Sponsorlu Bağlantılar

Hasat, Kurutma ve Değerlendirme

Kurutma Teknolojisi kategorisinde açılmış olan Hasat, Kurutma ve Değerlendirme konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 20-2009   #1
Moderator
 
Üyelik tarihi: 20-05-2008
Mesajlar: 391
Tecrübe Puanı: 33
inci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant futureinci has a brilliant future


Post Hasat, Kurutma ve Değerlendirme

Sponsorlu Bağlantılar
Hasat, Kurutma ve Değerlendirme

İncir bahçelerinde özenle yapılması gereken işlerden biriside hasattır. Ancak dikkatli bir hasatla geçmiş yıllarda ve o yıl yapılmış, emek ve masraflar başarılı bir şekilde değerlendirilebilir. Taze ve kuru incir hasadında, toplama kabı olarak kargı, hayıt ve söğütten yapılmış, değişik boylarda sepetler kullanılmaktadır. Taze incir meyvesinin çok duyarlı olması nedeniyle sepetlerin iç yüzlerinin düzgün olması gerekir. Taze incirlerin, içlerine toplandığı sepetlerle pazara sevk edildiği durumlarda sepet iç yüzeyinin düzgünlüğü daha büyük önem taşır. Bu durumda sepetler, 5 kg. dan fazla incir almayacak büyüklükte ve mümkün olduğunca yayvan (az derin) olmalıdır. Özellikle taze incir hasadında sepetlerin sadece toplamada kullanılması durumunda sepet iç yüzeyinin bez veya süngerle kaplanması büyük yarar sağlar. Sadece taze incir toplamak amacıyla madeni kovalar ve derin olmayan düz yüzeyli kova yada buna benzer kaplar kullanılmalıdır. Ağaç altlarına dökülen buruk incirlerin toplandığı sepet ve benzeri kaplarda en çok 15 kg. incir alacak büyüklükte olmalıdır.
Taze İncir Hasadı
Ulusal ve uluslararası ulaştırma olanaklarının artması, taze meyveye olan talebi arttırmaktadır. İşte ulaştırma olanaklarının gelişmesi iç ve dış pazarlara taze incir gönderilmesi son yıllarda hızlı bir gelişme göstermiştir. Özellikle, Avrupa pazarlarında egzotik meyveler olarak adlandırılan, tat ve aroma yönünden alışılagelmiş meyvelerden biraz daha farklı olan ve genellikle güney yarım küre ülkelerinde yetiştirilen meyve türlerine karşı artan bir ilgi ve istem söz konusudur. İncir de bu meyveler arasında değerlendirilmektedir.
Hızlı,yavaş, hızlı şeklinde bir gelişme gösteren incir meyvesinde kalite ve tadı oluşturan, (olgunlaşma ile ilgili) renk, tat, bazı doku değişimleri, hacim ve ağırlık artışları, suda erir madde ve şeker birikimleri, asit azalması gibi değişiklikler son hızlı gelişme döneminde özellikle tam olgunluktan hemen önce gelmektedir. Meyvelerde hızlı bir olgunlaşma ve hızlı şeker birikimi incire özgü özelliktir. İncirde olgunlaşma öncesi diğer meyvelerde pek görülmeyen çok hızlı bir kuru ağırlık, suda eriyebilir maddeler ve şeker artışı vardır. Hasatla birlikte meyvedeki bu değişmeler durur. İncir meyvelerinde hasattan sonra hangi koşullarda bekletilirse bekletilsin, olgunluk ilerlemesi söz konusu değildir. İşte bu nedenle taze incir hasadında en önemli konu meyvenin tam olgun durumda, yani yeme olumunda toplanmasıdır.
Tam olgun bir incir meyvesinde; kabuk çeşide özgü rengini almış, parlak, esnek ve kolay soyulabilir olmalıdır (Resim 1). Ayrıca bazı çeşitlerin üzerinde olgunlukta ortaya çıkan ve bu nedenle olgunluk belirtisi olarak da kabul edilen çizik ve çatlaklar da oluşmaktadır. Süt salgısı kaybolmuş veya çok azalmıştır. Meyve eti tatlı, özlü ve yumuşaktır. Meyvenin iç kısmıyla ilgili ölçütler toplama sırasında kullanılmayacağından toplayıcı için en iyi ölçüt meyvenin kabuk rengi ve kabuk üzerinde oluşan çeşide özgü çizik ve çatlaklardır. Pazarın özel istekleri varsa hasat sırasında bunlarda göz önüne alınır.
Hasat konusunda sık sık tekrarlanan bir hatalı davranış da, pazarlama süresini uzatma ve taşımaya dayanıklılığı arttırma amacıyla yeterince olgunlaşmamış ve tatlanmamış incirlerin toplanmasıdır. Dalından koparmayla birlikte meyvede olgunlaşma durur. Yenilecek olgunluğa erişmeden toplanan incirlerin hangi sıcaklıkta tutulursa tutulsunlar olgunlaşıp yumuşamadıkları, çeşide özgü renk ve tadı kazanmadıkları değişik araştırmalarla ortaya konmuştur. Yapılacak iş erken hasatla kalite, irilik ve ağırlıktan dolayısıyla gelirden feragat yerine, bazı tekniklerden yararlanmaktır. Bunlar soğuk tekniği ve gelişmiş ambalaj teknikleridir.
Hasat elle yapılır. Yüksekteki meyvelerin hasadı için çengel veya hasat merdiveni kullanılır. Hasat edilen incir saplarından sızacak bir miktar süt cildi tahriş edeceği için toplayıcılar eldiven giymelidir. Taze incir meyvesi, avuç içiyle ezilmeye neden olmayacak şekilde kavranıp sağa-sola döndürülerek burkma ve çekme (koparma) hareketiyle kopartılır.
