Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Un ve Unlu Mamüller(Tahıllar) > Kuru Gıda ve Bakliyat
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 31-2008   #1
Moderator
 
umituluisik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07-10-2008
Mesajlar: 284
Tecrübe Puanı: 15
Tecrübe Puanı: 75
Tecrübe Derecesi : umituluisik will become famous soon enough
umituluisik will become famous soon enough
Standart çeltik üretimi, Pirince Işleme, Pazarlama Ve Tüketimde Kalite

ÇELTİK ÜRETİMİ, PİRİNCE İŞLEME, PAZARLAMA VE TÜKETİMDE KALİTE VE KALİTEYE ETKİ EDEN UNSURLAR
ÖZET
Karadeniz bölgesi Marmara' dan sonra en fazla çeltik ekim alanı ve üretimine sahiptir. Çeltik çiftçisi tarafından yüksek verim almak amaçlanırken, çeltiği pirince işleyen fabrikalar için pirince işleme randımanı ve temiz ürün istenmektedir. Tüketici ise damak tadına uygun, temiz ve karışık olmayan pirinci arzu etmektedir.
Kaliteli pirinç üretimine etki eden unsurlar; ekilecek çeşidin seçimi ile başlar, bundan sonra; tarla hazırlığı, ekim zamanı, ekim sıklığı, gübreleme yöntemi, dozu, zirai mücadele ilacı kullanımı ve zamanı, su kesme, hasat zamanı, hasat kurutma ve depolama yöntemleri ve şartları, pirince işleme ve pazarlama safhalarında uygun yöntem ve teknolojiler kullanımı ile devam etmektedir. Bununla birlikte yetişme dönemindeki iklim şartları özellikle tane dolumu sırasındaki sıcaklık değişimleri de pirinç kalitesi, özellikle kırıksız randımanı üzerine önemli etki yapmaktadır.
Türkiye de çeltik ithalatı gittikçe artmaktadır. Son yıllarda ithalatımız yerli üretimi geçmiştir. Türkiye ve Karadeniz bölgesi için önemli bir bitki olan çeltiğin ithalat yolu ile gelen pirinçlerle rekabet gücünün arttırılması için verim ve kalitenin artırılması gerekmektedir.
GİRİŞ
Çeltik Türkiye’nin bütün bölgelerinde yetiştirilmektedir, fakat en fazla ekiliş alanı ve üretim miktarına sırasıyla Marmara ve Karadeniz Bölgeleri sahiptir. Buna karşılık Ege ve Doğu Anadolu Bölgelerinde ekiliş çok azdır. Yerli üretimimiz iç tüketime yetmemekte ve ülkemiz gittikçe artan oranlarda pirinç ithal etmektedir. Pirinç ithalatımız son yıllarda hızla artarak iç üretim miktarını dahi geçmiştir. Buna karşılık pirinç ihracatımız ise çok azdır.
Pirinç üretimimiz iç tüketime yetmemekle birlikte bazı yıllar, yanlış ithalat politikaları nedeniyle, üretici ürününü satamamaktadır . Son yıllarda gerek destekleme alımları, gerekse tüketicinin yerli pirinci tercih etmesi nedeniyle pazarlama sorunları daha az hissedilmekte olsa da, özellikle Amerika’dan ithal edilen pirinçlerdeki standardizasyon ve pazarlama stratejileri bu durumu değiştirmeye başlamıştır, ve tüketici ithal pirinci önceki yıllara oranla daha kolaylıkla tercih edebilmektedir.
