fakat o zaman bile yetişkinler için bir lüks tüketim maddesi olarak kaldı ve sadece özel günlerde, kutlamalarda ya da duygusal anlarda, arkadaşlar ve sevgililer arasında tadılırdı.
Soylu hanımlar uzun kilise görevleri sırasında çikolata tüketmeyi bir alışkanlık haline getirdiler. Bu onların uzun süren vaazlere acıkmadan ve kendilerini halsiz hissetmeden dayanabilmelerine olanak verdi. Din adamları bunu uygun bulmuyorlardı ve çikolata tüketimini, günahkâr buldukları için yasaklamayı denediler.
İspanyollar çikolata üzerindeki tekellerini 17nci yüzyıla dek savundular. Sonra Batı Hint Adaları ve İspanya arasında sık sık seyahat eden Antonio Carletti adında bir İtalyan tatlı çikolatanın tarifesini keşfetti ve seyahat raporları içinde bu tarifi açıkladı. İtalyan halkı hemen bu eşsiz ve tatlı lezzetin tutkunu oldular; İtalyanın kuzeyinde birçok "cioccolatieri" dükkânı açıldı ve Perugia çikolatanın merkezi oldu. Çikolata dükkânlarının beşiği Venedik oldu.
İkilem: Çikolata en çok bir meşrubat olarak tüketildiği ve birçok az bir miktar da kurabiye ve tatlılarda kullanıldığı için, çikolata tüketiminin Paskalya öncesindeki Lent orucu sırasında tasvip olup olmadığı konusunda bir soru işareti belirmişti. Bu ancak 1662 yılında kardinal Francesco Maria Brancaccio tarafından teyid edildi; "Sıvı halinde olmak üzere izin vardı, katı halinde yasaktı."
Çikolata her zaman günümüzde tanıdığımız sert, parlak ve gevrek halinde olmamıştır. 19uncu yüzyılın ortalarına kadar çikolata esas olarak bir meşrubat halinde tüketiliyordu; preslemeyle "kurabiye" kalıpları haline getirilmiş çikolata tozu sıcak su ya da sütün içine batırılıp eritiliyordu.
Hollandalı Coenraad Van Houten tarafından 1828 yılında kakao presinin icat edilmesi, gıda sanayisindeki üreticilere "modern" ve katı haldeki çikolatanın yapımı için hem teşvik oldu, hem de onlara gerekli ekipmanı sağladı. Tarihçiler halen katı haldeki çikolatayı ilk olarak kimin ürettiği konusunda tartışmaktadırlar fakat İngiliz Fry ailesi ilk çikolata çubuğunu pazarladıklarını iddia etmektedirler.
Van Houten aynı zamanda "dutching" işlemini icat etti. Kakao tozuna doğal alkali katınca, kakao koyu bir renk ve daha ılımlı bir Tad alarak su içinde çözünürlüğü artmaktadır.
Çocuklar ilk defa çikolata yemeye nasıl başladılar? Çikolatanın çocuklara pazarlanmasına dair ilk işaretler ancak 1930'lara dayanmaktadır. O zaman itibariyle çikolata yaygın olarak besin değeri yüksek bir gıda olarak kabul edilmişti ve ortalama bir ailenin geliri yükselmekteydi. Pazarlamacılar bunu çikolataya genç ve taze bir imaj vermek için bir fırsat olarak gördüler. Ambalaj tasarımı ve ürün geliştirme, çikolataya olan damak tadlarını geliştirmek için gençlere odaklandı. Tabii ki bu çok hızlı bir şekilde başarıldı.


