Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Meyve-Sebze Teknolojisi > Meyve-Sebze Özel Bilgiler
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 22-2009   #1
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Arrow Genetik Kaynakların Kullanımı

Ülkemiz, ekonomik öneme sahip birçok bitki türünün de ana vatanı. Ulusal biyogüvenlik yasa tasarısı çerçevesinde genetik çeşitlilik ve genetik kaynaklar üzerinde tartışmaların sıkça yaşandığı bugünlerde Tarım Bakanı Dr. Mehdi Eker ile biyolojik çeşitlilik ve genetik kaynakların korunması üzerinde yapılan çalışmalar hakkında konuştuk.




- Biyolojik Çeşitlilik ve Bitki Genetik Kaynakları bakımından ülkemiz ne konumdadır? Bunların önemini dikkate alarak, Bakanlığınız ne gibi çalışmalar yürütüyor?

Eker: Türkiye, son zamanlarda dünyada yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen, doğal yapısını koruyabilmiş nadir ülkelerden biridir. Birçok ülkede, özel önlemlerle yapay olarak varlığını sürdürebilen pek çok canlı türü, bugün Anadolu’da doğal ortamında yaşamını tüm güzelliği ve doğallığı ile sürdürebilmektedir.

Türkiye sahip olduğu olağanüstü zengin biyolojik çeşitlilik ile ılıman iklim kuşağının en önemli ülkeleri arasında yer alır. Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğindeki bu zenginlik sahip olduğu farklı iklim, habitat tipleri ve coğrafi konumundan kaynaklanmaktadır.

Türkiye’de 500'den fazla habitat çeşidinde alt türleri ile beraber 3 bin 905’i endemik, yani sadece ülkemize has olmak üzere alt türleriyle birlikte toplam 12 bin 54 bitki türü; 400'den fazla kuş; 500'den fazla balık; 100 binden fazla sürüngen ve 160 binden fazla omurgasız hayvan türü kayıtlıdır. Avrupa’da toplam 12 bin bitki türü vardır ve bunların yalnızca 2 bin 400’ü endemiktir.

Genetik kaynaklar bakımından ele aldığımızda ise ülkemizin, ekonomik öneme sahip birçok bitki türünün de ana vatanı olduğunu görmekteyiz. Bunlardan buğdayın 24, arpanın 8, çavdarın 4 ve yulafın da 6 yabani akrabasına ait dünya tarımı için önemli olan gen kaynakları Türkiye’de bulunmaktadır. Yine 9 nohut, 6 mercimek, 30 yonca, 57 fiğ, 59 mürdümük ve 95 üçgül, 8 şeker pancarı, 87 adaçayı, 22 anason yabani türü ülkemizde bulunmaktadır. Türkiye, meyve ve sebze bitkilerinin gen kaynakları bakımından da çok zengindir. Örneğin, armudun 10, kirazın 8, eriğin 4, bademin 12, marulun 7, havucun 4 ve soğanın 143 yabani akrabasının gen kaynakları ülkemizde bulunmaktadır.

Bunların yanında, tarımın ilk çıktığı yer olan ve binlerce yıldır tarım yapılan ülkemizde, insanımızın eliyle geliştirilen birçok yerel çeşit vardır. Yerel çeşitler de çok önemli gen kaynaklarıdır. Halihazırda tarımda kullandığımız yeni çeşitler bu kaynaklardan gelmektedir.

Bakanlığımız, yerel çeşitler başta olmak üzere genetik kaynakların öncelikle toplanması ve muhafazası ile değerlendirilmesi konularında birçok çalışma yürütmüş ve yürütmektedir. Bugün itibariyle bu kapsamda toplanmış toplam 62 binden fazla tohum numunesi İzmir ve Ankara’daki gen bankalarımızda, 8 binin üzerinde ağaç numunesi ise 16 değişik Araştırma Enstitüsünde “Arazi Gen Bankalarında” koruma ve değerlendirmeye alınmıştır. Bunlar üzerinde değerlendirme ve geliştirme çalışmaları yapılmaktadır.

- Basında çıkan açıklamalarınızda Ankara’da yeni bir Gen Bankası yapılmakta olduğunu ifade ettiniz. Gen Bankasının kapasitesi ve fonksiyonu ne olacak? Hangi düzeyde ve hangi hizmetleri sunacak?

Eker: Bu gen bankasının birinci fonksiyonu bitki genetik kaynaklarına ait tohum örneklerinin uzun süreli saklanması olacaktır. Öncelikle ülkemizde yetiştirilen yerel çeşitler, geliştirilmiş çeşitler, kültür bitkilerinin yabani akrabaları ve diğer yabani türlere ait tohum örnekleri saklanacaktır. Ayrıca, yurtdışından temin edilecek mısır, pamuk ve sebzeler gibi önemli bitki türlerine ait tohum örnekleri de muhafazaya alınacaktır. Tohum örnekleri, soğuk odalarda, -20°C’de uzun süreli, 0°C’de orta süreli ve çalışma materyali olarak da +4°C’de kısa süreli olmak üzere saklanacaktır.

