Sponsorlu Bağlantılar

Kanola Yağı

Ticari Öneme Sahip Yağlar kategorisinde açılmış olan Kanola Yağı konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 30-2008   #1
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 42
Mesajlar: 1.128
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart Kanola Yağı

Sponsorlu Bağlantılar
Kanola, kolza bitkisinden geliştirilen ve şifalı özellik gösteren yağa verilen addı. Daha sonra, kolza bitkisinin istenmeyen özelliklerini elemeye yönelik bazı bitki yetiştirme teknikleriyle, yeni bir bitki elde edildi. Buna da, o yağa hitaben kanola adı verildi.
Dolayısıyla kanola yağı, kolzadan değil, kanola bitkisinin kendisinden elde edilen yağdır. Kolzanın erüsik asit ve ****bolizmaya zararlı etkileri olabileceği düşünülen diğer başka bileşenlerden arındırılmış olan hali kanola bitkisidir. Bu bitkiden elde edilen yağ da, oleik asit, linoleik asit ve Omega-3 yağ asidi içermesi ve doymuş yağ oranının yalnızca %7 civarında olması (bu oran zeytinyağında %15, ayçiçeği yağındaysa %12) nedeniyle, sağlık için de yararlı kabul edilmektedir.
Kanola, kuvvetli, çok dallanmış kazık kök sistemine sahip bir bitkidir. Toprakta 100 cm civarında derine inebilir. Sapı serttir, dayanıklı, dik ve dallıdır. Kışlık ve yazlık olmak üzere iki fizyolojik döneme sahip bir yağ bitkisidir. %38-50 yağ ve %16-24 protein içerir ve bunlar da oldukça önemli rakamlardır. % 45-50 oranındaki erüsik asit içeriğinin, ıslah çalışmaları ile % 0 düzeyine düşürülmesi sonucu, bitkisel yağ ihtiyacı için yeniden üretime alınmasını sağlamıştır. Yazlık ve kışlık dönemde yetişebilmesi, kısa sürede yetişebilmesi, diğer yağlara göre daha fazla ürün ve yağ sağlaması önemli bir bitki olduğunun göstergesidir.
klim bakımından seçici olmadığından ziraatı bütün dünyada yapılabilmektedir. Kolza tohumu üretimin en yaygın olduğu ülkeler Çin, Kanada, Hindistan, Almanya, Fransa ve İngiltere, Polonya, ABD ve Pakistan’dır. Kanola tohumu sıfıra yakın erüsik asit içeriği ve yüzde 41 yağ içeriği ile ayçiçeğine yakın bir tohumdur.
Kanola yağının toplam doymuş yağ asidi içeriği yüzde 5.4-9.5, toplam doymamış yağ asidi içeriği ise yüzde 90.5-94.2 arasında değişmektedir.
Kanola (düşük erüsik asitli kolza) yağlarının bileşiminde yer alan en önemli yağ asitleri ise oleik ve linoleik asitlerdir.


Nötralize edilmiş yüksek erüsik asitli kanola yağının sabunlaşmayan bileşenleri (yüzde 0.8) arasında yüzde 0.03 oranındaki triterpenler ve yüzde 0.50 ile steroller yer almaktadır. Yüksek erüsik asitli kolza yağlarının tokoferol içerikleri (270 mg/kg yağ) ise oldukça düşüktür. Kanola (düşük erüsik asitli kolza) yağlarının indüksiyon periyotları (AOM) 35-50 saat arasında değişirken, yüksek erüsik asit içeren kolza yağında 19 saat olarak belirtilmektedir.
İnsanların besinlerle "linoleik asit" alması gerekir. Lifli sebzelerde, fındıkta, tohumlarda, anne sütünde, balık (tuna, karides, somon, sardalya, ringa balığı) ve tohumlardan yapılan yağlarda kanola yağı bulunur. Kanola bitkisinde bu yağ asitleri, diğer yağlara oranla daha fazladır.
Linoleik asit; merkezi sinir sistemi, göz ve trombositler için gereklidir. Kolesterol seviyesini ve trigliserid seviyesini düşürür. Kan hücrelerinin akışkanlığını artırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Dolayısıyla damar tıkanıklıklarının oluşmasını engeller.
Çoklu doymamış yağları daha çok yedikçe en güçlü antioksidan olan E vitaminini alma imkanımız artar. E vitamini, kanola yağı, ayçiçek yağı gibi yağlarda, yumurta ve fındıkta bulunur. Daha az miktarda meyve, sebze, et ve balıkta bulunur. 2 çay kaşığı kanola yağında 1.9 mg E vitamini bulunur ki bu da almamız gereken miktarın beşte biridir.
Kanola bitkisinin yetiştirildiği toprağın özelliklerine bağlı olarak, bazı bölgelerde elde edilen yağların, insan vücuduna zarar verebilecek bazı toksik maddeleri içerebileceği şeklinde uyarı yayınları da vardır.