Meyve daldan sapıyla birlikte ve kabuğu yırtılmamış olarak koparılır. Koparılan meyve, mümkün olduğunca sevk de kullanılacak esas ambalaj kabına yerleştirilmelidir. Çünkü taze meyve ince, duyarlı kabuk yapısı ve yumuşak meyve eti nedeniyle hasat sırasındaki işçilik hatalarına ve fazla işlem görmeye dayanıksızdır. Doğrudan esas kaba yerleştirme, mevcut yetiştirme sisteminde ağaçların tacı çok yüksek olduğu için mümkün olmamaktadır. Bu durumda meyvelerin zedelenmemesi ve ezilmemesi için kova veya yayvan plastik kaplar kullanılmalıdır. Aynı irilikte, düzgün şekilli, yarasız, beresiz incirler toplanmalıdır. İncirler, sabahın erken saatlerinde, hava serin iken toplanmalı, güneşe ve sıcağa maruz kalmamalıdır. Toplanan ürün, en kısa sürede ambalajlanıp pazara sevk edilmelidir. Ambalajlama, gölge ve serin yerlerde yapılmalıdır.
Taze İncirin Ambalajlanması
Ambalaj kabı olarak tahta kasa ve karton kutular kullanılmalıdır. Ambalajın, içine yerleştirilen ürünü korumak ve müşteriyi cezbetmek görevi vardır. Ambalaj kabının hem sağlam, hem de şık ve uygun şekilde etiketlenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenlerle karton kutular tercih edilmelidir. Ancak karton kutuların kaliteli olmasına, yani sağlamlığına ve taşımaya dayanıklılığına özen gösterilmelidir. Çünkü ambalaj kaplarında çökme, içinde bulunan ürünün ezilmesi ve buda alıcının malı kabul etmemesi demektir. İncirler kutular içine diğer bazı meyvelerin ambalajlanmasında kullanılanlara benzer plastik veya kağıt viyoller içine ve tek sıra olarak yerleştirilmelidir. Meyvenin koparılması sırasında sap kısmında toplanabilen bir miktar süt salgısını ve olabilecek diğer akıntı ve sızıntıları emerek kirlenmeyi önleme açısından kağıt viyoller veya içerisine kağıt yerleştirilmiş plastik viyoller daha iyidir.
En önemli konulardan biri, ürünün standartlara uygun kalitede ve ambalaj içinde pazara sunulmasıdır. Bu konu, tüm alıcı ülkeler için önemlidir. Alıcı ülkelerin kalibraj (boylama), dış görünüm, olgunluk ambalaj ve etiketleme hususunda çok katı olduğu ve bunlara uyulmadığı takdirde piyasaya girilemediği bilinmektedir.
İncir dış satımında en uygun taşıma aracı uçaktır. Taze incir meyvesi çok çabuk bozulabildiği için en uygun ürünün sabah toplanıp, aynı gün alıcıya uçakla ulaştırılmasıdır. Uçakla ulaşımın sağlanamadığı yerlere ve pazarlara incirler mutlaka frigofirik araçlarla nakledilmelidirler. Toplanıp da hemen pazara gönderilmeyen ürünler soğuk hava depolarına konulmalıdırlar.
Taze İncir Meyvelerinin Soğukta ve dondurulmuş Olarak Muhafazası
Taze incirler, 0 derecede ve %85-90 bağıl nemde iki hafta süreyle depolanabilirler. Ürün, meyve depolarında tek başına veya ancak kalitesine kötü etki yapmayacak diğer ürünlerle depolanabilir. Ön soğutma işlemi, depolama süresinin uzatılmasına yardımcı olacaktır. Bursa Siyahı çeşidi ile yapılan bir araştırmada ön soğutma (taşıma ve depolamadan önce bahçe sıcaklığındaki meyveyi hızla soğutma) işlemi ile geç soğutmaya göre 2 katı bir pazarlama süresi elde edilerek depolama süresinin 4-5 haftaya çıkarıldığı saptanmıştır. Taze sofralık incirler –2.7 0C donma belirtileri göstermektedir. Soğukta muhafaza sırasında meyvede donmanın meydana gelmemesi için sıcaklığın –2.7 0C düşmemesine dikkat edilmelidir.
Dondurarak meyve saklamak da bir değerlendirme yöntemidir. Diğer yöntemlere göre bazı üstünlüklere sahiptir. Federal Almanya ve İngiltere pazarlarında gerçekleştirilen bir Pazar araştırması çalışmasında, önümüzdeki yıllarda dondurulmuş olarak dışsatım şansımızın en yüksek olduğu meyveler arasında taze incir başta gelmektedir.
Sarılop ve Bursa Siyahı çeşitleri ele alınarak yürütülen bir çalışmada; değişik ön işlemlere tabi tutulan taze incirler hızlı (-35 0C de) ve yavaş (-20 0C de) olarak dondurulmuş ve –20 0C de 9 ay süreyle saklanmışlardır. Sonuç olarak Bursa Siyahı çeşidi meyvelerinin bütün meyve (kabuklu-kabuksuz-hızlı veya yavaş dondurulmuş) ve dilimlenmiş %35 lik şurup içinde dondurulmuş olarak, Sarılop çeşidi meyvelerinin sadece bütün, kabuklu, hızlı dondurulmuş olarak saklanabilecekleri ortaya konmuştur. Dondurulacak meyveler tam olgun olarak, buruklaşma başlamadan toplanmalıdır. Gerek hasat hatası nedeniyle fazla olgun toplanan gerekse uzak taşımacılıklar için fazla olgun bulunup ayrılan meyveler genellikle dondurulup saklamak için uygun meyvelerdir.
Kuru İncir Hasadı
Taze olarak toplanmayan incirler ağaç üzerinde su kaybederler. Buruk denilen bu meyvelerin sap kısımlarında mantarlaşma meydana gelir ve meyveler kendiliğinden dökülür. Özellikle hasat mevsiminin ikinci yarısında daha sık görülen, buruk incirlerin kendiliğinden dökülmemesi durumunda bir sırık yardımıyla düşürülürler.
Yere dökülen buruk incirler ağaç altlarından toplanıp kurutma yerlerine götürülürler. Toplamada 10-15 kilogramlık sepet, kova ve benzeri kaplar kullanılır. Bu toplama kabı büyüklüğü hem toplama ve taşıma kolaylığı sağlar hem de yeteri derecede kurumamış meyvelerin ezilip birbirlerini kirleterek kalite kaybına yol açmasına engel olur.
