Sponsorlu Bağlantılar

Yağ Sektörününün Kronik Sorunu

Türkiyede Yağ Sanayinin Geleceği kategorisinde açılmış olan Yağ Sektörününün Kronik Sorunu konusu , ...


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 22-2009   #1
S Moderator
 
Oktay SARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 689
Tecrübe Puanı: 18
Oktay SARI will become famous soon enough


Arrow Yağ Sektörününün Kronik Sorunu

Sponsorlu Bağlantılar
Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) Başkanı A. Edip Uğur, Türkiye’nin birçok bölgesinin yağlı tohum bitkileri üretim potansiyeline sahip olduğu halde, insan beslenmesinde temel bir madde olan bitkisel yağı üreten, stratejik ve ekonomik değeri yüksek bir sektörün dışa bağımlı bir durumda bırakıldığını söyleyerek “Tarımdaki gelişme ve değişimleri yakalayarak ekolojik avantajımızı ekonomik çıkarlara dönüştürmek zorundayız” dedi.

Yağlı tohum ithalatında Türkiye’yi bekleyen bir başka tehlikenin de üretici ülkelerin artık kendi kırma sanayilerini geliştirerek yağlı tohum satışı yerine yarı mamul veya mamul madde ihracatına yönelmeleri olduğuna işaret eden Uğur, tedbir alınmadığı taktirde Türkiye’nin ambalajlı nihai ürün ithal etmek zorunda kalacağını söyledi.
Edip Uğur, sorunların bitmediği ve en son ekonomik krizden nasibini alarak birçok fabrikanın kapandığı bitkisel yağ sektörüne ilişkin Dünya Gıda’nın sorularını yanıtladı.
Özlem AS

- Finans krizi bitkisel yağ sektörünü nasıl etkiledi?
Uğur: 2008 yılı bitkisel yağ sektörü için zor bir yıl oldu ve sıkıntılarla tamamlandı. Bu yılın ilk beş ayının sonuçları, 2009 yılının da sanayicimiz açısından sıkıntılı bir yıl olacağını gösteriyor. Zira küresel ekonominin yüzde 1-2 arasında küçülmesi bekleniyor. Büyümenin de eksi yüzde 4-5’lerde olacağı ifade ediliyor. Dünyayı saran ekonomik krizin ülkemizi de etkisi altına alması doğaldır. Dolayısıyla bu krizden sektörümüz de nasibini aldı; kapasite kullanımındaki düşüklük, talep daralması, kredi teminindeki güçlükler, dövizdeki dalgalanmalar sektörümüzü etkiledi. Son bir yıl içerisinde ülkemizde onlarca yağ fabrikası devre dışı kaldı.
2007 yılı son çeyreğinde petrol fiyatlarının artışıyla başlayan yağlı tohum ve yağdaki fiyat artışları 2008 yılı haziran ayında petrol fiyatıyla birlikte tarihinin zirvesini yapmış, dolar/Avro paritesinin dolar lehine dönmesi ile yağlı tohum ve yağ fiyatları 2008’in son aylarında yine petrolle birlikte hızlı bir şekilde düşmüştü. Öyle ki 2008 yılı Ramazan Ayı öncesi sanayicimiz yüksek maliyetli stoklar ve yapmış olduğu bağlantılar nedeni ile büyük kayıplara uğradı. Bu olumsuzluklara ilaveten küresel kriz de sektörü zor durumda bıraktı.

- Bitkisel yağ pazarı hakkında bilgi alabilir miyiz? Üretim, ithalat, ciro...