Çikolata Türleri
Üç çeşit çikolata bulunmaktadır: koyu renk çikolata, sütlü çikolata ve beyaz çikolata.
Bitter çikolata kakao kitlesi (buna kakao şurubu adı da verilir), kakao yağı ve şeker içerir. Kakao katı maddesinin içeriği (yani kurutulmuş kakao maddelerinin tümü) %35 ile %70 arasında değişir. Kakao içeriği arttıkça aldığınız Tad acılaşacaktır. Gerçek çikolata tutkunları için sadece tek bir çikolata vardır: yüksek oranda kakao içeren çok koyu ve acı çikolata.
Sütlü çikolata, koyu çikolata ile aynı maddeleri içerir ve çikolataya daha açık kahverengi rengini, krema dokusunu ve tadını veren süt tozu katılır.
Beyaz çikolata süt, şeker ve kakao yağı içerir ama kakao şurubu (kakao kitlesi) içermez. Bu tatlı çikolatanın soluk ve fildişi renginin nedeni budur.
Çikolata Kuvertür en az %31 olmak üzere yüksek yağ oranlı çikolatadır ve esas olarak pastaneler, pasta aşçıları ve çikolatacılar için üretilir. Bu, koyu çikolatada en az %31 kakao yağı, sütlü çikolatada ise en az %31 kakao yağı ile süt yağı anlamına gelir. Bu çikolatayı son derece lezzetli ve "sert" yapar; çok ince fakat çok gevrek bir çikolata ile örtülü eşsiz pralinlerin yapımına olanak verir.
Çikolatanın Saklanması
Çikolatayı daima kuru ve karanlık bir yerde ve 16°C ile 20°C arasında bir ısıda saklayın. Hiçbir zaman buzdolabına koymayın. Ayrıca 10°C'yi geçen ısı değişikliklerine tabi tutmayın; aksi takdirde çikolatanızın yüzeyinde parlak bir beyaz tabaka belirebilir. Bu çikolatanın tadını etkilemez ama tabii ki, parlak, koyu renkli ve güzel görünümlü pralin ve çikolata çubukları çok daha çekici olmaktadır. Çikolatayı hiçbir zaman keskin kokulu diğer yiyeceklerin yanında saklamayın; çikolata çok kolayca diğer kokuları emebilmektedir ve bu çok sevdiğiniz çikolatanın eşsiz tadını olumsuz etkileyebilir.
Kaliteli kakao, koyu ve sütlü çikolata doğal nedenlerden dolayı uzun bir raf ömrüne sahiptir. Doğal olarak var olan kakao polyphenol'leri uzun süreler boyunca koyu ve sütlü çikolataları oksidasyondan korurlar.
Çikolatanın rengi neden beyazlaşır?
Çikolatanın üzerinde iki olay sonucunda beyaz bir film oluşur.
—Yağsı beyaz tabaka: Çikolata sıcaklık değişimlerine maruz kalmış, yüksek sıcakta bekletilmiş olması sonucu oluşur (22 C üzeri). Yağ kristalleri sıvı hale gelir ve çikolatanın yüzeyine çıkar beyaz bir görünüm alır. Bu durumda çikolata özelliklerini kaybetmez ve hala yenilebilir.
—Şekersi beyaz tabaka: Çikolatanın neme maruz kalması sonucu şeker çözünür rekristalize olarak yüzeye çıkar. Bu durumda çikolatanın tadı değişir. Çikolatanın tadı neden bozulur? Çikolatanın iki unsur ile etkileşimi oksitlenmeye neden olur bu da tadını bozar.
—Su -Işık (Güneş ışığı)
Bunlara ilaveten eğer çikolata keskin kokulu maddelere yakın olduysa da bozulma oluşabilir ve raf ömrüne de dikkat edilmesi gerekir. Bazı pralinlerin neden üzerinde yağ tabakası oluşur? Eğer çikolata konçlama aşamasında iyi ezilmemiş ve yağlar homojenize olamamış ise yağ zamanla yüzeye çıkabilir.
Çikolatada neden yanık tadı olur?
Çikolata yüksek sıcaklıkta eritilmişse yanık tadı gelir.
Kuvertürlerde tavsiye edilen eritme sıcaklığı nedir?
Çikolataların eritilmesinde tavsiye ettiğimiz sıcaklıklar:
Bitter çikolata : +45 C (113F)
Sütlü çikolata: +42 C (107,6F)
Beyaz çikolata: +40 C (104F)