Kuru incir hasadı her gün düzenli olarak yapılmalıdır. Böylece hayvan ve haşere zararlıları en alt düzeye indirilecek, kuru incir meyvesinde en büyük sorun olan incir kurdu kelebeklerinin geceleyin ağaç altındaki buruk incirlere yumurta bırakması önlenmiş olacaktır. Ayrıca ağaç altında bırakılan dökülmüş incirlerde gece-gündüz ısı farkından oluşan ve toprakla teması daha uzun süren incirlerde küf mantarları oluşumu hızlanarak artmaya devam edecektir. Oluşan bazı küf mantarlarının kansere neden olan aflatoksin küf mantarlarını da meydana getirdikleri saptandığından, dökülen incirlerin toprakla temasını kesmek amacıyla her gün düzenli olarak toplanmaları zorunluluğu doğmuştur.
Kurutma
Ağaç altından toplanan buruk incirler %30-50 civarında su içerirler. Ancak depolanacak incirlerde %18-20 civarında su olması istenir. Çünkü depolanacak bir meyvede fermantasyon ve bozulma meydana gelmemesi için en çok %20 su olması gerekir. Kurutmanın amacı %30-50 civarındaki suyu %18-20 ye indirmektir. Bu amaçla çok değişik araçlar kullanılmaktadır. Kurutma ülkemiz ikliminin uygun olması nedeniyle doğal koşullarda güneş altında yapılmaktadır.
Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsünde yapılan bir çalışmada incirler çıtalı kerevet, telli kerevet, yer sergisi, beton, çakıl döşenmiş zemin ve sıkıştırılmış, düzeltilmiş toprak zemin üzerinde kurutulmuştur. Toprak zemine 10 cm. yükseklikte yerleştirilmiş telli kerevet gerek kirlilik ve gerekse kuruma süresi yönünden en uygun kurutma ortamı olarak bulunmuştur. Kerevet zemininin tel yerine plastik örgü ızgaradan yapılması dayanıklılık ve küflenme yapmaması nedeniyle daha sağlıklı kurutmaya olanak verir. Bu nedenle tel yerine plastik örgü tercih edilir.
Kerevetlerin kurutma süresini kısaltma, kirliliği azaltma gibi yararlarının yanı sıra, kolaylıkla üst üste yığılıp örtülerek ani gelen yağışlardan korunmayı sağlar. Ayrıca kerevetler her akşam günbatımından önce 10-12 tanesi bir arada olacak şekilde toplanıp üst üste yığılır. İncir kurdu kelebeklerinin girmesine engel olacak şekilde plastik, Amerikan bezi ve benzeri şeylerle örtülür. Böylece incir kurdu kelebeklerinin yumurta bırakma tehlikesinden ve çiğ tehlikesinden kerevet kullanma yoluyla korunmuş olunur.
Kuru Alma
Toplanan incirler, bahçenin devamlı güneş alan ve havadar bir yerine yerleştirilmiş kerevetlere tek sıra halinde serilir. Kerevette kurumakta olan meyveler, sabahın erken veya öğleden sonranın geç saatlerinde olmak üzere her gün gözden geçirilir. Kurumuş incirler sergiden alınır. Kurumamış olanlar alt üst edilir. Yeterince kurumamış incirler, kuru ve sert yapılarıyla henüz kurumamışlardan kolayca ayrılır. Kerevetlerden kuru alma (sergi alma) serin saatlerde çok kolay yapılabilir. Öğlen sıcak saatlerde, sıcağın etkisi ile kurumuş haldeki incirler, yumuşayacaklarından, başarılı bir şekilde kuru alma yapılamaz. Kerevetlerden hurda incirler ayrı olarak alınır. İncirler ya karışık olarak, sadece hurdası ayrılmış, ya da kalite sınıflarına ayrılmış olarak depolanırlar.
İncir kurdu kelebekleri, geceleri ışığa yönelim gösterdikleri için kesinlikle geceleyin sergiden incir alma işleminden kaçınılmalıdır.
Fümigasyon
Kerevetlerden alınan incirler, gerekli işlemler uygulandıktan sonra oldukça erkenden elden çıkarılmalıdırlar. Bu nedenle sık aralıklarla devlet adına alımları yapan Tariş’e veya özel işletme adına alım yapanlara satılmalıdır. Aksi halde içersine yumurta bırakılmış meyvelerde incir kurdu larvası görülmeye başlar ve kalite birden düşer. Üreticiden incir alan işletme sahipleri de aldıkları inciri hemen fümigasyon işlemi yaparak ilaçlanmalıdırlar
Değişik fümigantlar olmakla birlikte incir fümigasyonunda bugün için fümigant olarak metil bromid kullanılmaktadır. Atmosferik ve vakumik fümigasyonla zararlıların ergin, pupa, larva ve yumurta halindeki tüm dönemlerine karşı savaş verilir. Önemli olan ilacın (gazın) meyvelere nüfusunu temin etmektir. Fümigasyonda uygulanacak metil bromid miktarı seçilen fümigasyon yöntemi, fümigatuvar hacmi ve fümigasyon süresine bağlı olarak değişir.
Fümigasyondan istenen sonucun tam olarak alınabilmesi yönünden, fümigatuvar duvarlarından gaz sızıntısı olmaması, içerde yeterli sıcaklığın ve gaz dolaşımının sağlanması, gazın tüm meyvelere işlemesini sağlamak yönünden, üst üste çok sayıda incir çuvalının yığılmaması gibi konulara titizlikle uyulması zorunludur.
1987 yılında imzalanan ve ülkemizin de taraf olduğu MONTREAL PROTOKOLÜ metil bromidin ozon tabakasını inceltici etkisi ve ürünlerde bıraktığı brom kalıntısı nedeniyle kullanımı 2008 yılında kullanımının tamamen sonlandırılması öngörülmüştür. Bu nedenle alternatif yöntemlerin bulunmasıyla ilgili çalışmalar yoğunluklu olarak devam etmektedir. Henüz metil bromide yerine geçecek bir metod bulunmamakla birlikte fosfin uygulaması, vakumlama, CO2 uygulaması kontrollü atmosfer, sıcak soğuk uygulamaları yapılmaktadır.
DEĞERLENDİRME

