Sponsorlu Bağlantılar

Balı, süt veya çaya karıştırmayın!

Özel ve Hazır Gıdalar kategorisinde açılmış olan Balı, süt veya çaya karıştırmayın! konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 28-2009   #1
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 18
Oktay SARI will become famous soon enough


Arrow Balı, süt veya çaya karıştırmayın!

Sponsorlu Bağlantılar
Doç. Dr. Ahmet Güler, balın 43 derecenin üzerinde ısıya maruz kalması halinde besin değerini yitirdiğini, bu derecenin üzerinde süt veya çaya konulan balın tatlandırıcıdan öteye geçmeyeceğini söyledi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Güler, balın 43 derecenin üzerinde ısıya maruz kalması halinde besin değerini yitirdiğini, bu derecenin üzerinde süt veya çaya konulan balın tatlandırıcıdan öteye geçmeyeceğini söyledi.

''Domuz gribi'' ile birlikte birçok hastalık için vücut direncinin artırılması için beslenme uzmanları tarafından tavsiye edilen, yüz yıllardır şifa kaynağı olarak gösterilen balın nasıl tüketileceği de önem taşıyor.

Uzun yıllardır arıcılık üzerine araştırmalarını sürdüren Doç. Dr. Ahmet Güler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, balın besin değeri korunarak tüketilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı.

İçinde yararlı enzimler, proteinler, asitler, vitamin ve mineraller bulunduran balın besin değerinin son derece yüksek olduğunun altını çizen Güler, balın adeta bir enerji ve şifa kaynağı olduğunu hatırlattı.

Balın yüksek derece ısıda besin değerini yitirdiğine işaret eden Güler, şu bilgileri verdi:

''Bal 43 derecenin üzerinde sıcaklığa maruz kaldığında besin değerini yitirir, bu derecenin üzerinde süt veya çaya konulan bal tatlandırıcıdan öteye geçmez. Ilık süt, su veya meyve suyuna, çaya konulabilir. Balın kaynatılması ise bütün besin değerini yitirmesine neden olur. Bal yüksek ısıda kaynatıldıktan sonra tüketiciye sunulduğunda buna kesinlikle bal diyemeyiz.''

''KRİSTALLEŞEN BAL KALİTELİDİR''

Doç. Dr. Ahmet Güler, balın kristalleşmesinin ise halk arasında sanıldığı gibi şekerleşmediğini, bunun ''Bal üretiminde şeker kullanıldığını göstermediğini söyledi.

''Kristalleşen bal kalitelidir'' diyen Güler, balın kristalleşmesinin üretilen bitki çeşidine ve üretim yapılan yerin rakımına bağlı olduğunu kaydetti.

Balın buzdolabına konulmaması uyarısında da bulunan Doç. Dr. Güler, buzdolabında balın yapısının bozulacağını hatırlatarak, en iyi saklama koşulunun oda sıcaklığında güneş almayan bir yer olduğunu sözlerine ekledi.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 28-2009   #2
Senior Member
 
neslihan koşar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-10-2009
Yaş: 30
Mesajlar: 100
Tecrübe Puanı: 12
neslihan koşar is on a distinguished road


Standart

Sponsorlu Bağlantılar
yıllardır annemizin yaptıgı ballı süt yalan oldu yani
neslihan koşar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 28-2009   #3
Senior Member
 
Üyelik tarihi: 26-10-2009
Yaş: 33
Mesajlar: 131
Tecrübe Puanı: 11
Can_ONEL is on a distinguished road


Standart

Bal ısı etkisiyle yararını yitirdiği gibi yanında bir de zararlı bileşikler oluşturur. Yüksek ısı (55C üzeri) baldaki furan halkalarının yapısının bozulamsına ve HMF 5-Hidroksimetilfurfural oluşumna neden olur. Bu maddenin kansorejen etkisi vardır. Yüksek karbonhidrat (özellikle şeker) içerikli maddelerde asidik ortamın da teşviğiyle HMF miktarı ısı etkisiyle artar. Pekmez, reçel vb. ısıl işlem uygulaması gerektiren gıdaların üretilmesinde buna dikkat edilmelidir. Sahte ballar da sağlık açısından bu nedenle çok risklidir.
Kendimce bilgilerimi yazdım, daha geniş bilgisi olanlar da yanlışım varsa düzeltsin ya da ilave etsin lütfen.
Saygılar.
__________________
Can ÖNEL
Gıda Mühendisi
Can_ONEL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 29-2009   #4
Senior Member
 
neslihan koşar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-10-2009
Yaş: 30
Mesajlar: 100
Tecrübe Puanı: 12
neslihan koşar is on a distinguished road