Kuvertürler en fazla kaç defa eritilmelidir?
Herhangi bir problemle karşılaşmamak için çikolatanın en fazla 2 veya 3 defa eritilmesi tavsiye edilir.
Mineraller
Kakao ve çikolata mineraller bakımından bir hazine sunarlar. Bunlar çoğu zaman vitaminlerle birlikte normal fiziki işlevler için vazgeçilmezdir.
Mineralin İsmi 100 gram Çikolatada bulunan RDA * Yüzdesi Bulunduğu Çikolata Türü Yararları
Kalsiyum %3 - %40 Sütlü ve beyaz çikolatada bulunur Kemiklerin ve dişlerin oluşumu ve korunması için gereklidir

A vitamini ile birlikte kanın yaralarda pıhtılaşmasını sağlar

Kas işlevlerinde rol oynar
Magnezyum %6 - %60 En yoğun olarak bitter çikolatada bulunur Güçlü bir iskelet yapısı oluşturur

Esas olarak bellek ve beyin işlevlerinde ve bunalımın engellenmesinde



Çikolatadan Gelen Sağlık
Besin Öğeleri
Kakao ve çikolata önemli enerji kaynaklarıdır; az bir hacimde yoğunlaştırılmış kalorileri sayesinde kakao ve çikolata, bitkiler arasındaki en yoğun enerji kaynakları arasındadır. Bu nedenle ve özellikle yorucu spor çalışmaları sonrası vücudun tekrar kendine gelmesini sağlaması bakımından sporcuların en favori gıda maddeleri arasında bulunmaktadırlar.
Çikolata, tüketimi sırasında ve sonrasında insana keyif veren bir şeker ve yağ karışımı içermektedir. Bu konudaki araştırmalar, tüketicilerin çoğunluğunun doyum aldığını kanıtlamaktadır.
Kakao ve çikolata kolesterol içermez. Sütlü çikolata ve beyaz çikolata ancak çok az miktarlarda içerirler ve bu da eklenmiş olan süt yağlarından dolayıdır.
Kakao ve çikolata mineraller bakımından bir hazine sunarlar; bakır, magnezyum, demir, fosfor ve kalsiyum bunlar arasındadır. Örnek olarak, 100 gram sütlü ya da beyaz çikolata RDA olarak %20 ile %40 arasında kalsiyum içerir. (RDA: Recommended Daily Average. ABD Federal Gıda Dairesi tarafından yayımlanan Tavsiye Edilen Günlük Ortalama değerler.)
Kakao ve çikolatadaki bazı polyphenol 'lerin, aynı kırmızı şarapta bulunan polyphenol'ler gibi anti-oksidan etkilerinin bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu konudaki araştırmalar devam etmekte ve ümit verici sonuçlar göstermektedirler. Örneğin kakaoda bulunan flavonoid'ler, iyi kolesterolü (HDL’İ) kötü kolesterole (LDL’E) dönüştüren oksidasyona karşı etkileşimde bulunabilmektedirler. Bilim adamları kakao flavonoid'lerinin kırmızı şarapta bulunan flavonoid'lerden daha güçlü olduklarını bile düşünmektedirler. Kakao polyphenol'lerinin ayrıca vücudu, bağışıklık sistemine hasar veren ve romatizma ile artrite yol açan zararlı maddelerden korumakta yararlı olabildikleri düşünülmektedir. Bu araştırmaların çoğu Japonya'da yapılmıştır ve kesin sonuçlar açıklanmadan önce daha fazla araştırma gerekecektir. Bilimsel araştırmalar, kakaodaki bazı polyphenol'lerin vücut hücrelerindeki DNA'yı etkileyen serbest radikalleri etkisiz hale getirdiğini göstermektedir. Ayrıca kansere neden olan diğer serbest radikalleri de etkisizleştirmektedirler. Bu bilimsel göstergeler ile ilgili ek araştırmaların yapılması gerekmektedir.