Kullanım Alanları:

Dünya kanola üretiminin önemli bir kısmı insan beslenmesinde kullanılmaktadır. Kanola tohumlarından yağ çıkarıldıktan sonra geriye kalan küspesinde % 38-40 oranında protein bulunduğundan soya küspesi ile karıştırılıp hayvan yemi olarak kullanılabilmektedir.
Kanola, arıları cezbeden sarı çiçeklere bol miktarda sahip olduğundan arıcılar içinde değerli bir bitkidir. Çiçek döneminde bal arıları bir hektar kanoladan 15 günde 100 kg bal ve yaklaşık 1 kg bal mumu yapabilir.
Kanola tohumlarından soğuk presleme ile elde edilen ham yağ ****nol ile katalizör eşliğinde normal basınç ve ısıda estere dönüştürülür. 1 kg tohumdan 450 gr yağ çıkmaktadır ve ****nol ile reaksiyondan sonra 450 gr biyodizel yakıt elde edilebilmektedir. Bunun yanında kolza olarak isimlendirdiğimiz erusik asit oranı yüksek olan çeşitlerden elde edilen yağlar da sanayide, elektrik trafolarında, bioyakıt (biodizel) olarak Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinde kullanılmaktadır.
Kanola, tohumlarında % 38-50 yağ bulunması, katı, sıvı ve ham yağ olarak kullanılması, yağının orta ve yüksek oranda oleik asit içermesi, kaynama noktasının yüksek olması (238ºC) nedeniyle iyi bir kızartma yağı oluşu, E vitaminince zengin olması dolayısı ile bilinen en iyi yağ bitkilerinden birisidir.

Yetiştiricilik

Çevre koşullarına çok iyi adaptasyon gösteren kanola özellikle deniz iklimini sevmektedir. Kurağa dayanıksız bir bitki olduğu için, kışları ılık ve yağışlı geçen ılıman ve nemli bölgelerde olarak çok iyi yetişir.
Ülkemizde kanola üretimi, 1980 yılına kadar Trakya ve Marmara Bölgesinde Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, Bursa illerinde yapılmıştır. Ancak o zaman kullanılan çeşitlerin erusik asit içermesi nedeniyle 1980'den itibaren ekim alanı ve üretim giderek azalmıştır. Daha sonra yapılan ıslah çalışmalarıyla erusik asit içermeyen kanola bitkisi üretimine yeniden başlanmıştır.
Ülkemizde genellikle kışlık kanola tarımı yapılmaktadır. Kışlık kanola, kışa kar altında -15°C'ye kadar dayanıklıdır. Kışa zayıf giren kanola bitkileri; soğukta ve sıfırın altındaki sıcaklıklarda zarar görmektedir. Kışlık kanolanın ekimi Trakya ve Marmara ‘da yapılırken, yazlık kanola daha çok ılıman iklim bölgeleri olan Ege ve Akdeniz'de yetiştirilmektedir. En iyi yetiştiği toprak humuslu derin yapılı nötr veya hafif alkali ve hafif asit topraklardır.

Üretim

Kanola, bitkisel yağ kaynağı olarak yağlı tohumlu bitkiler olan ayçiçeği, soya, pamuk ve yer fıstığı arasında üretim açısından üçüncü sırayı almaktadır. Dünya'da yıllık kanola üretimi 2003 yılı verilerine göre 36 milyon ton civarındadır. Ülkemize Balkanlar'dan gelen göçmenler ile kolza adı ile 1960 yıllarında getirilmiş ve Trakya'da ekim alanı bulmuştur.
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2008   #2
Junior Member
 
Üyelik tarihi: 29-10-2008
Mesajlar: 12
Tecrübe Puanı: 12
asel is on a distinguished road


Standart

Sponsorlu Bağlantılar
KANOLA YAĞI VE KANSER RİSKİ….

Kanola Yağı, Kolza bitki tohumlarının genetik yolla ıslah edilmesi ile elde edilmiş tohumlardan üretilen bir yağ çeşididir. Kozla ise gıda yağ bitkilerinin içinde en fazla zehirli olanıdır. Öldürücü zehirli olduğu için Böcekler onu yemezler..

Kanada tarafından geliştirilip dünyaya tanıtıldığından dolayı "Canadian oil, low acid" kelimelerinin başlangıç harflerinin birleştirilmesinden oluşturulan canola ismi ile yayılmıştır.

Kolza yağı uzun yıllar makinalarda ve bilhassa buharlı makinalarda yağlama maddesi olarak kullanılmıştır. İkinci Cihan harbinden sonra yenebilir yağ yapımına yönelinmiş 1950 li yıllarda marketlerde satılmaya başlanmışdı.

Ancak hayvanlar üzerinde yapılan deneyler insan sağlığında kalp hasarlarına sebep olduğunu ortaya koydu. Bunun üzerine bazı ülkelerin araştırmacıları bu yağın kullanılmasının tehlikeli olduğunu bildirdiler.