Sınıflandırma
Mevcut uygulamada, kerevetlerden hurda sınıfı ayrılmış olarak alınmış incirler özel işletmelerce bu haliyle satın alınıp fümige edildikten sonra, kilodaki meyve adedi ve kaliteleri yönünden sınıflandırmaya tabi tutulurlar. Devlet destekleme alımlarını sürdüren Tariş’de üreticiden bu şekilde alım yapıp, kalite sınıflarına ayırma işini kendisi yapacak şekilde hazırlık içerisindedir. Ancak şu anda sınıflandırılmış incir almaktadır.
İncirler kilodaki meyve adedi, genel kalite vasıfları, tip ve rüfuz (o kalite sınıfına girmemesi gereken incir miktarı) miktarlarına göre sınıflandırılırlar. Tariş tarafından halen uygulanmakta olan alım sistemine göre incirler 4 grupta toplanmaktadır.
1- A Serisi (İŞMALI) incirler : Ballı, yumuşak, kabuğu normal kalınlıkta, lekesiz incirler.
2- B Serisi (KÜREKMALI) incirler : kalın kabuklu, az ballı, kısmen esmer renkli ve sert incirlerdir.
3- C Serisi (BALLIKARA-LEKELİ) incirler : genelde glikoz oranı yüksek, mantarı bir hastalıktan dolayı balını dışarı kusmuş, kabuğu incelmiş, rengi kararmış, dıştan bakıldığında yer yer veya kısmen çekirdekleri görünen, morarmış ve kararmış, ekşimeye uygun ve çabuk topaklaşan özelliklere sahip incirlerdir.
4- Hurda (ENDÜSTRİYEL) incirler : A., B ve C serisine girmeyen ve çok düşük kaliteli incirleri kapsar. Tam olgunlaşmadan ağaçtan düşmüş ve ağaç altında veya sergide fazla çiğe maruz kalarak, çeşitli hastalık ve zararlıların etkisi ile kalitesi bozulmuş, kara boğaz olmuş, genellikle kürek malları grubuna girmeyen incirler ile sergide tam kurumadan paçala karışmış, mor tamamen lekeli, siyah renkli ve kiloda adeti 100’ü aşan incirlerdir.
A serisi incirlerde lekeli (gizli balsıra, yağmur veya çiğden dolayı 1/3 nispetini aşan benekli ve erime eğilimi gösteren), kavurya ( ağacın yaprak dökmesinden dolayı gelişmeyen ve güneş vurmasından balını kaybetmiş, yanık ve olgunlaşmadan kurumuş), örümcekli (örümcek tarafından zedelenmiş, çiçeği dışarıya çıkmış), sürmeli (mantari hastalıklara tutulmuş), ekşi (yarılıp açıldığında, kokusu ve lezzeti ekşi, mat renkli), yarık (ostiolle sap arasındaki mesafenin 1/3’ü yarılmış), az ballı (balının 1/3 ünü kaybetmiş), kuş yenikli (kuşlar tarafından tahrip edilmiş), kurtlu (içinde ölü veya diri kurt bulunan, kurt yenikli) ve gün yanıklı (herhangi bir nedenle kabuğunun 1/3 ünden fazlası elastikiyetini kaybetmiş, sertleşmiş) incirler rüfuz sayılır.
B serisi incirlerde sürmeli, ekşi, yarık (ostiolle sap arasındaki mesafenin yarısından fazlası yarılmış veya birden fazla yarıklık arz eden incirlerde yarıklık toplamı yarıyı geçen), kurtlu-kurt yenikli (1/4 ünden fazlasını kurt yemiş), kuş yenikli (en az1/3 ü kuş tarafından tahrip edilen ), kavurya (balının 2/3 ünü kaybetmiş), ve lekeli (ballı olmayan veya terli, yapışkan, kabuğu dayanıksız, süratle topaklaşan veya ostiolden itibaren sapa doğru gittikçe koyulaşan ve bariz lekeli) incirler rüfuz sayılır.
Türk Standart Enstitüsü kurumu tarafından kabul edilen sınıflar ve özellikleri ise aşağıda kısaca özetlenmiştir:
• Ekstra: Ekstra sınıf kuru incirler, çok iyi kalitede olmalı hiçbir kusur taşımamalı, çeşidinin ve / veya ticari tipinin özelliklerine sahip olmalıdır. Bu sınıftaki kuru incirler boy ve renk bakımından bir örnek olmalıdır. Bunlar tolerans dışındaki kusurlardan tamamıyla ari olmalıdır. Bunlarda ürünün genel görünüşünü kalitesini muhafaza kalitesini ve ambalajlı olarak piyasaya arzını olumsuz etkilemeyen hafif kusurlara musade edilir. Bu sınıfa giren kuru incirlerde şekerli doku çok iyi gelişmiş ve incir kabuğu ihracat periyodunda istenen yumşaklıkta olmalıdır. Bu sınıftaki kuru incirlerde 1 kg daki kuru incir sayısı 65 den fazla olmamalıdır.
• Sınıf I: Bu sınıfa giren kuru incirler iyi kalitede olmalı, hiçbir kusur taşımamalı, çeşidinin ve / veya ticari tipinin özelliklerine sahip bulunmalıdır. Bu kuru incirlerdeki şekerli doku iyi gelişmiş olmalı, incir kabukları çeşide ve ihracat periyodunda istenen yumşaklıkta olmalıdır. Bu sınıfa giren kuru incirlerde 1 kg daki kuru incir sayısı en fazla 120 adet olmalıdır.
• Sınıf II: Bu sınıfa giren kuru incirler daha üst sınıflara girmek için yeterli özellikleri taşımayan, ancak yukarıda bildirilen asgari özelliklere sahip olan kuru incirlerdir. Bu sınıfta tüketim kalitesini olumsuz etkilemeyen kabuk kusurlarına müsaade edilir.
• Endüstriyel Sınıf: Bu sınıfa diğer sınıflara giremeyen özürlü incirler girer ancak içinde en az % 10 oranında doğrudan tüketime elverişli incir bulunmalıdır.
İşletmeye girişte fümige edilen kaliteli incirler değerlendirilinceye kadar yeni bir enfeksiyona neden olmayacak muhafazalı depolarda saklanırlar. Sarılop kararmaya eğilimli bir çeşit olduğu için, serin ortamlarda veya soğuk depolarda saklanmalıdır. Nitelik ve nicelik itibariyle sınıflandırılan meyveler iç ve dış pazar istekleri doğrultusunda çeşitli şekillerde değerlendirilirler.