Ankara’da kurulacak Gen Bankasında saklanacak materyal sayısı en az 250 bin olacaktır. Gen Bankası, ileriye dönük olarak kapasitesi genişletilecek şekilde düzenlenmiştir. Gerektiğinde kapasite 50 bin ilave numuneyi saklayacak şekilde artırılabilecektir.

- Gen Bankasının yapılması, genetik kaynakların korunması ve değerlendirilmesi için yeterli mi? Genetik kaynaklardan faydalanmak için başka faaliyetleriniz var mı?

Eker: Gen Bankasının oluşturulması genetik kaynakların korunması için tek başına yeterlidir. Ancak değerlendirilmesi için ilave çalışmalara ihtiyaç vardır.

Koruma çalışmalarına ilaveten Bakanlığım bünyesinde genetik kaynakların değerlendirilmesi ile ilgili birçok çalışma da yürütülmektedir. Bunun en güzel sonuçları, Araştırma Enstitülerinin bitkisel üretime kazandırdığı çeşitlerdir. Bu çeşitler sayesindedir ki bitkisel üretimde süreklilik ve verimde artış sağlanmaktadır. TÜİK tarafından açıklanan 2008 yılı verilerline göre bitkisel üretim değeri 2008 yılında bir önceki yıla göre yüzde 16,1 artış göstererek yaklaşık 66 milyar TL oldu. Tahıl ürünleri üretim değeri 2008 yılında yüzde 23 artarak 24,1 milyar TL, sebze üretim değeri yüzde 5,9 artarak 18,1 milyar TL ve meyve üretim değeri yüzde 18,2 artarak 23,8 milyar TL olmuştur. Bu değer artışlarında üretim artışının ve üretim artışında da verim artışının büyük katkısı vardır. Şöyle ki, ülkemizde üretim alanı artışı olmasının artık imkanı kalmamıştır. Buna rağmen üretilen ürün miktarında artış devam etmektedir. Kuraklık gibi tabii afetler dışında üretimimizde sürekli bir artış vardır. İşte bu artışın temel faktörü yeni çeşitlere dayanmaktadır. Gelişen tohumculuğumuzla birlikte genetik kaynaklar kullanılarak geliştirilen yeni çeşitler bu artışta devamlılığı sağlamaya devam edecektir.

- Ülkemizde ve dünyada yapılan bazı tartışmalarda, biyolojik çeşitlilik ve genetik kaynaklar için yapılan yatırımların geri dönüşünün olmadığı ve bu konularda gelişmiş ülkelerin yatırım ve çalışma yapmasının daha doğru olduğu, gelişmekte olan ülkelerin de gelişmiş ülkelerle işbirliğine gitmelerinin daha doğru olacağı yönündeki kanaatle ilgili görüşüz nedir?

Eker: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, biz, genetik kaynakları bir miras olarak görmüyoruz. Genetik kaynaklar bize bir emanettir. Emanete nasıl sahip çıkılırsa biz de genetik kaynaklara öyle sahip çıkıyoruz. Türkiye çok büyük bir ülkedir. Kendisine bırakılan emanetlere sahip çıkacak güce sahip bir ülkedir. Bize bırakılan emanetleri başkalarına emanet etme hakkını kendimizde görmüyoruz. Diğer ülkelerle, kapsamı belirlenmiş çalışmalar ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde yürütülecek ilişkilere kapalı değiliz. Ancak soruda bahsedilen yaklaşımın koruma değil, bir çeşit kaynak transferi sonucunu doğuracağını düşünüyoruz. Bu nedenle genetik kaynaklarla ilgili her türlü koruma ve değerlendirme çalışmasını yürütmekte ve bunları ülkemiz yararına ekonomik değere kendi imkan ve kapasitemizle dönüştürmekte kararlıyız. Bu nedenledir ki birçok yatırım ve çalışmayı birlikte yürütmekteyiz.

- Genetik kaynaklarla ilgili yatırım ve çalışmalardan şimdiye kadar ne gibi sonuçlar elde ettiniz? Bunların tarımsal üretimimize ve gıda güvenliğimize katkıları var mı? Varsa ne gibi ve ne kadar katkıları oldu?

