Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Organik Tarım > Organik Tarımın Nitelikleri
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 14-2009   #1
Moderator
 
Üyelik tarihi: 14-04-2008
Nerden: Akşehir/KONYA
Mesajlar: 529
Tecrübe Puanı: 0
Tecrübe Puanı: 571
Tecrübe Derecesi : AlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to all
AlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to all
Arrow Organik Tarımla Ilgili Yanlışlar

ORGANİK TARIM ve ORGANİK ÜRÜNLERLE İLGİLİ YALAN ve YANLIŞLAR

• Organik tarım ilkel bir tarım şeklidir
• Organik tarım emek yoğun bir tarım şekli olduğu için üretim maliyetleri yüksektir.
• Organik tarımda verim düşüklüğü olduğu için birim alandan az ürün elde edilir
• Organik tarım alanları artar ve gelişirse dünyadaki açlık da artar.
• Organik tarım ürünleri ile konvansiyonel ürünler arasında besin maddesi , mineral ve vitamin içeriğinde fark yoktur.
• Organik ürünler konvansiyonel ürünler gibi düzgün şekilli ve albenili değildir
• Organik tarım ürünleri konvansiyonel ürünlerden 5-10 kat daha fazla paraya satılır.
Organik tarım ilkel bir tarım şekli değildir.
Gerek besleme, gerekse yabani ot, hastalık ve zararlılara karşı sentetik ilaç ve gübrelerin kullanılmıyor olması bu tarım şeklinin ilkelliği anlamına gelmez. Aksine, ekim nöbeti, yeşil gübreleme, kompost yapım ve kullanımı, solarizasyon, istenmeyen böcekler için tuzaklar, yararlı böcek ve mikroorganizmaların doğal düşmanlar olarak istenmeyen böcek ve hastalıklara karşı kullanılması, küçümsenmeyecek derecede bilimsel temel, bilinç ve tecrübe gerektirir.

Organik tarım emek yoğun bir tarım şekli olduğu halde üretim maliyetleri denildiği kadar yüksek değildir.

Tarla yada bahçelerde ot ilacı kullanmamaktan ve bu sorunu iş gücü gerektiren fiziksel mücadele ile halletmek gerektiği için, ek bir işgücü maliyeti doğmaktadır. Bunun dışında diğer kültürel işlemlerin ek bir maliyeti olmadığı gibi endüstriyel tarımda yoğun olarak kullanılan sentetik kimyasalların organik tarım içinde zaten yeri yoktur. Ayrıca bu sentetik kimyasalların kullanılmıyor olmasının çevre, ekoloji ve insan başta olmak üzere canlı sağlığına kazandırdığı “artı değer”in hesaplanamayacak bedelini hiçbir zaman unutmamak gerekir.Diğer bir maliyet unsuru olan Kontrol ve Sertifikasyon maaliyetlerinde ise küçük alanların yada tek tek küçük çiftçilerin sertifikalandırılması yerine köy, havza yada kooperatif bazında oluşturulan organik tarım alanları için alınacak toplu sertifikasyon, bu maliyeti düşürmenin en akılcı yönüdür. Dolayısıyla organik tarımı bağımsız küçük alanlarda tek tek üretici bazında yapmak yerine çiftçilerin bir araya gelerek oluşturacakları birlik yada kooperatifler vasıtasıyla gerçekleştirmek aynı zamanda ürünleri satın alan şirketler karşısında da çiftçilerin elini güçlendirecektir.

Organik tarımda verim düşüklüğü ve birim alandan az ürün elde edilmesi koşullara bağlıdır.