Uğur: 2008 yılında ülkemizde 900 bin ton ayçiçeği tohumu, 34 bin ton soya fasulyesi, 1.2 milyon ton çiğit ve 82 bin ton kolza tohumu üretimi gerçekleşti. Bütün bu yağlı tohumların işlenmesinden sonra yaklaşık 570 bin ton bitkisel yağ elde edildi.
2008 yılında; 456 bin ton ayçiçeği tohumu, bin 239 ton soya fasulyesi, 20 bin ton çiğit, 216 bin ton kolza tohumu olmak üzere bin 930 bin ton yağlı tohum ile 412 bin ham ayçiçek yağı, 20 bin ton ham soya yağı, 83 bin ton mısır yağı, 570 bin ton palm yağı olmak üzere bin 85 ton ham yağ ithal edildi. Yağlı tohum ve türevleri için dışarıya 2008 yılında 3 milyar dolar ödendi.
2008 yılında 265 bin ton likit, 145 bin ton margarin olmak üzere 410 bin ton ihracat gerçekleşti ve bir önceki yıla göre ihracat yüzde 75 arttı. Bu artış 2009 yılının ilk aylarında da devam etti. Genelde sektör net ithalatçı durumunda olduğundan ihracat dış piyasa fiyatlarına bağlı olarak değişmekte ve daha çok son ürün olan yemeklik yağ ve margarin olarak gerçekleşti.
Bitkisel yağ sektörünün pazar büyüklüğü görüldüğü üzere iç tüketime ve ihracata bağlıdır. 2008 yılında sektörün pazar büyüklüğü miktar bakımından çok büyük oranda artış göstermemesine rağmen fiyat artışından dolayı parasal hacmi arttı. Bitkisel yağ sektörünün Türkiye ekonomisi içindeki parasal hacmi 3 milyar doların üzerindedir.

- Türkiye ve dünyada yağlı tohum ve ham yağ piyasasında durum nedir?

Uğur: Dünyada yağlı tohum üretimi son yıllarda artış gösterdi ve son 5 yılda 330 milyon tonlardan 400 milyon ton üzerine çıktı. 2007 yılındaki fiyat artışları nedeniyle yağlı tohum ekim alanları genişledi. 2008 yılında yağışların da iyi olmasıyla bir önceki yıla göre dünyada ve Türkiye’de üretim arttı. Dünyada şu anda gelinen noktada tarımsal ürünlerden yağlı tohumlar ve bazı tahıllar yalnızca canlıların gıda maddesi olarak değil, yakıt olma özelliğinin keşfi ile endüstrinin ve dolayısıyla enerji sektörünün ilgi alanına girdi. Hatta tarımına da enerji tarımı ifadesi kullanılmaya başlandı.
2007 yılı ve 2008 yılının ilk altı ayında gıda fiyatlarındaki artış sonucu, küresel ısınma ve buna bağlı gelen kuraklıktan dolayı verim kaybı, petrol fiyatlarındaki artışların biyoyakıt üretimini cazip hale getirmesi, gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik büyüme ve gelir artışının bu ülkelerdeki gıda maddeleri talep yapısını değiştirmesi ve dünyada kendine yön arayan fonların tarım ürünlerinin işlem gördüğü piyasalara yönelmesi ile tarım ürünlerinin piyasa fiyatlarının dalgalanmasına neden oldu. Dünya gıda fiyatlarındaki bu gelişmelerden, doğal olarak ülkemiz de etkilendi. Bilhassa yağlı tohum ve ham yağ gibi ihtiyacının yüzde 70’ini dışardan karşılayan net ithalatçı durumunda olan ülkemizi dolayısıyla biz sanayicileri ve tüketici durumundaki Türk insanını olumsuz etkiledi.

- Türkiye yağlı tohum üretimini geçen yıllara göre karşılaştırırsak nasıl bir tablo ile karşılaşırız? Nereye doğru gidiyor?

Uğur: Türkiye’de yağlı tohumlu bitkilerin üretimleri yıllardır aynı seviyelerde gerçekleşti; üretim miktarlarında önemli bir artış görüldü. Hatta kuraklık görülen 2007 yılı gibi bazı yıllarda yağlı tohum üretimi düştü. Örneğin ayçiçek tohumu üretiminin normal olduğu yıllarda 900-950 bin ton tohum elde edildiği halde 2007 yılında üretim miktarı 700 bin tona düştü. Kolza (kanola) tohumu üretiminde son yıllarda artış gözlenmekte ancak bu artış da yeterli değildir. 2007 yılındaki 28 bin ton kolza üretimi 2008 yılında 82 bin tona yükseldi, 2009 yılında da 100 bin ton civarında kolza tohumu üretileceği tahmin ediliyor. Ancak kolza ekim alanları genişlerken özellikle Trakya Bölgesinde ayçiçeği ekim alanları da daralıyor. Tabii ki bu istenilen bir durum değildir. Sektör olarak beklentimiz hem ayçiçeği hem de kolza ekim alanlarının en az birkaç misli genişlemesidir.