Bütün bu nedenlerden dolayı çeltik üretiminde verimliliği arttırmamız, bununla birlikte kaliteli üretim yapmalıyız. Çeltik çiftçisi yüksek verim almayı amaçlarken, pirince işleyen fabrikalar randımanı yüksek ve temiz çeltik istemektedir. Diğer taraftan tüketici ise damak tadına uygun ve temiz pirinci tercih etmektedir. Yerli çeltik üretimimizin rekabet gücünü arttırmak için üretimden tüketime kadar geçen zincir içinde yüksek kaliteli ürün hedeflememiz şarttır. Yüksek kaliteli pirinç üretimi; ekilecek çeşidin seçimi ile başlar, tarla hazırlığı, ekim zamanı, ekim sıklığı, gübreleme şekli ve dozu, zirai mücadele ilacı kullanımı, su kesme, hasat zamanı, hasat, kurutma ve depolama yöntem ve şartları, pirince işleme ve pazarlama safhalarında uygun yöntem ve teknolojilerin kullanımı ile devam etmektedir. Bütün bu üretim zinciri içindeki safhalar en uygun şekilde yerine getirilse dahi, yetişme dönemindeki iklim şartları pirinç kalitesine etki etmektedir.
PİRİNÇTE KALİTE UNSURLARI

Randıman ve fiziksel özellik
Özellikle çeltiği pirince işleyen sanayiciler ve üreticiden alan tüccar için en önemli kalite unsuru pirince işleme randımanıdır. Randıman; kargo, kırıklı ve kırıksız randıman olarak üçe ayrılır, en önemli randıman 100 kg çeltikten elde edilen kırıksız pirinç miktarını belirten kırıksız randımandır. Kırıksız randımanın yüksek olması bütün dünyada arzu edilen bir kalite kriteridir. Camsılık ve tane iriliği bakımından kaliteli pirinç ülkelere göre farklılık göstermekle birlikte, camsı tane randıman yüksekliği bakımından daha fazla tercih edilmektedir. Bununla birlikte beyaz göbekli veya karınlı bazı pirinç çeşitleri, az da olsa, bazı ülkelerde daha fazla tercih edilmektedirler.
Ülkemizde camsı ve geniş-iri tane sanayici tarafından randımanı daha yüksek olduğu için daha fazla tercih edilmektedir. Diğer taraftan camsı tane albenisi nedeniyle ülkemizde tüketici tarafından da daha yüksek fiyatla, daha kaliteli bulunarak alınmaktadır.
Gıda işleme sanayi için kalite
Değişik gıda sanayi için, farklı kalite özelliklerine sahip pirinçler tercih edilmektedir.
Besleyicilik kalitesi
Pirincin %90’ı nişastadır, protein (%5.3-10.2) ve vitamin içeriği bakımından zayıf bir gıdadır (Juliano,1994). Bununla birlikte özellikle pirinç tüketimi yüksek ülkeler için pirincin besleyicilik kalitesi önem kazanmaktadır. Bu ülkelerde pirincin özellikle protein ve vitamin içeriği insan sağlığı için önem kazanmakta ve temel besin kaynağı pirinç olan bu ülkelerde (kişi başına tüketim 100-150 kg) pirince işleme teknikleri veya sonradan ilave katkılarla pirincin besin değeri zenginleştirilmektedir. Ülkemizde kişi başına pirinç tüketimi az olduğu için (6-7 kg) besleyicilik kalitesi göz önüne alınmamaktadır.
Temizlik ve karışıksız olma
Pirince işleyen sanayici için; çeltiğin temiz, kırmızı çeltikten ari ve çeşit karışımı olmaması pirince daha iyi işleyebilme ve pazarlama için önem arz eder. İçinde yabancı madde olan çeltiklerin işlenmeden önce temizlenmesi gerekir. Çeltik değişik tane boyutlarına sahip çeşitlerin karışımı olmamalı ve içinde kırmızı çeltik bulunmamalıdır.
Sanayicinin yanı sıra, işlendikten sonra pazara çıkan ürünün temiz olması, içinde kırmızı çeltik olmaması da alıcı tarafından arzu edilen bir kalite unsurudur. Özellikle temiz ve değişik çeşitlerin karışımı olmaması, pişirme kalitesi için çok önemlidir. Değişik su alma, kabarma ve pişme sürelerine sahip pirinçlerin karıştırılması pişirme esnasında sorunlar yaratmaktadır.
