Sponsorlu Bağlantılar

Kahvaltı Tabağındaki Beyaz Zehir

Süte Uygulanan Isıl İşlemler kategorisinde açılmış olan Kahvaltı Tabağındaki Beyaz Zehir konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 01-2008   #1
Moderator
 
Üyelik tarihi: 14-04-2008
Nerden: Akşehir/KONYA
Mesajlar: 529
Tecrübe Puanı: 0
AlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to all


Exclamation Kahvaltı Tabağındaki Beyaz Zehir

Sponsorlu Bağlantılar
KAHVALTI TABAĞINDAKİ BEYAZ ZEHİR

‘’Üç lira ya beyaz peynir, haydi kalmasın" lafına pazarlarda herkes şahit olmuştur. Ancak aynı adla market ya da köyde satılan peynirin fiyatı bir anda 10 lira ya çıkabiliyor. Aradaki bu fiyat farkı ucuz peynirin üç kilo sütten, normal peynirin ise 10 kilo sütten üretilmesinden sizce kaynaklanıyor olabilir mi? Normal peynir için bekleme süresi 3–4 ay iken, ucuz peynir üç dört günde piyasaya sürülebiliyor. Bekletilmeden piyasaya sürülen peynirin içindeki brusellosis bakterisinin insana geçmesi kısırlığa kadar varan hastalıklara neden olabiliyor. Peynir üreticileri ve satıcıları halk sağlığına zarar verdiklerine dikkat etmeye dursun, devlet kurumları da gıda terörüne göz yumuyor.

Peynir olarak kullanılacak sütler pastörizasyon işlemine tabii tutulmalıdır. Eğer pastörizasyon işlemine tabi tutulmuyor ise bu sütlerden elde edilen peynirler en az 90 gün dinlendirilmelidir. Türkiye’de peynir sütünde pastörize mevzuatlarda belirtildiği üzere 63–65°C de 30 dakika veya 72–75°C de 15–20 saniyedir.

Halk arasında Peynir Hastalığı olarak bilinen Bruselloz Hastalığının görülme riskinin, peynir yapımının başladığı ilkbahar aylarında daha yüksektir. Bruselloz, hayvanlardan insanlara bulaşan ve gelişmekte olan ülkelerde hala yaygın olarak görülen bir enfeksiyon hastalığıdır.


Pek çok hayvan türünde ve insanlarda enfeksiyona neden olan hastalığın özellikle koyun, keçi, sığır ve manda gibi evcil hayvanları etkilediğini ve bu hayvanlardan insanlara direkt temasla veya hayvansal ürünlerle endirekt yollarla bulaşmaktadır. Hasta hayvanların süt ve diğer salgılarında Burusella bakterisi bulunmaktadır. Taze peynir, krema ve tereyağ tüketilmesi gibi değişik yollarla insanlara bulaşabilmektedir.


Peynir, sofraların değişmez ürünlerinden. Öyle ki Türkiye"de otlu peynirden Çerkez peynirine, Trabzon"un tuzlu peynirinden tulum peynirine kadar 100"e yakın çeşit var. Her yıl 400 bin tonun üzerinde peynir tüketiliyor. İşlenen sütün yüzde 18"i endüstriyel işletmelerde, yüzde 40"ı ise mandıralarda işlenerek sofralara geliyor. Ancak mandıralar piyasadaki sağlıksız peynirlerin üretim noktası. Türkiye"yi bir baştan bir başa ağ halinde saran mandıralar genellikle kırsal alanda kurulmuş durumda. Tekirdağ, Antalya, Kütahya, Bursa, Afyon gibi şehirlerin yanı sıra Doğu illerinin büyük çoğunluğunda mandıra bulunuyor. Sütleri bulundukları bölgeden toplayan mandıralar koşulların hijyenik olup olmadığına pek bakmıyor. Sütler ne laboratuarlarda Gıda mühendislerinin kontrolünden geçebiliyor ne de standartlara uygunluğuna bakılabiliyor. Sağlıksız koşullarda saklanan sütler her türlü bakteriye karşı korunmasız. Zararlı bakterilerin ölmesi için mutlaka ısıl işleme tabii tutulması gerekiyor.