Eker: Yukarıda da belirttiğim gibi, genetik kaynakları değerlendirmenin en önemli sonucu üretimde kullanılacak yeni çeşitlerin elde edilmesidir. Ülkemizde tescilin başladığı 1963 yılından buyana bin 170 adet çeşit tescil ettirilmiştir. Bunlardan 852 tanesi yani yüzde 50’si Araştırma Enstitülerimize aittir. İşte bu çeşitler genetik kaynaklarımızın etkin değerlendirilmesinin sonuçlarıdır. Biz özellikle son yıllarda yerli çeşit geliştirmeye büyük destek vermekteyiz. Hibrit sebze çeşitlerinin geliştirilmesi için yaptığımız proje bunun en güzel örneğidir. Bu sayede hibrit sebze tohumluğunda yüzde 10 olan yerli çeşit payını yüzde 30’ların üzerine çıkarttık. Bu oranı yüzde 65-70’ler civarına çıkarmak için çalışmalarımız devam etmektedir. Diğer ürünlerde de çok önemli gelişmeler kaydettik. Yerli genetik kaynaklarımızı kullanarak Araştırma Enstitülerimiz tarafından geliştirilen ve halen üretimde yer alan yerli çeşitlerimizin kullanım durumuyla ilgili birkaç örnek verecek olursak:

Ø Ekmeklik buğdayda yerli çeşit kullanım oranı %95
Ø Makarnalık buğdayda yerli çeşit kullanım oranı %98
Ø Arpada yerli çeşit kullanım oranı %99
Ø Çeltikte yerli çeşit kullanım oranı %100
Ø Nohutta yerli çeşit kullanım oranı %100
Ø Mercimekte yerli çeşit kullanım oranı %100

Sebzelerin bir diğer üretim şekli olan tarla sebzeciliğinde ise yerli çeşit kullanımı halihazırda ortalama yüzde 65-70 civarındadır. Yerli sebze çeşitlerinin kullanımına örnek verecek olursak:

Serada yetiştirilen hibrit domates %30
Açık tarlada yetiştirilen domates %50
Serada yetiştirilen hibrit biber %70
Açık tarlada yetiştirilen biber %30
Serada yetiştirilen hibrit patlıcan %40
Açık tarlada yetiştirilen patlıcan %55
Serada yetiştirilen hıyar %60
Açık tarlada yetiştirilen hıyar %100

Yukarıdaki verilerin ifade ettiği gibi, Bakanlığımız genetik kaynakların değerlendirilmesinde toplumdaki genel kanaatin aksine çok etkin çalışmalar yürütmekte ve en önemlisi de çok etkin sonuçlar almaktadır.

- Bakanlık olarak Tohumculuk Kanununu çıkardınız. Bildiğimiz kadarıyla, kanun tohumculuk yanında genetik kaynakların kayıt altına alınması ile ilgili hükümleri de getirmişti. Bu kapsamda, tohumculukta ne gibi gelişmeler oldu? Genetik kaynakların kayıt işlemleri ne safhada? Genetik kaynakların kayıt altına alınması ülkemiz tohumculuğuna ne kazandıracak?

Eker: Kanunun çıkması ile birlikte şu anda muhafazaya alınmış numunelerin kimlik bilgileri çıkartılmaya başlandı. Yaklaşık 4 binin üzerinde numunenin kimlik bilgileri çıkartıldı. Bu numunelerin kayıt işlemleri de yıl sonuna kadar tamamlanacaktır. Bir taraftan da diğer numunelerin kimlik bilgilerinin çıkartılmasına ve daha sonra da kayıtlarının yapılmasına devam edecektir.
Kayıt yapmaktan amacımız ülkemizin sahip olduğu genetik kaynak varlığının sadece gen bankalarında değil, fikri mülkiyet hakları kapsamında da korunmasını sağlamaktır. Çünkü 2006 yılında imzaladığımız “Gıda ve Tarım İçin Bitki Genetik Kaynakları Uluslararası Anlaşması” kapsamında kullanıma açılacak materyalin korunması ancak bu şekilde olabilmektedir.

- Biyolojik çeşitlilik ve genetik kaynaklarla ilgili olarak bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?

Eker: Bundan sonraki çalışmalarımızın başında genetik kaynakların korunması ve değerlendirilmesi için Araştırma Enstitülerindeki muhafaza ve çeşit geliştirme kapasitesi artırılacak, üniversite ve özel sektörle ilişkiler geliştirilecektir. Bu kapsamda Araştırma Enstitülerimizce geliştirilen çeşitleri ve yarı yol materyalini özel sektörün kullanımına açacağız. Böylece genetik kaynaklarımızın daha etkin ve yaygın kullanımına imkan sağlayacağız. Bu konu ile ilgili yönetmeliği bu yıl içerisinde çıkartıp uygulamaya koyacağız.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
genetik modifiye gıdalar alperen Yardımlaşma 1 23-2010 11:38 PM
Genetik Modifiye Tohumların Bugünkü ve Gelecekteki durumu AlgaReN Avrupa Birliği Sürecinde Gıda İle Alakalı Haberler Başlıkları 1 17-2009 03:05 PM
Baba ve Anneden Boy ve Kilo Özellikleri Genetik Muhittin YILMAZ Gıdacılar Kafe 0 20-2008 09:59 PM
Hayvancılıkta EM Kullanımı Muhittin YILMAZ Tarımda EM Teknolojisi 0 21-2008 10:18 PM
Tarımda EM Kullanımı Muhittin YILMAZ Tarımda EM Teknolojisi 3 21-2008 10:08 PM



Şu anda saat : 05:19 PM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.