Pişirme ve yeme kalitesi
Pişirme özelliği nişastanın yapısıyla ilişkili olmakla birlikte, protein v.b bazı etmenlerde su alma, kabarma, jelatinleşme ve jel yumuşaklığı gibi pişirme özellikleri üzerine etkilidir. Yeme kalitesi tamamen damak tadıyla ilgili olup bölgelere, ülkelere göre değişir. Ülkemizde en fazla Baldo çeşidi tercih edilmekle ve kaliteli bulunmakla birlikte, bölgelere göre damak tadı farklılıkları görülmektedir. Diyarbakırlılar o yörede yetişen Karacadağ çeltiğini, Çorumlular ise Çorum da yetiştirilen yerli Akçeltik’ i daha kaliteli bulmakta ve yüksek fiyatla alabilmektedirler. Dünya da ise özel kokusu olan Basmati tipi pirinçler, yeme kaliteleri nedeniyle, en yüksek fiyatla alıcı bulmaktadır.
PİRİNÇ KALİTESİNE ETKİ EDEN ETMENLER

Pirinç kalitesi; başta genetik yapı (çeşit özelliği) olmak üzere, yetiştirme tekniği, pirince işleme, depolama ve pazarlama şartlarından etkilenir. Bu unsurların kaliteyi nasıl etkilediği ve son tüketiciye ulaşana kadar kalitenin yükseltilmesi ve muhafazası için gerekli koşulları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
Çeşit özelliği ve çeşit seçimi
Çeltik çeşitleri farklı genetik yapıda olduğu için kaliteye etki eden fiziksel ve kimyasal özelliklerinde de farklılıklar gösterirler. Örneğin Basmati tip denilen aromalı pirinçler çok yüksek fiyatlarla alıcı bulmaktadırlar. Türkiye’ de ise Baldo çeşidini başlı başına bir marka olmuş çeşit olarak kabul edebiliriz. Baldo çeşidi genellikle en yüksek fiyatla satılmakta ve aynı şekilde diğer Baldo ya benzeyen çeşitlerde Baldo adı altında pazarlanmaktadırlar.
Bu nedenlerle kaliteli pirinç üretimi ekilecek çeşidin seçimi ile başlar, çeşit seçiminde de; pazarın kalite istekleri, seçilecek çeşidin, pirincinin fiziksel ve kimyasal özellikleri, olgunlaşma gün sayısı, olgunlaşmada yeknasaklık, çevre şartlarından etkilenme durumu v.b göz önüne alınmalıdır. Bu özellikler dikkate alınarak Türkiye için; iri, camsı taneli pirinç veren çeşitlerin üretimi yapılmalıdır. Bununla birlikte yöresel isteklerin de göz önünde tutulması gerekir diyebiliriz.
Tarla hazırlığı
Kaliteli çeltik yetiştirmek için tarla hazırlığında dikkat edilecek en önemli husus tarla tesviyesidir. Bu da son yıllarda ülkemizde de kullanılmaya başlayan lazerli tarla tesviye aletleri ile olur. Bu aletler ekilecek tarlada istenen eğimde ve büyüklük tavaların hazırlanabilmesini sağlar. İyi tesviye edilmiş tarlada tarlanın her yerinde aynı yükseklikte su tutulabileceğinden hasatta da aynı olgunluk ve yapıda tane elde edilebilir. Yine iyi bir tesviye sonucu tarlada gübreleme, ilaçlama gibi bakım işleri daha kolaylıkla ve başarılı şekilde yapılır, bu şekilde de verim artışı da sağlanır.