PEYNİR ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR


1- Gözeneksiz veya küçük gözenekli peynirleri alınız. Gözenekler üretimin kontrolsüz olduğunu ve mikroorganizmaları içeren sütten yapıldığını göstermektedir. Ayrıca bu mikroorganizmalar peynirde çatlamalar da yaparlar.

2- Peynirin dış yüzü yumuşak, yapışkan veya süngerimsi bir görüntüde, beyaz ve parlak olmalıdır.
3- Peynir bıçakla kolay kesilebilir olmalıdır. Elastiki olmalı, kırılgan olmamalıdır.

4- Alacağımız peynirin mutlaka tadına bakınız. Taze süt tadı olanı almayınız. Peynir hafif ekşimsi, kendine has aromalı olmalı ve ağızda rahatsız edici bir tat bırakmamalıdır.

5- Yumuşak peyniri alırken dikkatli olunuz. Su yoğunluğu fazla olduğu için küf ve maya üremesine uygun bir ortamı bulunmaktadır. İyice görerek analiz ediniz ve öyle alınız.


Servet KARDOĞAN
Gıda Mühendisi

Bu haberi değiştirmeksizin aktarıyorum ve yorumlamak isteyen arkadaşlarımız olursa cevap bekliyorum.

Arkadaşlar başlığa bir bakarmısınız! lütfen.
belki bahsettiği konular için doğru bir laf gibi gözüksede kırmızı olarak işaretlediğim ifadeler bana göre yanlış düşünceler.3-4 günde piyasaya sürülen peynirler kültür kullanılarak dolayısıyle yeterli pastörizasyon işleminden geçirilerek üretilen peynirlerdir.Dolayısıyle klasik beyaz peynir olmadığı için tüketiminde sorun olmaz.Klasik beyaz peynir üretimi yapılırsa arkadaşımızın dediği gibi belli süre beklemesi gerekir daha sonra tüketime sunulması gerekecektir.Sonra mandıraları tamamen sağlıksız üretim yerleri olarak ifade etmişerdir.Bir koyun için bin koyunu öldürmek mi lazımdır.tamam sağlıksız mandra yokmu tabiki gereğinden fazla mevcuttur.ancak temiz,hijyenik,üretimine dikkat eden mandra adı altında çalışan bir çok işyerleri de mevcuttur.
Bu arkadaşımızın farklı bir zihniyetle bu haberi aktardığını veya yazdığını düşünüyorum.Arkadaşımızın son cümlesinde dediği gibi bu haberi iyi analiz etmek lazım.Kaçırdığım bir nokta varsa beni uyarın lütfen!
AlgaReN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 02-2008   #2
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 42
Mesajlar: 1.128
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

Sponsorlu Bağlantılar
sevgili mehmet haklısın bencede...ayrıca o madde 2 benimde dikkatimi çekti yani Peynirin dış yüzü yumuşak, yapışkan veya süngerimsi bir görüntüde cidden komik bir cümle...
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 02-2008   #3
Gıda Mühendisi
 
Muhittin YILMAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01-04-2008
Yaş: 39
Mesajlar: 1.070
Tecrübe Puanı: 100
Muhittin YILMAZ will become famous soon enoughMuhittin YILMAZ will become famous soon enough


Standart

Şimdi arkadaşımızın yazmış olduğu yazıya bir eklenti yapmak istiyorum burada şunu unutmamak gerekir hepimiz köyden gelen peynirlerin daha lezzetli olduğunu biliriz ve hatta insanlarımız köylerden özel peynir siparişleri verilir...

Bunun nedeni köyde yapılan peynirleri yapan kişiler bu peyniri yapım aşamalarında bu peynirlere havadan ortamdan peyniri yapan kişinin elinden vs geçen mikroorganizmalar peynir yapıldığı zaman alkolleri ayrıştırarak aroma maddelerinin açığa çıkmasını sağlamaktadır.Mikroorganizma yükü yüksek ancak bir o kadarda lezzetli peynirleri bu peynir köyden geldi çok lezzetli deyipte afiyetle yeriz...

