Geri git   Türkiyenin Gıdacılar Topluluğu - Gıda - Gıda Mühendisleri > Süt ve Süt Ürünleri Teknolojisi > Sütün Tanımı ve Bileşimi
Connect with Facebook
Kayıt ol Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 23-2009   #1
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Post Ağız sütü (kolostrum)

Ziraat Müh. Nazan ÇELİKEL
Yrd. Doç.Dr. Gökhan KAVAS
Prof. Dr. Özer KINIK
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü



1.Giriş



Doğumdan hemen sonra dişi hayvanların memelerince üretilen ve zengin bir besin maddesi olan ağız sütü; özünde yeni doğan yavruların immun sisteminin gelişmesinde; içermiş olduğu komponentler aracılığı ile antimikrobiyal ajan olarak immun sistemini uyarmakta, ayrıca büyüme faktörü olarak etki göstermektedir. Bileşim özellikleri yeni doğan bebeğin ilk günlerdeki gereksinmeleri açısından büyük önem taşımaktadır.Anne sütünde bulunan antienfektif öğeler (IgA kolostrumda 20-30 g/l, protein %2-3g), A vitamini, sodyum ve çinko düzeyi normal süte oranla daha yüksek olduğundan, steril ortamdan steril olmayan ortama gelen bebek ilk birkaç gün içerisinde enfeksiyonlardan en iyi şekilde korunmuş olur. Doğar doğmaz ilk anne sütü alan bebeklerin ağzından başlayarak gastrointestinal sistemlerinin tümü immünoglobülinler ile kaplanarak (mukozal bir tabaka oluşur), çocuğun dış ortamdan gelecek patojen mikroorganizmalara karşı korunması sağlanır. Daha sonra kolostrum 5-10 gün arasında geçiş sütü şeklini alarak 3. haftadan sonra normal süt özelliğini taşmaktadır. Bu süre içerisinde bazı bileşenler ve immünolojik içeriklerin oranlarında değişme olmakta ve bu değişiklikler süt yapan meme bezlerinin (glandlarının) fizyolojik ve ****bolik olgunlaşması ile de ilgili olmaktadır. Anne sütünde çinko genellikle serum proteinlerine bağlı bulunmaktadır. Serum proteinleri ya da kazeine bağlı olan çinkonun emilimi ise anne sütünde inek sütüne göre daha yüksek düzeyde gerçekleşmektedir.
Son yıllarda kolostrol preparatlar ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda, bu preparatların tüketici sağlığının korunmasında etkili olduğu tespit edilmiş ve özellikle bu etkinin; kas/iskelet sisteminin onarılması ve geliştirilmesinde öne çıktığı tespit edilmiştir. Uzmanlar, insulin benzeri gelişme faktörlerinin doğal kaynağı olan kolostrumun, özellikle kıkırdak ile kasların onarılmasında önemli rolleri olduğunu ifade etmektedirler.Konu ile ilgili son yıllarda detaylı çalışmalar gerçekleştirilmiş ve kolostrumun insan sağlığı üzerine olan etkileri bazı genel başlıklar altında toplanmıştır.