- Bitkisel yağ tüketiminde bir azalıştan söz etmek mümkün mü?

Uğur: Ülkemizde yaklaşık 950 bin ton likit, 550 bin ton margarin ve 200 bin ton civarında da yem, boya, sabun vb. diğer sanayi kullanımı olmak üzere toplam 1,7 milyon ton bitkisel yağ tüketimi vardır. Bu rakamlara ihraç rakamları dahil değildir. Bitkisel yağ sektörünün toplam gıda sektörü içerisindeki payı yüzde 6-7 civarındadır. Gıda harcamaları içerisinde ise hane halkı aylık tüketim harcamasının yüzde 1,3’ü katı ve sıvı yağları teşkil etmekte bunun içerisinde de yüzde 0,7-0,8’i bitkisel yağlardan oluşmaktadır. Ülkemizde kişi başına yağ tüketimi 21 kg’dır. Oysa Dünya Sağlık Teşkilatı WHO’nun öngördüğü şekilde beslenilmesi halinde bir kişinin yılda en az 30 kg yağ tüketmesi gerekmektedir. Bu da yılda 2,1 milyon ton yağ ihtiyacına karşılık gelmektedir. Diğer bir ifade ile ülkemizde yağ tüketimi gelişmiş ülkelere göre yüzde 30-40 oranında düşüktür.


- Sektörde yaşadığınız en büyük sorun nedir?

Uğur: Sektörümüzün en önemli problemi yağlı tohum üretimi yetersizliğidir. Yıllardır yağlı tohumlar ikinci plana atılmış ve ülke olarak tahıl birinci planda tutulmuştur. Korumalarda ve devlet desteğinde yağlı tohumlar geri planda kaldı.
Yıllardır desteklemeler tahıllar lehinde yapıldı, yağlı tohumlar ile tahıllar arasındaki parite göz ardı edildi. Elbette global ekonomilerde ülkeler bütün ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayacak diye bir şart yoktur. Ancak ülkelerin üretim yapılanmaları ve ürün çeşitlenmesine gidilmesinde bölge ekolojisi, toprak yapısı, kültürleri ve ekonomik güçleri etkili oluyor.
Ülkemizin birçok bölgesi yağlı tohum bitkileri üretim potansiyeline sahip olduğu halde, insan beslenmesinde temel bir madde olan bitkisel yağı üreten, stratejik ve ekonomik değeri yüksek bir sektörün dışa bağımlı bırakılmasıdır. Bu nedenle de Türkiye, tarımdaki gelişme ve değişimleri yakalayarak ekolojik avantajımızı ekonomik çıkarlara dönüştürmek zorundadır. Yağlı tohum ithalatında ülkemizi bekleyen bir başka tehlike de üretici ülkelerin artık kendi kırma sanayilerini geliştirerek yağlı tohum satışı yerine yarı mamul veya mamul madde ihracatına yönelmeleridir. Tedbir alınmadığı taktirde Türkiye ambalajlı nihai ürün ithal etmek zorunda kalacaktır.
Sektörümüzün diğer önemli bir problemi de “serbest piyasa ortamında eşit rekabet şartlarının oluşmamasıdır.” Bunun birinci nedeni Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri’nde yeniden yapılanmanın tamamlanmamış olmasıdır. 2000 yılı haziran ayında çıkan kanunla Birliklerin borçları silinmiş ve istihdam fazlası personelin tazminatları karşılanmış ve dört yıl içerisinde yeniden yapılanmaları ön görülmüştür. Bu işlem başarılamadığından Birlikler tekrar borçlu duruma düşmüştür. Yeniden yapılanma en kısa sürede tamamlanmalıdır.