Ekim zamanı ve sıklığı
Ülkemizde çeltik yetiştirme mevsimi bakımından zaman kısadır. Erken ekimlerde çimlenme ve tutunma sorunları ortaya çıkmakta geç ekimlerde de olgunlaşma olmadan havalar soğumaya başlamaktadır. Bu nedenlerle mayıs ayının ilk yarısı içinde ekim bitirilmelidir. Geç ekimlerde havaların soğumaya başlaması nedeniyle gece ve gündüz sıcaklarının çok farklı olması kaliteyi olumsuz etkiler. Ayrıca geç ekimlerde sonbahar yağışlarının başlaması nedeniyle hasattan önce yağış yağar ise bu da randımanı düşürmektedir. Çoğu çeltik ekiliş alanları taban arazide olduğu için sonbahar yağışları nedeniyle bazı yıllar hasat dahi yapılamamaktadır. Bu nedenlerle uygun yetişme süresine sahip çeşitler seçilmeli ve fazla geç kalınmadan ekim bitirilmelidir.
Ekimde 18 kg/da civarında tohum kullanılmalıdır . Yüksek ekim sıklıkları bitkiler arasında kaynak kullanımı için rekabeti arttırır ve hastalıkların oluşma riski yükselir. Diğer taraftan düşük ekim sıklıklarında kardeşlenme artar, kardeşlerin aynı zamanda olgunlaşmaması nedeniyle, hasat değişik olgunlaşma durumlarındaki bitkilerde beraber yapılır buda kaliteyi olumsuz yönde etkiler.
Gübreleme, ve gübre dozu
Yapılan araştırmalarda çeltik için uygun gübre dozu olarak saf 15 kg/da Azot ve 8 kg/da Fosfor gübrelemesi uygun gübreleme dozu olarak bulunmuştur . Potasyum genellikle ülkemiz topraklarında yeterince vardır. Fosforun tamamı ekim öncesi toprak altına verilmelidir. Azotlu gübre ise en az iki defada olmak üzere parçalara ayrılarak verilmelidir. Azot eğer iki defada verilecekse yarısı ekim öncesi ve çıkış sonrası kalan yarısı mutlaka salkım oluşum başlangıcında (ekimden 50-60 gün sonra) verilmelidir. Azotlu gübreleme eğer üçe bölünerek atılacaksa 1/3 ü ekimden önce, 1/3 ü kardeşlenme başlangıcında 1/3 ü de mutlaka salkım oluşum başlangıcında verilmelidir.
Azotlu gübre, çeltik için en önemli gübredir ve mutlaka tavsiye edilen dozlar tarlanın Azot içeriği de göz önüne alınarak kullanılmalıdır. Fazla azot kullanıldığı zaman; kardeşlenme artar, böylece sonradan oluşmuş kardeşler nedeniyle değişik olgunluk derecelerinde salkımlar hasat edilir, salkımda başakçık kısırlığı artar, olgunlaşma gün sayısı artar. Bazı yıllar çeltik tane dolduramadan havalar soğur ürün alınamaz, yatma artar, hastalıkların oluşma, özellikle yanıklık hastalığı riski artar ve verim düşer. Azot düşük dozda kullanıldığında ise; verim, tane iriliği ve protein içeriği düşer. Uygun Azot dozunda gübreleme yapılmazsa verim ve kalitede aynı zamanda düşer .
Çinko çeltik için önemli olan diğer bir gübredir. Çinko noksanlığında, çeltik çıkış sırasında tutunamamakta, alan alan seyrelmeler olmakta alt yapraklarda kahverengileşme ve kızarıklıklar görülmektedir. Bu nedenle verim ve kalite düşmektedir. Çinko gübrelemesi için ekim öncesi 2-4 kg/da Çinkosülfat uygulaması en pratik ve ekonomik uygulamadır. Çıkış sonrası yeşil aksam ilaçlaması olarak da kullanılabilir fakat geç kalınmış ise yapraktan çinko sülfatın asitliği düzenlenerek veya diğer çinko içerikli yaprak gübresi kullanılarak uygulama yapılabilir.