2. Kolostrumun insan sağlığındaki farklı kullanım alanları



2.1. Kolostrumun immun faktörlere olan yararları



Doğumdan sonraki ilk birkaç gün içersinde salgılanan kolostrum, çeşitli antikor ve büyüme faktörlerini normal sütlere göre daha fazla içermekte ve her emzirme sonunda yavruya geçmektedir. Kolostrum yapılan araştırmalarda öne çıkan en önemli etkisi; doğal immun sistemi güçlendirici etkisinin olmasıdır. Kolostrumun bileşim açısından, protein, immunoglobulinler (Ig), protein olmayan azotlu maddeler, yağ, vitamin ve mineraller açısından diğer sütlere göre üstün olmakta ve özellikle vitaminlerin plasental bariyerlerden geçememesi nedeni ile bebeğin ilk besin maddesi olma özelliğini taşımaktadır. Araştırmalarda çok sayıda bakteri ve virüse karşı antibakteriyel özellik gösteren kolostrumda, laktoferrin ve immunoglobulin G (IgG) önemli oranlarda yer almaktadır. Söz konusu protein fraksiyonları peynir suyu proteinlerinde bulunan önemli glikosilik proteinlerden olmaları nedeni ile önem taşımakta ve kolostrumda bulunan Immunoglobulin A’ nın da sütteki değerinden 100 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Ayrıca kolostrumda polimorfonükleer lökositler ile makrofajlar da yer almaktadır. İnek kolostrumu, büyüme faktörleri ve esansiyel besin öğeleri gibi biyolojik aktif komponentler içermekte, ayrıca kolostrumda yüksek oranda buluna sIgA immunoglobulinleri aracılığı ile virüslere (polivirus, influenza A, herpes simplex gibi), E.coli, Salmonella ve Streptococcus gibi bakterilere karşı koruyucu etki göstermektedir. Konu ile ilgili olarak yapılan bir başka çalışmada; ağız yolu ile alınan inek kolostrumunun, dizanteri ve epidermis hastalığına neden olan Shigella flexneri üzerinde antibakteriyel etkili olduğu ve bu kolostrumun düzenli tüketilmesi neticesinde, bakterinin neden olduğu hastalıklara yakalanma riskinin azaldığı belirlenmiştir. Bunlara ilave olarak inek immunoglobulinlerinin Helicobacter pylori üzerinde de bakterisidal etki yaptığı tespit edilmiştir.
Anne sütünde; başta gastrointestinal sistem, merkezi sinir sistemi, solunum sistemi olmak üzere pek çok sistemin gelişimini sağlayan büyüme faktörleri bulunmaktadır. Epidermal büyüme faktörü (EGF), dönüştürücü büyüme faktörü (TGF? ve TGFß ), sinir büyüme faktörü (NGF), insüline benzer büyüme faktörü (IGF-1), meme kaynaklı büyüme faktörü, eritroprotin, taurin, etanolamin ve interferon bu faktörlerin başlıcaları arasında yer almaktadır. Anne sütü, içerdiği immunoglobulinler, makrofaj, granülosit, T ve B lenfositleri, lizozim, C3, C4 gibi antimikrobiyal etkinliğe sahip bileşiklerin etkisiyle; Vibrio cholerae, Escherichia coli, Stafilokoklar, Hemophilus enfluenza ve Helicobacter pylori gibi bakterilere, Rotavirüs, Hepatit C, Cytomegalovirus (CMV) gibi virüslere karşı baskılayıcı olabilmektedir. Bu nedenle anne sütü alan bebekler, sepsis, bakteriyemi, menenjit, solunum, idrar ve gastrointestinal sistem enfeksiyonları ile alerjik hastalıklara karşı korunabilmektedirler. Sütteki IgA antikorları, enfeksiyonun başlaması için gerekli olan bakteri ve viruslerin mukozaya yapışmasını önlemektedir. Yalnızca anne sütü ile beslenen bebeklerin anne sütünden aldığı IgA miktarının, hipogamaglobulinemisi olan bir hastaya proflaksi için verilen Ig miktarından çok daha yüksek olduğu bildirilmektedir. Anne sütünde yer alan antimikrobiyal faktörler; interferonlar, immunoglobulinler, demir bağlı proteinler, nüklear lökositler, makrofajlar ve limfositler olarak sıralanmakta, IgA (sIgA) düzeyleri anne sütünde oldukça yüksek düzeylerde bulunmaktadır. Söz konusu sIgA maddesi ise prodominant immunoglobulin fraksiyonu olarak içerikte yer almakta ve anne sütündeki düzeyi bebek mamalarına göre daha yüksek olmaktadır. İnsan sütünde bulunan sIgA maddesi Clostridium difficille toksin A’ ya karşı reseptör analoglar gibi etki yapmakta ve bebeğin bu patojene karşı dirençli olmasını sağlamaktadır. Nitekim Kanada’da bebeklerde sıklıkla rastlanan diyare, solunum yolu ve kulak enfeksiyonları gibi rahatsızlıkların tedavi edilmesi üzerinde yapılan bir çalışmada; anne sütü tüketiminin bu rahatsızlıkları azalttığı belirlenmiştir. Konu ile ilgili olarak yapılan bir başka çalışmada; anne sütü ile beslenen bebeklerde alerjik hastalıkların görülme sıklığının azaldığı, ayrıca atopik egzama ve tekrarlanabilen deri hastalıklarında da bir azalma olduğu tespit edilmiştir. Araştırmalarda insan sütünün bileşiminde antibakteriyel ajan olarak görev yapan C3 komponentinin önemli düzeylerde bulunduğu belirlenmiş ve ayrıca bu süt içersinde diğer önemli bir immunoglobulin olan Polimerik IgA’ nın (pIgA) bulunduğu da tespit edilmiştir. Bu immunoglobulinin özellikle bağırsak epiteline tutunan patojenlerin tutunmasını engellediği ispatlanmıştır. Yeni doğan fareler üzerinde DNA konsantrasyonu ve DNA sentez oranları, kolostrumda ve olgunlaşmış hayvan sütlerinde incelenmiş, kolostrumda normal süte göre çok yüksek oranlarda olduğu tespit edilmiştir. Epidermal büyüme faktörlerinin de kolostrumda normal süte göre oldukça yüksek oranda olduğu kesinleşmiştir. Günümüzde kolostrumla beslenen bebeklerin bağırsak enfeksiyonlarına karşı dayanıklılık kazandığı ve IgA seviyelerinin insan sütlerinde özellikle laktasyonun ilk haftalarında çok yüksek olduğu, sIgA düzeylerin ise bebeklerde sindirim sistemi enfeksiyonlarına karşı pasif immünolojik koruma sağladığı ortaya konmuştur.
Anne sütlerinde yer alan bir diğer immun faktör olan demir bağlı protein olan laktoferrin, antibakteriyel ve antiviral özellikle taşımaktadır. Yapılan çalışmalarda insan sütünde laktoferrin ve transferin yüksek düzeylerde bulunmakta, bu sütlerden izole edilen laktoferrinin invitro koşullarda hücrelerde ve fibroblastlarda anti HIV etki gösterdiği bildirilmektedir. Laktoferrinin yapılan çalışmalarda HIV1’e karşı sitotoksik etki gösterdiği saptanmıştır. Bu etki kısaca şu şekilde açıklanabilmektedir: bakteriler ve virüsler gelişmeleri ve çoğalabilmeleri için ortamda demire ihtiyaç duymakta ve demir olduğu durumlarda aktivitelerini geçekleştirebilmektedirler. Ancak laktoferrinin demir bağlama özelliği sayesinde ortamdaki tüm demiri bünyesinde toplayarak mikroorganizmaların ortamda ihtiyaç duydukları demiri yok etmekte ve bunun neticesinde, mikroorganizmalar hayati fonksiyonlarını yerine getiremeyerek ölmektedirler.
Kolostrumun bileşiminde bulunan proteinlerden laktoferrin ile laktoperoksidazlar insan immun sisteminin savunma sisteminde antibakteriyel özelliklerinden dolayı önemli roller üstlenmekte ve laktoferrin fiziksel ve fonksiyonel özellikleri nedeni ile bebek mamalarına ve diğer başka sağlıkla ilgili gıdalara ilave edilebilmektedir. Laktoperoksidaz ise; süt içeceklerine, peynire, eti ve balık ürünlerine ilave edilerek tüketime sunulabilmektedir .