Standart

peki 3 yaşından küçük çocukların neden bal tüketmesi zararlı bu hmf degerleri yüzünden mi
neslihan koşar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 29-2009   #5
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 18
Oktay SARI will become famous soon enough


Standart

Alıntı:
neslihan koşar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
peki 3 yaşından küçük çocukların neden bal tüketmesi zararlı bu hmf degerleri yüzünden mi
3 yaş biraz fazla olmuş. Alerjin maddeleri içermesi nedeniyle bir yaşından küçük bebeklere bal verilmemelidir. Sonraki yaşlarda miktar ufak ufak arttırılabilir. Bağışıklık sistemi geliştikçe bu sorunda ortadan kalkar.

Fakat bazı türlerde büyüklerinde dikkat etmesi gereklidir. Belli miktardan sonrası zehirlenmelere yol açmakta.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 29-2009   #6
Senior Member
 
neslihan koşar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-10-2009
Yaş: 30
Mesajlar: 100
Tecrübe Puanı: 12
neslihan koşar is on a distinguished road


Standart

anladım saol peki bu diger tatlılar için gecerlimi mesala çikolata sosu yaparkende ısıl işlem uygulanır peki ondaki özellikler deişirmi
neslihan koşar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 30-2009   #7
Senior Member
 
Üyelik tarihi: 26-10-2009
Yaş: 33
Mesajlar: 131
Tecrübe Puanı: 11
Can_ONEL is on a distinguished road


Standart

Çikolata sosu üretimi hakkında pek bi bilgim yok ama Maillard reaksiyonu ve karamelleşme, esmerleşme olan ürünlerde HMF oluşur. HMF ısıl işlemin sıcaklığı, süresi ve gıda maddesinin kimyasıyla direk ilişkilidir. Çikolata sosunda da olması muhtemel diye düşünüyorum. Deneyimi ve daha geniş bilgisi olan arkadaşlar varsa onların da yorumlarını almak lazım. Saygılar.
__________________
Can ÖNEL
Gıda Mühendisi
Can_ONEL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 30-2009   #8
Member
 
Üyelik tarihi: 25-10-2009
Yaş: 42
Mesajlar: 39
Tecrübe Puanı: 10
BOZEMİNE is on a distinguished road


Standart

Maillard reaksiyonu , tek bir reaksiyon değildir, amino asitler ve indirgen şekerlerin arasında, genellikle yüksek sıcaklıklarda gerçekleşen reaksiyonların, bir kompleks serisidir. Karamelizasyon gibi enzimatik olmayan esmerleşmenin bir çeşididir.

Bu işlemde, yüzlerce farklı lezzet bileşiği meydana gelir. Bu bileşikler parçalanarak yeni lezzet bileşiklerine dönüşürler. Maillard reaksiyonu boyunca, gıdaların herbir çeşidinde çok özel lezzet bileşikleri oluşur.

Maillard reaksiyonları, fırında pişmiş, kızartılmış yada diğer ısısal işlem görmüş bütün gıdalarda önemlidir. Maillard reaksiyonları, ekmeğin, kurabiyelerin, keklerin, etin, biranın, çikolatanın, patlamış mısırın, pilavın lezzetinden (kısmen) sorumludur. Birçok olayda, kahve gibi, lezzet Maillard reaksiyonları ve karamelizasyonun bir kombinasyonudur. Bununla birlikte, karamelizasyon sadece 120-150 °C'nin üzerinde oluşurken, Maillard reaksiyonları oda sıcaklığında meydana gelir.

Bir yüzyıla yakın çalışılmış olmasına rağmen, Maillard reaksiyonları oldukça komplekstir hala birçok reaksiyon ve yolları bilinmemektedir. Maillard reaksiyonlarının ve böylece son renk ve aromanın oluşmasında birçok farklı faktör rol oynar; pH (asitlik), amino asitlerin ve şekerlerin çeşitleri, sıcaklık, zaman, oksijenin bulunması, su, su aktivitesi (a w) ve diğer bütün gıda bileşenleri önemlidir.