Zirai mücadele ilacı kullanımı
Çeltikte, zirai mücadele ilacı en yoğun olarak yabancı ot kontrolü için kullanılmaktadır. İlaçlar uygun zamanda ve dozda kullanılmalıdır. Aksi takdirde aşırı dozda ilaç kullanmak zorunda kalınır, yüksek dozda zirai mücadele ilacı kullanımı yabancı otlarla birlikte çeltik bitkisine de zarar verir. Çeltik yanıklık hastalığına daha kolay yakalanır, kardeşlenme üzerine etki eder, kök gelişmesini engeller verimi düşürür. Ülkemizde yetişen çoğu çeltik çeşidi kök boğazı çürüklüğü ve yanıklık hastalıklarına hassastır. Kök boğazı çürüklüğü hastalığı ile mücadele için ekim öncesi benomylli ilaçlar ile tohum ilaçlaması yapmak gerekir . Yanıklık hastalığı için mücadele tohum ilaçlaması ile başlar, uygun yetiştirme tekniği (fazla sık olmayan ekim, yüksek azotlu gübreden kaçınma, soğuk suyla sulamama) kullanımı ile devam eder. Buna rağmen iklim şartları, hastalığın yayılması için uygun olursa (gecelerin serin olması, gündüzlerin de havaların kapalı ve yağışlı olması, nem oranının ve sıcaklığın yüksek olması) hastalığın ilk belirtileri görülür görülmez yeşil aksam ilaçlaması yapılmalıdır, şartlar devam ediyorsa yeşil aksam ilaçlaması 2. ve 3. defa tekrarlanmalıdır. Pirinçte kalıcı etki bırakacağı için hasada yakın ilaçlamadan kaçınılmalıdır. Yanıklık hastalığı dikkatle izlenip uygun mücadele yapılmazsa verimi ve pirinç randımanı düşürür .
Tane dolum ve olgunlaşma sırasında iklim şartları
Yetiştirici uygun yetiştirme tekniklerini kullansa da, elinde olmayan iklim şartları nedeniyle çeltik kalitesinde yıllara ve bölgelere göre farklılıklar olabilir. Yüksek sıcaklıklar cılız ve tebeşirimsi (beyaz göbekli) taneler oluşmasına ve tane dolum süresinin kısalmasına neden olur. Aynı şekilde tane dolum sırasında gece gündüz sıcaklıkları arasında çok fark varsa tebeşirimsi (beyaz göbekli) pirinç oranı artar. Tane dolum sırasında kuru ve sıcak rüzgarların esmesi hızlı kurumaya neden olur, buda randımanı düşürür. Tane dolum sırası ve sonrası hasattan önce hava nemi ve çiğ düşme ile veya ara ara yağmur yağarak tanelerin ıslanıp tekrar kuruması kırıksız randımanı çok önemli oranda düşürür.
Hasattan önce su kesim zamanı, hasat zamanı ve yöntemi
Zamanından önce suyun hasat için boşaltılması, tanelerin normal olgunlaşmasını önler, taneler ince ve bükülmüş olur, randıman düşer. Diğer taraftan zamanında geç su kesimi hasadı geciktirir. Gecikmiş hasatta da tanelerde nem oranı çok düştüğü için, bunlardan elde edilen pirinçlerde kırıksız randıman düşer.
Çeltikte salkımların % 80 inin saman sarısını aldığı ve salkımın dip tarafındaki taneler sarı olum dönemine girdiği zaman, çiçeklenmeden 42-49 gün sonra en uygun hasat zamanıdır , bu zamanda çeltiğin yaprakları halen yeşildir. Bu yöntem gözle hasat zamanını anlama yöntemidir. En doğru yöntem tanede rutubet oranının ölçülmesi ve tane neminin % 22-24 arasında olduğunda hasat yapılmasıdır. Bu nem oranında hasat en yüksek kırıksız pirinç randımanı verir. Hasadı gecikmesi rutubetin düşmesine neden olur, düşük rutubete hasatta da taneler biçerdöverde gizli kırık yapmakta ve pirince işlemede kırıksız randıman oranı düşmektedir. Geç hasatta kuşlar, kemirgenler, böcekler ve tane dökme ile verim azalırken, erken hasatta olgunlaşmamış tebeşirimsi, yeşil taneler nedeniyle verim ve randıman düşmektedir .