Rekabet şartlarındaki eşitsizliğin ikinci nedeni tağşiştir. Gümrük vergileri veya piyasa şartları dolayısıyla ucuz yağların ayçiçeği, mısır ve zeytinyağı gibi yağlara karıştırılarak satılıyor olması sektörde haksız rekabete sebep olmaktadır. Denetimlerin yetersiz ve cezaların caydırıcı olmaktan uzak olması tağşişi yaygınlaştırmaktadır.
Sektörün ve sektörün temsilcisi Dernek olarak hedefimiz; insanlarımızın sağlıklı beslenmesi için daha fazla ve kaliteli bitkisel yağ tüketmesi, yağlı tohum üreticisinin yaptığı işten para kazanması ve daha fazla ekim yapması ile ülke yağlı tohum ihtiyacının ülke içinden karşılanması ve ülkemizin yağ konusunda dışa bağımlılıktan kurtulması, ayrıca güven ve istikrar ortamında serbest rekabet şartlarında, sektörün büyümesi, yapılacak yeni yatırımlarla ülkemizin gelecekteki ihtiyaçlarını karşılayacak hale gelmesidir.




Yağlı tohumda üretim artışı için öneriler
Türkiye’nin yağlı tohum üretimindeki yetersizlik ve net ithalatçı durumunda olması sektörün geleceğini tehdit ediyor. BYSD’ye göre, bunun için acilen şunlar yapılmalı:
*Bütün tarım ürünleri tek bakanlığın çatısı altında toplanmalı, Tarım Bakanlığı tüm tarım ürünlerinin tek sahibi ve sorumlusu olmalıdır. Türkiye eğitim ve sağlık kesiminde yaptıklarını tarım kesiminde de yapmalıdır.
*Artık ihtiyaçtan fazla tahıl üretiminden vazgeçilip ülkemiz için stratejik ürün haline gelen yağlı tohum üretiminin artırılması hedeflenmelidir. Yağlı tohum işlendikten sonra kalan küspe protein kaynağıdır ve hayvan yeminin hammaddesidir. Yağlı tohum üretimi düşük olunca ülkemiz yağlı tohum ve ham yağ yanında küspe ithalatçısı da olmaktadır.
*Yağlı tohum bitkileri üretim alanları kısa vadede en az bir misli genişletilmeli, bunun için;
-GAP üretim deseninde mutlaka yağlı tohum bitkileri yer almalı,
-Nadas alanlarında yağlı tohumlu bitkilerin üretimine geçilmeli,
-Sulu alanlarda alternatif ürün olarak yağlı tohum bitki üretimi devreye sokulmalıdır.
*Yağlı tohumlara destek, parite ve piyasa şartları dikkate alınarak belirlenmeli ve devam etmelidir. *Desteklemenin ana hedefi üretimi yönlendirme olmalı. Bu amaçla;
-Destekleme primleri mutlaka ekilmeden önce açıklanmalıdır.
-Destekleme primleri gelir rekabetini yağlı tohumlar lehinde olacak şekilde, dekar başına verim ve parite göz önüne alınarak belirlenmeli
*Destekleme primleri zamanında ödenmelidir.
__________________


=======ஜ۩۞۩ஜ=======
◄█▓░GIDA TEKNİKERİ░▓█►
=======ஜ۩۞۩ஜ=======
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ


“Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...”

DENETİMSİZ GIDAYA HAYIR
Oktay SARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
yag, bitkisel yag, yag sektoru, yagli tohum


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sütlerde Mastitis Hastalığı sorunu! AlgaReN Süte Bulaşan Yabancı Maddeler 7 18-2012 09:42 PM
gıda teknikeri anlayış sorunu derya_1807 Gıdacılar Kafe 21 23-2011 09:39 PM
Beyaz peynirde tuz sorunu!!! AlgaReN Yardımlaşma 15 14-2010 02:15 PM
Süt Ve Kronik Hastalıklar Ile Ilişkisi AlgaReN Sütün Fiziko-Kimyasal Özellikleri 1 28-2009 06:23 PM


Şu anda saat : 01:18 PM.