a) Naturel Olarak Değerlendirme : Fumige edilen incirler, boylama ve seçime tabi tutulduktan sonra, torba, karton kutu, selefon, ağaç kasa, değişik sepet ve kaplar içine ambalajlanarak pazarlanır. Bu şekilde hazırlanan incirler, genellikle iç pazarda tüketilmektedir.
b) İşleyerek Değerlendirme : Boylanmış ve seçilmiş incirler işlenmeden önce sıcak (30-40 derece) ve tuzlu (%4) veya başka bir antifermatik içeren suyla yıkanır. Daha sonra Pazar isteği doğrultusunda işlenir. Dış pazarlar tarafından talep edilen başlıca işleme şekilleri şunlardır. Layet, Lerida, Lokum, Protopen, Pulled, Bağlama, Garland, Macaroni, Naturel, Umbrella ve Çikolata, selefonlu veya selafonsuz olarak, 250 gr. 500 gr., 1 kg. ve 12.5 kg. ağırlıkta işlenen incirler, ağaç kasa veya karton kutular halinde ambalajlanır. Bu şekilde hazırlanan incirlerin hemen tamamı dış pazarda tüketilmektedir.
c) Ezme Olarak Değerlendirme : İncirler önce sıcak su ile yıkanır. Sonra ezme makinesinden geçirilir. Ezmenin hemen hemen tamamı dış pazara işlenmektedir. Dış Pazar isteği doğrultusunda makineden çıkan ezme ya olduğu gibi, çekirdekli bütün olarak (Amerikan tipi) ambalajlanır, ya da ezilme sonrası merdaneden geçirilip çekirdekleri de ezilerek (İngiliz tipi) ambalajlanır. İncir ezmesi, pasta, bisküvi, şekerleme ve marmelat sanayinde kullanılmaktadır.
d) Teknolojik Ürünler Halinde Değerlendirme : Özürlü, düşük kaliteli, hurda ve işletme artığı (deşe) incirler pekmez, ağda, alkol yapımında hammadde olarak kullanılmaktadır. Hurda sınıf incirlerden bir kısmın da dışarı satılmaktadır.
DEPOLAMA VE İŞLEME ESNASINDA KALİTEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
1. Hasat ve Sergi: Ağaç altlarına düşen kuru incirler her gün iki defa toplanarak plastik kasalar ile üretici depolarına getirilmeli ve mutlaka kalitelerine göre ayrılarak sergi lenmelidir.
2. Plastik kasa kullanımı: Kaliteyi etkileyen önemli unsurlardan biri de nakliye esnasında kullanılan araçlardan kaynaklanan ezilme ve yırtılma gibi mekanik zararlanmanın yanısıra, depolama aşamasında ürünün hijyen olmayan yerlerde yığılması ve bu yığınlarda oluşan çürüme ve küflenmelerdir. Bu yığınlarda son yıllarda ihracatımızda önemli bir sorun olan Aflatoksin riskinin artması önemli bir kalite kaybı nedenidir. Bu yüzden ürünün alımı, sevkiyatı ve depolanması sırasında plastik kasa kullanımı sağlıklı ve hijyen ürün eldesi bakımından önemli olduğu gibi, işçilik azalacağından ekonomik kazanç ta sağlanmaktadır. Bunun dışında, bekleyen ürünlerde hava sirkülasyonu yaratması, İncir Kurdu parazitinin biyolojik kontrolünün de yapılmasına olanak tanıması gibi yararları vardır.
3. Kerevet Kullanımı: Ürünün iyi havalanma ile daha hızlı kuruması, toprakla temasının kesilmesinin sağlanması ve Aflatoksin oluşum oranının düşürülmesi bakımından kerevet kullanımı kaliteyi etkileyen önemli bir faktördür. Ayrıca üst üste yığılıp örtülme kolaylığı sayesinde, incir kurdu bulaşıklığı ve yağışlardan korunmaya da olanak tanımaktadır. Kerevette kurutulan incirlerin akşamları üstünün örtülmesi İncir Kurdu Kelebeklerine karşı bir önlem olacağından kaliteyi koruyucu önemli bir faktördür.
4. Nem: Üreticiden alınan kuru incirlerde nem düzeyinin yüksek olması, depolama sırasında başta şekerlenme olmak üzere, fermantasyon ve küf yoğunluğunda önemli artışlara neden olmakta, bu durumda ürünün kalitesi zarar görmektedir. Ayrıca, ürünün depolama ortamında da nem koşullarının uygun olması kaliteyi etkilemesi bakımından önemlidir.
5. Fümigasyonda Metil Bromid kullanımı: Üreticiden alımı yapılan incirlerin kurutma sırasındaki zararlı bulaşımını önlemek amacıyla Metil Bromid ile fümigasyonu yaygın olarak uygulanan bir mücadele şeklidir. Ancak Metil Bromid kalıntı sorunu nedeniyle insan sağlığı açısından önemli bir risk oluşturmaktadır. İhraç edilen incirde zararlı mücadelesi amacıyla Kontrollü Atmosfer koşullarından yararlanılması, ürünün sağlık değerinin artmasına ve organik pazar dışında tüm tüketicilerin kalıntı riski taşımayan bu ürünleri rahatlıkla kullanmasına neden olacaktır.
6. Aflatoksin ve Okratoksin: Aflatoksin, Aspergillus flavus ile A. Parasiticus türü funguslar, Okratoksin ise yirmiyi aşkın bakteri ve mantar tarafından oluşturulmaktadır. Aflatoksin yıllardır bilinmesine rağmen okratoksin özellikle son yıllarda üretici ülkelerde problem olmaya başlamıştır. Aflatoksinin en yoğun olarak ürüne bulaştığı dönem olan incirin buruk olarak yere düşüp toprakla temas ettiği dönemde kültürel ve kimyasal yöntemler kullanılmak suretiyle, bulaşmayı önleyici tedbirlerin alınması ayrıca kuru incir kalitesini olumsuz etkileyen aflatoksinli incirlerin incir işleme ve paketleme evlerinde UV lamba altından geçirilerek ayıklanması zorunlu hale gelmiştir.
__________________
Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
Hz.Mevlana
inci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 23-2010   #2
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 23-07-2010
Mesajlar: 2
Tecrübe Puanı: 0
erhancubuk is on a distinguished road