Çeltik hasat ve harmanı; elle veya motorlu makine ile kesip kuruttuktan sonra harman makinası ile harman ve biçerdöverle hasat şeklinde yapılmaktadır. Elle veya makine ile kesip kurutulduktan sonra harman yönteminde; kurutma süresinin hava sıcaklığı göz önüne alınarak fazla tutulmaması gerekir. Kesip tarla veya harmanda uzun süre kurutulduktan sonra harman yapılması durumunda tanede nemin fazla düşmesi nedeniyle gizli kırık olur buda, pirince işlemede kırıksız randıman oranını düşürür. Biçerdöverle hasatta biçerdöver ayarları mutlaka imal eden şirketin tavsiyelerine uygun yapılmalıdır. Tanede hasar yapmayı önlemek için uygun biçme yüksekliği ve biçerdöver devri kullanılmalıdır .
Kurutma ve depolama
Harman sonucu elde edilen çeltik ürününün depolanabilmesi için neminin en az %14-15’ e düşürülmesi gerekir. Kurutma güneş altında veya kurutma makinalarında yapılır. Kurutma makinalarının esası; gaz, mazot, fuel oil veya elektrikle ısıtılan havanın, kurutma aletinin deposunda sabit veya hareketli haldeki çeltiği ısıtarak nem oranını düşürmesidir. Bunun için sıcaklık 40 o C civarında tutulur. Sıcaklık fazla yüksek tutulursa tohumluk olarak kullanılacak üründe çimlenme düşeceği gibi hızlı ve yüksek sıcaklıkta kurutma kırıksız randımanı çok yüksek oranda düşürür. Hasat edilen ürün hasat edilir edilmez hemen kurutma makinasına atılmamalıdır. 24 saati geçmeyecek şekilde bir süre bekletilirse, nemli ve kuru taneler arasında nem oranı bakımından denge sağlanır ve kurutma daha standart düzeyde yapılarak en yüksek kırıksız randımanı verecek ürün elde edilir. Fakat bu konuda dikkatli olmalıdır nem oranı yüksek ise bazı çeşitlerde (özellikle kısa taneli çeşitlerde) 1 günlük bekleme sırasında istenmeyen kokular ve renk değişimleri olabilir, buda kaliteyi düşürür. Böyle durumlarda hasattan en geç 4 saat sonra çeltik kurutucu içinde olmalıdır.
Çeltik tane depolanmasında en önemli etmenler tanenin ve deponun rutubeti, ortam sıcaklığı, oksijen ve tanenin yapısıdır. Bunların içinde de nem ve sıcaklık en önemlidir. Çeltik depolanması için uygun tane nemi %13-14 tür. Bundan yüksek nem oranında depolanan çeltiklerde pirince işlemede kırıksız randıman düşerken, tohumluk olarak saklanan çeltiklerde de çimlenme oranı hızla düşer. Depolanan tanedeki nem oranı çevreden de etkilenir ve ortamdaki nem ve sıcaklığa göre artar veya azalır. Yüksek nem oranında depolanan çeltiklerde, tanedeki fiziksel ve biyolojik bozulmalara ek olarak, bakteri, mantar ve böcek zararları da artar. Nisbi nemim %62 den az olduğu durumlarda mikroorganizma faaliyeti minumum olur. Yüksek sıcaklıklarda depolamada çeltik tanesinin gıda değerinde sıcaklıktan dolayı bir bozulma olmamakla birlikte, 29.4-32 o C üzerindeki sıcaklıklarda da mantar faaliyetleri maksimum olmakta ve 21 o C üzerindeki sıcaklıklarda da böcek faaliyetleri artmaktadır .