Yıllardır konvansiyonel tarım sistemi uygulanan arazilerde organik tarıma geçiş sürecinde, ürün verimlerinde bir azalış olması doğaldır. Elbetteki toprak ekosisteminin yeniden oluşumuna kadar ki birkaç yıllık süreçte verim düşük olacaktır. Zira konvansiyonel tarım yapılan bu arazilerde sentetik ticari gübre kullanılırken toprak değil, sadece ekilen-dikilen bitkiler beslenmiştir. Hatta yoğun sentetik gübre ve kimyasal ilaç kullanımlarıyla toprak zehirlenmiş ve fakirleşmiştir, organik yapı yok olmuştur, toprak mikroflorası yok edilmiştir. Dolayısıyla bunun geri kazanımı için bir süre geçecek ve bu süreçte verim, konvansiyonel üretime göre daha düşük olabilecektir. Sistem eskiye döndüğünde ise verim de yükselmeye başlayacaktır. Eğer ekolojik tarıma, daha önceden konvansiyonel tarım yapılmamış arazilerde başlanırsa ve ekolojik tarımın gereksinim duyduğu işlemler ekosistemin dengesini bozmadan yapılıyorsa, bir çok üründe birim alandan konvansiyonel tarım koşullarında yapılan üretim kadar verim alınabilmektedir.

Organik tarım alanlarının artışının dünyadaki açlık ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Örneğin biyoteknolojik tarım savunucuları organik tarım ürünlerinin dünya açlığını yok etmeye yetmeyeceğini, zira birim alandan elde edilen organik ürünün konvansiyonel ürüne göre çok düşük olduğunu öne sürerler. Dolayısıyla bu söylem, GDO’lu ürünlerin avantajlarını sıralama anında onlar için bir savunma işlevi görür.Hatta sadece biyoteknolojik tarımı savunanlar değil ,organik tarıma biraz şüpheyle bakanlar bile zaman zaman bu söylemi tekrarlarlar.Bugün mevcut olan açlık, organik tarım alanlarının artışından değil,açlık çeken ülke insanlarının gıdaya erişememesinden ve gıdanın eşit ve adil dağıtılamamasından kaynaklanmaktadır.Soruyu tersten sorduğumuzda yani Biyoteknolojik endüstriyel tarımın ,yani GDO’lu üretimlerin açlığı yok etmede başarıları ne olmuştur dediğimizde ; 1996 da 1,7 milyon ha.olan GDOlu üretim alanı 2006 ya gelindiğinde 102 milyon ha.ı aştığı ama Biyoteknolojik yani GDO lu tarımın açlığa çare olmadığı cevabını verebiliriz. Özet ile,endüstriyel tarım ,özellikle biyoteknolojik tarım taraftarlarının açlığı bahane ederek organik tarım sistemini küçümsemeleri yada red etmeleri tamamen kendi çıkarlarıyla ilgilidir ve söylemleri de yalandır.


Organik tarım ürünleri ile konvansiyonel ürünler arasında besin maddesi ,mineral ve vitamin içeriğinde büyük farkların olduğu bilinmektedir.
Yapılan bilimsel çalışmalar organik ürünlerin besin içeriklerinin konvansiyonellerden daha fazla olduğunu kanıtlamaktadır.Endüstriyel tarımın Yeşil Devrim süreciyle 1970 lerde başlayan yükselişi, verim artışı sağlayan tarım kimyasallarının yoğun kullanımını ve yerel tohumlar yerine melez tohumların ekilmesini sağlamıştır.Yerel tohumlardan endüstriyel tohumlara geçiş ile bakın neler olmuştur?

Minnesota Üniversitesi tarafından ABD’de yerel tohum çeşitlerinden elde edilen ürünler ile marketlerden alınan endüstriyel tohumlardan elde edilen ürünlerin besleyicilik özellikleri karşılaştırılmış ve yerel çeşitlerin üstün olduğu saptanmıştır. Örneğin fasulyelerde antioksidan düzeyleri bazı yerel çeşitlerde endüstriyellere oranla %50, bazı çeşitlerde ise 3,5 ile 21 misli yüksek bulunmuştur. İngiltere’de yapılan diğer bir araştırmada 1930’da ve 1980’de Tarım Bakanlığının gerçekleştirdiği sebze ve meyvelerin mineral madde değerlerini içeren araştırmaların sonuçları karşılaştırılmıştır. Buna göre 50 yıllık bu sürede sebzelerde kalsiyum, magnezyum, bakır ve sodyumda; meyvelerde ise magnezyum, demir, bakır ve potasyumda önemli düzeylerde gerilemeler saptanmıştır.En büyük düşüş sebzelerde beşte bir düzeyine düşen bakırdadır. Sonuçlar bu düşüşlerin endüstriyel tarımın gelişmesinden veya çeşitlerin değişmesinden meydana gelebileceği şeklinde yorumlanmıştır. Washington State Universitesi araştırmacıları 1842 den beri ekilen 63 yazlık buğday çeşidinde 2003 e varıldığında %11 lik Demir azalması,% 16 lık Bakır azalması, % 26 Çinko ve % 50 Selenyum azalması olduğunu saptamışlar ve bugünkü ürünlerin yerel çeşitlere göre %10 ile 25 arasında daha az demir,çinko,protein,kalsiyum ve C Vitamini içerdiğini saptamışlardır. Dolayısıyla ürünlerin çok düzgün şekilli ve albenili olmasından ziyade içeriklerinin ne olduğu önemlidir.Yapılan araştırmalar çeşitli ürün gruplarına göre organik ürünlerde konvansiyonel ürünlere göre besin değerinin ortalama % 20 ,antioksidan değerinin % 30 oranında daha fazla olduğunu göstermektedir.