Maillard reaksiyonlarının ilk basamağı, glukoz gibi bir indirgen şekerin, bir amino asitle reaksiyonudur. Bu reaksiyon aşağıda Şekil 1'de gösterilmekte ve Amadori bileşiği denilen reaksiyon ürünü ile sonuçlanır.



Şekil 1 : Glukoz ve bir amino asit (RNH2) arasında olan maillard reaksiyonlarının ilk basamağı, R amino asitin yan grubu (ref. 2'den)


Şekil 1'de görüldüğü gibi, Amadori bileşikleri, kolaylıkla üç farklı yapıda izomerize olur, ve bunu takip eden basamaklarda farklı reaksiyon gösterir. Gıdalarda genellikle 5'in üzerinde farklı reaktif şeker ve 20 aktif amino asit bulunduğundan, sadece ilk basamak, teorik olarak 100'ün üzerinde farklı reaksiyon ürünü ile sonuçlanır.

Daha büyük şekerlerin amino asitlerle reaksiyonu daha yavaştır. Pentoz şekerler (5 karbon atomu), riboz gibi, heksoz şekerlerden (glukoz, fruktoz) ve disakkaritlerden (şeker, laktoz) daha hızlı reaksiyona girerler. Amino asitlerden lisin, iki amino grubuyla, daha hızlı reaksiyona girer ve koyu rengin oluşmasına neden olur. Sistein, sülfur grubu ile, spesifik lezzetlere neden olur, fakat daha az renk oluşur. Şeker alkolleri yada polioller (sorbitol, ksilitol) maillard reaksiyonlarına katılmazlar. Bunun anlamı fırın ürünleri sorbitolle tatlandırıldığında, fırınlama esnasında renk değişmez yada zorlukla değişir.

Bir sonraki basamaklar, Amadori bileşiğinin izomerine bağlı olarak farklılık gösterir. Herbirinde amino asit yer değiştirir ve en sonunda önemli lezzet bileşikleri olan furfural ve hidroksimetil furfurala (HMF) indirgenen reaktif bileşikler oluşur. Diğer reaksiyon Amadori-yeniden düzenlenmesi olarak adlandırılan, temel esmerleşme reaksiyonlarının başlangıç noktasıdır, bak Şekil 2.





Şekil 2 : HMF'nin olşumu ve Amadori-yeniden düzenlenmesi (ref 2'den)


Furfural ve hidroksimetil furfural, Maillard reaksiyonlarında oluşan karakteristik lezzet bileşikleridir. Furfural, pentoz şekerlerin (riboz gibi) reaksiyonlarının sonucunda oluşur; HMF ise heksoz şekerlerin (glukoz, fruktoz) reaksiyonu sunucu oluşur.

Maillard reaksiyonu , tek bir reaksiyon değildir, amino asitler ve indirgen şekerlerin arasında, genellikle yüksek sıcaklıklarda gerçekleşen reaksiyonların, bir kompleks serisidir. Karamelizasyon gibi enzimatik olmayan esmerleşmenin bir çeşididir.

Bu işlemde, yüzlerce farklı lezzet bileşiği meydana gelir. Bu bileşikler parçalanarak yeni lezzet bileşiklerine dönüşürler. Maillard reaksiyonu boyunca, gıdaların herbir çeşidinde çok özel lezzet bileşikleri oluşur.

Maillard reaksiyonları, fırında pişmiş, kızartılmış yada diğer ısısal işlem görmüş bütün gıdalarda önemlidir. Maillard reaksiyonları, ekmeğin, kurabiyelerin, keklerin, etin, biranın, çikolatanın, patlamış mısırın, pilavın lezzetinden (kısmen) sorumludur. Birçok olayda, kahve gibi, lezzet Maillard reaksiyonları ve karamelizasyonun bir kombinasyonudur. Bununla birlikte, karamelizasyon sadece 120-150 °C'nin üzerinde oluşurken, Maillard reaksiyonları oda sıcaklığında meydana gelir.

