Sponsorlu Bağlantılar

Alternatif Bazı Gıdalar

Özel ve Hazır Gıdalar kategorisinde açılmış olan Alternatif Bazı Gıdalar konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 04-2008   #1
Gıda Mühendisi
 
Muhittin YILMAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-04-2008
Yaş: 40
Mesajlar: 1.070
Tecrübe Puanı: 100
Muhittin YILMAZ will become famous soon enoughMuhittin YILMAZ will become famous soon enough


Standart Alternatif Bazı Gıdalar

Sponsorlu Bağlantılar
Muhittin YILMAZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap

Alt 04-2008   #2
Gıda Mühendisi
 
Muhittin YILMAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-04-2008
Yaş: 40
Mesajlar: 1.070
Tecrübe Puanı: 100
Muhittin YILMAZ will become famous soon enoughMuhittin YILMAZ will become famous soon enough


Standart

Sponsorlu Bağlantılar
KONALA:
Türkiye’deki bitkisel yağ açığı ve buna bağlı olarak yağ ithalatının günden güne artışı bilinen bir gerçektir. Ülkemizde yetiştirilen yağlı tohumların yüzde 80’ini ayçiçeği oluşturmaktadır. Ayçiçeğinde kısa sürede çok büyük üretim artışı beklenilmemektedir. Bu durumda yağlı tohum olarak alternatif bitkilerin devreye sokulması gerekmektedir. Bu konuda ilk akla gelen bitkilerden biri kanola’dır. Kanola, tohumlarında yüzde 40-45 yağ bulunması, katı, sıvı, ham yağ olarak kullanılması, yağının kaynama noktasının yüksek olması, iyi bir kızartma yağ olması ve E vitaminince zengin olması ile bilinen en iyi yağ bitkilerinden birisidir.
Kanola, verimli ve iyi drenajlı topraklara ihtiyaç göstermektedir. Güneşli günler ve soğuk geceler kanola yetişmesi için oldukça uygundur. Yıllık yağışı 300 mm’nin üzerinde olan yerlerde rahatlıkla yetişir. Kanola için en uygun ekim zamanı 20 eylül-20 ekim tarihleri arasındadır. Belirtilen tarihlerde ekilen kanola iyi çıkış yapar.
kanola, büyük miktarda yağ ithal etmekte olan ülkemizin yağ ihtiyacını karşılamada önemli rol oynayabilir. Mevcut yağ sanayiimiz kanolayı işleyebilecek konumdadır, ve ekstra bir yatırıma gerek yoktur. Bu yağ sanayiimiz için önemli bir avantajıdır. Ayrıca şunu da hatırlatmak istiyorum; Kanola devlet tarafından her kğ için 130 000 lira destekleme primi ile desteklenmektedir.

Ayçiçeği
Ayçiçeği (Helianthus annuus L.), günümüzün en önemli yağ bitkilerinden biridir. Ayçiçeği yağı yemeklik kalitesi yönünden tercih edilen bitkisel yağlar arasında ilk sırayı almaktadır. Dolayısıyla Dünya’ da birçok ülkede ekonomik düzeyde tarımı yapılmaktadır. Yurdumuzda da yıllara göre değişmekle beraber yaklaşık 550-600.000 hektar arasında ayçiçeği ekilmektedir. Türkiye’ deki ayçiçeği ekiliş alanlarının %73’ ü Trakya-Marmara, %13’ ü İç Anadolu, %19’u Karadeniz, %3’ ü Ege ve %1’i Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindedir.
Ayçiçeği yetişeceği toprak tipi yönünden çok seçici olmamasına rağmen organik maddece zengin, derin ve su tutma kapasitesi iyi topraklarda yüksek verim potansiyeline sahiptir. Kumsal topraklardan ağır yapıdaki killi topraklara kadar her türlü iyi drenaj sağlanmış topraklarda tarımı yapılabilmektedir. Ayçiçeğinin tuzluluğa karşı toleransı azdır. Tuzlu topraklarda yetiştirilen ayçiçeğinin tohumlarının yüzde yağında azalmalar görülmüştür.

Soya
Soya, Japonya ve Çin gibi doğu Asya ülkelerinin en önemli tarımsal ürünlerinden biri olarak, yüzyıllardan beri, buradaki insanların temel besinlerini oluşturmuştur. Anavatanının doğu Asya, muhtemelen Çin olduğuna inanılan soya, insanoğlu tarafından kültüre alınan ve yetiştirilen en eski bitkilerden bir tanesidir.
Soya bitkisi, tanesindeki fosfor, potasyum, kalsiyum, kükürt, magnezyum ve bu tür çok sayıdaki vitaminlerle (en çok A ve B), ayrıca proteinin yapısında zengin ve değerli amino asitler bulundurması nedeniyle, "harika bitki" olarak da anılmaktadır. Ayrıca, omega-3 yağ asidi olarak da bilinen linolenik asit yönünden oldukça zengindir.
Soya yağı tüketimi, ülkemizde istenen düzeye ulaşamamıştır. Bunda en önemli etken, içerdiği omega-3 (linolenik asid) yağ asidinin vermiş olduğu balık yağı kokusu ve faydaları konusunda insanların yeterince bilgi sahibi olamamasıdır. Omega-3 bilindiği gibi, balıklarda bol miktarda bulunan bir yağ asidi olup, daha önce de bahsedildiği gibi¸insan vücudu için çok gereklidir. Bu nedenle, bazıları için itici gelse de, soya yağının mutlak surette tüketilmesi sağlık açısından yararlı olacaktır. Eğer şartlar uygun olursa ülkemize ileride ekonomik olarak büyük destek sağlayacak bir üründür.