2.2. Kolostrumun büyüme ve doku onarımı ile yaraları iyileştirmedeki yararları



Günümüzde yapılan çalışmalar neticesinde kolostrumda iki önemli büyüme faktörünün yer aldığı tespit edilmiş ve bunlar; değiştirilebilen büyüme faktörleri olan ? ve ß ile, insulin benzeri büyüme faktörleri olarak belirtilmiştir. Söz konusu büyüme faktörlerinin kas ve kıkırdakların onarılmasında etkili olduğu , ayrıca travma ve felçlerin tedavisinde yararlı oldukları belirlenmiştir. Yapılan çalışmalarda uzmanlar, değiştirilebilen büyüme faktörlerinden olan ? ve ß’ nin normal hücre aktivitelerine karıştığını ve ayrıca vücutta oluşan yaraları iyileştirici özellik gösterdiklerini ifade etmektedirler .



2.3.Kolostrumun bifidobakterlerin gelişimindeki yararları



Günümüzde sığır ve manda kolostrumundan izole edilen serum proteinlerinin asidik glikoproteinlerin varlığı ile Bifidobakterlerin gelişimine olan etkilerinin de araştırıldığı görülmektedir. Söz konusu çalışmalarda, izole edilen serum proteini izolatlarının, süt endüstrisinde büyük ölçüde kullanılan ve çoğu gram (-) bakterilerin gelişimini durduran Bifidobacterium bifidus’ un gelişimini önemli ölçüde aktive ettiği belirlenmiştir.



2.4. Kolostrumun hücre kültürü ortamındaki yararları



Kolostrumun yapılan araştırmalarda memelilerde bulunan doku gelişimini teşvik edici serum bileşeni olarak da kullanılabilirliği saptanmıştır. Bu amaçla inek serumu hücre gelişimini teşvik etmek amacı ile hayvansal hücre kültürlerinde kullanılmakta ve benzer şekilde inek kolostrumundan gelişimi teşvik edici IgG hibridoma hücrelerinin üretimi amacıyla özel bir antikor üretim tekniğinden faydalanılmaktadır. Pakkanen ve ark.(1997) göre; doku kültürü ortamının çok yüksek düzeylerde üretimi ve monoklonal antikorların saflaştırılması için bazı önemli kriterle uyulmasının gerekli olduğu işaret edilmektedir. Söz konusu kriterler ise şu şekilde aktarılmıştır; a)Antikor üretimi sürekli ve yeniden üretilebilir tarzda olmalı, b)proses maliyetleri olabildiğinde ucuz olmalı ve c)Enfekte edici ajanlar ve endoktoksinlerin kontaminasyon riskleri elimine edilmelidir.