Standart İncirin sevkinde ve depolanmasında Plastik kasa

Sponsorlu Bağlantılar
Arkadaşlar ,
Öncelik ile burada bizlere açıklayıcı bilgi veren arkadaşlarımıza teşekkürler , ancak unutmamamız gereken ve bazen göz ardı edilen bir konu var. Ambalajlanmada kullanılan plastiğin özelliği ; Eğer ikincil hurda malzemeden üretilen siyah renkli kasa ise dikkate almalısınız.



Plastik sözcüğü, "biçimlendirme" anlamındaki Yunanca plastikos sözcüğünden gelmektedir. Plastik, karbonun (C) hidrojen (H), oksijen (O),azot (N) ve diğer organik ya da inorganik elementler ile oluşturduğu monomer adı verilen, basit yapıdaki moleküllü gruplardaki bağın koparılarak, polimer adı verilen uzun ve zincirli bir yapıya dönüştürülmesi ile elde edilen malzemelere verilen genel bir isimdir. Örneğin; Etilen bir monomerdir. En çok kullanılan plastiklerin başında gelir.

Tanımdan anlaşılacağı üzere plastikler doğada hazır bulunmaz, doğadaki elementlere insan tarafından belli bir sıcaklık ve basınç altında, katalizör kullanılarak monomerlerin reaksiyona sokulması ile elde edilir. Plastikler petrol rafinerilerinde kullanılan ham petrolün işlenmesi sonucu arta kalan malzemelerden elde edilir. Yapılan araştırmalara göre dünyadaki petrolün sadece % 4 lük bir kısmı plastik üretimi için kullanılmaktadır.

Bazen kauçuk ve benzeri öbür doğal ürünler plastik tanımına sokulmakla birlikte, modern tanımlama da plastiklerin dışında tutulur. Reçineler ile plastikler arasındaki ayrımı yapmak da zordur. Yapay malzemelerin çoğu hem reçine, hem de plastik olarak adlandırılabilir.Plâstik maddeler hafif, ucuz, kolay işlenebilir ve çok farklı kullanım alanına sahip olmaları nedeniyle günümüzde en önemli ticarî malzemeler olmuşlardır. Günlük hayatta çok büyük miktarlarda plâstik madde kullanılmaktadır.