Feijoa:
Myrtaceae familyasına dahil olan bir türdür. Anavatanı Güney Amerika’dır. Brezilya, Paraguay, Uruguay ve kuzey Arjantin’de doğal olarak yetişmektedir.
Avrupa’ya 19.asrın sonlarında getirilmiştir. Bu yüzyılın başında da Avrupa ve özellikle Akdeniz ülkelerindeki arboratum ve botanik bahçelerinde yer almaya başlamıştır.
Son yıllarda, Yalova-Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen çalışmalarla kividen sonra “FEIJOA” türünün de yetişme koşulları belirlenerek üreticilerimize sunulmuştur. Feijoa zeytin ile aynı iklim koşullarında yetişen bir meyvedir. Su isteği zeytinden biraz fazladır. Toprak isteği yönünden fazla seçici değildir. Derin, kireçsiz ve süzek topraklarda daha iyi gelişir. Kışın –16 oC’ye kadar soğuklara dayanabilir.
Yurdumuzda uzun yıllardır bahçe düzenlemesinde kullanılan feijoa meyveleri daha çok taze tüketilir. Diyet yönünden 100 gr meyve eti 35 kalori verir. Taze tüketim kadar, sanayi tüketimine de uygundur. Bazı ülkelerde dondurma, marmelat, reçel, meyve suyu yapımında kullanılır.

Kivi
Türkiye’de kivi üretim çalışmaları 1988 yılında başlamıştır. İlk olarak Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından sahil bölgeleri ağırlıklı olmak üzere farklı ekolojilerde adaptasyon bahçeleri kurulmuştur. Yapılan bu çalışmalar sonucu başta Karadeniz bölgesi olmak üzere Marmara ve Ege sahil bölgelerinin kivi yetiştiriciliğine uygun olduğu tespit edilmiştir. Ülkemizde yılda 10.000 tonun üzerinde kivi tüketilmekte, bunun 2000 tona yakını ülkemizde üretilmektedir. Geriye kalan kısım Yunanistan, İtalya ve Yeni Zelanda’dan ithal edilmektedir. Son yıllarda tüm dünyada tüketimi hızla artan kivi de yurdumuzda da yetiştiğini çok geç öğrendiğimiz bir meyve. Önce ithal ederek lezzetini tanıdığımız ve sevdiğimiz kivinin, Yalova, Adapazarı, Rize, Antalya yörelerinde yetişebileceği anlaşıldı. Kivi bahçeleri özellikle Karadeniz'de hızla yayılıyor. Kivi, çay ve fındık arasında sıkışan Doğu Karadeniz'in cankurtaran simidi olacak... 27 il tarım müdürü, kivinin yörelerine uyum sağlayıp sağlayamayacağını araştırmaktadır.
Tüketici açısından yepyeni bir lezzet ve vitamin deposu olan kivi, üretici açısından da çok kârlı bir ürün. Fidanı, germe teli, sulama sistemi, beton direkler dahil bir dönüm kivi bahçesinin ilk tesis masrafı bin dolar dolayında. 4 yaşındaki bir kivi bahçesinden, 3.5 ton meyve elde edilebiliyor. Dünya fiyatı 40 sent/ kg. olan kivi, ülkemizde, dalında kilosu bir dolara, markette ise 5 milyon liraya satılıyor.

Avakado:
Avokado yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim faktörü kış donlarıdır. Bahçe tesisinde don olayı görülen alanlarda ağaçların hava akımını sağlayacak şekilde ve güneye meyilli yerlere dikilmelidirler. Avokado yetiştiriciliği için en iyi toprak derinlikçe zengin, drenajı iyi, taban suyu sorunu olmayan kumlu ve alüvyonal topraklardır. Toprak asitliği ise nötre yakın veya hafif asit karakterde olmalıdır. Anavatanı Meksika, Guetemala ve Güney Amerika'nın kuzey sahillerinde yetişir.
__________________
Gıda Mühendisi Muhittin YILMAZ
Muhittin YILMAZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
avakado, kivi feijoa soya, alternatif gidalar, konala


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Şu anda saat : 01:24 PM.