2.5. Kolostrumun gıda ingredienti olarak kullanımı



Kolostrum bileşiminde yer alan son derece önemli komponentler sayesinde çeşitli hastalıklarda ve stresin immun cevabı baskılayıcı etkisinin kaldırılması üzerinde önemli rol oynamaktadır. Günümüzde immun sistem üzerindeki bu olumlu etkisinden dolayı medikal tedavilerde, sağıltım amacı ile hazırlanan diyetlerde alternatif bir ingredient olarak ilave edilmekte, ayrıca kolostrumun bileşenleri tekli ya da çoklu olarak kompozit ilaçların eldesinde, tabletlerde ya da kapsül şeklinde katılarak kullanılabilmektedir. Beslenme kliniklerinde inek kolostrumunun potansiyel olarak kullanımında çok farklı uygulamaların olduğu görülmektedir. İnek kolostrumunundan elde edilen immun süt preparatları çocuklarda, bebeklerde ve bu bireylerde görülen hastalıkların tedavilerinde sıklıkla kullanılmakta ve tedavide etkili olmaktadır. Konu ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda; bebeklerde sıklıkla görülen ve diyareye neden olan rotavirüsların bir çok türüne karşı bakterisit etki gösteren immunoglobulinlerin yüksek oranda yer aldığı ifade edilmekte ve bu anlamda bebek mamaları ile diğer immun sistemi iyileştiren gıdalara ilave edilmektedir.



2.6.Kolostrumun T hücrelerinin aktivasyonuna yararları



1993 yılında yapılan çalışmalarda prolince zengin polipeptidler ya da PRP olarak bilinen bağışıklık sistemini güçlendiren peptidlerinin kolostrumda bulunduğu tespit edilmiştir. PRP henüz oluşmamış timositlerin fonksiyonel olarak aktif T hücrelerine dönüşmesini teşvik ederek damar iltihaplarına sebep olan virüslerin (VSV) replikasyonlarını yani çoğalmalarını inhibe etmekte, ayrıca immunoregülatör olarak görev yaparak enfeksiyonlara karşı immun cevabın oluşmasında etken olmaktadır .



3.Sonuç



Kolostrum besleyici elementler açısından oldukça zengin, spesifik fonksiyonlar üzerinde çok sayıda biyolojik aktif maddeleri yapısında bulundurabilen bir özellik sunmaktadır. İmmun sistemi ve hücre gelişimini teşvik ederek ya da dokuların onarımına katkıda bulunarak sağlığı koruyan bir gıda katkısıdır. Kolostrumun arzu edilen özellikleri probiyotik laktik asit bakterilerinin gelişimine de katkıda bulunmaktadır. Günümüzde gelişen teknolojiye paralel olarak ortaya konulan yeni teknikler ve biyoteknolojik çalışmalar neticesinde kolosturumda doğal olarak bulunan esas faktörlerin klonlanarak yüksek düzeylerde elde edilmesi gelecekte yapılması planlanan çalışmalar arasında yer almaktadır.