Kullanılan bu maddelerin çoğunun bir defa kullanılıp atılması ve hacimce çok yer kaplamaları çevre kirliliğini de beraberinde getirmiştir. Bu sorunu çözmek için son yıllarda önemli çalışmalar yapılmaktadır. Bu sorunun bir çözümü, plâstik atıkların geri kazanımıdır. Plâstik maddeler, polimerler (makromoleküller) olarak da bilinen ve ısısal işlemle eritilerek, basınçla şekillendirilebilen maddelerdir. Bu tür maddelerin tekrar işlenebilmeleri onların geri kazanımını önemli kılmıştır. Geri kazanım olayı hem çevre kirliliğini önlemede hem de atık maddelerin değerlendirilmesi sonucu ekonomiye büyük katkılar sağlar. Geri kazanım sırasında karşılaşılan en önemli sorunlar plâstiklerin tanımlanması ve ayrılması aşamasında ortaya çıkmaktadır.

Plastiklerin Dönüştürülmesi
Özellikle atık plastikler toplanarak geri dönüşüm tesislerinde dönüştürülmektedir. Atık plastik maddeden üretilen siyah torbalar siyah kasalar , insan sağlığını tehdit etmektedir. Genellikle seyyar satıcı ve pazar ve hal esnafının kullandığı bu ürünler , pet şişe, kova ve tıbbi atık gibi maddelerin toplanarak tekrar işlenmesiyle üretilmektedir. Artık maddelerin dönüştürülmesi sırasında şeffaflaştırma mümkün olmadığı için koyu tonlarda renklendirme yapılarak yeniden kullanım için dönüştürülmektedir.

Türk Gıda Kodeksi'ne göre, gıda maddelerinin hijyenik olmadan dönüştürülen koyu renkli torbalarda ve kasalarda taşınması ve muhafaza edilmesi yasak. Siyah renkli naylon torba ve kasaların içinde barındırdığı mikroorganizmalar insan sağlığı açısından ciddi bir tehdit. Ancak şeffaf poşetlere ve orijinal malzemeye göre daha ucuz olduğu için esnaf tarafında yoğunlukla bunlar tercih edilmektedir.

Ülkemizde Poşet Kullanılması Ve Yasal Mevzuat
Türkiye'de siyah plastik torbayla mücadelede ilk adım İstanbul Büyükçekmece Belediyesi'nce Siyah kasa ile ilgili ilk adım Antalya Meyve Sebze halince atılmıştır. Daha sonra Akçay, Bartın, Kocaeli, Kilis, Karasu, Samsun, Edirne belediyeleri de bu poşetlerin kullanılmasını yasaklamıştır. Yasaklamalara rağmen halen bakkallarda ve pazarlarda siyah naylon torba , Meyve Sebze hallerinde de Siyah kasa kullanımı devam etmektedir. Tüketici dernekleri, yerel yönetimlerin pazar yerlerini denetleyip tüketiciyi kese kâğıdı kullanımına yönlendirmesinin gerekliliğini savunmaktadır.

Bir plastik torbanın ve siyah kasanın kaliteli olup olmadığını kokusundan ve dokunulduğunda ise torbanın çıkardığı sesten anlamak mümkün. Kaliteli poşet kırıştırırken ses çıkarıyor. Kalitesiz poşetlerde katlandığında bu sesi duymak mümkün değil.Kaliteli Kasa orijinal renkte olup kesinlikle siyah olmamaktadır.

Ayrıca kaliteli poşet kokusuz oluyor, kalitesizler ise kötü kokular açığa çıkmaktadır. Plastik poşetlerin kullanılmaması için özellikle tüketici dernekleri tarafından gerekli çalışmaların başlatılması ve büyük marketlerin örnek çalışmalar başlatarak plastik poşet kullandırmamaları ülkemiz ve doğamız açısından büyük önem arzetmektedir.

Özellikle kullanılmış poşetlerin geri dönüşümü ile yalnız siyah poşet yapılabilmektedir. Bu poşetler ise diğerlerine göre çevre ve insan sağlığına daha çok zararlı olabilmektedir. Siyah kasalar ise soğuk hava depolarına muhafaza için konulduklarında bir zaman sonra plastik hammaddesinin kokusu meyve ve sebzeye sinmektedir.Sevk esnasında ise Siyah kasanın içine konulan meyve ve sebze , kasanın siyah olması sebebi ile güneş ışığını kendinde yoğunlaştırmakta ve nakliye esnasında meyve ve sebzeleri olumsuz etkilemektedir.Bu sebeple Türk Gıda Kodeksi 19. maddesinin d bendinde kesinlikle gıda ambalajında kullanılmasına izin verilmeyen çöplerden toplanan eski poşet ve naylon parçaları ile gıdaya yönelik , siyah poşet ve siyah kasa yapılmaktadır. Bu şekilde imal edilen siyah poşetlerde oflutoksin gibi son derece zararlı mikrotoksinler bulunmaktadır.

Esasen 16 Kasım 1997 tarihli 23172 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksinin 24. maddesinde gıda ile temasta kullanılan plastiklerin yüksek molekül ağırlıklı polimerlerden olması gerektiği yer almaktadır.