Kakao ve çikolata stearic asit içerirler. Bu özel doymuş yağlı asit, günlük diyet içinde çok olmayan miktarlarda tüketim sonucunda bile LDL ya da "kötü" kolesterolün etkisizleştirilmesinde rol oynamaktadır. Aynı araştırmalarda, çikolata içindeki stearic asitin bazı deneklerde yine günlük diyet içinde çok olmayan miktarlarda tüketim sonucunda "iyi" kolesterol üretimini teşvik ettiği gözlemlenmiştir.
Kakao kitlesi %15 oranında çözülen ve çözülmeyen Diyetik lif içerir. Diyetik lifin gıdaların bağırsaklardan geçmesinde ve bağırsak ile mide duvarlarının temiz tutulmasında önemli işlevleri bulunmaktadır.
Diyetimizdeki kalsiyumun temel kaynaklarından biri olan sütün tüketimi çocukların ve erişkinlerin arasındaki büyük bir kesimde düşüşe geçmiştir. Öte yanda dişlerimizi ve kemiklerimizi sağlam tutmak için kalsiyuma ihtiyacımız vardır. Bilim adamlarına göre çikolata ve kakaonun süt içinde doğal bir tatlandırıcı olarak kullanılması, bu düşüşün önüne geçilmesinde önemli bir rol oynayabilir.
Kakao ve çikolata çok az değerlerde kafein ve theobromine içerirler. Bilim adamlarına göre bunların insan vücudunda uyarıcı etkisi bulunmaktadır. Fakat kakao ve çikolata içinde bulunan miktarlar o kadar azdır ki, bu etkileri gösteren tutarlı kanıtlar henüz bulunmamaktadır.
Düzenli ve ılımlı çikolata tüketimi, çeşitli ve dengeli bir diyet ile sağlıklı bir yaşam biçiminin çerçevesi içine mükemmel olarak oturmaktadır.
Psikoloji
Eşsiz lezzeti sayesinde çikolata büyük bir tüketici kesimi için favori ikram haline gelmiştir. Keyif, hoşgörü ve lezzet gibi duygusal değerler çağrıştırmaktadır.
Eski zamanlardan beri birçok kişi, kakao ve çikolatanın afrodizyak gücü ve aşk hayatını uyarıcı etkisi olduğuna inanmıştır. Bu bir efsane midir? Eğer değilse, Kazanova ve Marquis de Sade gibi bol miktarda çikolata tüketen ve tanrıların gıdasını onların iştahlarını artırmak amacıyla dişi hayranlarına sunanlara ne demeli? Bu efsaneye inanmak insana ne kadar hoş gelse de, bunu kanıtlayacak kesin bilimsel deliller bulunmamaktadır.
Çikolata bağımlılık yapıcı değildir; bağımlılık yapacak maddeler içermez. Yine de "çoko-kolikler" bulunmaktadır, değil mi? Evet bulunmaktadırlar, ama zararsız olarak. Çikolata tüketmek insanı sadece lezzet olarak etkilemez; bazı insanlarda rahatlatıcı ve psikolojik olarak olumlu bir etki yaratır. Bu etki, aynı iyi bir kitap okumanın, bir bilmece çözmenin ya da güzel bir film seyretmenin verdiği keyif şeklinde insanları mutlu eder.[/QUOTE]
ferdi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 16-2010   #15
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 16-11-2010
Mesajlar: 1
Tecrübe Puanı: 0
>OZ< is on a distinguished road