Bir yüzyıla yakın çalışılmış olmasına rağmen, Maillard reaksiyonları oldukça komplekstir hala birçok reaksiyon ve yolları bilinmemektedir. Maillard reaksiyonlarının ve böylece son renk ve aromanın oluşmasında birçok farklı faktör rol oynar; pH (asitlik), amino asitlerin ve şekerlerin çeşitleri, sıcaklık, zaman, oksijenin bulunması, su, su aktivitesi (a w) ve diğer bütün gıda bileşenleri önemlidir.

Maillard reaksiyonlarının ilk basamağı, glukoz gibi bir indirgen şekerin, bir amino asitle reaksiyonudur. Bu reaksiyon aşağıda Şekil 1'de gösterilmekte ve Amadori bileşiği denilen reaksiyon ürünü ile sonuçlanır.



Şekil 1 : Glukoz ve bir amino asit (RNH2) arasında olan maillard reaksiyonlarının ilk basamağı, R amino asitin yan grubu (ref. 2'den)


Şekil 1'de görüldüğü gibi, Amadori bileşikleri, kolaylıkla üç farklı yapıda izomerize olur, ve bunu takip eden basamaklarda farklı reaksiyon gösterir. Gıdalarda genellikle 5'in üzerinde farklı reaktif şeker ve 20 aktif amino asit bulunduğundan, sadece ilk basamak, teorik olarak 100'ün üzerinde farklı reaksiyon ürünü ile sonuçlanır.

Daha büyük şekerlerin amino asitlerle reaksiyonu daha yavaştır. Pentoz şekerler (5 karbon atomu), riboz gibi, heksoz şekerlerden (glukoz, fruktoz) ve disakkaritlerden (şeker, laktoz) daha hızlı reaksiyona girerler. Amino asitlerden lisin, iki amino grubuyla, daha hızlı reaksiyona girer ve koyu rengin oluşmasına neden olur. Sistein, sülfur grubu ile, spesifik lezzetlere neden olur, fakat daha az renk oluşur. Şeker alkolleri yada polioller (sorbitol, ksilitol) maillard reaksiyonlarına katılmazlar. Bunun anlamı fırın ürünleri sorbitolle tatlandırıldığında, fırınlama esnasında renk değişmez yada zorlukla değişir.

Bir sonraki basamaklar, Amadori bileşiğinin izomerine bağlı olarak farklılık gösterir. Herbirinde amino asit yer değiştirir ve en sonunda önemli lezzet bileşikleri olan furfural ve hidroksimetil furfurala (HMF) indirgenen reaktif bileşikler oluşur. Diğer reaksiyon Amadori-yeniden düzenlenmesi olarak adlandırılan, temel esmerleşme reaksiyonlarının başlangıç noktasıdır, bak Şekil 2.





Şekil 2 : HMF'nin olşumu ve Amadori-yeniden düzenlenmesi (ref 2'den)


Furfural ve hidroksimetil furfural, Maillard reaksiyonlarında oluşan karakteristik lezzet bileşikleridir. Furfural, pentoz şekerlerin (riboz gibi) reaksiyonlarının sonucunda oluşur; HMF ise heksoz şekerlerin (glukoz, fruktoz) reaksiyonu sunucu oluşur.



Şekil 3 : Furfural ve HMF'nin yapısı

Amadori-yeniden düzenlenmesinden sonra üç farklı yol izlenebilir :

Dehidrasyon reaksiyonları,
Bölünme, kısa zincirli hidrolitik ürünler üretildiği zaman, örneğin diasetil ve pürivaldehid
Amino asitlerle “Strecker parçalanmaları” yada aldollere kondense olabilir.
Bu üç yol sonucunda, lezzet bileşenleri ve kahverengi, yüksek molekül ağırlıklı pigmentleri, melanoidin, içeren çok kompleks karışımlar oluşur.

Melanoidinler kahve, ekmek ve bira gibi birçok gıdada bulunur. Bununla birlikte, şimdiye kadar, gıda bileşenlerinin bu grubunun, yapısal, fonksiyonel ve fizyolojik özelliklerine ait bilgiler oldukça sınırlıdır.

Maillard reaksiyonu ürünleri böylece gıdanın renk ve lezzetini değiştirir, ve çoğu zaman bu değişiklikler insanlar tarafından beğenilir. Buna ek olarak melanoidinler, yararlı anti-oksidan özelliklerlere sahiptir.