Çevre Açısından Değerlendirme
Çukurova Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin yaptığı araştırmaya göre kanserojen madde içeren siyah poşetlerin ve siyah kasaların , doğada çözülmesi 1000 yıldan fazla zaman almaktadır. Ülkemizde plastik poşetlerin ve siyah kasaların kullanılması çok yaygındır. Rastgele çevreye atılan poşetler ve siyah plastikler rüzgarın ve şartlarının etkisi ile kolayca doğaya yayılmaktadır. Bu durum hem doğada kötü görünüm oluşturmakta hemde doğaya dağılan bu plastiklerin çözülmesi uzun sürerek kirliliklere neden olmaktadır. Diğer yandan nehirlerimizde, göllerde ve denizlerde poşetlerin ve siyah plastiklerin kirliliği gözlenmektedir. Ülkemizde halen plastik poşetlerin ve siyah kasaların sadece yüzde 3'ü geri dönüştürülmekte olup, % 97'u yüzlerce yıl doğaya terk edilmektedir.

Diğer ülkelerde yapılan çalışmalar
Bir çok dünya ülkesi naylon torbalararın ve siyah kasaların kullanılmasıyla ilgili olarak çeşitli çalışmalar başlatmışlardır. Avustralya'da, süpermarketlerde naylon torba ve ikincil plastiklerin kullanımına son verilmiş, Çin'de 1 Haziran 2008 tarihi itibarıyla çok ince plastik torba üretilmeyecek ve bu torbaların süpermarket ve dükkânlarda kullanılması yasaklanmıştır. Bir plastik torbanın et kalınlığı, 0.025 milimetreden az olamayacak. Yetkililer ayrıca halkın satın aldığı ürünleri bez çantalar sepetler yada sağlığa zararsız ambalajlarda taşınmasını teşvik edecek.

ABD'nin New York kentinde de Şehir Konseyi 5 bin ve daha fazla metrekareden büyük ya da beşten fazla şubesi olan mağazalar için plastik torba ve ikincil plastik hammadde geri dönüşüm kutusu yerleştirme zorunluluğu getirdi. Ayrıca tüm şehirde geri dönüşümü olmayan plastik poşet kullanımını yasakladı. Poşetlerin yanına, 'Lütfen geri dönüşüm sistemine katılmak için bu torbayı geri getirin' yazmak zorunlu kılındı.

Fransa: Paris'te naylon torba ve ikincil siyah plastik kasa kullanımı geçen sene yasaklandı. 2010 itibarıyla tüm ülkede yasaklanacak.
Hindistan: Yeni Delhi ve Bombay başta olmak üzere, dört bölgede naylon torba kullanımı yasak.
Tayvan: Naylon torbanın yanı sıra ikincil siyah plastik kasa ve plastik çatal-bıçak kullanımı da yasak.
İrlanda: Naylon torba ve ikincil plastik kasa kullanmak isteyen, 20 cent vergi ödüyor.
Kenya: 2008 itibarıyla tüm ülkede naylon torba ve ikincil siyah plastik yasaklandı.
Güney Afrika: İnce torba yasak, geri dönüşümlü olanlar serbest.
Uganda: İnce torba kullanımı yasak, kalınlarda vergi var.
Ruanda: İki yıldır naylon torba kullanmı yasak.

Plastiklerin İnsan Ve Çevre Sağlığı Açısından Tehlikesi
Prof. David Melzer tarafından yürütülen araştırmada, plastik kaplarda bulunan Bisfenol A BPA adlı maddenin kalp hastalıklarını arttırdığı ortaya çıkarılmıştır. Plastik kaplarda bulunan (BPA) maddesine maruz kalmanın kalp hastalıklarına yol açtığına dair önceki bulguları doğrulayan bilim insanları, bu maddenin şişelerde ve yiyecek paketlerinde kullanımının yasaklanması gerektiği savunulmaktadır. Amerikalı ve İngiliz bilim insanları, 2006 yılında Amerikan hükümetinin yaptığı ulusal beslenme araştırmasında elde eden bulgulardan yararlanarak yaptıkları araştırmada, idrarda yüksek oranda bulunan BPA’nın kalp kriziyle ilişkili olduğu ortaya konulmuştur. Ülkemizde: Prof. Dr. Selma Metintaş tarafından yapılan açıklamada; “plastik ve köpükten imal edilen bardaklardan uzun süre sıcak sıvı içenler kanser tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir” denilmektedir. Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer tarafından yapılan açıklamada; “Olasılık nedeniyle çok sıcak ve gazlı içeceklerin bu bardaklarda sunulması sakıncalıdır” uyarısı yapılmaktadır. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı Başkanı Selçuk Aksoy ise “usulüne uygun olarak üretilmiş ve gerekli denetimleri yapılmış plastik bardaklar gönül rahatlığıyla kullanılabilir” denilmektedir.
Buradanda çıkarılan sonuç itibari ile orijinal , hijyenik ortamlar ve belgelendirilmiş tesislerin dışarısında üretim yapan işletmelerin ürünleri sağlığımız için olumsuz etkilere sebep olmakla beraber çevreye verdiği etkileride unutmamak gerekir.
erhancubuk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 23-2010   #3
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 23-07-2010
Mesajlar: 2
Tecrübe Puanı: 0
erhancubuk is on a distinguished road


Standart Konu ile ilgili Yönetmelik

Yukarıda sözü geçen konu ile ilgili yönetmelik ilgili linktedir.

http://www.aib.gov.tr/sirkuler/srkyms2009033.pdf
erhancubuk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
meyve&sebze kurutma Gülsel ŞEN Kurutma Teknolojisi 12 02-2017 12:46 PM
Performans Değerlendirme ve Gerçek Anlamları inci Gıdacılar Kafe 0 24-2008 12:35 AM
Eğitim Katılım Değerlendirme ve Etkinlik Formu Muhittin YILMAZ ISO 22000 (HACCP) 2 24-2008 03:45 PM


Şu anda saat : 03:35 AM.