Uzun süreli depolanacak çeltikler, sıcaklık ve nem kontrolü yapılabilen, depolarda kontrollü şartlarda depolanmalıdır. Depolamada farklı çeşitler ayrı ayrı konulmalı, bu yapılamazsa aynı özelliklere sahip çeltikler aynı depoya konulmalıdır. Depolamadan önce çeltik depolanacak yerler dezenfekte edilmeli, depolama süresincede yılda 1-2 defa fumige edilmelidir.
Pirince işleme
Pirince işlemede en önemli kalite unsuru kırıksız randımandır. Kırıksız randıman her ne kadar ekime başlamadan çeşit seçimi ile başlar ve yetiştirme tekniği ve çevre şartlarından etkilense de, yüksek kırıksız randıman için fabrikada da uygun yöntemler kullanılmalıdır. Fabrikaya gelen çeltikler boşaltma ve depolama sırasında dikkatli olunmalı tanelerde gizli kırılmalar neden olacak mekanik hasarlardan kaçınmalıdır. Fabrikaya gelen çeltik işlenecek ana kadar uygun depolama şartlarında saklanmalı ve uygun nem oranında işlenmelidir. Yapılan araştırmalar en yüksek kırıksız randımanını tanedeki nemin %14 olduğu zamanda alındığını göstermektedir . Nem oranı bu derecenin altına düştükçe veya yükseldikçe kırıksız randıman oranı hızla düşmektedir. Pirince işleme sırasında aynı çeşit, en kötü ihtimalle aynı tane boyutlarına sahip çeşitler birlikte işlenmelidir. Değişik tane iriliğine ait çeltik karışımı aynı zamanda işlenirse randıman düşer.
Fabrika en ileri teknoloji kullanmalı, pirincin içindeki taş, toprak, böcekler çok iyi temizlenmelidir. Pirince işlenirken ve işlendikten sonrada pirincin içinde kırık, ham, tebeşirimsi, cılız ve kırmızı çeltik taneleri uygun makinalardan geçirilerek temizlenmelidir.
Pazarlama ve tüketimde kaliteye etki eden unsurlar
Fabrikadan tüketiciye gelene kadar pirinç uygun şartlarda paketlenerek depolanmalı, piriçte böcek, bakteri ve fungus oluşumu engellenmeli, değişik koku yayan ürünlerle aynı yerde depolanmamalıdır.
Paketlenip pazarlanacak pirinçler değişik çeşitlerin karışımı olmamalıdır. Eğer mutlaka karıştırılması gerekiyorsa aynı fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip pirinçler karıştırılmalıdır. Şu anda ülkemizde çok büyük oranda karıştırma yapılmakta ve tüketiciyi yanıltıcı şekilde pazarlanmaktadır. Bu durum devam ederse tüketicinin karışık olmayan ve özellikleri üzerinde yazılı ithal pirinç almaya doğru yöneleceği muhakkaktır. Bu nedenle paketlerin üzerine içinde ne varsa o yazılmalı, bunu kullanacak tüketicinin pişirme esnasında karşılaştığı sorunların önüne geçilmelidir.
SONUÇ VE ÖNERİLER

Verim ve kalitenin yükseltilmesi; çeşit seçiminden tüketiciye ulaşana kadar bütün safhalarda uygun yetiştirme, işleme, depolama ve pazarlama tekniklerinin kullanılmasın ile olur. Bunları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
Çeşit seçiminde pazarın kalite istekleri, seçilecek çeşidin fiziksel ve kimyasal özellikleri, olgunlaşma gün sayısı, olgunlaşmada yeknasaklık, çevre şartlarından etkilenme durumu v.b göz önüne alınmalıdır. Bu özellikler dikkate alınarak Türkiye için; iri, camsı taneli pirinç veren çeşitlerin üretimi yapılmalıdır. Bununla birlikte yöresel isteklerin de göz önünde tutulması gerekir.