California Universitesinin 10 yıllık araştırma sonuçlarına göre bazı kanser türleri ve kalp hastalıklarına karşı koruyuculuk görevi yapan antioksidanlardan Flavonoidlerin organiklerde % 79 ile % 97 oranında daha fazla olduğu, lycopene değerinin yine organiklerde konvaniyonellere oranla daha fazla bulunduğunu söylenmektedir.
Organik tarım ürünleri konvansiyonel ürünlerden çok daha pahalımıdır ?
Bu ürünleri alırken parayı ne için harcadığınızı düşünmeniz gerekir.Parayı ne için veriyorsunuz?
1) Ekolojiye dost bir üretim için suyun,toprağın tarım kimyasalları ile zehirlenmemesi için,
2)Toprak mikroflorası dahil olmak üzere toprak canlılarının ve toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerinin korunması için,
3) Küçük çiftçinin desteklenmesi,toprağından kopmamasının sağlanması, ekonomik olarak güçlenmesi için,
4) Kendinizin ve özellikle de çocuklarınızın sağlıklı besinler yemenizi sağlamak ve gıdalardan gelecek sağlık risklerinizi azaltmak için…bu parayı verdiğinizi unutmayınız.
Tarım verimliliği konusunda dünyanın 57 ülkesinde yürütülen 280 projede , gelişmekte olan ülkelerde geleneksel metodlarla yapılan tarımın gelişmiş ülkelerdeki teknolojik ve kimyasal destekli tarıma göre toprağa daha az zarar verdiği ve bu nedenle de daha sürdürülebilir olduğu saptanmıştır. Araştırmacılar, toprağın biyoçeşitliliğini bozmayan yöntemlerin uzun vadede daha yüksek hasat verdiğine dikkat çekerek, böcek ilaçlarının ve verim artırıcı kimyasalların kullanılmaması gerektiğine vurgu yapmaktadırlar. Zira tarımsal üretimde meydana gelen yoğun “kimyasallaşma” nın çevreye ve insan sağlığına etkisi ancak uzun vadede ortaya çıkmaktadır (DDT örneği).Endüstriyel tarımın insanlığa üç türlü faturası vardır: “Ucuz gıda adına kimyasal içerikli yiyecekler için önce şirketlere, sonra bunun pisliğini temizlemek için ekolojiye , son olarak da kendi sağlığımızı kurtarmak için doktorlara bedel ödemekteyiz.” Şirketlere ödenen para aşağı yukarı bellidir ama ekoloji ve insan sağlığı için ödenecek bedeli rakamsal olarak ifade edebilmek mümkün değildir.
KAYNAK : Arca Atay Ziraat Y.Müh. Mart 2008
AlgaReN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
iş ailanı bölümleriyle ilgili.... onder Forum ile Alakalı Öneriler 3 25-2010 12:12 AM
kanola ile ilgili..... asel Yardımlaşma 4 06-2008 06:49 PM
Diyette Yapılan Yanlışlar Muhittin YILMAZ Diyet Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli 0 19-2008 09:19 PM
işyeri ile ilgili Gülsel ŞEN Gıdacılar Kafe 0 08-2008 07:02 PM
Mesajların silinmesiyle ilgili... baz Forum ile Alakalı Öneriler 1 23-2008 01:57 PM



Şu anda saat : 06:10 PM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.