Diğer yandan, Maillard reaksiyonları, ürünün besin değerini azaltabilir, amino asitler ve karbonhidratlar kaybolabilir. Bazen bu lezzet beğenilmez, sterilize sütteki “pişmiş lezzet“ buna örnek verilebilir.

Maillardın bazı son ürünleri toksik ve karsinojenik olabilir. Maillard reaksiyonu ürünlerinden biri akrilamidtir, sadece 180°C'nin üzerindeki sıcaklıklarda oluşan potansiyel toksik bileşiktir, özellikle fırınlanmış yada kızartılmış ürünlerde (French fries) oluşur. Kızartma 180 °C aşağı olduğu zaman akrilamid oluşmaz.

Genel olarak maillard ürünleri binlerce yıllardır bizim gıdalarımızda bulunur ve dünyadaki bütün insanlar tarafından günlük olarak tüketilir.

Gıdayı ısıttığımızda, maillard reaksiyonlarından korunmak mümkün değildir veya çok zordur. Sadece şeker ve amino asitlerin uzaklaştırılmasıyla veya çok asitli yada alkali ürün yapılarak reaksiyondan korunulur.



Şekil 3 : Furfural ve HMF'nin yapısı

Amadori-yeniden düzenlenmesinden sonra üç farklı yol izlenebilir :

Dehidrasyon reaksiyonları,
Bölünme, kısa zincirli hidrolitik ürünler üretildiği zaman, örneğin diasetil ve pürivaldehid
Amino asitlerle “Strecker parçalanmaları” yada aldollere kondense olabilir.
Bu üç yol sonucunda, lezzet bileşenleri ve kahverengi, yüksek molekül ağırlıklı pigmentleri, melanoidin, içeren çok kompleks karışımlar oluşur.

Melanoidinler kahve, ekmek ve bira gibi birçok gıdada bulunur. Bununla birlikte, şimdiye kadar, gıda bileşenlerinin bu grubunun, yapısal, fonksiyonel ve fizyolojik özelliklerine ait bilgiler oldukça sınırlıdır.

Maillard reaksiyonu ürünleri böylece gıdanın renk ve lezzetini değiştirir, ve çoğu zaman bu değişiklikler insanlar tarafından beğenilir. Buna ek olarak melanoidinler, yararlı anti-oksidan özelliklerlere sahiptir.

Diğer yandan, Maillard reaksiyonları, ürünün besin değerini azaltabilir, amino asitler ve karbonhidratlar kaybolabilir. Bazen bu lezzet beğenilmez, sterilize sütteki “pişmiş lezzet“ buna örnek verilebilir.

Maillardın bazı son ürünleri toksik ve karsinojenik olabilir. Maillard reaksiyonu ürünlerinden biri akrilamidtir, sadece 180°C'nin üzerindeki sıcaklıklarda oluşan potansiyel toksik bileşiktir, özellikle fırınlanmış yada kızartılmış ürünlerde (French fries) oluşur. Kızartma 180 °C aşağı olduğu zaman akrilamid oluşmaz.

Genel olarak maillard ürünleri binlerce yıllardır bizim gıdalarımızda bulunur ve dünyadaki bütün insanlar tarafından günlük olarak tüketilir.

Gıdayı ısıttığımızda, maillard reaksiyonlarından korunmak mümkün değildir veya çok zordur. Sadece şeker ve amino asitlerin uzaklaştırılmasıyla veya çok asitli yada alkali ürün yapılarak reaksiyondan korunulur.

ALINTI,şekiller çıkmamış ama
BOZEMİNE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 31-2009   #9
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 18
Oktay SARI will become famous soon enough


Standart

BOZEMİNE verdiğin ayrıntılı bilgi için teşekkürler.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
balli sut, balin kristallesmesi, bal, cay, domuz gribi, sut


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
BRC Standardı veya ISO 22000 de kullanılacak bir kaç Döküman umituluisik BRC STANDARDI 5 15-2013 07:32 PM
süt veya yoğurtla ilgili tez konusu? yemek mühendisi Sütün Tanımı ve Bileşimi 6 06-2010 11:51 PM
meyan kökü şerbeti ve balı üretimi bilgisi olan var mı?? gdc Yardımlaşma 1 18-2009 04:00 PM
Nuoc Mam veya Nam Pla nedir? Gülsel ŞEN Gıdacılar Kafe 0 13-2008 11:40 AM


Şu anda saat : 07:21 AM.