Standart

Alıntı:
Gülsel ŞEN´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Çikolataların eritilmesinde tavsiye ettiğimiz sıcaklıklar:
Bitter çikolata : +45 C (113F)
Sütlü çikolata: +42 C (107,6F)
Beyaz çikolata: +40 C (104F)
Herhangi bir çikolatanın bitter, sütlü veya beyaz hiç farketmez, eğer ki çikolatayı canlı ve parlak şekilde görünmesini istiyorsak, öncelikle çikolatayı bain marie usulü 45 C (113 F) kadar getirmeli daha sonra erittiğimiz çikolatanın derecesi 27 C (81 F) olana kadar soğutmalıyız, mümkünse mermer bir tezgaha dökerek bir spatula yardımıyla fazla hava kabarcığı bırakmadan soğutmalıyız. Daha sonra mermerdeki çikolatayı spatula yardımıyla tekrar erittiğimiz kaba koyup tekrar bain marie usülü 31 C (88 F) kadar ısıtmalıyız. Derecelerden emin olmak için mutfak termometresi kullanınız. Daha sonra kalıba döktüğünüz çikolatayı hafif hafif tezgaha vurursanız içindeki hava kabarcıklarının çıktığını göreceksiniz. Kalıbın üst kısmını spatula yardımıyla iyice sıyırmanızda fayda var çünkü çikolatanız soğuduktan sonra çıkması daha kolay olacaktır. Kalıbın üzerine yağlı kağıdı yapıştırıp evinizin en serin köşesine koyabilirsiniz. 6 saat sonra kontrol ediniz. Kalıbı ters çevirip tezgaha sertçe vurunuz, çikolatalar kendiliğinden çıkacaktır. Eğer çıkmıyor ise birkaç saat daha serin yerde muhafaza ediniz. Asla ve asla dolaba koymayın çikolatanızı.
45 C / 27 C / 31 C derecelerinde ısıtılıp ve soğutulan çikolata kristal yapısından dolayı canlı ve parlak gözükür. Bu dereceler dışında yapılan çikolataların mat ve cansız bir görüntüsü olur. Eğer yaptığınız çikolata mat olduysa hiç dert etmeyin, tekrar eritin aynı derecelere getirerek.
>OZ< isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 16-2010   #16
Senior Member
 
ozgurbas.87 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-06-2010
Mesajlar: 314
Tecrübe Puanı: 11
ozgurbas.87 is on a distinguished road


Standart

Alıntı:
neslihan koşar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bence suan yedigimiz çikolata sandıgımız hiç bir şey çikolata deil buna adım kadar eminim her türlü iddaya warım çünkü gercek çikolata tadına warılamaz bir haz yaratır ben bir çikolatacı olarak bunu sölüyorum çünkü gercekten öle
bu konudaki görüşünüzün sebebini merak ettim şahsen neslihan hanım
sizden güzel ve iştah kaçırıcı açıklamalar bekliyorum?
ozgurbas.87 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 10-2011   #17
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 10-03-2011
Mesajlar: 22
Tecrübe Puanı: 7
caglacikolata is on a distinguished road


Standart

Alıntı:
feyza işler´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
türkiyede kakao çekirdeği satan bır yer yok mu??? öğrenebilirmiyimm ??????
altın marka, delfi biraz reklama girecek ama kopuz gıda dan temin edebilirsin.Nede olsa yabancı değillerDDD
caglacikolata isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 10-2011   #18
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 10-03-2011
Mesajlar: 22
Tecrübe Puanı: 7
caglacikolata is on a distinguished road


Standart

Alıntı:
neslihan koşar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bence suan yedigimiz çikolata sandıgımız hiç bir şey çikolata deil buna adım kadar eminim her türlü iddaya warım çünkü gercek çikolata tadına warılamaz bir haz yaratır ben bir çikolatacı olarak bunu sölüyorum çünkü gercekten öle
neslihan hanım sız çikolatanın markasını yazın ben size kokolin mi çikolata mı olduğunu söyleyim.
caglacikolata isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 17-2012   #19
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 17-05-2012
Mesajlar: 1
Tecrübe Puanı: 0
gamze.gzy is on a distinguished road


Standart

Çikolata üretiminde karşılaşılan problemlerle ilgili çok acil kaynağa ihiticım var. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.
gamze.gzy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
koyu renk cikolata, kakao cekirdegi ekimi, cikolatanin yararlari, cikolatanin faydalari, cikolatadan gelen saglik, beyaz cikolata, sutlu cikolata, tanrilarin gidasi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Şu anda saat : 12:29 AM.