4.Kaynaklar



Anonymous, http://annebebek.com/ab/anne_sutu.asp?doc=12
Anonymous, http://www.ttb.org.tr/STED/sted0104/anne.pdf
Quigley JD, Drewry JJ. Nutrient and immunity transfer from cow to calf pre- and post-calving. J Dairy Sci
1998;8:2779–90.
Chandra RK. Breast feeding: immunologic, and nutritional considerations. Clin Nutr 1983;2:21–4.
Dallas SD, Rolfe RD. Binding of Clostridium difficile toxin A to human milk secretory component. J Med
Microbiol 1998;47:879–88.
Chandra RK. Prospective studies of the effect of breast feeding on incidence of infection and allergy. Acta
Pediatr Scand 1979;68:691–4.
Cravioto A, Tello A, Villafan H. Inhibition of localized adhesion of entero-pathogenic E. coli to HEp-2 cells
by immunoglobulin and oligosaccharide fractions of human colostrum and breast milk. J Infect Dis
1991;163:1247–55.
Berseth CL, Lichtenberger LM, Morris FH. Comparison of the gastrointestinal growth-producing effects of
rat colostrum and mature milk in newborn rats in vivo. Am J Clin Nutr 1983;37:52–8.
Kussendrager K. Lactoferrin and lactoperoxydase. Bioactive milk proteins. Intl Food Ingredients 1993;6:
17–21.
Hoshower L. Brief communication: immunologic aspects of human colostrum and milk—a misinterpretation.
Am J Phys Anthropol 1994;94:421–5.
Tacket CO, Binion SB, Bostwick E, Losonsky G, Roy MJ, Edelman R. Efficacy of bovine milk immunoglobulin
concentrate in preventing illness after Shigella flexneri challenge. Am J Trop Med Hyg 1992;
47(3):276–83.
Korhonen H, Syvaeoja EL, Ahola-Luttila H, Sivelae S, Kopola S, Husu J, Kosunen TU. Bactericidal effect
of bovine normal and immune serum, colostrum and milk against Helicobacter pylori. J Appl Bacteriol
1995;78:655–62.
Orzechowska B, Janusz M, Domarraczenko B, Balch-Olszewska Z. Antiviral effect of proline-rich polypeptide
in murine resident peritoneal cells. Acta Virol 1998;42:75–8.
Korhonen H. Colostrum immunoglobulins and the complement system-potential ingredients of functional
foods. Bulletin Intl Dairy Federation 1998;336:36–40.
Pakkanen R, Aalto J. Growth factors and antimicrobial factors of bovine colostrum. Intl Dairy J 1997;7:
285–97.
Lo WC, Kleiman E. Infant formula past and future: opportunities for improvement. Am J Clin Nutr
1996;63:646–54.
Tollefsen SE, Lajara R, McCusker RH, Clemmons DR, Rotwein P. Insulin-like growth factors in muscle
development. J Biol Chem 1989;264:13810–17.
Lehto E, Salminen S, Aalto J. Colostrum as an ingredient for functional foods. Intl Food Ingredients
1995;2:19–20.
Uruakpa,F.O.;Ismond,M.A.H.;Akobundu1,E.N.T.; Colostrum and its benefits: A Review.
Nutrition Research 22 (2002) 755–767
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 25-2009   #2
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 03-01-2009
Mesajlar: 5
Tecrübe Puanı: 0
Tecrübe Puanı: 10
Tecrübe Derecesi : cemal karadas is on a distinguished road
cemal karadas is on a distinguished road
Standart

yanı bu kadar ayrıntılarına kadar yazmısnıki görende tıp okumsuzda anlıycaz sancaklar.kısa ve öz bişeyler yazsanız daha acıklayıcı olurdu bence.tşkler yinede
cemal karadas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 25-2009   #3
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 19
Tecrübe Puanı: 81
Tecrübe Derecesi : Oktay SARI will become famous soon enough
Oktay SARI will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
cemal karadas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
yanı bu kadar ayrıntılarına kadar yazmısnıki görende tıp okumsuzda anlıycaz sancaklar.kısa ve öz bişeyler yazsanız daha acıklayıcı olurdu bence.tşkler yinede
Bilgiden kimsye zarar gelmez. Biz anlamasakta anlayan çıkar veya birinin işine yarar. Önemli olan paylaşım. Üyelerin ve siteyi ziyaret edecek kişilerin bilgi seviyesi farklı bu yüzden konu açarken ayrım yapılamaz.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 26-2009   #4
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 42
Mesajlar: 1.128
Tecrübe Puanı: 82
Tecrübe Puanı: 5802
Tecrübe Derecesi : Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute
Standart

özeti sen kendin anladığın şekilde çıkarıcaksın Cemal Bey....sizinde paylaşımlarınızı bekliyoruz...Oktay Bey teşekkürler paylaşımınız için...
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
hucre kulturu, bifidobakterler, agiz sutu, kolostrum


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
anne sütü oligosakkaritleri Gülsel ŞEN Gıdacılar Kafe 1 07-2009 04:35 PM
Sokak Sütü Hakkında... VSaBaH Sütteki Mikroorganizmalar 0 11-2009 10:51 PM
Arı Sütü AlgaReN Şeker ve Şekerli Ürünler Teknolojisi 1 27-2009 03:12 PM
Anne Sütü Gülsel ŞEN Kadın Dünyası 0 14-2008 01:20 PM
Koyun,Manda,Kısrak Sütü Muhittin YILMAZ Sütün Fiziko-Kimyasal Özellikleri 0 03-2008 06:12 PM



Şu anda saat : 06:22 AM.



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.0 © 2011, Crawlability, Inc.