Yıllar gittikçe kötüye gidiyordu. Kozla (kanola)yağı, insanda ve hayvanda amfizem solunum sıkıntıları, kansızlık, kabızlık, aşırı duyarlılık ve körlük sebebi olabiliyor. Yasak edildiği tarihte İngiltere ve Avrupada 1986-1991 arasında sığır, koyun vs gibi büyükbaş hayvanların yemlerinde kozla yağı kullanılmakta idi. O dönemde hızla DELİ DANA hastalığı başgöstermişti.

Kanola yağının etkileri konusunda fareler üzerinde yapılan çalışmalar pekçok problemleri göstermiştir. Farelerde kalp, böbrek, böbrek üstü ve trioid bezlerinin yağlı dejenerasyonu gelişme göstermiştir. Diyetlerinden kanola yağı çıkarıldığı zaman birikimler eriyor,fakat organlardaki hasarlı dokular geride kalıyor. Kanola yağı bağışıklık sistemini de zayıflatıyor.

Bu yağda yoğun bir şekilde bulunan erusik asitin akciğer kanseri ile bağlantıları üzerinde durulmaktadır. Sinir ve kan dolaşım sistemlerinde de zararlı etkileri olduğu bildirilmektedir. Zararlı etkilerinin kanola yağının doğrudan bir trans yağ asidi oluşu ile ilişkilendirilmektedir.

Bu yağlar kullanılarak üretilen margarinlerin daha da büyük bir risk taşıyacağı ifade edilmektedir.

Diğer yanda,kanola tohumlarının genetik yapısı üzerinde oynanarak daha düşük erosik asit oranlı yağ elde edilmeye çalışılmakta olduğu bildirilmektedir.

Problem, çok ucuz olduğu için, haberimiz olmadan ekmekte, margarinde ve her çeşit işlenmiş gıdada kanola yağının kullanılmış olabileceğidir. Burada tüketici olarak bizim uyanık, bilgili ve sorgulayıcı olmamız önemlidir. Böylece gıdalarımızın içerisine katılabilecek bu gibi zararlı katkıların bilgisini önceden temin etmiş oluruz. Sağlıklı olmadığı için, Yemek yağı ve salata yağı olarak kanola yağı kullanmaktan kaçınmalıyız.

Bugün için bu yağdan ve türevlerinden uzak durmanın daha uygun olacağını düşünüyoruz

bir de kanolanın GDO olmasının getirebilecegi zararlar var..

bu konuda yardım ıstıyorum;hangisi dogru ???? kanola hakkında
asel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 11-2008   #3
S Moderator
 
Gülsel ŞEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22-05-2008
Yaş: 42
Mesajlar: 1.128
Tecrübe Puanı: 81
Gülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond reputeGülsel ŞEN has a reputation beyond repute


Standart

Daha sonra, kolza bitkisinin istenmeyen özelliklerini elemeye yönelik bazı bitki yetiştirme teknikleriyle, yeni bir bitki elde edildi. Buna da, o yağa hitaben kanola adı verildi.
aselcim bak bu cümle belki fayda sağlar dediklerinin kaynağı ne ciddi bir yerden mi alıntı bilmiyorum ama bazı işlemlerle kolza bitkisinin istenmeyen özelliklerinden eleme yapılarak kanola yağı elde ediliyormuş...
__________________
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Mevlana
Gülsel ŞEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Alt 14-2009   #4
Senior Member
 
Üyelik tarihi: 05-09-2008
Mesajlar: 132
Tecrübe Puanı: 13
duman_h is on a distinguished road


Standart

asel bu konuda bilgi sahibi değilim ama iki yazıyı da ikkatlice okudum sen hangisi doğru demişsin yazının kaynağını öğrenmek isterim. dikkatimi çeken çelişkileri yazayım:

senin yazında bi kolza bi kanoladan bahsediliyor, yoğun erüsik asit içeriğinden dolayı zararlarını sıralıyor ama o bahsettiği kolza, kanola değil...

ben de şüpheli olan şeylerden mecbur kalmadıkça uzak durmaya çalışan bir tüketiciyim zaten benim için GDO olması bile yetiyor ama belirtmek istedim dikkatimi çekeni...
duman_h isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mısırözü yağı Gülsel ŞEN Yağların Tanımı ve Sınıflandırılması 3 08-2012 12:49 PM
fındık yağı Gülsel ŞEN Ticari Öneme Sahip Yağlar 2 20-2009 01:59 PM
Kanola Da Krofil Bakılması iclal Yardımlaşma 1 08-2008 01:24 PM
Prina Yağı Akın52 Yağların Tanımı ve Sınıflandırılması 0 27-2008 05:28 PM
Zeytin Yağı Muhittin YILMAZ Zeytincilikte Karşılaşılan Sorunlar 0 06-2008 10:44 PM


Şu anda saat : 08:22 AM.