Burada köyde yapılan her peyniride yerdenyere vurmak niyetinde değilim mandıralarda yapılan peynirlerinde aynı şekilde sağlıksız olduğunu söylemekte büyük yanılgı olur...
Ancak şunuda belirtmek isterimki tüm hijyen kurallarına uyularak yapılan bir peynir ilk yapıldığı zaman aromadan uzaktır bu peynirlerin içinde aroma maddelerinin serbest kalması için kuluçka döneminin geçirilmesi gerekir ve hatta arkadaşımızın dediği gibi 3 ay gibi bir sürenin geçmesi daha uygun olacaktır...

Burda her üründede tüketicinin bilincine varması gereken bir olay var bir kilo peynir yapmak için kaç kilo süt gereklidir sorusudur.Bu sorunun cevabına bakarak tüketici alacağı peynir yada herhangi bir gıda ürününün o fiyata bu ürün olur mu diye düşünmesi gerekir.

Örnek vermek gerekirse yaklasık 3 yada 4 kg zeytinden 1 kg zeytinyağı çıkar.şimdi gemlik yöresinde yağlık zeytininin kilosu 1.1 ytl dir.4 kg ile çarparsak 4.4 ytl yapar.bunun diğer masrafları ile birlikte 5 ytl olduğunu düşünelim.bunu bize satacak olan kişinin karınıda düşünürsek bu yağın kilosunun en düşük fiyatı 6 ytl olmalıdır.bu çıkardığım fiyat en düşük olması gereken değerdir...
Şimdi 18 litre zeytinyağıda 18x6=108 ytl yapar ki bu fiyatı ancak bu ürünün üreten fabrikadan alabilirsiniz.

Ancak piyasada 55 ytl ye 18 kg zeytinyağı(!) satan ve bunu 5 ay vade ile satmaya çalışan kişiler var.Bilinçli bir tüketici bunun içindekinin zeytinyağı olmadığını bilir.

Türkiyede mandıra sahipleri birleşip çok daha modern tesisler kursa kötümü olur elbetteki olmaz ayrıca her mandıra sağlıksız üretim yapıyor demekte yanlış olur benimde yakından tanıdığım hijyen kurallarına riayet eden mandıralar var.Ben burada bu yazının maksatlı yazıldığına inanmıyorum...
__________________
Gıda Mühendisi Muhittin YILMAZ
Muhittin YILMAZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 02-2008   #4
Moderator
 
Üyelik tarihi: 14-04-2008
Nerden: Akşehir/KONYA
Mesajlar: 529
Tecrübe Puanı: 0
AlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to allAlgaReN is a name known to all


Standart

Alıntı:
Muhittin YILMAZ´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Türkiyede mandıra sahipleri birleşip çok daha modern tesisler kursa kötümü olur elbetteki olmaz.Ben burada bu yazının maksatlı yazıldığına inanmıyorum...
Muhittin Bey öncelikle bu yazının bir gıda mühendisi arkadaşımız tarafından maksatlı yazıldığına bende inanmıyorum.Ancak bu haber yazısı internet sayfalarında dolaşıyor ve her insanımız bilinçli değil.Bu ifadeleri yazarken bir mühendis olarak seçilmiş ifadeler kullanılmalı ki insanlarımızın-tüketicilerimizin yanlış bilgilendirilmemesi gerekir.Arkadaşımız O yazısında sağlıksız,hijyenik olmayan yada kötü şartlarda üretimin nerelerde(örneğin dediğiniz gibi köy peynirleri) yapıldığını bizzat belirtse idi veya genelleme yapmasa idi tamam derdim.Ancak ben yinede özenle şeçilmiş cümlerle bilgilendirme amaçlı bir yazı olduğunu düşünmüyorum.Çünkü bazı ifadeler oldukça yanlış benim kanımca.
Mandraların birleşip fabrikasyon usulü üretime geçmesi çok daha gelişmiş,sağlıklı,hijyenik,kaliteli ve standard bir üretim oluşturabilir.Ancak Türkiye'de maalesef iki kardeş ortak iş yapamazken farklı insanların bir araya gelerek iş yapması oldukça güçtür sanırım.
AlgaReN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
beyaz şeker&siyah şeker Gülsel ŞEN Şeker ve Şekerli Ürünler Teknolojisi 2 16-2011 02:54 PM
Beyaz Peynir teknik Şartnamesi AlgaReN Peynir Çeşitleri ve Üretim Teknolojisi 8 01-2010 10:54 AM


Şu anda saat : 12:58 PM.