Tarla hazırlığında dikkat edilecek en önemli husus tarla tesviyesidir. Bu da son yıllarda ülkemizde de kullanılmaya başlayan lazer tarla tesviye aletleri ile olur. İyi tesviye edilmiş tarlada tarlanın her yerinde aynı yükseklikte su tutulabileceğinden hasatta da aynı olgunluk ve yapıda tane elde edilebilir. Yine iyi bir tesviye sonucu tarlada gübreleme, ilaçlama gibi bakım işleri daha kolaylıkla ve başarılı şekilde yapılır, bu şekilde de verim artışı da sağlanır.
Ekim zamanında yapılmalı ve ekimde 18 kg/da civarında tohum kullanılmalıdır. Çeltikte zirai mücadele ilacı uygun zamanda ve dozda kullanılmalıdır.
Çeltik için, 15 kg/da Azot ve 8 kg/da Fosfor gübrelemesi uygun gübreleme dozu olarak bulunmuştur. Potasyum genellikle ülkemiz topraklarında yeterli miktarda vardır. Fosforun tamamı ekim öncesi toprak altına verilmelidir. Azotlu gübre ise en az iki defada olmak üzere parçalara ayrılarak verilmelidir. Azot eğer iki defada verilecekse yarısı ekim öncesi ve çıkış sonrası kalan yarısı mutlaka salkım oluşum başlangıcında (ekimden 50-60 gün sonra) verilmelidir. Çinko çeltik için önemli olan diğer bir gübredir. Çinko gübrelemesi için ekim öncesi 2-4 kg/da Çinkosülfat uygulaması en pratik ve ekonomik uygulamadır.
Yetiştirici uygun yetiştirme tekniklerini kullansa da, elinde olmayan iklim şartları nedeniyle çeltik kalitesinde yıllara ve bölgelere göre farklılıklar olabilir.
Çeltikte su zamanında drene edilmeli ve tanede rutubet oranının ölçülerek tane neminin % 22-24 arasında olduğunda hasat yapılmalıdır. Hasat, kurutma ve depolamada uygun yöntem kullanılmalıdır.
Kırıksız randıman, çeşit seçimi, yetiştirme tekniği ve çevre şartlarından etkilense de, yüksek kırıksız randıman için fabrikada da uygun pirince işleme yöntem ve teknolojileri kullanılmalıdır.
Fabrikadan tüketiciye gelene kadar pirinç uygun şartlarda paketlenerek depolanmalı, piriçte böcek, bakteri ve fungus oluşumu engellenmeli değişik koku yayan ürünlerle aynı yerde depolanmamalıdır. Farklı çeşitlere ait pirinçler karıştırılmamalı, karıştırılacaksa, benzer fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip pirinçler karıştırılmalıdır.
__________________
ÜMİT ULUIŞIK
GIDA MÜHENDİSİ
umituluisik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
eltik, celtik pirinc gubre, ileme, pirin, randman


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
badem şekeri üretimi,çikolatalı draje üretimi pelun Yardımlaşma 8 12-2017 11:08 PM
Süt Kabulünde Kalite Kontrolü inci Sütün Muhafaza Teknikleri ve Analizleri 6 28-2012 12:40 AM
zeytinyağı işleme teknolojisi Gülsel ŞEN Zeytinyağı Üretimi 4 01-2009 02:40 PM
Yeşil çay Işleme Teknolojisi inci Çay Teknolojisi 1 25-2008 12:11 AM
Zeytin işleme Teknolojisi ve Sorunları Muhittin YILMAZ Zeytin ve Zeytinyağı Kalite Kriterleri 0 06-2008 10:46 PM



Şu anda saat : 05:59 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.